GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
Açık
DOLAR 7.43
EURO 8.97
ALTIN 411.4
BİST 1.531

Bursa’nın potansiyeli…

22 Şubat 2021 Pazartesi, 21:41

Siyasetçisi, sporcusu, esnafı, köşe tutucusu, gazetecisi yani otuz iki kısım tekmili birden tek bir tanımı çiğniyor ağzında: ‘Bursa’nın potansiyeli…’

Bursa hakkında hangi mevzudan dem vurulursa vurulsun bu iki sihirli sözcük muhakkak zuhur ediyor örneklerde. Hal böyle olunca da havanda su dövmenin tadı bir başka geliyor. Sohbetler uzuyor, insanın konuştukça konuşası geliyor. Çünkü konuşması kolay geliyor.

Farzı misal, Bursaspor konuşuluyor, hemen Bursa’nın potansiyeli giriyor devreye. Şampiyonluk görmüş takımın yıllardır deniz misali yenen parası bitince ortada kalan borç için sürekli bir ‘omuz’ atılması isteniyor. Şehrin potansiyeli bunu halleder deniyor. Olmayınca ‘Bak bu şehrin ekmeğini yiyorsun ama…’ lar başlıyor. Ama o koca kulüp nasıl bu hale geldi kimse konuşmuyor.

Trafikten bahsediyorsun, Bursa’nın potansiyeli atlayıveriyor lafa. ‘Aslında bu problemler çözülür şehircilik dediğin nedir ki? Bak mesela Bursa bir Osmanlı başkentidir’ diye bir başlıyor konuşmaya susturabilene aşk olsun. ‘Köprülü kavşak’ diyor, ‘batçık’ diyor, endişe ile izliyorsun. Acemler’in neden üç-dört ayda bir kazıldığını, ‘Yeşil Bursa’nın neden bu hale geldiğini soracak gibi oluyorsun, tıkıyor bütün sözü ağzına.

İşgücü azlığından, zorlu koşullardan, işlerin kötüye gittiğinden bahsediyorsun, Bursa’nın potansiyeli köşeden ters ters bakıp başlıyor anlatmaya. Bursa’nın sanayi şehri olduğunu söylüyor, otomotiv diyor, havlu diyor sonra bir susuyor. Araya girmeye niyet ediyorsun ama zaten vazgeçiyorsun. Sonradan bir fark ediyorsun ki tarımdan kimse bahsetmemiş, unutulmuş gitmiş.

Nüfusu istiap haddini aşmış, sanayi bölgeleri konusunda açmaza giren, temiz havanın gün geçtikçe azaldığı, yeşil alan sayısının betona yenildiği, trafik sorununun çözüme kavuşamadığı, verimli toprakların kuruduğu, insanların yüzünün gülmediği bir şehrin potansiyeli olsa olsa ‘kaos’ olur.

Kimse kusura bakmasın. 
                                      
***
 

Antidepresan muhalefeti
 
Şimdi gözünüzü bir kapatın;

Nefis gidiyor her şey değil mi?

Herhangi bir problem, dert, keder, gam, tasa falan da yok hayatımızda. Hüzünleri zaten evde bıraktık, acıyı da bal eyledik ekmeğin üstüne sürüp yiyoruz Allah affetsin.

Cepte kaç para kalmış hiç dert değil. Her şey para mı sonuçta? Evet dediğinizi duyar gibiyim ama duymazlıktan gelmek şu anda çok daha iyi bir tercih gibi geliyor bana. Çünkü iki elimle kulaklarımı kapattım. Siz olan biten sıkıntıları anlatırken ben yüksek sesle şarkı da söyleyeceğim şimdi, gerisini siz düşünün.

Efendim? Pandemi mi dediniz? Olabilir, pandemi dediğin dünyanın her yerinde var sadece bizim mi başımıza geliyor arkadaş? Hem kaderin önüne geçilmez alnımıza ne yazıldıysa onu yaşarız. Ara bir başkalarının bize biçtiği hayat tarzlarını yaşamaya çalıştığımız da oluyor ama napalım idare ediyoruz işte…

Tamam şimdi açın gözünüzü;

Olmuyor değil mi?

Mızrak çuvala sığmıyor.

Sığmayınca da çareyi ilaçlarda aramaya başladı necip milletimiz. Bu barut fıçısı hallerimizi başka türlü törpüleyemeyeceğiz belli ki.

CHP Ankara Milletvekili Gamze Taşçıer’in yaptığı açıklamaya göre 2019’dan 2020’ye antidepresan kullanımında yüzde 9,6’lık bir artış yaşanmış. Taşçıer, durumu ‘AKP Türkiye’nin psikolojisini bozuyor’ diye özetlemiş ama psikolojimizi sakatlamamız için dış etkenlere ihtiyaç duymadığımız kanaatindeyim.

Beddualarla kovaladığımız 2020’nin ardından görünen o ki 2021’de de işler sarpa sarıyor.

Umutla gel 2022…

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları