DOLAR

17,9640$% 0.5

EURO

18,6092% 1.02

STERLİN

22,0177£% 0.76

GRAM ALTIN

1.036,93%0,71

ÇEYREK ALTIN

1.697,00%0,29

BİTCOİN

444912฿%3.8898

Akşam Vakti a 20:18
Bursa HAFİF YAĞMUR 24°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a




Tolgay Ataokay

Tolgay Ataokay

09 Ağustos 2022 Salı

İşte Bursaspor için büyük gelir kapısı!

İşte Bursaspor için büyük gelir kapısı!
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Bursaspor’un 68 Aksaray Belediye ile oynadığı karşılaşmayı canlı izleme fırsatı buldum…

Öncelikle bu kadar yoğun bir kamp sürecinde oynanan futbolun, sezon için belirleyici olduğunu düşünmüyorum…

Fakat umut vadediyor mu?

Kişiye göre değişir ama bence evet ediyor…

Birçok oyuncuyu yazabiliriz, Ertuğrul Kurtuluş’un savunmadaki performansını, Eren Güler’i, Hamza Baran Arıkan’ı vs.

Ancak bu yazımda takımın tecrübelisi Enver Cenk Şahin’e değinmek istiyorum…

Yararlı bir oyun ortaya koydu, takım için oynadığında neler yapabileceğini gösterdi fakat topu ayağına aldığındaki top sürme sevdası, çoğunlukla pozisyonun başlamadan sonlanmasına sebep oldu…

İlk olarak şunu söylemek gerekir ki; hiçbir oyuncu toptan daha hızlı değildir…

İkincisi ise takımı doğrudan ilgilendiren unsur…

Enver Cenk Şahin’in top sürme sevdası ve olmadık yerde topu kaybetmesi bitmezse, tecrübesiz oyunculardan kurulu olan Bursaspor, çok fazla kontra yer!

Oyuncular beklemediği anda rakiple burun buruna gelir, hatta rakip takımların taktik anlayışı bunun üzerine kurulu olur!

Tecrübeli oyuncunun ‘ben hallederim’ davranışını bir yana bırakması, kendini küçük ölçekli Tsubasa olarak görmemesi ve topu ayağına aldığında da takım için oynaması, Bursaspor’u başarıya götürecek kilit davranış olacak…

Takım ile ilgili net yorumlarımızı sonraki karşılaşmalara bırakıp geçelim yayın kısmına;

Bursaspor’un Youtube sayfasından canlı yayınladığı, 68 Aksaray Belediye ile oynadığı karşılaşmayı yaklaşık 30 bin kişi izlemiş durumda…

Al-Tai karşılaşmasını ise 40 bin kişi…

Tabii burada izlenen süreyi de dikkate almak gerekiyor…

Bir imza törenini canlı yapıyorsunuz 9 bin kişi izliyor, forma tanıtım videosu yapıyorsunuz 50 bin izleniyor, hatta taş atıp kolunuz yorulmuyor ve antrenmanı canlı yayınlıyorsunuz pat bin kişiyi geçen tıklama oluyor…

Bu açıdan baktığınızda bir 2. Lig takımı için Youtube mükemmel bir gelir kapısı…

Bursaspor’u sadece Bursa değil, Türkiye genelinde merak eden çok kişi var…

Cüzi miktarda yapılacak reklamlarla ülke genelinin karşılaşmayı izlemesi sağlanılabilir…

Hafta içi yapılacak özgün içeriklerse canlı yayınları destekleyici unsur olur!

Sene 2022’ye gelmişken bu çok da zor değil, artık her şeyi telefonda halledebiliyorsunuz!

Kamerası iyi bir telefon, iyi bir gimbal, kurgu programı Cap Cut (Benim en çok kullandığım ve kullanımı inanılmaz rahat bir program olduğu için isim verdim) ya da benzeri ile bahsettiğim içerikler rahatlıkla yapılabilir…

Öze dönecek olursak, Bursaspor’un teknolojiye ayak uydurması ve gelirini Youtube üzerine yoğunlaştırması gerekiyor…

Öyle tek kamerayla değil, gerçekten rejili profesyonel maç yayını yapmak artık çok da zor değil!

Yönetimin belediye destekli, belediyenin de canlı yayın yapacak teknolojik imkanlara sahip olduğunu düşünürsek, Bursaspor’un karşılaşmaları canlı yayınlamak için hamlelerini daha net hale getirmesi gerekli…

Karşılaşmalar için de bir kampanya başlatılabilir…

Çok değil, örnek veriyorum 3 bin liraya maçta bant reklam verilmesi yönünde kampanya olabilir…

Bir karşılaşmada 100 reklam alınsa (bu da yaklaşık 50 saniyede 1 reklam eder) maç başına 300 bin TL gelir demek…

Her zaman söylemişimdir, bir şehirden para isteyecekseniz karşılığını vermelisiniz…

Tekil tıklanma verileriyle, aidiyet duygusunu harmanlarsanız, firmalar da verdiği paranın karşılığını daha net alır…

Bursaspor’un karşılaşmalarını canlı yayınlaması için önünde hiçbir engel yok!

Fakat bu iş bir ajansa verilirse; kazanan ajans, kaybeden de Bursaspor olur!

Bir 2. Lig kulübü için, Youtube’da hazine yatıyor ve bu pastanın çoğunluğunu yemesi gereken Bursaspor Kulübü…

Umarız geçmişteki pasta kampanyaları gibi olmaz sonu ve kazanan bu sefer gerçekten Bursaspor olur!

"class="readMore" style="background-color: #000000">Devamını Oku

İşte Bursaspor için büyük gelir kapısı!

Gösteri başladı!

Gösteri başladı!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Ve hasret sona erdi, sezon başladı…

Tabii ki Süper Lig’den değil, gerçekten futbolun oynandığı Premier Lig’den bahsediyorum…

Çok ilginç ve bir o kadar keyifli bir hafta yaşadık…

Ne gariptir ki; İngiliz futbolunu 3’lü ya da oyunun gidişatına göre 5’li savunmanın sardığını gördük.

Önce tarihe saygıyla başlayalım…

Nottingham Forest 23 yıl sonra Premier Lig’deki ilk karşılaşmasını Newcastle United deplasmanında oynadı…

Potansiyelli bir kadroya sahipler…

Avrupa’nın birçok kulübünde iş yapacak Surridge, genç yetenek Johnson ile hücum hattını oluşturan Forest’ta orta saha ManU’dan transfer edilen Lingard onların da arkasında hiçbir özelliği bulunmayan O’Brien ve Colback’ten oluşuyor.

Orta alanda açıkçası geçen sezon Manchester United’dan kiralanan James Garner gibi efektif bir oyuncunun eksikliğini hissediyor Nottingham Forest!

Hal böyle olunca da ‘dan-dun’ futboluna dönüyor!

Sezon başı oyuncu seçimleri de genelde 6’ya yakın orta sahalar üzerine kurulmuş, Lingard’a çok fazla rol yüklenmesi yapılmış!

Düşünün ki; 1-0 yenik durumdasınız ve oyuncu değişikliğiniz O’Brien yerine bir diğer düz oyuncu Orel Mangala!

Sonuca gelecek olursak, ‘23 yıl sonra Premier Lig’ diyerek izlediğimiz maçta menajer Steve Cooper Brian Clough’un kemiklerini sızlattı…

Geçelim bir diğer yeni Premier Lig takımı Fulham’a…

Liverpool’u evinde ağırlarken; geçen sezon Championship’te 43 gol atan Aleksandar Mitrović, Premier Lig’e de kaldığı yerden başladı…

Açıkçası birçok futbolsever Mitrović’in geçen yılki çıkışını bir 5 yıl önce bekliyordu…

Daha konuşacak o kadar çok maç var ki; hepsi birbirinden hikaye dolu…

Fakat ligin iki Manchester takımına geçmek en doğrusu…

Manchester United açıkçası Erik ten Hag ile de bir şey değiştirememiş!

Bir teknik adam çevre kontrolü, çevikliği, hamle yeteneği yerlerde olan Maguire ile sezona başlangıç yapıyorsa, kusura bakmayın ama o teknik adama şüpheyle bakarım!

Hele ki kenarda Raphaël Varane varsa!

Bir de Ronaldo konusu var…

Ronaldo’nun ayağı kopmamışsa, o sahada 11’de yerini alır!

Her zaman yazmışımdır teknik direktör sadece saha içinden mesul değildir!

Yaptığı basın açıklaması, oyuncularla ilişkileri, kriz yönetimi de dahil olmak üzere her konuda kendini geliştirmeli!

Ve tabii ki rakibin taktiksel hamlelerine cevap verebilecek kıvrak zekaya da sahip olmalı!

Sonuç olarak taş gibi bir takım olan Brighton & Hove Albion Erik ten Hag’a ‘Premier Lig’e hoş geldin’ dedi!

Geçelim Manchester’ın mavi yakasına…

Orada konuşacak çok fazla bir şey yok!

Hücum bağımlısı Guardiola, aradığı santraforu bulmuş durumda!

Zamanında daha doğrusu genç yaşlarında Ibrahimovic ile Barcelona’da yapamadığını bu sefer Manchester City’de Haaland ile başaracak gibi gözüküyor!

Üstte bahsettiğim teknik adamdaki yetileri, öğrene öğrene, yaşaya yaşaya geldi buralara!

Haaland demişken, kronik sakatlığı nüksetmezse tarihin en büyük forvetiyle karşı karşıya olduğumuzu söyleyebilirim…

Daha 21 yaşında 137 kulüp, 20 milli takım golüne ulaşmak gerçekten büyük bir iş!

Bir tavsiyeyle yazımı sonlandırayım!

Hiç öyle Süper Lig girdabına kapılmayın, kim ne yaparsa yapsın, futbol izlemek istiyorsanız Premier Lig’den şaşmayın.

Kaos için değil keyif için futbol izlemenizi öneririm.

Tabii sanatı seviyorsanız!

"class="readMore" style="background-color: #000000">Devamını Oku

Gösteri başladı!

Ellere var da bize yok mu?

Ellere var da bize yok mu?
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Giresunspor dün bir açıklama yayımladı…

Açıklama şöyle:

“Şehrimizin en büyük marka değeri olan Giresunspor’umuzun yaşadığı zorlukların çözümü noktasında destekleri ve ilgilerinden dolayı Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a Giresunspor’umuz ve şehrimiz adına şükranlarımızı sunuyoruz. Bu süreçte gece gündüz demeden yanımızda yer alarak Giresunspor için çaba harcayan ve destek olan değerli Milletvekillerimiz Sayın Cemal Öztürk ve Sayın Sabri Öztürk’e teşekkür ediyoruz.”

Bir de iki yıl önce yapılan açıklamayı hatırlayalım:

“Afet sonrasında şehrimize ve takımımıza desteğini esirgemeyen, Giresunspor’umuzun transfer tahtasının açılması için gerekli kaynağı sağlayan, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a şükranlarımızı sunuyoruz.”

2 yılda bir yardım eli uzanarak önce Süper Lig’e çıkan ardından da Süper Lig’de tutunan bir camia…

Bir tarafta da Bursaspor var…

Kulüp için hiçbir manevi destekte bulunmayan ve ‘Bursaspor bu şehrin en büyük markası’ cümlesini her seferinde söyleyen siyasilerin bulunduğu şehrin takımı!

90’lı yıllarda Grup Vitamin vardı, onun bir şarkısı aklıma geldi: “Ellere var da bize yok mu?”

Bunları neden yazıyorum peki…

Bursaspor’un kurtuluşunun halen siyasi iradeden geçeceğini düşünenlerden…

Belli bir kesime yakınlıklarından mıdır, gerçekten buna inandıklarından mıdır bilinmez!

Ancak siyasi iradeyle futbolun yönetilemeyeceğini artık anlamamız gerekiyor…

Yönetilebilseydi uzaktan kumanda başkanlarla Türkiye Futbol Federasyonu yönetilirdi!

Yönetilebilseydi, Bursaspor İbrahim Yazıcı sonrası yönetilebilirdi!

İnsanın gerçekten içi acıyor…

Bir spor dalı akan milyonlar ve birine var birine yok!

Biri Süper Lig’de tutuluyor, diğeri 2. Lig’in yolunu tutuyor!

Ve aynı irade kulüplerin içerisinde!

İşin sosyolojik kısmına baktığımızda da; Bir tarafta açlıkla, geçim derdiyle, üst üste gelen zamlarla boğuşan insanlar, diğer tarafta da kulübünü yönetemeyip sürekli siyasi iradeden yardım alan bir kulüp!

Siz Liverpool Belediye Başkanı’nın Liverpool’un transferleriyle ilgili yorum yaptığını, transfer görüşmesi yaptığını duydunuz mu?

Siz Bordeaux Milletvekillerinin, FC Girondins de Bordeaux takımını yeniden Ligue 1’e çıkması için Emmanuel Macron ile görüştüğünü duydunuz mu?

Siz Angela Merkel’in Almanya Futbol Federasyonu Başkanı için hamlede bulunduğunu duydunuz mu?

Siz Roma Belediye Başkanı’nın ‘Stadio Olimpico artık eskidi, hem de şehir içerisinde kaldı, şehrimizin en büyük marka değeri AS Roma için Kurt Arena yapacağız, 24 saat yaşayan bir mabet olacak’ dediğini duydunuz mu?

Ben duymadım, sizin de duyduğunuzu zannetmiyorum…

Futbol ne yazık ki ülkemizde en çok sevilen ayrıca da en popüler olgu ve bu kanattan siyaset yapmak en temizi!

Hal böyle olunca bir tarafta devletin en önemli koltuğuna, şehrin milletvekillerine 2 yılda bir teşekkürler yağarken, diğer tarafta şampiyonluk kupası müzesinde bulunan bir kulüp 2. Lig’in yolunu tutabiliyor…

En güzeli ne peki?

Siyasi iradenin artık futboldan elini tamamen çekmesi ve kulüpleri kendi kaderlerine, yönetme kabiliyetlerine bırakması!

Haliyle adaletsizliğin de ortadan kalkması!

Bu olmazsa bir taraf çıkar ve haklı bir sebeple size; “Ellere var da bize yok mu?” diye sorar!

"class="readMore" style="background-color: #000000">Devamını Oku

Ellere var da bize yok mu?

Teşekkür yetmez, stada ismini de verin!

Teşekkür yetmez, stada ismini de verin!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Bursaspor yönetimi ilginç adımlar atmaya devam ediyor…

Geçen günlerde resmi internet sitesinden ‘Teşekkürlerimizle’ başlığıyla şöyle bir açıklama yayınlandı: Kulübümüzün eski başkanlarından Ali Ay “Yadigar Forma Kampanyamıza” 1016 forma karşılığında destek verdiğini açıkladı.

Ali Ay yaptığı açıklamada, “Bursaspor şu an için sıkıntılı bir süreçten geçiyor, bu süreç de ancak tüm camianın birlikteliğiyle atlatılabilir. Bursaspor 1 tane. Başka Bursaspor yok. Onun için herkesin imkanları dahilinde taşın altına elini sokması gerekiyor. Bursa’da doğduk, Bursa’da yaşıyoruz, Bursa’da kazanıyoruz. Bursasporumuza sahip çıkmalıyız. Sportif Direktörümüz İsmail Ertekin’e, Teknik Direktörümüz Tahsin Tam’a ve Bursaspor’a yeni sezonda başarılar diliyorum” dedi.

Ali Ay kimdir tekrar hatırlayalım…

-Göreve gelirken, ‘Dortmund modeli’ diyen ancak yapılan transferlerle Bursaspor’u borç batağına sürükleyen yönetimin başı…

-Kulübü menajerlerin adeta kucağına bırakan ve çevresindekileri kontrol edemeyen başkan…

-1. Lig’e düşen Bursaspor’un başkanı…

-Genel Kurul’da ibra edilmeyen kişi…

-Mart 2020’de de üyelikten ihraç edilen şahıs…

Fazlasını da yazabiliriz ancak bunlar somut, yaşanan, yorum yapmadan verebileceğimiz bilgiler…

Biz mi Bursaspor’u takip etmeyi bilmiyoruz, yoksa yeni yönetim mi geçmiş Bursaspor’dan bihaber…

Yoksa işin içinde farklı konular mı var…

1016 forma sonrası teşekkür etmek bir yana dursun, borçların silinmesi sorgulanmalı!

Önceki yazımda ‘neden göreve geldiniz?’ diye sormuştum…

Futbolun ne kadar doğrusu varsa hepsini bir kenara bırakıp, ekibiyle birlikte ne yapılmaması gerekiyorsa yapan Ali Ay’a teşekkür etmek, Bursaspor’a gönül verenleri kırmak, sinir sistemiyle oynamak anlamına gelir!

Bir önceki yazıma bir soru daha eklemek isterim…

Ömer Furkan Banaz yönetimi gerçekten ne yapmayı amaçlıyor?

Açıkçası;

Bursa’da bu kadar iş insanı varken, Ali Ay’ın 1016 formasına kalmadık ve bunun için de teşekkür edecek değiliz!

Bursaspor yönetimi maalesef ki; Bursasporluların duygularına tercüme olamıyor…

Çünkü ne geçmişe hakimler ne de camianın isteklerine!

1016 formalık büyük (!) bir destek veren Ali Ay’ın ismini stada verin bence, kuru bir teşekkür yetmez!

Açıkçası bir sonraki hamlede Atatürk Stadı’nı yıkanlara teşekkür edilmesinden korkuyorum!

1016 forma alsın yeter değil mi?

Olur mu?

Bunu yapan, onu da yapar!

"class="readMore" style="background-color: #000000">Devamını Oku

Teşekkür yetmez, stada ismini de verin!

Sadece altyapının transfer tahtası açılabilir!

Sadece altyapının transfer tahtası açılabilir!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Son dönemlerde transfer tahtasının açılmasıyla ilgili birçok bilgi dolaşıyor etrafta…

Bir benzinlik deniyor, bir yardım deniyor vs.

Aldığım net ve güvenilir bilgi Bursaspor yönetiminin transfer tahtasını açmayacağı ya da açamayacağı yönünde…

Ve üst yapı ile ilgili planlar bile altyapı üzerinden yapılmaya başlandı…

Nasıl mı?

Bursaspor’un altyapı transferini açabilmek için uğraş verdiği bilgisi geldi…

Bilgi; tahtanın tamamının açılmayacağı fakat altyapıya transfer yapılabilmesi için de gerekli kaynağın bulunması yönünde uğraş verildiği yönünde…

Bu konuda da rakam vermek yanıltıcı olur…

Çünkü elimizdeki veri 31 Temmuz itibariyle hesaplanmış rakam…

1 Ağustos ile birlikte yeni dosyalar eklenebilir ve rakam bir anda daha da yükseklere çıkabilir…

Fakat aynı kalacaksa, bu belediye destekli, belediye sebebiyle de iş insanı destekli bir kulübün bulamayacağı rakamlar değil…

Gelelim işin analiz kısmına…

Transfer tahtasının açılmaması bir kesim için ‘nasıl olsa düzgün transfer yapamıyoruz, altyapı oyuncularıyla devam edelim’ düşüncesini oturturken, bir kesim de ‘transfer şart, bu sezon 2. Lig’de geçici olmalıyız, hemen 1. Lig’e çıkmalıyız’ düşüncesini ön plana çıkarıyor…

Her ‘bu sezon kesin çıkmalıyız, transfer şart’ dediğimiz sezonda daha da geriye gittik…

Ve son dönemdeki en heyecan verici sezon açıkçası transfer tahtasının kapalı olduğu sezondu…

O sezonki yönetim Ali Akman ve futbolcu alacakları krizini iyi yönetebilseydi, şu an belki de 2. Lig değil, Süper Lig takımını yazıyor olurduk!

Bunları neden yazıyorum, geçmişten ders çıkarmamız için…

7-8 transfer isteyen, 10 olsun diyen gırla…

Fakat konu transferle maalesef olmuyor, öncelik takım olmaktan geçiyor…

2 sezon önce gençlere güvenmiştik, şimdi yine güvenme zamanı…

Bu sezon başından bu yana yazdığımı tekrar kaleme alayım…

Yönetimin, tüm futbolcuların sözleşmelerini tekrar gözden geçirmesi ve yok efendim 20 maç oynamazsa bonservisini alır, serbest kalma rakamı bilmem kaç’ gibi maddelerden acilen uzaklaşması gerekiyor…

Altyapıda transfer tahtasının açılacak olması demek, İsmail Ertekin ve Tahsin Tam gibi listesi hazır olan futbol insanları da kulüp bünyesindeyken, gelecek adına mükemmel bir hamle olur…

Ve açıkçası transfer tahtasının tam olarak açılması etkisini verir…

"class="readMore" style="background-color: #000000">Devamını Oku

Sadece altyapının transfer tahtası açılabilir!