DOLAR

18,8193$% 0.02

EURO

20,4419% -0.11

STERLİN

23,1986£% -0.08

GRAM ALTIN

1.165,99%0,01

ÇEYREK ALTIN

1.917,00%-0,05

BİTCOİN

434607฿%1.7224

İmsak Vakti a 06:43
Bursa HAFİF YAĞMUR
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
Okan Tuna

Okan Tuna

31 Ocak 2023 Salı

Allah kimseyi siyaset için bu duruma düşürmesin!

Allah kimseyi siyaset için bu duruma düşürmesin!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Malum.

Geçen hafta Bursa’da Ekrem İmamoğlu rüzgarı esti.

Gerçekten de bir rüzgardı.

İmamoğlu;

İstanbul Büyükşehir Belediyesi seçimini iki kez kazandığından beri özel bir siyasi konumunda.

Sadece İstanbul’da değil, ülke genelinde ciddi bir sempatizanı oluştu.

Özellikle;

Kendisine verilen o çok tartışmalı cezanın ardından, görebildiğimiz kadarıyla seveni daha da arttı.

Öyle ki;

Bir lider gibi oldu.

İmamoğlu bir süredir yurt gezileri yapıyor.

Karadeniz gezisinin ardından da geçen hafta Bursa’daydı.

Deyim yerindeyse Bursa’yı ayağa kaldırdı.

Programına;

Umurbey’de Celal Bayar’ın anıtmezarını ziyaret ederek başladı.

Ardından;

Gemlik’te müthiş bir kalabalığa hitap etti.

Aynı kalabalık Mudanya’da, Nilüfer’de de sürdü.

Yaptığı esnaf gezileri caddelerin kapanmasına yol açtı.

Ulucami ziyaretinde ve sonrasındaki Kapalıçarşı turunda da izdiham yaşandı.

İnsanlar İmamoğlu’nu seviyor.

Dahası;
Sadece CHP’nin belediye başkanı olarak da görülmüyor, başına gelenlerden ve yaşadığı mağduriyetlerden dolayı toplumun bir sevgilisi haline geldi zaman içinde.

Bursa’da da;
CHP İl Başkanlığı’nca, belediye başkanlarının ev sahipliğinde karşılandı.

Görebildiğimiz kadarıyla o da çok mutluydu Bursa’da kendisine gösterilen ilgiden, CHP’liler de.

Aynı günün akşamında da;

CHP İl Başkanlığı’nın düzenlediği bir yemek vardı.

Yemeğe davetliydik.

İş dünyası ve sivil toplum kuruluşları temsilcileri ile hemşeri dernekleri de davetliydi yemeğe.

Bulunduğumuz masa, İmamoğlu’nun hemen karşısındaydı.

Saymadık ama İmamoğlu ile fotoğraf çektirenlerin sayısı, galiba o kalabalık salonun üçte biri kadardı.

Kimseye “hayır” demedi, yanına gelen her kişi için tek tek ayağa kalktı.

Yanında oturan CHP İl Başkanı Turgut Özkan da, zaman zaman bilgilendirme yaptı İmamoğlu’na.

Yemek sonrasında da o beklenen konuşmasını yaptı.

Konuşmasının giriş cümlelerinin ardından da “gelelim” dedi “şimdi, Bursa’ya neden geldiğime”.

Bu sözlerini de Türkiye’de son zamanlarda çok tartışmalı hale gelen adalet ve yargı sistemiyle açtı.

“Ben kimsenin hakkını yemem ama hakkımı da yedirmem” dedi.

İBB Başkanı olarak hakkında verilen mahkeme kararı ve siyaset yasağı nedeniyle gerginliğini hala koruyan İmamoğlu, 2023 seçimiyle birlikte Türkiye’nin artık normale döneceğini, özlenen hak ve hukukun egemen olacağını anlattı.

Konuşması sık sık alkışlarla kesildi İmamoğlu’nun.

Öyle alışık olunan o sert koruma ordusunda bulunmaması da İmamoğlu’na olan sempatiyi artıran başka etkenlerdi.

Görebildiğimiz kadarıyla;

İBB Başkanı İmamoğlu, yaşadığı belediye başkanlığı ve sürdürdüğü yurt gezilerinde karşılaştığı sevgi gösterilerini farklı şekilde değerlendiriyor ve daha ileriye bakıyor.

Bunu da zamanla göreceğiz.

Bu arada;

O gece dikkatimizi çeken bir şey daha oldu.

Yemeğe Altılı Masa’nın Bursa İl Başkanları da davetliydi.

Sadece Saadet yoktu gecede, diğerleri vardı.
CHP İl Başkanı Turgut Özkan’ın jestiyle birer selamlama konuşması yaptı Masa’nın İl Başkanları.

İYİ Parti’nin, Gelecek’in, Demokrat Parti’nin Başkanları’nın konuşması gayet normaldi.

Ne var ki;
DEVA İl Başkanı Serkan Özgöz’ün yerine yemeğe DEVA’yı temsilen gelen partinin İl Sekreteri Şakir Çalışkan’ın konuşması dehşetti!

Doğrusunu söylemek gerekirse;
Allah hiç kimseyi siyaset uğruna böyle bir duruma düşürmesin.

Mikrofonu eline alan DEVA’lı Şakir Çalışkan, sanki CHP’nin en ateşli yöneticisi gibiydi.

Neler neler söyledi.

Ne güzellemeler yaptı Altılı Masa’ya.

Ne dedi biliyor musunuz, sert bir ses tonuyla?

“Ekrem Başkan” dedi “Türkiye’nin hep gündeminde oldu. Ancak son günlerde zulmün hedefi olarak Türkiye’nin gündeminde”

Sonra da;

“Bizler” dedi “Buradaki siyasi partilerin temsilcileri olarak, adalet yürüyüşünün yolcuları olarak bu zulme fırsat vermeyeceğiz”

Finali de şu cümleyle yaptı:

“Tayyip Erdoğan artık kaybetme ahlakını kaybetti, o nedenle de kaybedecek. İnşallah da 2023 yılı bizim yılımız olacak”

Normalde;
Bu sözlerin sahibinin ezelden beri AK Parti ve Tayyip Erdoğan karşıtı birisinin olduğu beklenir değil mi?
Ama öyle değil işte.

Bu sözlerin sahibi, yıllarca Milli Görüş’te görev yapan sol düşüncenin karşıtı bir insan.

Fazilet Partisi’nde Seçim İşleri Başkanlığı bile yapmış bir kişi.

Dahası;

AK Parti’de görev alıp, İl Genel Meclisi üyeliği yapmış bir kişi.

Dahası,

Partisi AK Parti’den milletvekili aday adayı olup, Bursalılar’a sokak sokak Tayyip Erdoğan’ı anlatıp, rakiplerini siyaseten kötüleyen, AK Parti’nin bayraktarlığını yapan bir kişi.

Ne acı değil mi?

DEVA’lı bu Şakir Çalışkan, şimdi yıllarca “Sayın Erdoğan” diye hitap ettiği lideri Cumhurbaşkanı’ndan şimdi küçümseyerek adıyla bahsedip ‘Tayyip Erdoğan artık kaybedecek, çünkü artık kaybetme ahlakını kaybetti” diyecek hale gelmiş.

Şimdi de;
Bir dönem göklere çıkardığı Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın seçilmemesi için çalıştığı gibi yıllar yılı karşıtı olduğu sol düşüncenin bir mensubu olan Ekrem İmamoğlu’na övgüler yağdırıyor.

Dedik ya;

Siyasi yelpazede 180 derece birden dönebilmek, yıllarca hizmet ettiği davayı ve liderini kötülemek herkesin harcı olamaz!

Allah hiç kimseyi siyaset için bu duruma düşürmesin.

Devamını Oku

Karşınıza böyle bir adam her zaman çıkmayabilir!

Karşınıza böyle bir adam her zaman çıkmayabilir!
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Aslında…

Firmasının adı, kendi adının önündeydi yıllarca Bursa’da.

Ki;

Ergünkent adlı inşaat firması sadece Bursa’da bugüne değin 2 bin 500’ün üzerinde konut ve ticari alan bitirmişti, bildiğimiz kadarıyla halen de bin 500 civarında konut inşaatı da sürüyor.

Sektör içinde de;
Bursa’nın “en güvenilir” firmalarından biri olarak gösteriliyordu.

Ama böylesine önemli bir firmanın sahibi –doğal olarak- tanınmıyordu.

Tanıyanlar bilir, bunun sebebi de sahibinin mütevazı bir kişiliğe ve aile yapısına sahip olmasıydı.

Ne zaman ki;

En zor döneminde çok sevdiği Bursaspor’a başkan seçildi pek çok kişi o zaman tanıdı bu iş insanı Emin Adanur’u.

Hatta iyi hatırlıyoruz.

Ki Bursaspor’un o kongresinde oradaydık.

Emin Adanur’un adaylığını duyanlar “Ergünkent’in sahibi” denilince “haaa, tamam biliyoruz” demişlerdi.

İşte;
Böylesine önemli ve güvenilir firmanın sahibi Adanur’un başı bir süredir dertteydi(!)

İhsaniye’de;
Bölgenin en büyük ve en lüks projesine başlamıştı.

İnşaata başladığında Ergünkent firması, Ahmet Demirtaş’ın sahibi olduğu bir firmayla satış anlaşması yaptı.

Bu anlaşmaya göre;

Yüzlerce dairenin bir bölümünün satış hakkı, Demirtaş’ın sahibi olduğu bu firmaya verildi.

Ki bu anlaşma;
Çoğu inşaat şirketlerinde yapılıyor.

Özellikle bu uygulama İstanbul’da çok yapılıyor.

Yani;

İnşaatı yapan firma, satışlara karışmıyor, daireleri başka bir firma satıyor.

Yine bildiğimiz için söylüyoruz.

Ergünkent firmasının güvenirliliğini bilen çokça Bursalı, bu dairelerden de sahip olmak istedi.

Gittiler örnek daireleri gezdiler, dairelerini bloklardan beğendiler ve paralarını verip ön anlaşmayı da yaptılar.

Ne var ki;
İlerleyen günlerde ilginç bir şey yaşandı.

Ergünkent gibi büyük firmanın adına güvenip daire sahibi olmak isteyenlerin bir kısmının başına tuhaf bir şey geldi.

Bu insanlar;
Paralarını verdiklerini dairelerin tapularını almak istediklerinde bu aracı firma olan Ahmet Demirtaş’ın firmasına ve kendisine ulaşamadılar.

Haliyle de mağdur oldular.

İşin tuhafı;
Tüm bu olanlardan ne Ergünkent’in sahibi Emin Adanur’un bilgisi vardı ne de ilgisi.

Gün geldi;
“Kabak”, iş insanı Emin Adanur’un başına patladı(!)

Hiçbir ilgisi ve yetkisi olmayan bu sözleşmelerden Adanur sorumlu tutuldu.

Oysa adres Adanur değil Ahmet Demirtaş’ın sahibi olduğu aracı kurum olması gerekiyordu.

Mahkemeler başladı, o onu şikayet etti derken, Adanur da mağdurlar arasına girdi.

Hatta;

Bu mağduriyetle hiçbir ilgisi olmayan Adanur hakkında iftira kampanyası başlatanlar bile oldu.

Daha da ileri gidenler “kaçacak” diyecek kadar çirkinleştiler iftiralarında.

Peki Adanur ne yaptı?

Hiçbir sorumluluğu olmamasına rağmen üçüncü şahıslar üzerinden daire satın alan tüm bu mağdurları topladı ve tüm mağduriyetleri kendi cebinden ödeyip sorunu çözdü.

Önceki gün;
Bu mağduriyeti yaşayanların bir açıklaması vardı.

“Ergünkent ve sahibi Emin Adanur bizleri yanıltmadı, mağduriyetimizi önledi, kendisine teşekkür ediyoruz” diye.

Gerçekten de olacak şey değil.

Ama oluyor işte.

Hiçbir zorunluluğu olmamasına rağmen Adanur, sırf kendi firmasının adına güvenip üçüncü şahıslardan daire satın alanların mağduriyetini çözdü.

Şimdi herkes mutlu.

Mutlu ama her zaman da insanların önüne böyle anlayışlı bir kişi çıkmaz.

Adanur diyemez miydi “Daireleri benden almadınız ki, bu işte benim hiçbir sorumluluğum yok” diye.

Derdi.

Ama demedi.

Buradan çıkarılacak ders şu.

Hatırlanacaktır.

Yıllar önce Bursa’da bir Uludağ İnşaat skandalı yaşandı, yüzlerce kişi bu firmaya paralarını kaptırdı.

Ortada da hala bir tek daire bile yok.

Adamlar topladıkları paralarla kaçtı gitti Bursa’dan.

Diyeceğimiz şu.

Gerek yatırımlık, gerekse oturmalık daire satın alacaksanız, firmayı iyi inceleyin, geçmişine bakın, hatta sahibini bile ilgili oda veya derneklerden araştırın ve üçüncü şahıslarla alışveriş yapmayın, imzaları direkt olarak inşaat firmasıyla atın.

Çünkü;

Bu yaşanan bu mağduriyette olduğu gibi karşınıza her zaman Ergünkent’in sahibi Emin Adanur gibi dürüst bir adam çıkmayabilir.

Aman dikkat!

Devamını Oku

Bir Başkan bunu itiraf ediyorsa bitmiş bu iş!

Bir Başkan bunu itiraf ediyorsa bitmiş bu iş!
2

BEĞENDİM

ABONE OL

Bugün;

Nilüfer Belediyesi’nin 2023 yılı temasını “ikinci yüzyıl için tasarım” olarak açıklarken açık açık söyledi Başkan Turgay Erdem.

“İtiraf ediyorum” dedi “Kaçak yapıyla mücadele etmeye yetişemiyorum”

İlginç değil mi?

Başkan Erdem’in bahsettiği kaçak yapılar konut değil, pıtırak gibi biten kaçak fabrika binaları.

Ve tarım arazilerini adeta talan ediyorlar.

Ve bunların yıkımı çok zor oluyor.

Bir kere prosedürü çok.

Belediye;
Tarım alanlarını tahrip edip kaçak fabrika binası yapanları önce tespit ediyor.

Sonra zabıt tutuluyor.

Ardından;

Bu kaçak yapının sahibi belediyeye çağırılıyor ve yıkması isteniyor.

Eğer yıkmıyor ve inşaatına ısrarla devam ediyorsa encümen’e yazı yazılıp durum bildiriliyor.

Sonra encümen toplanıyor ceza kesiliyor.

Bunun bir hafta sonrası da imzaları atılıyor.

Ardından tebliğ işlemleri başlıyor yapı sahibine.

Sonra yıkım kararı alınıyor.

Bu yetmiyor;
Jandarma veya polise durum bildirilip güvenlik gücü yazısı yazılıyor belediye tarafından.

Bu da yetmiyor;

Gün tespiti yapılıyor ortak olarak ve gün belirleniyor.

Sonra da yıkıma gidiliyor.

Bu işlemlerin tümü 1 ayı buluyor.

Ve bu 1 aylık sürede inşaat öyle hızlı yapılıyor ki elektrik bile bağlanmış oluyor.

Sonra işin içine bir de –nasıl verebiliyorlarsa bu kararı- Bölge İdare Mahkemeleri’nin yürütmeyi durdurma kararları geliyor bir de.

Yani dokunamıyorsunuz kaçak fabrika binasına.

Tabi;
Tüm bunlara bir de olası imar afları eklenince, tarım alanı diye bir şey kalmıyor.

Her yer plansız programsız, çirkinlik abidesi olan kaçak fabrika binalarıyla doluyor.

İşte Nilüfer gibi planlı bir kentin en büyük sorunu, bu kaçak fabrika inşaatları.

Ne ilginç ki;

Böylesine önemli bir konuda İl veya İlçe Tarım Müdürlükleri’nin hiçbir dahli yok!

Oysa;

Yasal arazinize bir çiftlik kurmak, bir bağ evi yapmak veya veya hayvancılık yapmak istediğinizde gerekli izinleri alabilmek içir bu Tarım Müdürlükleri sizi ananızdan doğduğuna adeta pişman ediyorlar.

