DOLAR

17,9686$% 0.29

EURO

18,3328% 0.46

STERLİN

21,7610£% 0.63

GRAM ALTIN

1.027,85%0,49

ÇEYREK ALTIN

1.685,00%-0,64

BİTCOİN

432181฿%4.85797

İmsak Vakti a 02:00
Bursa AÇIK 29°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a




Demirtaş daha cesaretli olmalı!

Selahattin Demirtaş, Edirne Cezaevi’nde tutuklu bulunmasına karşın yazdığı yazı ve yaptığı açıklamalarla elini kolunu sallaya sallaya gezen birçok liderden daha çok gündem belirliyor.

En son, HDP’ye “değişim” çağrısında bulunarak, “Önce iğneyi kendimize batırmadan, önümüze gelene çuvaldızı batırmanın kimseye bir yararı yok. Türkiye’de değişim istiyorsak bunu kendimizden başlatma cesaretini göstermek zorundayız. Aksi halde, haklı olmamıza rağmen yeterince inandırıcı olamayız. Şimdi o cesareti göstermenin, değişimi kendimizden başlatmanın tam zamanı”  diyerek ezber bozmuştu.

Demirtaş, aynı istikamette ezber bozmaya devam ediyor. Avukatlar aracılığıyla T24’den Murat Sabuncu‘nun sorularını yanıtlayan Demirtaş, yine çok konuşulacak ifadeler kullandı.

HDP’nin bir günah keçisine dönüştürülmesinden yakınarak, bu cendereden çıkmanın yolunu daha fazla birlik ve barış mesajı vermek, bu yönlü politikaları somut ve görünür kılmak olarak belirliyor. Demirtaş, “Gerekirse her gün birkaç kez, ülkeye iç barışı getireceğimizi, şiddeti kalıcı olarak sonlandıracak politikalarımızı aktarmak, bölünme diye bir gündemimiz olmadığını ikna edici şekilde anlatmak ve tüm toplumu barış, kardeşlik, duyguları etrafında buluşturmak zorundayız…” diyor.

HDP, bunu nasıl başaracak bilmiyorum ama, “bölünme” diye bir gündemlerinin olmadığını gerçekten anlatabilirse hem kendileri hem de ülke adına çok büyük bir işi başarmış olurlar.

Fakat bunu sadece sözle söylemenin kimseye bir fayda sağlamayacağını da peşinen söylemiş olayım. Şahsen, “bölünme” diye bir gündemleri gerçekten yoksa, bunu anlatmanın en iyi/isabetli yolu, PKK’nın, “ama”sız, “fakat”sız, “lakinsiz” ve sonsuza dek silah bırakmasıdır.

Ne var ki; konu buraya geldiğinde Demirtaş‘ın sesi kısılıyor. “Ben mümkünse PKK’nin Türkiye’ye karşı silahları tümden susturmasını, bırakmasını isterim. Ancak ve ne yazık ki, ortada iki temel engel var…” derken adeta yoğurdu üfleyerek yer gibi konuşuyor.

“Engel” olarak ise, hükümetin, askeri operasyon dışında hiçbir seçeneği devreye koymaması, tartışmaması ve silahta ısrar etmesini gösteriyor ki; Demirtaş, bu konuda da iğneyi hiç kendine/kendilerine batırmamışa benziyor.

Oysa, hükümet, “Çözüm Süreci”ni başlatmıştı, askeri operasyon dışında seçenekleri devreye koymuştu, tartışmıştı, silahta ısrar etmemişti. Fakat HDP, (PKK da)  bu sınavı kaybettiler, inandırıcılığını yitirdiler. Bu ölümcül deneyimden sonra, HDP, özde bir barış istiyorsa, PKK’yı silah bırakmaya ikna etmeli ve dediğim gibi, pazarlıksız ve sonsuza dek bu konu kapanmalı. Bu olmadığı müddetçe, ister iktidar devam etsin, isterse  muhalefet iktidar olsun, ülke aynı delikten bir daha ısırılmaz.

SON SÖZ:

Daha önce de altını çizdim ve yinelemek isterim. “Çözüm Süreci” bu duraktan geçen son trendi ve artık kaçtı. Bundan böyle, eğer HDP gerçekten “yapıcı bir rol” üstlenmek niyetindeyse, kimseyi suçlamadan biraz terlemeyi göze alarak başka bir durağa yürümeli. Bu sorumluluktan kaçmamalı. Bu konuda Selahattin Demirtaş, daha cesaretli olmalı. Mesela, “mümkünse” diye başlayan bir cümleden çok, kesin olarak PKK’yı silah bırakmaya davet etmeli ve silahlar bırakılana kadar da bu ısrarını sürdürmeli… 

ad826x90
ad826x90
YORUMLAR

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Sıradaki haber:

Bursa’nın simgesine niçin sahip çıkılmıyor?

HIZLI YORUM YAP