GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
17°
Parçalı Bulutlu
DOLAR 8.19
EURO 9.87
ALTIN 471.39
BİST 1.329

TBMM kürsüsünden EYT tepkisi: 'Ortada çözüm yok!'

05 Mart 2021 Cuma, 08:10

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde devam eden görüşmelerde söz alan CHP Tokat Milletvekili Kadim Durmaz, Türkiye'de işsizliğin arttığını dile getirerek EYT'lilerin talebini de bir kez daha duyurdu.

Haberi Paylaş
TBMM kürsüsünden EYT tepkisi: 'Ortada çözüm yok!'
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde devam eden görüşmelerde söz alan CHP Tokat Milletvekili Kadim Durmaz, Türkiye'de işsizliğin arttığını dile getirerek EYT'lilerin talebini de bir kez daha duyurdu.

CHP'li Durmaz'ın Genel Kurul'da yaptığı konuşma şu şekilde:

"Evet, finansal piyasaların düzenlenmesi, denetim altına alınması çok önemli. Buna elbette biz de destek veriyoruz ama yapacağımız her düzenleme önce kamu yararını gözetmelidir çünkü bu konuda yatırım yapan yurttaşlarımızın yüzde 90’ı dar gelirli, zor şartlarda yaşayan, bankalardan işini göremeyen yurttaşlarımız. Bu sektörde denetim olmadığı için mağdur olmuş binlerce insan var. Saadet zinciri mağdurları var, Tosuncuk mağdurları var, YİMPAŞ var, KOMBASSAN var, İhlas Finans var, İmar Bankası var, Banker Kastelli var, Jet Fadıllar var, Esenyurt’ta da mağdurlar var; var, var, var. Arka planda büyük tekeller var, büyük sermaye sahipleri var, büyük şirketler var. Sayın Başkanım, bakın, bu yasa çıkarılmadan, daha bu düzenleme yapılırken banka hesapları incelendiğinde, bunların belki bir bölümü bankalarda olan mevduatlarını farklı hesaplara taşıyor olabilirler; denetim noktasında üzerimize düşeni yapmalıyız. Küçük sermayeli şirket olup büyük paraları vatandaştan toplayarak mağduriyet yaratan şirketler var. Böylesine başıboş bir piyasada, 400 bin civarında dar gelirli insanın hakkını savunacak bir sistemi elbette ki çıkarmak Gazi Meclisin, yüce Meclisin görevidir, hepimiz de buna katkı sunacağız. Faizler düşük olsa vatandaş bu tür kuruluşların ve kurumların kapısını çalıp kapıdan içeri girmez arkadaşlar.

Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; bu düzenlemeyle Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulunun yetkileri biraz daha genişleyerek artıyor. Maalesef, ülkemizde kurumların çöktüğü bir dönemi de tek başına iktidar olan AK PARTİ döneminde yaşıyoruz. Bağımsız olarak bildiğimiz kurullar ortaya irade koyamaz durumu geldi. Sayın Cumhurbaşkanının etki etmediği hiçbir kurum kalmadı. BDDK ne yazık ki tıpkı Merkez Bankası gibi siyasi bir kurula dönüştü. İşte tam da bu nedenlerle, bu düzenlemede BDDK’ye verilen yetkilerin kamu yararına kullanılacağı yönünde endişelerimiz var, bunu da buradan paylaşmak zorundayız.

Ciddiyetsiz yönetim anlayışınızla, liyakatsiz atama ve hesapsız harcamalarınızla devlet kurumlarına olan güveni yitirdiniz, siciliniz bozuk. AKP’ye aziz milletin vereceği elbette bir sicil notu vardır, günü gelince de belli olacak.

Genellikle sonu “evim”le biten bu şirketler masum bir yardımlaşma örneği mi yoksa ilerleyen dönemlerde mağduriyetlerle anılacak olan bir zincirin halkası mı, kafalarımız karışık. Cumhurbaşkanı bile çıkıp konuşmalarında bu finansal sistemi öneriyor. Diğer yandan, vatandaşın sicilini bozdunuz. Sicil affı da çıkarmıyoruz. Vatandaşı da sanki bu kurumlara Meclis eliyle iktidar âdeta yönlendiriyor gibi geliyor. Ama vatandaşı korumayan, kollamayan hiçbir yasal düzenlemeden yana da durmayacağız.

Yıllarca insanlar mağduriyet yaşamış, insanların kıt kanaat biriktirdiği paralar denetlenemeyen şirketlerce dolandırılıp insanlar mağdur edilmiş. Bu mağduriyetler tespit edildi mi bugüne kadar? Hayır. Bunca zaman ortaya çıkan hak kayıplarını nasıl telafi edeceğiz, hiçbir görüş var mı? Hayır. Çözüm öneriniz var mı? Bu da yok. İşte bugün milat bundan sonrası için ama geçmişteki mağdurların boynu bükük, o aileler perişan, bunu bir kez daha buradan hatırlatmak isterim.

Bu düzenleme bu kadar ihtiyaçken neden bunca zaman vatandaş bu sistemin içine itildi? Bu da karanlık. Kimler bu yöntemlerle ne kadar zenginleşti, biliyor muyuz? Bilmiyoruz. Bu kaynaklar nerelere kullanıldı? Bilmiyoruz. Bunların hepsi cevap bekleyen sorular. Gelip samimi olup bunu bir araştıralım, bir araştırma önergesiyle de besleyip günümüze getirelim.

Ekonomik krizi bankalar üzerinden yönetemeyen iktidar şimdi katılım finans sistemini pompalamaya çalışıyor. 2019 yılında Sayın Cumhurbaşkanı konuşmasında aynen şöyle diyor: “Katılım finansını istediğimiz yere getirmek için önemli adımlar atıyoruz. Bu, aynı zamanda yastıkaltına da ciddi anlamda yarar sağlayacak hareket getirecektir.” Sayın Cumhurbaşkanı, bilmediğiniz bir şey var, vatandaşa yastığının altında saklayacak hiçbir şey bırakmadınız. Ama bu ülkede bir gerçek var, kredisini veya kredi kartı borcunu ödeyemeyip takibe düşen 3,5 milyon vatandaş var ve bu ülkede ekonomiye güven yok, istikrar yok, bu anlayışın değişmesine de şiddetle ihtiyaç var. Gittiğiniz yol çıkmaz sokak. Hep deneme yanılma ve sınama yöntemiyle ilerliyorsunuz. Ortak akılla önerilerimizi dikkate alın, bu yoldan dönün. Lütfen, verdiğimiz değişiklik önergelerine desteğinizi bekliyoruz.

Gelinen noktada, halktan bu kadar kopuk bir iktidar hiç görülmedi. Varsa yoksa yandaş şirketlerin geleceği, vatandaşı düşündüğünüz yok. Düzenlemelerin yürürlüğe girmesi durumunda, sektöre gelecek olan devlet güvencesi sayesinde sistemde yer alan kişi sayısının ve pazar sayısının birkaç kat artacağını hepimiz tahmin etmekteyiz. Bugün 760 şube ve 34 firma var; çok lüks, şatafatla döşenmiş o bürolar var. İşte bu faizsiz sistemde ve bu yasalaştırdığımız sistemde o paraların tamamı dar gelirli insanların cebinden alınan paralar olacaktır. Artık milletin, AKP’nin ekonomik uygulamalarına olan güveni de kalmadı. Vatandaş borçlu, vatandaş mağdur, vatandaş çaresiz.

Bugün ülkemizde gerçek işsiz sayısı 10 milyonu aştı. Türkiye dünyada enflasyon liginin 15’inci sırasına yükseldi. Üretim yapan 2 milyon çiftçinin tapusuna ipotek kondu. Çiftçinin tarlaları, traktörleri bir bir satılıyor. Ödenemeyen ticari ve bireysel krediler nedeniyle konuttan fabrikaya, dükkandan arsaya binlerce gayrimenkul bankalara geçti. Yani üretemeyen, ürettiğini yok pahasına satan, pahalı mazotla üretim yapan köylü; gübre, yem, ilaç ve sulama maliyetlerinin altında ezdiğiniz çiftçi; tarlasını, evini bankaya kaptırmış, devletten de umudunu kesmiş sayenizde. Bankalar tarafından satışa sunulan ticari gayrimenkuller arasında fabrika binaları bile var. Fabrika üretemeyince ne olacak? Banka el koyacak. Ekonomik kriz boyutunu görüyor musunuz? Borçları yeni çekilen kredilerle kapatıyor yani borç yeni bir borçla ancak ödenebiliyor. Ekonomide ciddi kriz var ama AK PARTİ iktidarı, öğrencilerin borçlarını azaltacak, EYT’lilerin, çiftçilerin, tarım çalışanlarının, emekçilerin, esnafın, üreticinin sorunlarını giderecek, -cek, -cek, -cek. Ama ortada çözüm yok."

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


Sarıbal: Çay üreticisini mağdur etmeyin

Sarıbal: Çay üreticisini mağdur etmeyin

Hazır mısın Bursa? Şampiyonluk geliyor!

Hazır mısın Bursa? Şampiyonluk geliyor!

Ticaret Bakanlığında devir teslim töreni

Ticaret Bakanlığında devir teslim töreni

Bankalar Birliği’nde yeni başkan seçildi

Bankalar Birliği’nde yeni başkan seçildi

Çok Okunan Haberler

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler