GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
-2°
Açık
DOLAR 7.96
EURO 9.5
ALTIN 463.15
BİST $18.840

Önemli işleri ertelemenin dayanılmaz hafifliği

08 Haziran 2020 Pazartesi, 19:00

Genellikle, uzun vadede fayda getirecek işlere başlamakta zorlanıyoruz, daha küçük, daha basit ve daha zevkli işlere gereğinden fazla zaman ayırıyoruz. Önemli işler yerine, internette kısa videoları seyretmek, Twitter, Facebook ve Instagram'da dolaşmak, arkadaşlarla mesajlaşmak gibi işlerle saatlerimizi ve hatta günlerimizi geçiriyoruz.

Beynimiz, ne yazık ki, zor gördüğü veya hemen faydasını görmeyeceği işleri ertelemeye programlanmıştır. İnsan beyni somut konuları daha iyi kavrar, ancak soyut konuları anlamakta zorlanır. Ayrıca, hemen elde edeceğimiz hızlı kazanımların (quick wins) vereceği haz, uzun vadede elde edebileceğimiz hazdan veya faydadan daha çekici gelmektedir. Davranış bilimcileri bu duruma "mevcut-yanlılık" (present-bias) diyorlar. Mevcut-yanlılık, gelecekteki daha büyük bir ödül için çabalama yerine, bugünkü daha küçük bir ödüle razı olma veya tercih etme eğilimidir.

Peki, önemli işleri ertelememize sebep olan bu eğilimle nasıl başa çıkabiliriz?

İnsanı motive eden iki temel faktör vardır diyebiliriz; acıdan kaçınmak ve zevk almak. Her davranışımızda bir fayda-maliyet veya zevk-acı hesabı yaparız. Faydası maliyetinden büyük olan işleri, yatırımları tercih eder, diğerlerinden kaçınırız. Eğer mevcut-yanlılık seviyemiz yüksekse, yani kısa zamanda yaşayacağımız hazları, uzun vadedeki hazlardan daha fazla önemsiyorsak, doğru bir fayda-maliyet analizi yapmamız ve doğru karar vermemiz pek mümkün olmuyor. Aşırı kredi kartı kullanımı, sigara içme, fazla yeme, düzenli egzersiz yapmama, sosyal medyada aşırı zaman harcama gibi pek çok hareketimizi bu duruma örnek olarak verebiliriz.

Kendimizi ve firmamızı mevcut-yanlılığın etkisinden kurtarmak için daha doğru fayda-maliyet analizleri yapmamız gerekiyor. Eylemlerimizin uzun vadedeki faydalarını daha iyi bilmemiz ve hissetmemiz, eylemlerimizin maliyetini ise daha küçük hissetmemiz lazım ki fayda/maliyet oranımız yüksek olsun. Burada özellikle "hissetmek" kelimesini kullandım, çünkü insanlar genellikle hisleriyle karar verir ve akılları ile bu kararın doğruluğunu savunurlar.

Peki, uzun vadedeki faydaları nasıl daha iyi bilir ve daha gerçekçi hissedebiliriz?

  1. İşi tamamlamanın ne kadar harika olacağını hayalinizde canlandırın. Araştırmalar dijital olarak yaşlanmış halleri gösterilen kişilerin emeklilik için daha çok tasarruf yaptıklarını gösteriyor, çünkü insanlar bu yöntemle yaşlılık zamanlarını daha iyi hissediyor ve yaşlılık için tasarruf yapmanın önemini daha iyi kavrıyorlar. Benzer yaklaşımı diğer ertelediğimiz işler için de uygulayabiliriz. Hep geciktirdiğimiz düzenli spor yapma işine başladığımızda kendimizi nasıl hissedeceğimizi, sağlığımızı nasıl olumlu etkileyeceğini, çocuklarımızla ve hatta torunlarımızla ne güzel oyunlar oynayabileceğimizi hayal edelim. İşlerin yoğunluğundan ötürü hep ertelediğimiz eş-dost ile bir araya gelmenin hazzını gözümüzde canlandıralım. Çalışanlarımızın kişisel ve mesleki gelişimine katkı sunmak için yapacağımız etkinliklerle çalışanlarımızın gözündeki mutluluğu ve işlerdeki verim artışını düşünelim.
  2. Topluluk önünde taahhütte bulunun. Beynimiz, toplumun bizi nasıl gördüğüne, tanıdıkların ve hatta yabancıların bize saygı duymasına, takdir etmesine çok değer verdiği için topluluk önünde o hep geciktirdiğimiz işe başlayacağımıza veya tamamlayacağımıza dair taahhütte bulunabiliriz. İnsanların bizi tembel veya sözünü tutmayan bir kişi olarak tanımalarını istemediğimiz için söz konusu işi tamamlamak için ekstra bir motivasyonumuz olur. Ayrıca, işi tamamlamanın faydasına ek olarak sözümüzü tutmuş olmanının hazzını yaşamış oluruz.
  3. Ertelemenin olumsuz yanları ile yüzleşin. Genelde işler, tahmin edilen zamandan daha uzun sürerler. Son dakikaya bıraktığımız işler, ayırdığımız sürede bitmeyecekleri için söz konusu işteki başarısızlık ihtimalimizi yükseltmiş oluruz. Son gece çalışılan sınavdan genellikle iyi not alınmaz, son dakikada hazırlanılarak girilen ihaleyi kazanmak zordur veya hasbelkader alınan bu proje başa bela olur.

Uzun vadedeki faydayı daha iyi hissetmeye çalışmanın yanı sıra ertelediğimiz işin maliyetini de düşük hissetmemiz lazım. Peki, bunu nasıl yapabiliriz?

  1. Böl-yönet. Bazen işlerin zorluğu gözümüzü korkuttuğu için işleri erteliyoruz. Diğer tüm işlerde ve projelerde olduğu gibi böl-yönet yaklaşımı ile gözümüzde büyüyen işi küçük parçalara bölüp tek tek gerçekleştirebiliriz. Özellikle ilk adımın basit ve kolaylıkla yapabileceğimiz bir adım olması faydalı olur. Mesela, kitap yazmak büyük bir iştir ama kitabı bölümlere ayırıp her bir bölüm üzerinde çalışmak işe başlamanızı kolaylaştıracaktır.
  2. Ödül belirleyin. Başlamak bitirmenin yarısıdır derler, onun için işin ilk adımını tamamladığımızda veya her önemli aşamayı geçtiğimizde kendimize ödül verebiliriz. Küçük ve hızlı zaferler, motivasyonumuzu canlı tutacaktır.
  3. Ertelemenin altında yatan sebebi ortadan kaldır. İşleri ertelemenin altında, işin faydasına inanmamak, iş için kendimizi yetkin hissetmemek, işi sıkıcı bulmak gibi değişik sebepler olabilir. Sebep ne ise bunu belirlemek ve bu sorunu çözmek gerekir.

Bu saydıklarımız, önemli işleri ertelemeyi önlemeye özel yaklaşımlardı. Günlük ve haftalık planlar yapmak, işleri önem ve aciliyetine göre sıralamak, mesainin ilk saatleri gibi en zinde olduğumuz zamanlarda önemli işlerin üzerinde çalışmak ve çalışma ortamını dikkat dağıtıcı kaynaklardan arındırmak, zamanını verimli kullanmak ve önemli işleri zamanında yapmak için tavsiye edilen diğer bilinen yöntemlerdir.

Kişisel başarımız, kendimizi yetiştirmeye ve zaman gibi paha biçilemez kaynağımızı verimli kullanmamıza bağlı. Bu yolculuğunuzda başarılar dilerim.

BÜLENT GÜMÜŞ KİMDİR?

Dr. Bülent Gümüş, 1974 yılında Artvin'in Şavşat ilçesinde doğdu. İlkokul 4'e kadar Ankara'da okuduktan sonra Bursa'ya taşındı. Dumlupınar İlkokulu, Değirmenlikızık Ortaokulu ve Yıldırım Beyazıt Lisesi'nde okuduktan sonra 1991 yılında tekrar Ankara'ya dönerek üniversite eğitimini ODTÜ Makine Mühendisliği'nde tamamladı. Makine Mühendisliği Yüksek Lisans derecesini Texas Tech Üniversitesi'nden 1998 yılında aldı. 1998-2006 yılları arasında Texas'ta savunma sanayisinde mühendis, proje yöneticisi ve program yöneticisi olarak çalıştı. Çalışırken Southern Methodist Üniversitesi'nde Mühendislik Yönetimi Yüksek Lisans programından dersler aldı ve 2005 yılında Makine Mühendisliği Doktora derecesini Texas Tech Üniversitesi'nden aldı.

Dr. Gümüş, 2006 yılında Türkiye'ye döndü, savunma sanayisinde kısa bir süre Proje Yöneticisi olarak çalıştıktan sonra 2007 yılında TOBB ETÜ Endüstri Mühendisliği Bölümü'nde Yardımcı Doçent olarak akademik kariyerine başladı ve Mart 2012'ye kadar bu görevine devam etti. TOBB ETÜ'deki görevi süresince, Texas Tech Üniversitesi'nde ve Katar Üniversitesi'nde Ziyaretçi Akademisyen olarak lisans ve lisansüstü dersler verdi. Mart 2012-Nisan 2014 tarihleri arasında BAE Systems isimli uluslararası savunma sanayi firmasının Savaş Uçakları biriminde Program Yönetimi ve İş Geliştirme alanlarında danışman olarak çalıştı.

Dr. Gümüş, yeni ürün tasarımı, inovasyon ve ArGe yönetimi, mühendislik ve teknoloji yönetimi, proje yönetimi, girişimcilik, süreç iyileştirme ve stratejik yönetim alanlarında araştırmalar yapmakta, eğitim ve danışmanlık hizmetleri sunmaktadır. TÜBİTAK, TTGV, İSO ve Kalkınma Ajansları gibi kuruluşların desteklediği proje ve yarışmalarda hakemlik ve izleyicilik yapmaktadır.

Dr. Gümüş, şu anda, kurucu ortağı olduğu innoCentrum firmasında Genel Müdür olarak görevine devam etmekte ve vakit bulduğu zamanlar Bilkent, Hacettepe ve TED Üniversitelerinde ders vermektedir.

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları