GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
18°
Parçalı Az Bulutlu
DOLAR 8.2
EURO 9.86
ALTIN 469.26
BİST 1.346

20 yıl sonra nasıl bir Bursa?

06 Nisan 2021 Salı, 16:56

Ekran başına oturup haberleri izlerken insanı afakanlar basıyor!

Salgın raporları iç karartıcı. Vaka sayıları bakımından dünya genelinde ilk beş içinde ve de Avrupa ikincisi bir ülkemiz var. Yokluk, yoksulluk ve de yoksunluk içinde günlerimiz geçip gidiyor. Bunları düşünürken, eski bir dostum aradı ve dedi ki; “hani eski günlerde, taaa çocukluğumuzda bahçede amiral battı oynardık. O günlere dönmek ister misin?”

İlk anda salgın nedeniyle evine tıkıldığı için ruh hali bozulmuş olmalı diye düşünüyordum ki, aklıma yine gece yarısı yayınlanan “Amiraller Bildirisi” geldi. Herhalde buradan çağrışım yaptı da beni aramış olmalı dedim. Hemen toparlandım ve arkadaşıma “sen deli misin be kardeşim. Otur oturduğun yerde, bu günlerde amiral battı oynanır mı hiç! Vallahi gören olursa lanetlenirsin, ben bile kurtaramam seni. Görmüyor musun emekli amiraller bile yüzme bildikleri halde kanalda boğuluyor!”

Arkadaşım melül mahzun bir ses tonu ile “tamam artık düşlerimi de anlatmayacağım kimseye… Herkes başka tarafa çekiyor senin gibi” dedi ve telefonu kapattı.

O kapatınca ben de bu netameli ve akıl dışı (!) konuyu kapatarak yaşadığım cennetten bir köşe Bursa’ya geri döndüm kafamda… Sonra da balkona çıkarak dördüncü kattan ufka doğru şöyle bir baktım. Her gün boş gözler ile bakıyor muşum, bu kez dikkat kesildim. 8-9 yıldan beri aynı yerden bakıyorum, ama hiç fark etmiyormuşum. İlk yıllar kuzeye doğru baktığımda Samanlı dağları yönünde bir parça ovayı görürdüm. Şimdi karşımda beton ve tavan örtüsü beyaz bir zemin görünüyor. Birkaç da herkese tepeden bakan gökdelen taklidi bina var. Arada bir akşam üzerleri de Sırameşeler yönünde göğe siyah bir bulut kümesi yükseliyor. Galiba bir şeyler üretilip, fazlalıklar akşam saati doğa ile paylaşılıyor! Neyse, bunlar bildik, yaşanan gelişmeler. Sonra da bir soru cümlesi aklıma takılıyor. Çoğu kez kalabalık ortamda yürürken bana sorulurdu; “arkadaş ne olacak bu Bursaspor’un hali?” Şimdi ne ben özgürce sokakta dolaşabiliyorum, ne de Bursaspor’un sorulacak hali kaldı! Galiba bu arada hepsinden önemlisini ıskaladık. Bursa’nın geleceği hakkında bir düşüncen var mı sorusu gündeme taşınmalı. Bu kaygıyı kaç kişi taşıyor kentimizde bilemiyorum. Yönetimi üstlenenler sürekli iktidarda kalma savaşı verdikleri için 30-40 yıl sonrasını düşünecek, hayal edecek halde olamıyorlar. Öyleyse, yaşamının sonuna kadar bu kentte kalmayı göze alıp, sorumluluk duyanlar bu konuyu düşünmeli diye bir kez daha altını çiziyorum. Bunları düşünürken gözüm notlarıma ilişiyor. Bursa Kent Konseyi Başkanı Şevket Orhan bu konuda çalışma arkadaşları ile 16 maddelik bir rapor hazırlamış, konuya girişi ve de bu çıkışının noktasını da şöyle açıklamış :

“Bursa Kent Konseyi Bursa Çalışma Grubu tarafından hazırlanıp 03 Mart 2021 tarihinde basın ile paylaştığımız ‘BURSA 2040 YILI 1/100.000 İL ÇEVRE PLAN VE YUNUSELİ BÖLGE ÖNERİLERİ’ başlıklı raporumuzda belirttiğimiz gibi son dönemde kamuoyunda sıkça tartışılan ve Bursa’nın geleceği açısından hassasiyet taşıyan Yunuseli Bölgesi 1/100.000 plan dahilinde ele alınarak, Bursa Kent Konseyi’nde düzenlenecek gündemli bir genel kurul toplantısı ile tartışılmalı ve Bursa halkının yararına değerlendirilmelidir.”

Şevket Orhan çok fazla gündeme getirilen Yunuseli üzerinden bu gereği duyduklarını ifade ediyor anladığım kadarıyla… Ama, planın ölçeğine bakıldığında bunun Bursa’nın 20 yıllık Strateji Planı olduğu anlaşılıyor. 16 madde içinde bir bölüm benim çok fazla dikkatimi çekti.

“Sanayi Bölgeleri envanterine göre planlanmış ve planlanacak sanayi bölgeleri belirlenmeli, yeni sanayi bölgelerine kısıtlama getirilerek kontrolsüz sanayileşmenin önüne geçilmeli.”

Bu konuda şimdi size bir başka yetkili sesin isteğini sunayım.

“Bursa’da toplam sanayi üretiminin yüzde 50’sini şehir içinde kalmış plansız sanayi işletmeleri yapıyor. Bu işletmeler de trafiği kilitliyor. Tarım dışı arazilerde, dağlık kayalık bölgelerde KOBİ OSB’yi kurup, şehir içinde kalan plansız sanayiyi çıkarmamız lazım. KOBİ OSB’nin yanında da iki uydu kent kuralım. Böylece 180 bin işçi şehir dışına çıksın ve şehir büyük bir yükten kurtulsun.”

İlk anda Şehir Plancıları Odası tarafından mı kaleme alınmış diye baktım, sonra da notlarımdaki ismi fark ettim. Sözler ve öneriler BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’a aitmiş.

Bir düşünceye göre, gereksiz sanayi bölgesi oluşturmanın önüne geçilmeli, diğerine göre de kent dışındaki alanlara yeni sanayi alanları oluşturulmalı ve hatta çalışanlar için uydu kent kurmalı. Bir başkası da çıkar ve “Uludağ için Alan Başkanlığı istemiyoruz” derse ve iktidarların oyuncağı olmasından kurtarılarak, kentin yönetimini isterse ne yapacağız?

Çık çıkabilirsen işin içinden… Yani herkes farklı niyet ve istekte olabilir.

Bunu önlemenin tek bir yolu var. Önce konunun muhatabı olan kesimleri, akademik odaların konuya ilişkin mensuplarını, kent yöneticisi ile bir araya getirmek ve talepleri almak gerek. Sonra da bu konunun uzman ya da uzmanları, yurt içinde, dışında veya Bursa’da neredeyse bulup getirmek ve de geniş kapsamlı, nüfus artışı, yer altı su kaynakları, depremsellik gibi değerleri de içine alan bir strateji planını yapabilmek.

Bu sayede kim doğruyu bulmuş ve söylüyor, kim bulanık suda balık avlıyor (!) hem öğrenelim, hem de kentimizin geleceğini bu günden görelim. Ama bu işin içeriğine lütfen ülkenin genel yönetimini karıştırmayalım. Aksi takdirde İstanbul’un bu gün içinde olduğu “kanal tıkanıklığına” neden oluruz!

Bu yürekli çıkışı nedeniyle Şevket Orhan ve arkadaşlarını kutluyorum.
 





 

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

Siz hangi Yıldırım’ı tanıyorsunuz?

Gençler de sezonu kapatmış!

On bir yıl gecikmiş bir makale !

NOT Defteri: Toprak Mahsulleri Ofisi nasıl hatırlandı?

Çukur kahve isyanda!

Alın teri ile kazanılan üç puan

Gülelim ama düşünelim de…

Afiş mi, 128 milyar dolar mı sakıncalı?

Bu maça isim koymak zor!

NOT Defteri: AKP Bursa’da Şahin ile nasıl başlamıştı?

Karadeniz’de gemilerimiz mi battı?

Acilen paniklememiz lazım!

Sıklet farkı skora yansıdı

Mahmut Hoca kızdı sınav iptal !

NOT DEFTERİ: Bursa’da sporun altın çağı yaşanmıştı!

İktidarlar ve ihtilaller (2)

İktidarlar ve ihtilaller-1

Bal tutan 'pudra şekeri' de yalar!

Bursa’dan bir muhalefet geçti!

Milli Takım ve Anadolu futbolu

Bursa Nutku neydi, hangi nedenle söylendi?

Çukur Kahve’de 'ayran yoğurt' komedisi!

Bursa’nın sessizliği!

Karaca ve Türkoğlu ilk adım sizden gelmeli

Bitmeyen cuma geceleri !

Üç gollü tarifeye devam

NOT DEFTERİ: İsimsiz kahraman Bursa Jandarma Taburu

Aç-kapat ve demokrasi!

Otomotiv kenti değil miydik?

Bursaspor böyle mi gündeme gelmeliydi!

Devrim yasaları ve yeni anayasa

Üç gol, üç puan ve üç gencin gecesi

NOT DEFTERİ: Türkiye ve Anayasa

Destek paketi böyle olur!

Son bir yılda neler yaşadık?

Vergi deyince ne anlarsınız?

Hangi 8 Mart?

Ataberk bir de gol atsa !

NOT DEFTERİ: Bursa’nın tek adası İmralı

Facia, acı ve sıra dışı bir siyasetçi

İnsan hakları ve eylem!

Bursa’ya 5 yıllık planlama!

Bursa pilavı mı, Bursa planı mı!

Bursaspor mucizesi!

NOT DEFTERİ: Bursa ortak Türkiye pazar

Salgında ruh sağlığı ve kayıplar

Evet, zor günler başladı

Mizahı da biz yaparız!

Kültür, sanat ve Bursa Festivali

Ne olacak bu Japon esnafının hali!

Yenilgi ağır geldi

NOT DEFTERİ: Saz başlar, söz biter...

Salda’da 'mars' mı olduk!

Hayaldi gerçek oldu!

Analar ve oğulları

Ülke morali gibi maç da…

Nilüfer’de Gıda Yılı

NOT DEFTERİ: Piccinato Planı ve stadyum alanı!

Bursalı üç isim salgına damga vurdu

Çukur kahve uzay yolunda!

Siyasette ince hesaplar!

Bu maçın adını siz koyun!

Sayım yok, artık Z kuşağı var!

 NOT DEFTERİ: Bursa’nın sembolü Teleferik

Yankee Go Home!..

Yunuseli bir başlangıç mı?

Cep telefonu lüks müdür?

Ülkem ÇİÇEK açtı!