Ne var ki;
Tarım arazileri konusunda bu kadar hassas olan bu Tarım Müdürlükleri’nin, bu arazilere yapılan kaçak inşaatlara yönelik hiçbir inisiyatifi yok!

Gözlerinin önünde bile yapılsa onları ilgilendirmiyor.

Bu kaçak inşaatların yerini bile bildirseniz “bizi ilgilendirmez” diyorlar.

Ama onlardan bir izin almaya gittiğinizde de hayatınızın en zor günleri geçiyor.

Ne tuhaf değil mi?

İşte…

Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem’in de itirazı bunaydı.

Çok da haklı.

Düşünebiliyor musunuz?

Tarım arazisine bir çivi bile çakabilmeniz için onlarca imza toplamanız gereken Tarım Müdürlükleri, bırakın çiviyi buraya koca kaçak fabrika dikilmesine ses çıkaramıyor!

Olacak şey değil.

Hani bir söz var ya, “Kedi mi kovalayacak, ciğer mi satacak” diye.

Başkan Erdem’in durumu aynı bu söze benziyor.

Ya işi gücü bırakıp;

Nilüfer’in tarım arazilerinde sadece “kaçakçı” peşinde olacak.

Ya da belediyecilik yapacak, vatandaşın derdine derman olacak.

Bugünkü buluşmada;
Bir de çarpıcı örnek verdi Başkan Erdem.

“Mesela” dedi “Kadıköy böyle değil, orada sadece belediyecilik yapılıyor, hizmet veriliyor” dedi.

Sebebi;
Kadıköy gibi koca bir ilçede bir metrekare bile tarım arazisinin bulunmaması.

Nilüfer, Bursa’nın en kıymetli yeri.

Her yeri çok değerli.

İşte bu verimli topraklarda gözü olan pek çok iş insanı, belediyeyi by-pass edip kaçak fabrikalarını dikme derdinde.

Bu rezilliğin başka bir yönü de mahkemelerden alınan yürütmeyi (yıkımı) durdurma kararları.

Sormak gerekiyor.

Acaba bu mahkemeler, kaçak olduğu apaçık belli olan bu inşaatların belediye tarafından yıkılmasına niçin engel oluyorlar?

Mahkeme heyeti görmüyor mu, yıkıma itiraz edilen inşaatın kaçak olduğunu?

Göz göre göre kamu aleyhine nasıl karar verebiliyorlar?

Bunların da incelenmesi, sorgulanması gerekmiyor mu?

İşte;
Tüm bu olumsuzluklar bir araya gelince, haklı olarak “Tespit edilmemiş bir tane bile kaçak yapı yok ama bu fabrikaları yıkmaya yetişemiyorum” diyor Başkan Erdem.

Son derece haklı.

Dediği gibi;

Vali’nin, Büyükşehir Belediyesi’nin, Tarım İl Müdürlüğü’nün, Çevre Müdürlüğü’nün ve belediyenin bu yönde topyekün bir mücadelesi olması gerekiyor.

Ama bu da, kurumların bu mevcut görüntüsüyle hiç mümkün görünmüyor.

Bursa’da;

Fabrika bacalarından çıkan zehirli havadan şikayetçi olan vatandaşlara bile “hangi fabrika olduğunu tespit edin, öyle gelin” deyip kılını kıpırdatmayan Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün, tarım arazilerindeki bu kaçak yapılara müdahale etmesi mümkün mü sizce?

Boşuna denmiyor “Bursa’nın sahibi yok” diye.

Ne acı değil mi?

Yapanın yanına hep kar kalıyor.

Borcunu ödemeyenler bile ödüllendiriliyor.

İşte son çıkan kamu alacakları yapılandırılması, en taze örnek.

Söylenecek çok şey var da…

Devamını Oku

O gün o arka odada o kişiye ne soruldu?

O gün o arka odada o kişiye ne soruldu?
21

BEĞENDİM

ABONE OL

Gördüğümüz kadarıyla;
AK Parti yöneticilerinin keyfi yerinde.

Liderleri, Tayyip Erdoğan’ı Bursa’da sorunsuz bir şekilde konuk edip uğurlayan İl Başkanı Davut Gürkan ve ekibi, iki gündür yorgunluk atıyorlar.

Tabi;
Böylesine önemli bir konuğun ardından AK Parti’de yaşanan bazı ayrıntılar da ortaya çıkmaya başladı.

Malum;
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı Bursa ziyareti 21 Ocak cumartesi günüydü.

Bu ziyaret öncesinde de 15 Ocak pazar günü AK Parti İl Başkanlığı binasında önemli bir buluşma gerçekleştirildi.

Bulaşmaya;
Milletvekilleri, belediye başkanları ve ilçe başkanları davet edildi.

Bu buluşmada gündem, Erdoğan’ın Bursa programıydı.

Tüm detaylar gözden geçirildi, görevlendirilmeler yapıldı, belediye başkanlarına ve ilçe başkanlarına düşen görevler hatırlatıldı, ziyaretin Bursalılar’a duyuruları için de talimatlar verildi.

İşte o gün;
Partide yapılan ve sona eren bu buluşmanın ardından farklı bir küçük toplantı yapıldığı çıktı ortaya.

Hatırlanacaktır;

Kısa bir süre önce, ellerinde tapuları bulunan Karacabey’deki Hürriyet mahallesi köylüleri, topraklarının Belediye Başkanı Ali Özkan tarafından gasp edilip satıldığı iddiasını Ankara’da Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a bizzat taşımışlardı.

Yani;

Ali Özkan’ı, Cumhurbaşkanı’na şikayet etmişlerdi.

Yine hatırlanacaktır;
Bu işe çok şaşırıp tepki gösteren Cumhurbaşkanı Erdoğan da, orada bulunan Bursa Milletvekilleri’nden Hakan Çavuşoğlu ile Vildan Gürel’e dönüp “Olmaz öyle şey, hemen gidin oraya, çözün bu işi” talimatı vermişti.

İşte…

AK Parti’nin o gün il binasında yapılan “Erdoğan hazırlığı” sonrasında ilginç bir gelişme oldu ve tüm belediye başkanları partiden ayrılırken Karacabey Belediye Başkanı Özkan’a “sen kal” denildi.

Ardından da;
Bazı milletvekillerinin ve il yöneticilerinin katılımıyla İl Başkanı Davut Gürkan tarafından, Karacabey Belediye Başkanı Özkan’a “Hürriyet mahallesi sakinlerinin sorunlarını ne yaptığı” soruldu.

Ki;
Beklenmedik bu durumu bir “sorgulama” olarak değerlendirenler de oldu.

Bu küçük çaplı toplantıda;

Ankara’da TBMM çıkışında yaşanan ve tüm Türkiye’nin izlediği soruna sebep gösterilen Belediye Başkanı Özkan’a, milletvekilleri Çavuşoğlu ve Gürel’e bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından verilen “sorunu çözün” talimatı da hatırlatıldı.

Kulağımıza gelenler;

Başkan Özkan’ın, iddiaları kabul etmediği ve yaptıklarından geri adım atmamakta ısrarlı olduğu yönünde.

İfade edilenlere göre;
Özkan’ın bu tavrından İl Başkanı Gürkan’ın rahatsızlık duyduğu.

Bu yönde de;

İl Başkanı Gürkan ve bazı milletvekilleri tarafından bu sorunla ilgili olarak kapsamlı bir rapor hazırlanmasına başlandığı ve raporun bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan’a verileceği yönünde.

Hazırlanan bu raporun;

İkidir Ankara’dan sert bir şekilde uyarılan Karacabey Belediye Başkanı Ali Özkan’ın siyasi hayatında nasıl bir etki edeceği merak konusu.

Bir de şu var.

Daha doğrusu Özkan’la ilgili dillendirilen bir başka iddia.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bursa’da Gökdere Meydanı’nda konuşurken tüm belediye başkanları da oradaydı.

Bir kişi yoktu, o da Karacabey Belediye Başkanı Özkan’dı.

Özkan;

O saatlerde Erdoğan tarafından telekonferans yöntemiyle açılışı yapılan Bursalı ünlü iş insanı Faik Çelik’e ait olan Beyçelik Gestamp Otomotiv AŞ’deki törendeydi.

Denilen, o gün için Başkan Özkan’ın özellikle orada bulunmasının daha iyi olacağı yönünde kendisine söylendiği, Özkan’ın da parti talimatı gereği orada yer aldığı yönünde.

Şu da var.

Krizlerin yönetilememesi nedeniyle ucu Ankara’ya değin giden sorunlarla anılan Karacabey’in Belediye Başkanı Ali Özkan, AK Parti içinde artık bir vakıa olmuş durumda.

Nitekim;

Son olarak Bursalı Politic’s araştırma firmasının ilçeler nezdinde yaptığı siyasal ankette Karacabey’de işlerin hiç iyi gitmediği görülmüştü AK Parti için.

O çalışmada;

Karacabeyli’ler, “Ali Özkan’ın sunduğu hizmetlerden memnun musunuz” sorusuna yüzde 56.41 ile “hayır” yanıtı verirken, “Başkan Ali Özkan’a yeniden oy verir misiniz” sorusuna da yüzde 56.93 ile “vermem” yanıtını vermişti.

Hatırlanacaktır;

Bu çalışma, AK Parti’nin Bursa yönetiminde de ele alınmıştı.

Devamını Oku

Erdoğan’ın Gökdere mitinginden notlar?

Erdoğan’ın Gökdere mitinginden notlar?
2

BEĞENDİM

ABONE OL

Gerçi…

Kısa bir süre önce Göçebe Oyunları için İznik’e ve TOGG’un banttan inme töreni için Gemlik’e gelmişti Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ama vatandaş buluşması olmamıştı.

İşte;

Erdoğan’ın bugün ki Bursa programında gördük ki, hem Bursalılar Erdoğan’ı, Erdoğan da Bursalılar’ı çok özlemiş.

Hani;

İnsanlar için zaman zaman söylenir ya ‘bugün havasındaydı’ diye, Erdoğan da bugün gerçekten havasındaydı, hem neşeliydi, hem de moralliydi.

Bugün;

Miting, toplu açılışlar, gençlerle ve iş dünyasıyla buluşmak için Bursa’ya gelen Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, İstanbul’dan kalabalık bir ekiple adeta çıkarma yaptı.

Planlamaya göre;

Erdoğan’ın Bursa programının ilk durağı Gökdere Meydanı olacaktı ve saat 13.00’te Bursalılar’a hitap edecekti.

Ne var ki;

Erdoğan’ı İstanbul’dan Bursa’ya getiren helikopter, Merinos Stadı’na indiğinden sonra programda bir değişiklik göze çarptı.

Erdoğan’a;

Miting alanı dışındaki Bursalılar’ın kendisi görmek için caddelerde beklediği bilgisi ulaştırılınca, Merinos’tan Gökdere’ye gidecek rota değişti.

Ve;

Erdoğan’ın içinde bulunduğu otobüs, Merinos Stadı’ndan Kent Meydanı’na, Fomara’dan Heykel’e Atatürk Caddesi’ne yöneldi ki Bursa caddelerinde vatandaşların yoğun sevgi gösterileriyle karşılandı.

Erdoğan’ın otobüsü de bu yoğun sevgi nedeniyle ağır ilerlemek ve zaman zaman da durmak zorunda kalınca Gökdere mitinginin saati sarktı.

Bu noktada;

Gökdere’de toplanan yoğun kalabalığa hitabetler oldu.

Sahneye önce;
Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş çıktı.
Ardından da;

Bursa’ya gelen kabine üyeleri Murat Kurum, Derya Yanık, Bekir Bozdağ, Mahmut Özer ve Adil Karaismailoğlu tek tek konuşma yaptılar.

Erdoğan’ın otobüsü ise Gökdere’ye ulaştığında saatler 14.30’u gösteriyordu.

Kürsüye çıktığında ise deyim yerindeyse Gökdere adeta koptu!

Bursa’nın son dönemlerdeki en büyük kalabalığını görünce “Sizden güç almaya geldim, sizinle hasret gidermeye geldim” diyen Erdoğan, miting alanındakilerle rakam da paylaştı.

Emniyet yetkililerinden aldığı bilgi uyarınca “Bugün Bursa’da 120 bini aştık” diyen Erdoğan’ın hayli keyifli olduğu görüldü.

Erdoğan’ın;
Gökdere mitingi 45 dakika sürdü.

Konuşmasının en uzun bölümü de Bursa’da son 20 yılda yapılan yatırımlara yönelikti.

Nitekim;

20 yılda Bursa’ya yapılan toplam 80 milyar liralık kamu yatırımlarını uzunca bir süre tek tek saydı.

Ardından da;

“Sevgili Bursalılar” dedi “Bu hizmetlerimizi tek tek saymaya kalksak, eserlerimizi özetlesek bile buna saatler yetmez” dedi.

Telekonferansla da 3 bağlantı gerçekleştirildi.

Bu açılışlarda Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay da vardı.

İlki;
Bölge Adliye Mahkemesi’nin yeni binasının resmi açılışıydı.

Diğeri de;
Metronun Görükle’ye ulaşacak hattının temel atma töreniydi.

Bir de;

Bursa’nın yeni sanayi bölgesi olan TEKNOSAB’a da bağlanıldı.

Burada;

BTSO Başkanı İbrahim Burkay’ın da katılımıyla, bölgenin ilk hizmete giren sanayi tesisi olan Beyçelik Gestamp’ın resmi açılışı, firma sahibi Bursalı ünlü iş insanı Faik Çelik’le birlikte gerçekleştirildi.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan;

Bu açılışların ardından miting alanındakilere hitap etmeyi sürdürdü.

Bursa’nın yılan hikayesine dönen hızlı treni 2025 yılında hizmete açmayı planladıklarını müjdeledi Erdoğan.
Yanı sıra;

Başta Hanlar Bölgesi olmak üzere Büyükşehir Belediyesi’nin Bursa projelerinden de bahsederken yeni kurulan Uludağ Alan Başkanlığı’nın, Uludağ’ı korunmasına ve değerlendirilmesine büyük katkı sağlayacağını anlattı.

Partililerine de talimatı oldu.

İlk talimatı AK Parti il yönetimineydi.

2023 seçimlerini işaret ederek “sandıklar patlayacak, ona göre” dedi.

Sonra da;

Partisinin gençlerine ve kadın kollarına seslenerek “Kapı kapı dolaşacaksınız, gönüller almaya devam edeceksiniz” talimatı verdi.

Başka notlarımız da vardı mitinge dair.

Mesela;
Belediye başkanları partilerinin ilçe yönetimleri ve partilileriyle birlikte miting alanına ayrı ayrı girip, bir nevi gövde gösterisi yaptılar.

Parti yönetiminin de mitinge iyi hazırlandığı görüldü.

Yanı sıra;
MHP yöneticilerinin de bulunduğu görüldü alanda destek için.

Bu arada;

Miting alanında bulunanlar arasında kısa bir süre önce Ankara’da silahlı saldırıda öldürülen Ülkü Ocakları’nın Bursalı eski başkanı Sinan Ateş’in yakınları da vardı.

Onlar da üzerinde Ateş’in adının yazdığı pankartlarla, cinayetin aydınlatılması için varlık gösterdiler.

Bir de;
Gökdere buluşmasının duygusal bir yanı da oldu.

Galiba;

Bu biraz da Bursalılar’ın Erdoğan’la uzun denebilecek bir sürede buluşamamasındandı.

Erdoğan;
Alana, yeni bestelenen “Başlasın Türkiye yüzyılı, yarın değil hemen şimdi” şarkısıyla girdi, alandan ayrılması da Cengiz Kurtoğlu’nun nostaljik “duyanlara, duymayanlara” şarkısıyla oldu.

Erdoğan sahneden ayrılmadan önce alandakileri selamlarken, şarkı, alana uzun süre verilince bazı kişilerin duygulanarak hıçkırıklarla ağladığı görüldü.

Görebildiğimiz kadarıyla Bursa da Cumhurbaşkanı Erdoğan’a iyi geldi, Erdoğan da Bursa’ya.

Devamını Oku