GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
6.02°
Açık
DOLAR 9.22
EURO 10.74
ALTIN 528.74
BİST 1.433

İkizdere'den Kirazlıyayla'ya yaşamı savunanlar!

16 Haziran 2021 Çarşamba , 15:51

Bir yanda, gürül gürül akan bir şelaleye baktığında kendisini var eden doğa ile bütünleşenler… Toprağı, yeni doğmuş bir bebeği sever gibi özenle işleyenler… 70’inde bile yaşamak ağar bastığından ağaç dikenler… Diğer yanda ise, daha fazla para kazanmak için doğaya zarar vermekten çekinmeyenler!..

Bir yanda, dere, orman, mera dinlemeden, ekonomik gücüne siyasi destek de bularak doğayı har vurup harman savuranlar; diğer yanda ise, Cerattepe’den İkizdere’ye, Kaz Dağları’ndan Kirazlıyayla’ya yaşamı savunanlar!..

Dünyada sağlıklı gıda ve temiz suya ulaşamayan milyonlarca insan olduğu biliniyor. Doğanın, plansız ve kirli sanayi yatırımları, hızlı ve düzensiz betonlaşma nedeniyle S.O.S verdiği, toprak, su ve hava kirliliğine bağlı hastalık ve ölüm sayılarının arttığı da bilinen gerçekler arasında. Doğa, kendisine yapılan hiçbir şeyi elbette ki karşılıksız bırakmıyor! Son yıllarda yaşanan hızlı iklim değişikliği, ani sel, hortum, düzensiz yağışlar gibi daha önce yaşanmamış ya da yaygın olmayan doğa olaylarının, giderek yaşamı tehdit eden kuraklığın ve daha sayılabilecek onlarca doğal olmayan doğa olayının başka nasıl bir açıklaması olabilir ki?
Yaşamı var eden su, hava ve toprak. İnsanoğlu, sahip olduğu bu değerleri tahrip ederek kendi sonunu hazırlıyor. Temiz su, temiz hava, temiz toprak yoksa korona virüs salgınında olduğu gibi dünyanın tamamını esir alan hastalıklar daha çok yaşanacak demektir. Kirli toprak, kirli hava ve SUDAN SEBEP!

BURSA’DA BİR ÇEVRE MÜCADELESİ: KİRAZLIYAYLA…
 
Bursa’da son yıllarda çok sayıda çevre mücadelesi ön plana çıktı. Marzinc, Kozağacı Vadisi, DOSAB Kömürlü Termik Santrali, Suuçtu Şelalesi bir çırpıda sayılabilir. Ve tabii ki her geçen gün ruhsatlarına bir yenisini ekleyen maden firmalarına karşı köylülerin mücadelesi.
İşte o köylerden biri Kirazlıyayla… Yılda 30 bin ton, on yıllık ÇED izni boyunca 300 bin ton posa, günlük 13 ton kurşun, 42 ton çinko, toplamda 55 ton konsantre… Bursa’nın Yenişehir ilçesinin şirin ve sakin bir köyüyken, Lübnanlı Meyra Madencilik Şirketi’nin kurmak istediği Çinko-Kurşun-Bakır Zenginleştirme (Flotasyon) Tesisi ve Atık Barajı projesine karşı topraklarını savunan kadınlarının kararlılığı ile adını tüm Türkiye’ye duyurdu Kirazlıyayla.

HUZURU KAÇIRAN İLK ADIM: GENİŞLEME TALEBİ!

Kirazlıyayla’ya 225 metre, Beypınarı’na 2,5, Reşadiye ve Kozdere’ye 3,5, Demirboğa ve İznik Gölü’ne ise 4 kilometre… Lübnanlı Meyra Madencilik, 2019 yılının sonlarına doğru Çinko-Kurşun-Bakır Zenginleştirme Tesisi ve Atık Barajı projesi ile alanı genişletmek istedi. Bu, sakin köy Kirazlıyayla’da huzuru kaçıran ilk adım oldu. Köylü kurdukları Kirazlıyayla Köyü Koruma ve Dayanışma Derneği çatısı altında örgütlendi. DOĞADER ve Bursa Barosu başta olmak üzere, Akademik Odalar, çevre platformları, CHP ve İYİ Parti’nin başını çektiği muhalefet partileri köylünün yanında yer aldı.

KADINLAR ÖN PLANDA!
 
Firmanın Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan aldığı ÇED olumlu kararına karşı hukuki mücadele başlatıldı. Dava devam ederken firma, 2020 Nisan’ında bölgede ağaç kesimine başladı. Köylü de fiili olarak topraklarını savunmaya geçti. Kadınlar hep ön plandaydı. Ata topraklarına sahip çıkmakta kararlı olan kadınlar, iş makinalarının karşısına dikildi. Eylem yaptı, yol kapattı. Ancak jandarma eşliğinde çalışan firmanın şikayeti üzerine 12 kadın gözaltına alındı. Mayıs ayında ise iş makinasının karşısına dikilen CHP Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu’nun yanında yer alan ve mesleğini icra eden eşi gazeteci Yusuf Kayışoğlu gözaltına alındı.

YARGI SÜRECİ…

Dava kapsamında inceleme yapan bilirkişi heyeti, 2020 Ağustos ayında firmanın aldığı ÇED raporunun yetersiz olduğuna karar verdi. Buna rağmen firma bölgeden çekilmedi. Pandemi kısıtlamaları nedeniyle köylü ceza tehdidi ile karşı karşıya kalırken firma ise çalışmalarını sürdürdü. Hatta şirketin pompalarla su çekerek kuruttuğu belirtilen Kamışlı Göleti’nin etrafındaki ağaçlar bizzat Orman Bölge Müdürlüğü ekiplerince kesildi.

Mahkeme, kendi atadığı bilirkişi heyetinin hazırladığı ve firmanın aleyhine olan rapora rağmen ÇED iptal davasını reddetti. Süreç Danıştay’a taşındı. Bu arada firmanın bölgede gerçekleştirdiği ağaç kesimine karşı yargı önce yürütmeyi durdursa da daha sonra bu kararından vazgeçti. Orman kesimine ilişkin yargı süreci de İstanbul İdare Mahkemesi’ne taşındı.  Firmanın İznik Gölü’nden su kullanmasına karşı da dava açıldı.
 
KİRAZLIYAYLA’DA YÜKSEK GERİLİM!

Son süreçte, tam kapanma kısıtlamaları kapsamında köylü evinden çıkamazken firma yine çalışmalarını sürdürdü. Üstelik, bu kez maden işletme sahasına çekilen yüksek gerilim hattını köyün altından geçirmeye kalktı. Hattın evlerin dibinden geçirilmesi sırasında köyün su ve kanalizasyon boruları patladı. Dışarıya çıkınca ceza tehdidi ile karşı karşıya kalan köylüler, bir de Ramazan ayında susuz kaldı. Madencilik firmasına karşı verilen hukuk mücadelesine bir yenisi daha eklendi. Hem kazıya hem de elektrik hattı geçirilmesine karşı dava açıldı.

Sonuç olarak Kirazlıyayla’da Lübnanlı şirkete karşı açılmış 4 ayrı dava sürüyor. Köylü, hukuki süreç tamamlanmadan firmanın bölgede geri dönülemez hasarlar bırakmasından endişe ediyor. Pandemi kısıtlamalarının firma tarafından fırsata çevrilmesine dur denilmesi isteniyor.

Kirazlıyayla’nın akıbeti nasıl sonuçlanacak, yargısal süreç nasıl nihayete erecek? En önemlisi, günün sonunda yargı da köylüyü haklı bulursa ortada daha önce olduğu gibi yemyeşil, yaşanılabilir bir Kirazlıyayla kalacak mı?  

Bursa’nın Yenişehir ilçesine bağlı küçük ve sakin bir köyken bir maden şirketine karşı verdiği mücadele ile adını tüm Türkiye’ye duyurdu Kirazlıyayla. ”Sudan Sebep!”te o mücadeleye dilimiz döndüğünce yer vermek istedik. Bir zamanlar ‘Yeşil Bursa’ olarak anılan kentin geldiği son durum da göz önüne alındığında, bu sayfada işlenecek daha nice konu, anlatılacak daha nice hikaye olduğu malum. Bir sonrakinde görüşmek dileğiyle…

DİPNOT: Bu yazı EN Dergi'nin ilk sayısında yayımlanmıştır.
 
 
 
 
 
 

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları