GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
Parçalı Bulutlu
DOLAR 7.85
EURO 9.47
ALTIN 458.18
BİST $19.075

16 Ekim Milli Takım ve bir Güzelırmak…

14 Ekim 2020 Çarşamba, 18:36

A Milli Futbol Takımımız geniş, gençleştirilmiş ve özgüvenli kadrosuyla en azından umut veriyor. Geçtiğimiz hafta, Almanya ve son Rusya maçında bu ışığı gördük. Doğal olarak mutlu olduk. Pazar günü Rusya maçındaki kendine güvenen, kazanmak için oynayan bu takımın lezzeti geçmeden acı bir haberle sarsıldım. Meslektaşım ve arkadaşım Cevat Türe, pazartesi akşamı geç bir saatte, Nevzat Güzelırmak’ın vefat haberini verdi…

... Ve anılar beni altmışlı yıllara götürdü. Sonra da Güzelırmak ile Bursaspor’da ve ardından gazeteci, son yıllarda da TÜFAD yöneticisi olarak geçen güzel saat ve dakikalar gözümün önüne geldi. Bu nedenle, zarif, naif ve babacan bir kişilik sergileyen, bende derin izler bırakan Nevzat Hoca’ya dair yaşanmışlıkları sizlerle paylaşmak istedim.

Henüz 11 yaşındayım ama futbolu iyi takip ediyordum. Günlerden sanırım cumartesiydi. Sokak arasında top oynarken uzaktan radyodaki maçın anlatımını duyuyorduk. Büyük ihtimalle Halit Kıvançtı anlatan... Sovyetler Birliği-Türkiye maçıydı. Spikerin ağlamaklı anlatımıyla Türkiye’nin galibiyetini anlamıştık. Ertesi gün bir gazete alarak kadrolara baktım. Zaten ezbere biliyordum. Çünkü bu maçtan dört gün önce 12 Ekim 1966 günü Ankara’da Türkiye-Batı Almanya maçı oynanmıştı. Aşağı yukarı aynı kadro SSCB karşılaşmasında da yer aldı. Bir farkla… O yıl finalde İngiltere’ye kaybeden Batı Almanya, Dünya ikincisi olarak Ankara 19 Mayıs Stadyumu’na çıkarken kaptanımız Turgay Şeren de 50. milli maçını oynamış ve altın madalya kazanmıştı. O güne değin, 50 milli maçı oynayan sadece Lefter vardı. Turgay Şeren, Lefteri geçsin diye (bu bilgiyi sonradan aldım) Moskova’da SSCB maçına çıkarılmıştı ama, az bir süre oynadıktan sonra yerini Göztepeli kaleci Ali’ye bırakmıştı. O maçın yıldızlarından biri de Nevzat Güzelırmak’tı…

Yıllar sonra Vakıfköy’de hemen her gün birlikte olduk. 1987-88 sezonuydu. Bunalımlı bir dönemde rahmetli başkan Orhan Özselek, Güzelırmak ile anlaşmış, 2. Lig için kurulan kadronun başına getirmişti. Tek yardımcısı da Basri Ukuşer’di. Rahmetli Ersel Altıparmak 3. Lig Takımı’nı, ben ve Vahit İleri de alt grupları antrene ediyorduk. Böyle olunca hemen her gün öğle saatlerinde, Fevzi Çakmak Caddesi girişindeki Duraner İşhanı’ndaki kulüp binasından Murat 131 marka binek araba ile şoför Fikri bizi Vakıfköy’e götürür, bazen yumurta ile öğle yemeği yerdik. Sonra da antrenman planlaması ve uzun sohbetler… Bu sohbetler arasında 1966 yılındaki ve o günün tabiriyle Moskova Zaferi diye nitelenen SSCB galibiyetini de anlatmıştı. Onları kamçılayanın, Teknik Direktör Adnan Süvari’nin yanı sıra devre arasında Ruslar’ın jest olsun diye soyunma odasında dinlettikleri “Yine bir gülnihal” isimli Dede Efendi’nin bestesi olduğunu söylerdi. Çok etkilenmiş ve bu moralle ikinci yarıya başlamışlar, sonrası malum; uzun yıllar konuşulan bir galibiyet… Bu maça dair bilgi toplarken internette, Güzelırmak’ın bu maça dair açıklamasını da gördüm.

Bakın ne demiş bu galibiyet için:

“16 Ekim 1966 tarihinde oynandı maç. Moskova Lenin Stadı’nda…

Ben 1966 Dünya Kupası’nı İngiltere’de izleme şansını yakalamıştım aynı zamanda… Dünya Kupası’nda dördüncü olan Sovyetler Birliği’yle turnuva sonrası Moskova’da oynadık. Bizde o dönem masör filan da yok. Rusların bir masörü bize geldi. Maça çıkarken Ogün Altıparmak’la önlü arkalıyız. Ruslar’ın da Çesterniyev adında bir defans oyuncusu var, boylu-poslu iri kıyım birisi. Ben ona bakarken Ogün, ‘sen onun boyuna bosuna bakma, biz bunları yeneceğiz’ dedi. Ben de ‘yine sallıyorsun’ dedim ama Türk futbol tarihine geçen bir skorla, 2-0 kazanarak döndük.”

Bu maçın benim için önemi de günümüzdeki bir Almanya maçı sonrasına denk gelmesi, aynen 1966 gibi… Bu nedenle, bu iki maç ve Nevzat Güzelırmak’ın aynı günlerde vefatıyla gündeme gelmesi beni geçmişe götürdü.

Bu ve benzer anılar, hep sergilenirdi Vakıfköy’de Nevzat Hocalı günlerde…

Bu süre içinde, Hoca’nın geçmişteki yaşamını, babasız büyümesini, arkadaşlığın önemini ve nezaketi resmen öğrendik. İkinci gelişi de Murat Gülez’in başkanlık döneminde ve Piontek sonrası olmuştu. Bu kez gazeteciydim. Bir haberime gücenmiş ve bunu arkadaşım Mehmet Gerçeksi’ye iletmiş. Ama yıllar sonra rastladığımda, buna dair bir sitemini işitmedim kendisinden…

Bize sürekli “evlat” diye hitap ederdi.

Oysa, Bursaspor’da çalıştığım dönemlerde ve gazetecilik yaşamımda çok sayıda teknik adam ve yönetici tanıdım. Onun gibi kararlı ve karşısındakini kırmayan, nazik birine rastlamadım desem yalan olmaz. Güzelırmak’ı Bursaspor’da göreve getiren iki başkan Orhan Özselek, Murat Gülez ve  Nevzat Güzelırmak’ın yardımcıları  Nejat Biyediç ile Ercüment Şeftalioğlu,  dönem arkadaşı Ersel Altıparmak toprak oldular.

Hepiniz nur  içinde yatın gittiğiniz yerde…

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

Kapanıyoo…

Kapanma…

Futbolda umutsuzluğa yer yok…

Özallı özel yıllar ve 29 Kasım freni

Dert 'katar… katar…'

Muhalefet; seçim, iktidar; geçin…

Form  ve reform!

24 Kasım ve Başöğretmen

Keşke penaltı ile olmasaydı…

NOT DEFTERİ: ABD ve Türkiye’deki Barış Gönüllüleri!

Maksat dostlar alışverişte görsün!

Para; varlığı dert yokluğu yara!

Kanal, eleştiri, kamu kaynağı ve Bursa!..

Acıpayam ve acı bir salgın itirafı

Acı reçeteli reform ve Berat Bey’in gücü!

NOT DEFTERİ: Atatürk, katafalk ve Bruno Taut

Hayrettin Çakmak’la…

Çukur Kahve deprem diyor!..

Naci abi ve Yeni Türkiye!..

Bugün 10 Kasım…

Bu çocuklar heyecan veriyor

NOT DEFTERİ: 1855 Bursa depreminde neler yaşandı?

Suçuna ağlayarak sevinen bir millet!..

Tek suçlu var o da ahlâk…

Deprem bugün İzmir’de yarın...

Ali ve saz arkadaşları…

NOT DEFTERİ: Cumhuriyet’in ipuçları Bursa’da mı verilmişti?

Gölyazı Barış Antlaşması!

Dik dur eğilme, Cumhuriyet seninle…

Futbol bu, kaderden kaçılmaz!

Bir yemine yüklü bir maaş!

NOT DEFTERİ: Bir yerel seçim nasıl hükümet düşürdü?

Konu Bursaspor ise herkes haklıdır!

Seçmen nereye bakıyor?

SMA belası ve pompalı dehşeti!

Hem EYT'li hem KHK'lı olmak!

Enerji mi, yetenek mi kazandı ?

NOT DEFTERİ: Gazi’nin ilk Bursa ziyareti  

Laik bir ülke ve Dilipak’ın sözleri

Burası Bursa, şaşırmayacaksın!

Bakan emekliye nasıl bakıyor?

Sağlık ve eğitim neden sorunlu?

Ülkesinden önde olan Türk futbolcular!

NOT DEFTERİ: Bursa’nın rüya gibi ortak girişim dönemi

Sayıştay da kapanmalı mı?

Eğitimde para hesabı olur mu?

İlk EBA kurbanı!

Bursa'da Covid cenazeleri nasıl defnediliyor?

Sürprizin adı Bursaspor

Atatürk doğarken…

Vaka uymadı, hasta verelim!

Siyaseti hiç sevmem çünkü!..

Dini rüşvet nasıl olur?

Uzaktan eğitime uzaktan bakanlar!

Bu bir futbol yazısı değildir!

NOT DEFTERİ: Bursa'da Hıristiyan okulları ve misyonerlik

Oyun kâğıdı ve Çukur Kahve...

200 liranın sırrı!..

Fabrika yerine hapishane...

Bursa Şehir Kütüphanesi de Vakıflara!..

Bursaspor'u anlamak beceri ister!

NOT DEFTERİ: Menderes gerçeği ve hazin bir son

Guguktan hukuk olur mu?

Bu fasulya yedi buçuk lira!..

Eğitimde hak eşitsizliği olur mu?

Covid maçı sahada bitermiş!

Şimdi karar zamanı

NOT DEFTERİ: Bursa'nın festivali