DOLAR

17,9536$% 0.45

EURO

18,5580% 0.7

STERLİN

21,9575£% 0.44

GRAM ALTIN

1.032,32%0,25

ÇEYREK ALTIN

1.688,00%0,06

BİTCOİN

438094฿%2.49203

İmsak Vakti a 02:00
Bursa AZ BULUTLU 22°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a




Yüksel Baysal

Yüksel Baysal

11 Ağustos 2022 Perşembe

Ovanın ortasına 17 katlı beton ekecekler!

Ovanın ortasına 17 katlı beton ekecekler!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

81 dönüm arazi…

Demirtaş’taki eski tütün depolarının bulunduğu alan…

Yeşilşehir-Yasemin Park’ın girişinin tam karşısı…

Bursa ovasının önemli bir parçası…

****

Geçmişte MHP’li (eski) Belediye Meclis Üyesi Cemil Aydın konuyu çok çeşitli kez gündeme getirmişti.

Tarım topraklarının ranta açılmasını, birilerine peşkeş çekilmesini önlemeye çalışıyordu.

Bayrakhaber.com’daki şu haberi bilginize sunayım:

MHP’li isim depoları sordu.

Geçmiş dönem MHP Osmangazi Belediye Meclis Üyesi ve Gurup Sözcüsü Cemil Aydın; ‘Yıllardır gündemde tutup, Bursa halkının hizmetine sunulmasını teklif ve arzu ettiğimiz Demirtaş Yolu üzerindeki 86 bin metre kare Eski Tütün Depoları arazisinin en son durumu nedir? 2012 yılında Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından 1.50 emsal değeri ile konut, ticaret, sağlık ve park alanı olarak Bursa yerel yönetimleri yok sayılarak imara açılan bölgede yeni bir oldu bittiyle karşılaşmamak için, yerel yönetimlerin mülkiyeti TOKİ’ye geçen arazinin satışı başta olmak üzere diğer süreçlerini takip etmesi elzemdir.”

****

Ne yazık ki o elzem olan konuda ne Osmangazi ne de Bursa Büyükşehir Belediyesi adım atmadı; milletvekilleri Allahlık zaten!

Atsa da ne olacaktı?

Onun yanıtını da CHP İl Başkanı İsmet Karaca verdi.

Alanda yaptığı, benim de izlediğim basın toplantısında bir arazinin iç edilme hikayesini özetledi Başkan Karaca:

Bu arazi 81.000 metrekarelik bir alan. Bu kadar büyük bir arazi olur da yandaşlar, hortumcular boş durur mu? 2012 yılında biliyorsunuz burayı konut ve ticaret alanına çevirdiler, ki ben o dönem Osmangazi ilçe başkanıydım, geldik bu bölgede çalışma yaptık. Oluşan tepkilerden sonra Şehir Plancıları Odası konuyu yargıya taşıyınca Danıştay 6’ncı Dairesi dedi ki, ‘itirazlarda haklısınız, burası tarım alanıdır.’ Dava 2015 yılında sonuçlandı ve imar planı iptal edildi. Burası Bursa Çevre Düzeni Planı’nda Bursa Büyük Ova Planı’nın parçası olarak işlendi ve tarım alanıdır ama yandaşlar, hortumcular boş durmadı. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi emlak ofisine döndü bu ülkede. Burayı tekrar imar açmak için Osmangazi Belediyesi’nden görüş istediler 17 Haziran 2022 tarihli yazıyla. Daha 2 ay bile olmadı. Belediyeden görüş dahi almadan, Özelleştirme İdaresi’nin hazırladığı imar planları 5 Ağustos 2022’de Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle onaylandı. Bulunduğumuz bölgeyi tarım alanından çıkartıp, konut ve ticaret alanı olarak değiştirdiler.”

****

Yaklaşık bir buçuk ay önce Osmangazi Belediyesi’ne yazı yazıyorsun; onun yanıtını almadan, beklemeden araziyi imara açıyorsun!

Ne düşünür insan, acelen ne, kimlere bu arazi için söz verdin?

****

Bu karşısı da sorunlu…

Basın toplantısında CHP’li Mudanya Belediye Meclis Üyesi Mustafa Özçelik de vardı. Uzun yıllar boyunca TMMOB Bursa Temsilciliği yapan Özçelik’le birlikte basın mensubu olarak, Demirtaş ovasının imara açılmaması mücadelesini vermiştik.

Dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, bütün itirazlara rağmen Cavit Çağlar’ın Yeşilşehir adını verdiği, tarımın ortasında kaçak inşaatın temelini attı.

Davalar açıldı, mücadeleler verildi ama paranın gücüne yenik düşüldü.

Sağcı bir lider ilk betonu attı, bugünkü iktidar da devamını getiriyor.

Karar uygulanırsa, tarım yapılması gereken ovanın ortasına 17 katlı beton bloklar dikilecek.

Ne diyelim umarım AK Partili beyaz adam betonun yenilebilir bir şey olmadığını bir gün anlayacak!

****

Bu yazının dipnotu: Böylesi önemli bir tepki toplantısına bir avuç duyarlı CHP’li dışında katılan yoktu. CHP Bursa Milletvekili Avukat Nurhayat Altaca Kayışoğlu’nun da hazır bulunduğu toplantıya CHP İlçe Başkanı Ömer Aydın, Mudanya’dan, Eczacı Cevat Asa Kestel’den kalkıp gelmişti de bir yan sokaktan, orada yaşayanlardan kimse yoktu. İl Sekreteri Avukat Turgut Özkan, İl Başkan Yardımcısı Orhan Aslan, CHP’li Belediye Meclis Üyeleri Günay Onayman ve Hasan Keleşoğlu, Mustafa Şenyurt, Sabahattin Varlı, Mustafa Aslan, İsfendiyar Saraç toplantıda benim gördüğüm bazı isimlerdi.

"class="readMore" style="background-color: #000000">Devamını Oku

Ovanın ortasına 17 katlı beton ekecekler!

Üniversite öğrencilerinin tercihinde Bursa kaçıncı sırada?

Üniversite öğrencilerinin tercihinde Bursa kaçıncı sırada?
2

BEĞENDİM

ABONE OL

Kısa adı ÜNİAR olan Üniversite Araştırmaları Laboratuvarı’nın yeni bir araştırması yansıdı.

Prof. Dr. Engin Karadağ ile Prof. Dr. Cemil Yücel üniversite öğrencilerin tercih ettikleri şehirleri sormuşlar öğrencilere…

Önce araştırmanın künyesini vereyim:

Öğrenci Dostu Üniversite Şehirleri sıralaması Türkiye’de Yükseköğretim alanında şimdiye kadar yapılmış en büyük ve yaygın araştırması olan Türkiye Üniversite Öğrenci Memnuniyeti Araştırması’nın [TÜMA] bir parçasıdır. Araştırma verilerini 81 ildeki 126 devlet ve 73 vakıf olmak üzere 196 üniversitede öğrenim gören 47.682 öğrenciden elde ettik.”

****

Sonuçlara gelince….

“Ülkemizde öğrenciler öğrenim gördükleri sadece 31 şehirden memnuniyet hissetmektedir. Buna karşın 44 şehir öğrenci memnuniyeti konusunda bir duyarlılığa sahip olmayıp öğrencilerin bu şehirden ve halkından ciddi anlamda memnuniyetsizliği söz konusudur. Türkiye’nin üniversite öğrenci başkentleri Eskişehir, Ankara ve Antalya’dır. Bize göre üniversite şehri olmak sadece üniversite yönetimlerine bırakılmamalıdır. Belediye başkanları, valiler ve şehirlerin kurumsal paydaşları konuya ilişkin stratejiler belirlemelidir. Şehir, şehrin yaşantısı ve kültürü üniversitenin başarısında ve üniversitenin üniversite olarak adlandırılmasında vazgeçilmez bir unsurdur.”

****

Üniversite öğrencilerinin en mutsuz olduğu şehirler de şunlar:
Ağrı, Bitlis, Uşak, Kars, Iğdır, Yozgat, Şırnak, Bayburt, Muş, Kilis, Bingöl ile Hakkari..

Üniversite öğrencilerin en yüksek memnuniyet duyduğu şehirler sırasıyla Eskişehir, Ankara, Antalya’dan sonra Çanakkale, Muğla, İstanbul, Aydın, Edirne ve Tekirdağ…

****

Bursa kaçıncı diye sorarsanız, komşu ilimiz, bir dönemlerin kurak ve bozkır şehri Eskişehir’in 93 puanla birinci olduğu araştırmada, 84 puanla Bursa 15. Sırada…

Bursa’nın 2020 yılında 18. Sırada olduğunu kaydetmiş olayım.


AK PARTİLİ ESKİ VEKİLDEN ÜNİVERSİTE ELEŞTİRİSİ!

Geçtiğimiz günlerde üniversitelerle ilgili bir araştırmanın sonuçlarından söz etmiş, Uludağ Üniversitesi ile Bursa Teknik Üniversitesi’nin durumunu aktarmıştım:

 “126 devlet, 73 vakıf üniversitesine mensup 47 bin 682 öğrenciden alınan veriler, bilimsel analiz yapılarak tablolar haline getirilerek oluşturulan ‘Türkiye’de Üniversite Memnuniyet Araştırması’na göre Uludağ Üniversitesi, bu üniversiteler arasında 32. Sırada, Bursa Teknik ise 123. Sırada” diye yazmıştım.

Başlığım da Uludağ Üniversitesi iyi değil. BTÜ kötü şeklindeydi.

****

O araştırmaya göre Uludağ Üniversitesi istediğimiz düzeyde olmasa da kötü de değildi.

Nitekim araştırmayı yapan iki bilim insanı, Uludağ Üniversitesi’nin Rektör Prof. Dr. Saim Kılavuz’un yönetiminde bir sıçrama gerçekleştirdiğini sözlü olarak açıkladılar.

Bursa Teknik Üniversitesi’ne gelince, bilimsel özerkliğin olmadığı, cadı avının devam ettiği, yandaşlara kadro verilirken gerçek bilim insanlarının bekletildiği bir yapıdan ancak böyle sonuçlar çıkabilirdi.

Öyle de oldu.

****

Somut rakamları ortaya koyup, eleştirileri de sıralayınca eski AK Parti Milletvekili, Gelecek Partisi kurucularından Mustafa Öztürk içinde önemli saptamalar olan bir mesaj gönderdi:

Yüksel bey merhaba!

Araştırma özel mi? Resmi mi çıkaramadım. Siz de taktınız BTÜ’ne…

Mesele, Üniversitenin hangi ideolojinin, hangi etnik yapının ve cemaatin etkisinde olduğu değil. Keşke dünya çapında ilk 10, 50, 100 üniversite arasına girseler de buluş yapıp, dünyanın en iyi bilgi ve araştırma ve geliştirme özelliğine sahip olsalar da biz kimin hakim olduğunu konuşmasak. Önemli olan objektif kriterlerin belirlenip (Bilimsel yayın, akademik çalışmalar, ARGE, buluş, öğrencilerin başarısı, işe yerleşme oranları vs vs) ve bunlar bağımsız ve tarafsız olan (?) YÖK tarafından adil değerlendirilse…

1-Üniversitelerin genel olarak eğitim kalitesinde sıkıntı var. Sadece üniversite değil genel eğitimde de.

2- Çok üniversite açmak yerine, bölgesel üniversiteler açılmalı, ihtiyaç duyuldukça geliştirilmeli idi.

3-Binaya harcanan bu kaynaklar üniversitelerin bilimsel çalışmalarına aktarılmalı idi. Kalite artışı sağlanmalıydı.

4-Yeterli öğretim görevlisi yetiştirmeden üniversite sayısını arttırırsanız kaliteyi yükseltemezsiniz.

5-Mesleklerin planlaması yetersiz. Türkiye’nin ihtiyacı ne? Hangi bölümler ve ne kadar öğrenci alınacak gibi?

6-Üniversite mezunlarının nitelikli mezun olmalarıyla birlikte istihdam imkanı ve mesleğine uygun iş bulma imkanlarının yetersizliği.

7-Rekabeti arttırmalı…

8- Tabi ki ehliyet ve liyakat sahibi yönetici ve yönetimler.

VS… bunlar olursa başarıyı, kaliteyi konuşuruz. Yoksa şahısları, grupları ve ideolojileri tartışırız.

Bu geçmişte de farklı değildi. Bu şekilde giderse yarın da farklı olmayacak.

Bir dönem kılık kıyafetle nasıl uğraşıldığını, okulların girişine polislerin dikildiğini, ikna odaları kurulduğunu, çok başarılı öğrencilerin harcandığını hepimiz biliyoruz.”

