GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ
Bursa
12°
Parçalı Bulutlu
DOLAR 7.89
EURO 9.29
ALTIN 482.44
BİST 1.205

İnovasyon ve cahil bilmişliği ikilemi

06 Eylül 2020 Pazar, 21:36

Ne yazık ki, insanların yaratıcılık kabiliyeti, yaş aldıkça, tecrübe kazandıkça azalıyor. Hele de içinde bulunduğunuz kültür ve eğitim sistemi eleştirel düşünceye ve yeniliklere pek açık değilse, yaş ve mevki sahiplerinin otoritesi ağır basıyor ise, ifade özgürlüğünün önünde engeller varsa insanlar çok hızlı bir şekilde "tek tipleşiyor" ve mevcut düzene ayak uyduruyor. Bu tip toplumlar, ilerici görünmeye çalışsalar bile çok muhafazakardırlar, kurallarını bildikleri, söz sahibi oldukları mevcut düzenin değişmesini istemezler.

Oysa dünyamız ve yaşantımız, teknolojik gelişmeler sayesinde çok hızlı bir değişime uğruyor. İnsanlar arasındaki mesafe daha da yakınlaştı ve etkileşim daha da arttı. Yeni icatların, tedavilerin ve hizmetlerin tüm dünyaya yayılması daha kolaylaştığı gibi, ekonomik krizler ve Kovid19 gibi salgınlar da çok kısa zamanda tüm dünyayı etkiliyebiliyorlar. İnsanın doğası veya fıtratı değişmese de imkanlar, beklentiler ve iş yapış şekilleri hızlı bir değişimden geçiyor.

Ülkelerin ve firmaların sağlıklı bir şekilde hayatta kalabilmeleri için sadece güçlü olmaları yetmiyor, bu hızlı ve hızlanan değişime uyum sağlamaları ve hatta bu değişime liderlik etmeleri gerekiyor.

Değişime uyum sağlamak ve hatta liderlik edebilmek için en önemli konu ise inovasyondur, yani "değer katan yeniliklerdir." Firmaların inovasyon başarıları ise iki temel özelliğe bağlıdır; inovasyon yetkinlikleri ve inovasyona adanmışlıkları. İnovasyon yetkinliği, bir firmanın yeni fikirler üretebilme ve uygulayabilme becerisidir. Adanmışlık ise, inovasyonun firma için ne kadar önemli olduğu, inovasyona ne kadar efor ve kaynak ayırdığı ve inovasyonun şirketin temel yetkinliklerinin bir parçası olduğu ile ilgilidir.

İnovasyonda, özellikle de sektörleri alt üst eden, yeni pazarlar çıkartan Bozucu (disruptive) İnovasyonda, itici güç genellikle gençlerdir. Henüz işletme körlüğü hastalığına tutulmamış, kendisine cam tavan limitleri koymamış, her türlü varsayımları sorgulayabilen, risk alabilen, kaybedecek çok şeyi olmayan, alışkanlıklarının kölesi olmamış gençlerin yenilikçi fikirlerine her zaman kapılarımızın ve beyinlerimizin açık olması lazım!

Onların statükoyu, mevcut kabulleri ve mevcut çözümleri sorgulamalarına, yeni fikirler geliştirmelerine, çılgın gibi gözükecek fikirlerini bile rahatça ifade etmelerine, denemeler yapmalarına fırsat vermemiz gerekiyor.

Liderler ve yöneticiler olarak mentorluğu iyi bilmemiz ve gençlere bu yolculuklarında iyi birer mentor olmamız lazım. Gençlerin yaratıcılıklarını, tecrübelerimiz ile harmanlayıp mevcut ürünlerimizde, hizmetlerimizde ve süreçlerimizde iyileştirmeler yapmalı ve yenilerini geliştirmeliyiz.

***

Burada bir çift söz de gençlere veya yeni bir alana giren herkese söylemek isterim. Öğrenme yolculuğunuzun başlarında, Dunning-Kruger etkisi diye bilinen "cahil bilmişliği" sendromuna yakalanmış olabilirsiniz!

Dunning-Kruger etkisi ya da Dunning-Kruger sendromu ismini, yaptıkları bir dizi deney sonucu bu etkiyi keşfeden Cornell Üniversitesi akademisyenlerinden David Dunning ve Justin Kruger'dan alır ve bu etki bir algılamada yanlılık eğilimidir.

Akademisyenlerin bu etkiyi keşfi ilginç bir olaydan sonra gerçekleşmiştir: 1995 yılında 44 yaşındaki McArthur Wheeler isimli şahıs, limon suyunun "tuhaf" olarak tanımladığı kimyası ile ilgili çok derin bilgilere sahip olduğu iddiasıyla, yüzünü limon suyuna buladı ve 2 bankayı üst üste soymaya kalktı. İddiasına göre, limon suyunun görünmez yazılar yazmakta kullanılabilmesini sağlayan "gizemli" kimyası sayesinde, kendisini de "görünmez" kılacak ve bankadaki kameralar onu kaydedemeyecekti. Bankaları soymayı başardı; ancak tabii ki kameralar sorunsuz bir şekilde kayıt yapmıştı ve polis aynı gün içerisinde adamı kolayca yakaladı. Bu ilginç girişimin sebebi, Wheeler'ın cahilliğiydi. Kimya ve muhtemelen genel kültür hakkında derin bir cehalete sahip olmasına rağmen, cahilliğinin farkında değildi ve kendini uzman görüyordu.

Dunning ve Kruger, Cornell Üniversitesi'ndeki öğrenciler arasında yaptıkları deneyde "sınav nasıl geçti?" sorusuna öğrencilerden yanıtlar istemişler.

Sınavdan 100 üzerinden 10 bile alamayanların sınavın hemen sonrasında "kendilerine güvenleri" müthişmiş, "sınavdan 60 bekliyorum, hatta şansım yaver giderse 70 bile alabilir" demişler. Sınavdan 90'dan yüksek alanlar ise "en alçak gönüllü" deneklermiş; sınav sonrasındaki cevaplarında "70 civarı bekliyorum" demişler.

İki akademisyen, yaptıkları çalışmada şu sonuca varmış:

  1. Yetkin olmayan insanlar ne ölçüde niteliksiz olduklarını fark edemezler.
  2. Yetkin olmayan insanlar becerilerine abartma eğilimindedirler ve yüksek özgüvene/cesarete sahiptirler.
  3. Yetkin olmayan insanlar diğer insanlardaki gerçek beceriyi fark edememektedirler.
  4. Eğer bu yetkin olmayan insanlar eğitilirlerse, geçmişteki eksikliklerini fark edip kabul etmektedirler.

Yapılan araştırmalar, bu etkinin iki taraflı olduğunu göstermiştir: Yani bir konu hakkında gerçekten ortalamanın üzerinde bilgiye sahip veya gerçekten uzman olan kişiler, kendi bilgilerini küçümsemeye ve olduğundan az görmeye meyillidirler. Bu kişilerde daha yoğun olarak alçakgönüllülük, spesifik bir konudaki bilgilerinden (aslında doğru olmasına karşın) emin olmama, mütevazı tavırlar ve konu hakkındaki bilgi düzeylerini önemsememe gibi davranışlar görülür.

Bu durum, Bertrand Russel'in şu sözünü de doğrular niteliktedir: "Dünyanın sorunu, akıllılar hep kuşku içindeyken aptalların küstahça kendilerinden emin olmalarıdır."

***

Sonuç olarak, dünyadaki değişimi takip edebilmek ve değişime liderlik edebilmek adına yaptığımız inovasyon çalışmalarının başarılı olabilmesi için hem yöneticilerin hem de gençlerin kendilerine çekidüzen vermeliler. Yöneticiler gençleri cahillikle, tecrübesizlikle suçlayıp onları susturmamalılar, gençler de yeni girdikleri alanda, öğrenilecek ve denenecek daha pek çok şeyin olduğunu bilerek fikirlerini ve itirazlarını saygılı ve detaylı bir şekilde ifade etmeliler.

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları