GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
Parçalı Bulutlu
DOLAR 0
EURO 0
ALTIN 0
BİST

Asgari ücreti AK Partililer de beğenmedi!

01 Ocak 2021 Cuma, 17:57

Geçtiğimiz hafta memleketin en önemli konusu asgari ücret idi, çözüme kavuştu.

Uzun süren bekleyişin ardından 2 bin 825 lira 9 kuruş olarak açıklanan asgari ücret, işçileri haliyle memnun etmedi.

Sendikalar konuya şerh koydu, tepki gösterdi ama tüm bunlar kuru basın açıklamalarından öteye geçmedi. Oysa 18 senelik iktidar boyunca zamlara rağmen asgari ücreti ‘insanca yaşam’ parametrelerine yaklaştır(a)mayan AK Parti’nin bu sene de aynı tabloyu sunacağı neredeyse belliydi.

Rakamın açıklanmasının ardından CHP’li belediyeler taban fiyatı 3100 TL olmak üzere mevcut asgari ücretin üzerinde ödeme yapacaklarını dile getirdi. Bu karar için de ‘Şov yapıyorlar’ eleştirileri geldi.

CHP’li belediyelerin bu hamlesine Bursa’dan da iki şok yanıt verildi.

Önce Osmangazi Belediyesi asgari ücret ödemesini 3835 TL olarak açıkladı, sonra da Büyükşehir Belediyesi asgari ücretin 3995 TL olduğunu duyurdu.

Fiyatlar farklı olsa da ‘asgari müşterek’te buluşabildikleri için siyasileri tebrik ederim.

Ancak AK Partili başkanların zam kararından hangi sonucu çıkarmak gerek?

Asgari ücretin AK Partili başkanlar nezdinde de yetersiz bulunduğunu ve iyileştirmenin bu doğrultuda yapıldığını söyleyebilir miyiz? Peki o zaman mevcut başkanlar AK Parti politikası ile ters düşmüş olmuyorlar mı?

Ya da başka bir açıdan değerlendirirsek; asgari ücrete yapılan ekstra zamlarla birlikte ne kadar zengin olduğumuz algısı mı oluşturulmak isteniyor? Eğer öyleyse şimdiye kadar neden bu hamleleri görmedik?

Öte yandan bir başka AK Partili isim olan Ankara Keçiören Belediye Başkanı Turgut Altınok ise “Asgari ücret üzerinden bir maaş tartışmasıdır gidiyor. Hiç kimse şov yapmasın. Bunu bir yarışın içerisine sokmak, hamaset yapmak küçük siyasettir” dedi sosyal medya hesabından.

Şimdi bu tweetin adresinin doğrudan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş olduğunu söyleyenler çıkacaktır, doğrudur olabilir.

Ancak söz konusu tepki yalnızca Yavaş’ı ilgilendirmiyor ki; burada asgari ücreti kendi inisiyatiflerini kullanarak artıran AK Partili başkanlar da hedefe oturtulmuş oluyor. 

Bu durumda ‘küçük siyaset’i kim yapmış oluyor?

Alım gücünün olmadığı, market alışverişinin ızdırap olduğu, sıvı yağın kanat takıp uçtuğu, yumurtanın da depar attığı şu günlerde alınan zamların maalesef herhangi bir hükmünün olmadığını da yeniden söylemiş olayım. Yüzde 60’ı asgari ücretle çalışan Türkiye’nin hayat pahalılığı yapılan zamların çok ötesinde.  

Tüm bu girişimlerin ardından şunu da hatırlatalım o zaman: Türkiye’de yoksulluk sınırı hali hazırda 8 bin 197 TL.

****


Koza Han restorasyonu; tamam da niye?



Bursalıların uğrak mekanı, zamanın önemli tanıklarından biri olan Koza Han, restorasyon adı altındaki çalışma ile gündeme düştü.

Han zemininde bulunan Arnavut kaldırımları yerini yavaş yavaş mermer kaplamaya bırakırken şehirdeki muhalefet sözcüleri tepki gösterdi, kent gündeminin nurtopu gibi bir sorunu daha oldu.

Öncelikle şu sorunun cevabını aramak lazım: Koza Han’da restorasyon/renöve çalışmaları mermer kaplama ile mi sağlanır?

Neden her şeye aynı anda el atma ihtiyacı duyulur?

Bu işler neden sürekli çarşafa dolanır?

Bursa gibi bir şehirde herhangi bir proje için neden kimseye danışılmaz? Büyükşehir’in ortak aklı neden parti gözetir ve farklı bir görüşü kapsamaz?

Hazır yeri gelmişken şunu da sormak farz oldu bence: Çarşı ve Hanlar Bölgesi’nde yapılacak çalışmaların bir fragmanı mıdır bu? Tarih bu mantalite ile mi açığa çıkarılacak?


Maalesef tepkiler, ulusal haber kanallarında yapılacak PR ile kapatılamayacak boyutta.

Ayrıca ‘karşı anket’ ile de çözülebilecek bir mesele değil!

Daha önce de dile getirdim; tekrar tekrar söylemekte de bir beis görmüyorum.

Bursa, herhangi bir partinin/zümrenin oyun alanı değildir, olmamalıdır.

Yapılacak herhangi bir proje için istişare mekanizması harekete geçirilmeli, kent dinamikleri ile birlikte hareket edilmelidir.

İşin yaraşığı budur.

Kaldı ki, memleket genelinde ‘AKP Tipi Mimari’den muzdarip olan Uzungöl, Salda Gölü ve ‘Sünger Bob Kalesi’ni  (Şile Kalesi) hatırlıyoruz, biliyoruz. Yeşilin, mavinin bir şekilde yerini griye bıraktığı, değişik bir yorumlama şekli yani…

Bazı mekanlar, bazı yapılar dönüştürülmeye ihtiyaç duymaz. Restorasyon kisvesi ile her birinde derin hasarlar bırakmaya veya yapısını kökünden değiştirmeye gerek yoktur.

Üstelik Koza Han’a döşenen mermerlerin/granitlerin gelen tepkiler üzerine sökülmeye başlandığına dair haberler de düştü sosyal medyaya…

O zaman şu soruyu yüksek sesle sorma vakti: ‘Ne gerek vardı bütün bu maceraya?’
 

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları