GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
Parçalı Bulutlu
DOLAR 7.84
EURO 9.45
ALTIN 460.05
BİST $19.213

Artık kadınlar ölmesin!

03 Eylül 2019 Salı, 17:13

Enbursa.com'dan herkese merhabalar.

Bugünkü konumuz gün be gün artan kadın cinayetleri. Türkiye geçtiğimiz günlerde eski eşi tarafından çocuğunun gözü önünde acımasızca katledilen Emine Bulut cinayeti ile sarsıldı. Çokça insan gerek yürüyüşlerle gerek sosyal medya yoluyla tepkisini dile getirdi. Bu olay karşısında her ne kadar hukukçu kimliğimle durmaya çalışsam da avukattan önce insan olarak bunu kişiselleştirmeden bakmak ne yazık ki mümkün değil.

Kadıncinayetleri.org sitesinden alınan verilere göre, Türkiye'de 2010 yılından bu yana (kayıtlara geçen) bin 964 kadın öldürüldü. Ve ne yazık ki faillerin neredeyse hepsi kadının yakınları. Baba, eski eş, erkek arkadaş, abi, kardeş, amca. Bin 964 kadının bin 155'i kocası, erkek arkadaşı ve eski kocası tarafından öldürüldü. Yani kadınlar bu zamana kadar hep tanıdıkları tarafından sistematik olarak öldürülüyor ve ne yazık ki öldürülmeye de devam ediyor.

Bahanelere bakıldığından ise bir bahanesi olmadan öldürülen kadın sayısı 439. Ve daha başkaca bir sürü sözde sebeplerle, bahanelerle kadınlar öldürülüyor. Burada dikkat edilmesi gereken ise bu rakamların sadece kayıtlara geçen rakamlar olması. Bilinmeyen, örtbas edilen daha niceleri olduğu da aşikar.

Hukuki olarak incelediğimizde kasten öldürme Türk Ceza Kanunu Madde 81'de düzenlenmiş. Bir insanı kasten öldüren kişinin müebbet hapis cezası alacağı eşe karşı işlendiği halde ise arttırılarak ağırlaşmış müebbet hapis cezası alacağı öngörülmüş. Her ne kadar tüm platformlarda cezaların caydırıcı olmadığından bu suçların çok fazla işlendiği görüşü hakim olsa da, bakıldığı zaman bu cezaların hukuk sistemimizdeki en ağır cezalar olduğu görülecektir.

Burada bana kalırsa irdelenmesi gereken 2 durum mevcut. Biri toplumdaki hukuki bilgisizlik, diğeri de sadece hapis cezasının yüksek olmasının etkili olmadığı. Hukuki bilgisizlikten kastım ise insanların kanunları suçları ve cezalarını bilmemesi. Ve medyada çıkan eleştiri niteliğinde haberlerin sadece lehlerine olduğunu düşündükleri kısımları almaları. En bariz örnek ise "2 yıl yatar çıkarım" veya "Kravat takar iyi hal indirimini kaparım" düşüncesi. Burada kastettiğim ise ağırlaşmış müebbetten hüküm giymiş kimsenin 2 yıl hapiste ceza çekmesiyle bu cezanın infaz edilemeyeceğini ya da sadece giyim kuşamdan kaynaklı bir kravat takılmasıyla hiçbir mahkemenin iyi hal indirimi vermeyeceğini bilmemesi.

Diğer etken ise hapis cezalarının sadece yüksek olması toplum yapımız bakımından caydırıcı niteliğe sahip değil. Açıklamak gerekirse bu cezaların yanında başkaca yaptırımlara da ihtiyaç duyulması. Toplumdan dışlanma, kişinin yargılandığı suçla anılması gibi. Örneğin ABD'nin bazı eyaletlerinde hapis cezasının infazından sonra cinsel suçluların okulların belli metre yakınlarında oturmasının yasak olması, kişinin cinsel suçlu olduğunun aleni şekilde toplum tarafından bilinmesi kişinin bu suçları işlemesini hapisten çıkınca da bir yaptırımla karşılaşacağını düşünmesi bana kalırsa cezanın caydırıcılığını artıracaktır.

Yani bu cezaların özellikle son yıllarda artan ve ne yazık ki artmaya devam edecek olan kadın cinayetlerini engellemesi hiç olmazsa minimum seviyeye indirilmesi için öncelikle toplumun kadınların da erkeklerle eşit olduğu konusunda eğitilmesi, cezalar konusunda bilgilendirilmesi ve hapis cezalarına ek olarak belirli yaptırımlarında öngörülmesi gerekmektedir.

Artık kadınlar ölmesin.

Haftaya başka bir konu ile görüşmek üzere.

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

Kadir için adalet!

Depremde hukuki ve cezai sorumluluk kime ait?

EYT'liler Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne nasıl başvurabilir?

Hukuk sisteminde yeni kavramlar: Arabuluculuk, uzlaşma, seri muhakeme

Sibel Ünli'nin kaybı ve siber zorbalık!

Haksız tahrik bitti, şimdi bir de iyi hal indirimi mi?

Nedir bu haksız tahrik?

Bir haksız kazanç sağlama yöntemi: Şantaj suçu

Hak aramada sosyal medya

Kişisel verilerin korunması

Modern çağın işkencesi: Mobbing

Teknolojik tetikçilik: Künyesiz internet gazeteleri

Kentsel dönüşememek! Batan müteahhitler...

30 olsun, 40 olsun; olmaz hemşerim, 50 olsun!

Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru

Benim arabam, benim sigaram...

Yeni yargı paketi neler getiriyor?

TBB Başkanı Metin Feyzioğlu'na açık mektup

Sahaya girmek basit, cezası ağır!

Çocuklara dokunmayın!

Haklısın, ama İş Kanunu'na göre değil!

AİHM, EYT mağdurlarının lehinde karar verirse ne olacak?

Bir Tweet 7 yıl eder mi?

O eli bir indir! Trafikte tacize son...

Tıbbi hatada hasta hakları nelerdir?

Ticaret karşılıklık, çek karşılıksız

Eşim, ben, üçüncü kişi, zina ve tazminat

Caydım caydım, cayamadım cezai şart var!

Hamileyim, İş Kanunu benim için ne diyor?

Kadınlar artık boyun eğmesin!

Velayet eşimde çocuk bende

Toplumsal şiddetin son durağı: Hayvanlar

Orijinali pahalı, hem bizim sattığımız da aynısı

Sosyal medyada konuşulan sosyal medyada kalıyor mu?

Seçimlere olağanüstü itiraz nedir?

İbraname imzaladım, hakkım zayi oldu mu?

Eyvah boşanıyorum, nafaka alabilir miyim?

Seçim suçları ve cezaları

Eğer sigortam yatsaydı, şimdi emekliydim!

Güzele rızası olmadan güzel demek suçtur!

3 kuruş ucuz olsun, temelden olsun!

Çek nasıl yazdırılır?

Araba senin, ev benim, altınlar kimin?

İşten haksız yere çıkarıldım, geri dönmem lazım!

Hesaplar sahte; hakaretler, tacizler gerçek!

Eyvah, aldığım bilgisayar bozuk çıktı!