GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ
Bursa
13°
Parçalı Bulutlu
DOLAR 7.87
EURO 9.31
ALTIN 482.8
BİST 1.210

Çevre hakkı kimin hakkı?

04 Haziran 2020 Perşembe, 19:01

"Kesilen bir iğde ağacı için / uykuların kaçmış / cezamız ağır ulu Atam / ormanlar tükenmiş de / kılımız kıpırdamamış."

Tahsin Şentürk'ün dizeleri neredeyse bir asır önce yaşanan bir olay ile bugünün karşılaştırması.

Bir yanda maden tesisleri, taş ocakları için ağaçlarını kepçeyle kökünden söken Türkiye, bir yanda tek bir iğde ağacı için gözyaşı döken, uykuları kaçan Atatürk!

Atatürk'ün çevreye bakışını anlamaya çalışırken ortaya konulacak çok önemli, çok da bilinen örnekler var:

"Yeşil Bursa"dan belki daha yeşil Ankara onun eseri, adını taşıyan Orman Çiftliği bozkırın nasıl bir vahaya dönüşebileceğinin göstergesi.

En çarpıcı örnek ise kuşkusuz çınar ağacını kurtarmak için Yalova'daki köşkü yürütmesi. Atatürk köşkü yürüttü, çünkü bir daha gözyaşı dökmek istemiyordu!

"O günün Ankara'sında bir tek iğde ağacı vardır. Mustafa Kemal, her gün o ağacın önünden geçerken arabasını yavaşlatır ve ağacı selamlar. Soluduğu havanın, yediği meyvenin, sığındığı gölgenin neferidir bu yaşlı iğde. Bir gün yine aynı seramoni gerçekleşecektir ki ağacın yolu genişletmek için kesildiğini öğrenir.

- İğde yaşlanmış ve çelimsiz bir ağaçtı. Fakat yaşıyordu. Baharda güzel kokular veriyordu, diye sızlanır,

- Bunun başka bir yolu yok muydu, hiç olmazsa bana sorsaydınız, bir çare bulurdum mutlaka.

Otomobiline biner ve hüngür hüngür ağlar.

Bir tek iğde ağacı için!"

Atatürk'ün Yalova'daki çınar için bulduğu çare, Ankara'daki yaşlı iğde için bulacağı çaredir!

Falih Rıfkı Atay'ın "Babamız Atatürk"te Çankaya Köşkü'nün bahçesiyle ilgilenen bir memurdan aktardığı anı daha da çarpıcıdır:

"Bahçeyi dolaşıyorduk. Çok ihtiyar ve geniş bir ağaç Atatürk'ün geçeceği yolu kapıyordu. Ağacın bir yanı havuz, bir yanı dik bir yokuştu. Atatürk ağaca yaslanarak güçlükle karşı tarafa geçti. Atıldım,

- Emrederseniz hemen keseyim efendim, dedim.

Yüzüme baktı:

- Sen hayatında böyle bir ağaç yetiştirdin mi keseceksin, dedi."

Örnekleri çoğaltmak mümkün.

Hrant Dink cinayetinin faili Ogün Samast'ın nerede çekildiği tartışma konusu olan fotoğrafının arkasında ne yazdığını anımsarsınız: "Vatan toprağı kutsaldır, kaderine terk edilemez!"

Bugün siyasal amaçlarla kullanılan bu sözü, acaba nerede, nasıl ve niçin söylemişti Atatürk?

Dönemin Tarım Bakanı Tahsin Coşkan anlatıyor:

"Yıl 1925. Paşa bir gün:

- Gel seninle yeni satın aldığım araziye gidelim, bir konuda fikrini almak istiyorum, dedi.

Gösterdiği alan, ortada sadece bir ahlat ağacının bulunduğu, çorak, bozkır bir alandı. Bana:

- Ne dersin, buraya tüm masraflarını cebimden ödemek suretiyle bir orman çiftliği kurmak istiyorum, dediğinde,

- Aman Paşam, buranın ıslahı ya sizin paranızı tüketir ya da zamanınızı yitirir, dedim.

Bana uzmanlarla görüşüp bir rapor hazırlamamı söyledi. Bir süre sonra uzmanların 'olmaz' imzalı raporunu Paşa'ya götürdüm. Okudu, gülümsedi ve raporun kenarına bir şeyler yazıp bana verdi. Kağıdın üzerinde tüylerimi diken diken eden şu sözler yazılıydı:

'Burası vatan toprağıdır, kaderine terk edilemez.'"

Atatürk'ü anlamaya çalışırken, onun çevre hakkını salt "insanın sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkı" olarak görüp görmeyeceğini de düşünüyorum.

Kavramsal tartışmalara bakacak olsak, çevre hakkını insan hakları bağlamında tanımlamaya çalışacağız. İnsan haklarının 200 yıllık geçmişine bakıp, son aşamada çevre hakkının sadece bugünü değil, gelecek kuşakları da içine alan dayanışmacı bir hak olduğu sonucuna varacağız. Buna bir de küreselleşmeyi, bilimsel teknolojik gelişmeleri ekleyip çevre hakkının literatüre yeni giren bir kavram olduğunu söyleyeceğiz. Üstelik çevre hukukunun da çevre biliminin de sınırları henüz yeni çizilen bir dal olduğunu anlatacağız. Sonuçta "çevre hakkı herkesin hakkı, anayasaya göre devlet de bireyler de çevre hakkının yükümlüsü" diye kestirme bir sonuca varacağız.

Peki ama Atatürk'ü ağlatan iğde ağacının, köşk yürüten çınar ağacının, bozkırdaki ahlat ağacının... akarsuların, denizlerin... değişen iklime kanıp sonbaharda açan papatyanın, badem çiçeğinin, ne konuştuğumuz ne su verdiğimiz pencere kenarındaki menekşenin, doğadaki nice börtü böceğin... yaşam alanlarını giderek daralttığımız kedilerin, köpeklerin, balıkların, martıların... kaderine terk edilemeyecek vatan toprağının hakkı ne olacak?

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

Bursa'yı seçime götürecek başkanlar!

Biz size hakikatleri anlatmaya çalıştık!

Mesele Kayıhan Hoca'nın değil, bilimin soruşturulmasıdır!

Küreselleşmede ikinci dalga!

İşte Tatlıoğlu'nun seçim sistemi önerisi

İyi ki doğdun Atatürk!

Karadeniz'in 'itişken' kalemi Rıfat Ilgaz

Atatürk'ün hayali 2 yıl önce nasıl gerçeğe dönüştü!

Maske takılacak, tak!..

Korona krizinde aklıma takılanlar!

Çanakkale'den bir kesit! Ziruh mu, bîruh mu?

Bursa'dan yükselen ses Ankara'dan duyuldu!

EYT için kırmızı alarm!

CHP Bursa delegesi canı gönülden oy kullanamayacak!

Bursa'da 'polislere sürgün' meselesinin aslı nedir?

Bursa'nın Anayasası! Hazırlanmış ama onaylanmamış bir planımız var!

EYT'lilerin örgütlenme özgürlüğü nasıl engelleniyor?

İMSİAD kongresi sadece İMSİAD'ı ilgilendirmiyor!

AK PARTİ'nin 'gençlik' sınavı

Bursa'nın kaçakla mücadele eylem planı neden uygulanamaz?

Hem kümelik, hem rezillik!

BTSO töreninden yansıyan kadirbilmezlik

AK PARTİ'de EYT defteri kapanmadı, çünkü...

Şefik Öğretmen'in hikayesi...

EYT defteri gerçekten kapandı mı?

Yeniden merhaba!

Kaçakla mücadele mi parti içi güç savaşı mı?

Atatürk'ü anarken...

'Bursa'ya sağduyu lazım!..'

Bakanların EYT'den haberi yok! Çünkü...

Ovaakça AMATEM'i neden kapattınız?

EYT'nin çözümü yakın, çünkü...

Olay Medya neden kapanıyor?

Dünya döndükçe umut fakirin ekmeği, ye Memet ağam ye!..

Vergilerimiz gitti, bari Dağyenice'ye yazık etmeyin!

Türkiye onları konuşuyor, onlar Elif Ece'yi

Sakın unutmayın! Bursa bizim milli Kabemiz

EYT'liler başardı!..

Bursaspor'un işi helikopterde çözüldü!

Bu cenazeyi yerde bırakmayın beyler!

Ölmek için Bursa'da yaşamak yeterli!

Kaz Dağları sincabı yalnız değildir!

Cemal Enginyurt'u anlamaya çalışmak! Dün EYT'li, bugün EYT düşmanı...

Bursaspor mu kaybetti, yoksa Bursa mı?

Oy anacığım, şu EYT'yi de söyletseydin ya!..

Özrü kabahatinden büyük, çünkü...

Erdoğan'ın en zor siyaset sınavı!

EYT Erdoğan'ın önüne nasıl dikildi?

Binali Yıldırım EYT'lilerle ne konuştu?

Gazeteci nasıl manşet atar ya da şahken şahbaz olmak!

Bursa'da CHP neden kaybetti, 'Mustafa' neden kazandı?

Cumhur İttifakı Bursa'da nasıl kan kaybetti?

31 Mart'ın asıl kazananı biziz!..

Bursa'da seçimi kim kazanacak?

Arabada sırayla kotlarını çıkarıp şortlarını giyen gençler...

Bozbey Bursa'ya ne önerdi?

Proje lansmanı ya da tek kişilik görsel şov

Bursa'dan UNESCO'ya bir aday daha!

İznik kime emanet?

Başkan Aktaş, o karara el kaldırdı mı?

Yenişehir Belediye Başkanı belediye meclisine giriyor!

EYT'nin derdi seçim değil geçim!

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bursa mitingini erteleyecek mi?

AK PARTİ ve MHP, Bursa'da 'fermuar' yöntemiyle 'ortak liste' çıkaracak mı?

Kırıp dökmenin kime ne faydası var?

Bursa'da seçimin galibi kim olacak?

Kararsız seçmen madem bu kadar çok! Ver korkuyu...

Bizi affet çocuk!