****

Mustafa Öztürk’ün ‘Taktınız BTÜ’ye’ sözlerine de kısaca yanıt vermek isterim.

1988 yılında Bursa’da gazeteciliğe üniversite muhabiri olarak başladım.

Rektör asker kökenli Nihat Balkır’dı. Üniversiteyi kışla disiplini içinde yönetmeye çalışıyordu, dolayısıyla kırıp döküyordu.

Ben o zamandan bu yana eleştirel bir tutumla uyarılar yapmaya devam etim. Ayhan Kızıl döneminde eleştirilerimi sürdürdüğüm için patronlarım Cavit Çağlar ile Celal Sönmez’e de şikayet edildiğimi biliyorum.

Konu bir takıntı konusu değil!

Biz eleştirmezsek, biz uyarmazsak, biz denetleme görevini yapmazsak, kim yapacak?

Eleştiren öğretim üyeleri sürgüne gönderiliyor, açığa alınıyor, çeşitli cezalara çarptırılıyor.

YÖK dersen Allahlık! Kendi yandaşı saydığı rektörlerin, dekanların açıklarını görmezlikten geliyor, hesap sormuyor.

Öyle olunca da bazı üniversiteler çiftlik gibi yönetiliyor.

Ortaya da başarı çıkmıyor.

Unutmayalım, özgürlüğün olmadığı yerde ne bilim olur, ne demokrasi ne de ekonomik başarı!

Bakınız gelişmiş ülkeler, bakmayınız gelişmemiş, bizim gibi geri kalmış ülkeler!

"class="readMore" style="background-color: #000000">Devamını Oku

Üniversite öğrencilerinin tercihinde Bursa kaçıncı sırada?

Kestel Belediye Başkanı Önder Tanır’dan karşı öneri!

Kestel Belediye Başkanı Önder Tanır’dan karşı öneri!
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Yerel gelişmeleri izleyenlerin gözüne çarpmıştır.

BTSO Başkanı İbrahim Burkay ve arkadaşları geçtiğimiz günlerde Kestel Belediye Başkanı Önder Tanır’ı ziyaret etti.

Kestel Soğuksu’da yeni bir sanayi bölgesi kurmak amacıyla gerçekleştirilen ziyarette eski milletvekili Önder Matlı, Abdullah Burkay, Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyesi İbrahim Gülmez, Başkan İbrahim Burkay’a eşlik etti.

****

Başkan Burkay ve arkadaşları, şehrin doğu bölgesinde TEKNOSAB gibi bir sanayi bölgesi oluşturarak, “Şehir içindeki çöküntü sanayileri” Soğuksu’daki planlamaya çalıştıkları bölgeye taşımak istediklerini Kestel Belediye Başkanı Önder Tanır’a aktardılar.

Orada  Yüksek Teknoloji OSB koymayı hedeflediklerini de söylediler.

****

Ziyaretin ayrıntılarına gelince…

Kestel Belediye Başkanı Önder Tanır sanayicilerin isteğine karşı direnmeye çalışıyor.

4 sanayi bölgesi bulunan Kestel’in yeni OSB’ye ihtiyacı olmadığını düşünüyor.

Aldığım bilgilere göre Başkan Tanır, sanayicilere şu karşı öneriyi getirdi:

Kestel Bursa’nın cürufunun konulacağı yer değildir. Bir şartla destek veririm, birinci sanayi bölgesini taşırsanız.”

Ekip böylesi bir öneriyi beklemedikleri için şaşırmışlar, “Çalışalım gelelim” demişler.

Anımsatayım, Kestellilerle iç içe geçen KOSAB 1 nolu OSB’de 78 fabrika var. Bu fabrikalardan 13’ü boyahane tarzında fabrikalar. Bunların tamamı yeraltı sularımızı çekiyor, kurutuyor, havaya bacasından zehir akıtıyor.

SAHİLLER KİME AİT?

Yazı yazan bazı arkadaşlar ya açıklamaları okumuyorlar ya da okuduklarını anlamıyorlar.

Kıyıların sorumluluğu büyükşehir belediyelerine ait!

Bu net!

Salgın sürecinde Bursa Büyükşehir Belediyesi uyanıklık yaparak, kıyıları Mudanya ve Gemlik’e devretmek istedi.

Ancak niyet iyi değildi.

Para kazanacak yerleri (Güzelyalı) Mudanya belediyesine vermedi.

Eşkel, Eğerce gibi yılların ihmaline uğramış bölgeleri Mudanya’ya kakalamaya çalıştı

Başkan Hayri Türkyılmaz akıllı, kabul etmedi.

Gemlik Belediye Başkanı Mehmet Uğur Sertaslan ne yaptı? Öneriyi kabul etti; Kumla’da harika işler çıkardı. Kız kardeşim Cemile Baysal orada yaşadığı için yakından takip etmiştim.

Halk ilk kez böylesine bir hizmetle karşılaştı.

Bizim goygoycu takım ne yazdı? “CHP’li belediyeler sahillerde hizmet vermedi.”

Oysa Küçükkumla’ya gitseler veya Ersel Peker’in yazısını okumuş olsalar, neler yapıldığını öğrenirlerdi.

****

Peki Bursa Büyükşehir Belediyesi bu yıl ne yaptı?

Gemlik’in elinden sahilleri aldı, Başkan Sertaslan’ın aldığı onca malzeme ortada kaldı.

"class="readMore" style="background-color: #000000">Devamını Oku

Kestel Belediye Başkanı Önder Tanır’dan karşı öneri!

KPSS skandalının bana anımsattıkları!

KPSS skandalının bana anımsattıkları!
2

BEĞENDİM

ABONE OL

Fethullah Gülen çetesinin 2010 sınav sonuçlarını çaldığında mağdur ailelerden biri de bendim.

Kızım (Deren) İngilizce öğretmeni olarak sınava girmiş, 79 puan almıştı. Skandal ortaya çıkıp sınavlar iptal edilince, 81 almış, ataması doğrudan Bursa’ya yapılabilmişti.

O sınavlar sırasında ortaya çıkan belgeleri dönemin başbakanı Tayyip Erdoğan görmezden gelmiş, her zamanki üslubuyla eleştirilere şu yanıtları vermişti:

Bunlar kendi hırsları uğruna ülkelerini karalamaktan asla çekinmezler. Biliyorsunuz ÖSYM tarafından kamu personeli seçme sınavı yapıldı. KPSS’nin hemen ardından terör örgütüne yakınlığı ile bilinen bir sitede sahte bir soru kitapçığı yayınlandı, amaç ne? KPSS gibi son derece hassas bir sınava gölge düşürmek. KPSS gibi milyonların umudu olan, geleceği olan bir sınavı terörize etmek, insanları en hassas yerlerinden vurmak, en hassas yerlerinden incitmek… Terör örgütü bunu yapıyor. Buna sahip çıkan kim oluyor? Yine CHP oluyor.”

****

Sadece bu kadar da değil, her zamanki suçlayıcı üslubuyla karşı hamle de yapmıştı:

“TWITTER KILIÇDAROĞLU

Geçen yıl CHP Genel Başkanı’nın eline sahte bir mail tutuşturdular. Milyonlarca gençle oynadılar. Karşımızda Twitter Kılıçdaroğlu var. Bunlarla hareket ediyor, onlar da olmasa çok fakir kalacak. Geçen yıl olanlardan ders almadı, bu yıl da terör örgütünün bu eylemini yine CHP sahiplendi, insanların hissiyatını istismara kalkıştı.

KPSS TEMİZDİR

KPSS son derece başarılı temiz, sorunsuz şekilde gerçekleştirilmiştir. Bu sınava gölge düşürmek isteyenlerin oyunu anında deşifre edilmiştir. Örgütlü olarak KPSS’de usulsüzlük girişiminde bulunanlar Emniyet güçlerimiz tarafından tespit edilmiş, gözaltına alınmış şu an itibarıyla zannediyorum 19’u tutuklanmıştır. Hiç kimsenin endişesi olmasın. Terör örgütünün, onlarla birlikte BDP ve CHP’nin istismar girişimlerine kimse aldanmasın.”

Bu haberin tarihini ve kaynağını da vereyim.

11 Ağustos 2012, yandaş medya ensonhaber.com.

****

Sonra ne oldu?

15 Temmuz’da soruların FETÖ mensupları tarafından çalındığı, 70 karı-kocanın KPSS sorularını tam bildiği ortaya çıkmıştı.

Sürdürülen soruşturma ve operasyonun ucu ancak 2019 yılında ÖSYM Başkanı Ali Demir’e uzanmıştı.

Peki Bursa’da yakalanan Ali Demir o sırada ne yapıyordu?

****

Onu da 2019 yılında yazmıştım.

Ali Demir’in Bursa’da tutuklanmasıyla ilgili yerel gazetedeki yazımı Yeniçağ gazetesi 13 Nisan 2019’da aynen yayınlamıştı:

“Ali Demir…

ÖSYM eski Başkanı…

2011 üniversite sınav sorularıyla ilgili şifre ortaya çıktığı halde hakkında işlem yapılmayan kişi!..

Fethullahçı Terör Örgütü’nün elemanı olduğu iddialarına rağmen dokunulmayan şahıs!

****

Önceki gün medyada bomba gibi patlayan haberde ‘Ali Demir Kestel’de bir fabrikada yakalandı’ ifadeleri yer aldı.

O fabrika, namı diğer Demokrat Sami’nin, Sami Bilge’nin fabrikası, Elyaf Tekstil…

****

Kendisi hafta sonu için Ukrayna’da gezideydi.

Havaalanından iner inmez görüştük; hikâyenin gerisini ondan dinleyelim:

‘Bugün beni büyük kız aradı; ‘Baba’ dedi, ‘Sen Ali Demir’i tanıyor musun?’ ‘Ali Demir kim?’ dedim kızıma? Amcamın adı da Ali Demir’di. Bulgaristan’dan sonradan geldiği için soyadını farklı almıştı. ‘Ne Ali Demir’i kızım, kim o?’ dedim. ‘YÖK Başkanı bir Ali Demir varmış’ dedi. O zaman anladım, kimden söz ettiğini… Adamı ismen tanıyorum; ‘Kendisini nerden tanıyacağım? dedim. Kızım, ‘Bu adam bugün tutuklandı’ dedi. ‘Kızım bu adam sınav sorularını çaldıran adam, bu bugüne kadar tutuklanmamış mı?’ diye soruma devam ederek ‘eeee’ dedim. ‘Bugün yakalanmış’ dedi kızım. ‘İyi olmuş’ dedim, ‘Bugüne kadar yakalanmaması ayıp!’ dedim. Bunun üzerine kızım, ‘Nerde yakalandı biliyor musun?’ dedi. ‘Nerde?’ diye sormaya devam ettim. ‘Kestel’de’ dedi. ‘Kestel’de ne arıyormuş?’ dedim. ‘Bizim fabrikaya geldi’ dedi. ‘Bizim fabrikada arkadaşı mı varmış?’ diye sormaya devam ettim.”

*****

Sami Bilge’nin kızı, meraklandırıcı bu sorulardan sonra durumu açıkladı.

Elyaf Tekstil bir AR-GE merkezi kurma kararı alıyor.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na başvuruyor.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı da Sami Bilge-Şeref Yoldaş’ın ortak olduğu fabrikaya denetim ve rapor yazımı için Ali Demir’i görevlendiriyor.

Fabrikanın teknik sorumluları tarafından karşılanan Ali Demir, denetimi yaptıktan sonra çıkıp giderken, fabrika müdürü ‘Öğlen saati. Siz Ankara’dan geldiniz, sanırım döneceksiniz. Size bir yemek yedirelim, öyle gönderelim’ teklifinde bulunuyor.

Teklif Ali Demir tarafından kabul ediliyor.

Fabrikadan birlikte çıkıyorlar, Kestel’de bir restorana giderken, polis yolu çeviriyor ve Ali Demir’i gözaltına alıyor.”

****

Bu yazımın üzerinden epey bir süre geçiyor; Ali Demir serbest bırakılıyor ve çalıştığım gazeteye ağır ifadeler içeren bir tekzip gönderiyor.

Tekzibi yayınlamazsam dava açacağını yazıyor, ‘Yavuz hırsız ev sahibini bastırır’ misali…

Yayınlamıyorum elbette…

****

Yeniden bir KPSS skandalı ile karşı karşıyayız.

Ancak eskiden olduğu gibi büyük bir örgütsel organizasyon olduğunu sanmıyorum.

Devlet bu kez hızla harekete geçti, sorumlular görevden alındı, soruşturma derinleştirildi.

Da yine ÖSMY Başkanlığı’na badem bıyıklı, liyakatı değil bağlılığı esas alan bir atama yapılmak zorunda mıydı?

"class="readMore" style="background-color: #000000">Devamını Oku

KPSS skandalının bana anımsattıkları!

Teşekkürler Tayyip Erdoğan!

Teşekkürler Tayyip Erdoğan!
2

BEĞENDİM

ABONE OL

12 Eylül 1980’de gözaltına alınan gençlerden biriydim.

İkizdere’deki evimden alınmış, darbeciler tarafından işkencehaneye dönüştürülen Rize Eğitim Enstitüsü’nün spor salonuna götürülmüştüm.

Zaman zaman sorgu odasına alınıyor, dirençli olanları aynı yerleşkede bulunan yurt binasındaki ranzalara bağlıyorlardı.

Amaç aç susuz bırakarak insanların direncini kırmaktı.

İki gün geçireceğim bekleme odasında ranzaya gözlerim kapalı kelepçelendiğimde konuşmalardan Fatsalı bir gencin de orada olduğunu anladım.

Uzun süredir ranzaya bağlıydı, aç ve susuz bekletiliyordu.

Fatsalı genç ‘Su, ne olur su” diye yalvarıyordu.

İşkenceciler o genç arkadaşa acımasız davranıyordu çünkü o Terzi Fikri’nin ‘Küçük Moskova’sından getirilmişti.

****

Benim sorgum kısa sürdü ama spor salonunda 86 günlük gözaltı (bekleme) sürecinden sonra serbest kaldım.

O arkadaşa ne olduğunu bilmiyorum ama işkencecilerin Fatsa’ya özel ilgi (!) gösterdiklerini biliyorum.

****

Onun nedeni de Fatsa’dan, Karadeniz’den çıkıp Türkiye’ye örnek olacak bir model ortaya konulmasıydı.

Tıpkı Köy Enstitüleri gibi Fatsa’daki halkın kendi kendini, komiteler yoluyla yönettiği bir model çok tehlikeliydi (!)

Tüm sorunların birlikte çözüldüğü, herkesin yönetime katıldığı yeni bir yoldu.

Bir tür yerel sosyalizm deneyimiydi.

Düşünün 11 bölgeye ayrılmıştı küçücük Fatsa…

Asfaltın henüz olmadığı Karadeniz’in bu şirin ilçesinde sokaklar çamurdan kurtarılmıştı.

Orada her şeye Halk Komiteleri karar veriyordu.

İçki, kumar yasaktı, kadına şiddet büyük oranda engellenmişti.

Çünkü sosyalizm cinsiyet eşitliğini ön plana çıkaran bir rejimdi.

****

Fatsa’daki bu örnek gelişmeden dönemin egemenleri rahatsız olmaya başladı.

Özellikle dönemin başbakanı Süleyman Demirel, Çorum katliamı sonrasında ‘Çorum’u bırak Fatsa’ya bak’ diyerek operasyon sinyalini verdi.

Darbeciler 12 Eylül’ü bile bekleyemedi, 11 Temmuz 1980 sabaha karşı Fatsa kuşatıldı.

Yüzlerce kişiyle birlikte Terzi Fikri Sönmez de gözaltına alındı. Gördüğü işkenceler ve cezaevinin kötü koşulları nedeniyle Amasya Cezaevi’nde 1985 yılında kalp krizi geçirerek yaşama veda etti.

Anısı önünde saygıyla eğiliyor, bu önemli olayı ters manyel vererek anımsattığı için Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a teşekkür ediyorum.

****

Bu yazının dipnotu: Demokrasinin olduğu dönemlerde (AKP öncesinde), donanımıyla, geniş bilgi dağarcığıyla Bursa’nın aydınları arasında yer alan Tahsin Bulut (AKP’nin 20 yılını anlatan ‘Nereden Nereye’ başucu kitabımdır) ve Gıyasettin Bingöl’le radyoda tartışma programı yapıyorduk. Konu Fatsa’ya gelince Bulut, “Neden Fatsa komünistti biliyor musunuz? Çünkü Rusya’nın en kolay çıkarma yapacağı yerler arasındaydı” demez mi? O zaman çok gülmüştüm bu teze, sanırım şimdi kendisi de güler!

"class="readMore" style="background-color: #000000">Devamını Oku

Teşekkürler Tayyip Erdoğan!