GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
19.02°
Açık
DOLAR 8.77
EURO 10.46
ALTIN 503.2
BİST 1.399

200 liranın sırrı!..

24 Eylül 2020 Perşembe, 18:55

Böylesine sıkıntılı bir ortamda paradan söz etmek ne denli doğru? Bunu da düşündüm ama yaşadıklarımı da sizinle paylaşmaktan geri durmayacağım!

Yaklaşık 5-6 aydan beri, elime aylıklar nedeniyle çok sayıda İki yüz liralık (200 TL) geçiyor. Bilmiyorum, siz de farkında mısınız? Bir tuhaflık olduğunu sezdim ama, bankalar kolaylık olsun diye, bu banknotları temin ederek bize ulaştırıyorlar diye düşündüm.

Bu arada, 90 yılların sonunda Bursaspor kampını izlemek için gittiğimiz Bulgaristan'daki durum aklıma geldi. O zaman mark henüz geçerli... Yüz mark bozduruyoruz, leva olarak bir torba para veriyorlar... Bir soda içeceğiz, torbayı açıyor ve saymaya başlıyorum levaları... Bunlar aklıma gelince ne yalan söyleyeyim beni bir korku bastı. Sefalete doğru adım adım gidiyor muyuz dedim içimden... Merakım daha da katlandı. Ne zamana kadar; ekranda geçmiş dönemin efsane ekonomisti (!) Babacan'ı dinleyinceye kadar...

Ali Babacan, "pandoranın kutusunu açtı." Öyle bir konuştu ki gerçekle yüzleşmiş olduk. İki yüz liralık banknot ilk kez 2009 yılında piyasaya sürülmüş. O gün iki yüz TL ile tam 131 dolar alınabiliyormuş. Bugün ise iki yüz lira sadece 27 dolar ediyormuş. Ne var bunda diyenler de çıkacaktır şüphesiz... "Dolarla maaş almıyorum ki daha zengin olayım, dolarla borcum yok ki fakirleşeyim..." diyenlere de sakın ola kızmayın! Haklılar... Çünkü, samanın bile ithal edildiğini, tencereye koyduğumuz patatesin, halkını koruyup kolladığımız Suriye'den ithal edilebildiğini, Akdeniz'de "it dalaşı" yaptığımız kötü komşu Yunanistan'dan son anda, hem de bu ortamda pamuk aldığımızı öğrenerek çıldırsınlar mı? Bunları düşünmeden çatır çatır 200 lirayı bozdurmak varken... Ben de öyle yapıyorum ama biraz da sıkıntılı oluyor... Apartman görevlisine gazete aldıracağım, iki yüzlük kağıt parayı görünce yüzüme garip garip bakıyor. TV ekranında gördüğü Reza Zarrab'ın, dolar balyasının yanındaki fotoğrafı mı aklına geliyor nedir? Sanki beni de o fotoğraf içinde görüyor izlenimi ediniyorum!

Bu arada, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin uygulayıcısı Bakanlar Kurulu'nu takdir etmeden geçemem! Geçtiğimiz aylar içinde bu nalet dolar 7 lira olmasın diye tam 120 milyar dolar harcamışlar bizim için...

Covid döneminde toplam 170 milyar TL de basmış Merkez Bankası...

Bu fedakârlıklar nasıl unutulur! Hınzırlığım yine üstümde... Zarrab deyince aklıma bir hayır işi geldi. İran'a uygulanan ABD ambargosunu delmek için kahramanca bir çaba gösteren bu Reza Zarrab, yardımcısı veya çantacısı aracılığıyla Türkiye'de 800 milyon dolar rüşvet dağıtmış, maske dağıtır gibi... Tüm dünya bunu konuşuyormuş ben yine sonradan öğrendim... Bu arada, bu 800 milyon doların 80 milyonu bir kişiye verilmiş. Ama kime?

Sizce merak uyandırır mı bu soru ülkemizde?

Pazardan, tane ile dolmalık biber alan benim necip vatandaşımı neden ilgilendirsin bu 80 milyar, onu da bilemedim...

Gördünüz mü iki yüz liralık banknotun bizleri nerelere götürdüğünü...

Bununla uğraşırken başımızdaki püsküllü bela Covid 19'u unuttuk bir anda... Önceki gün galiba rekor sayıda vefat vardı... Aslında paradan bahis açılınca zenginlik-fakirlik arasındaki doğal sonuca gelmek istiyordum buradan... Çünkü bazı yetkili ağızlar, salgından çıkan en önemli sonucu saptamışlar. Fakir ülkeler, zenginlere göre ve bizim ülkemizdeki gibi, aynı toplum içinde zenginlere oranla yoksullar daha fazla etkileniyormuş bu illetten... Özel sağlık kuruluşlarına ulaşmak ve test yaptırmak para ister...

Devlet kurumlarında yatacak yer de kalmamış...

Filyasyon çalışmalarında diş teknisyenleri bile görevlendiriliyormuş. Hekimler, hemşireler ve hasta bakıcılardan sonra, sıra eczacılara gelmiş ölümle sonuçlanan vakalarda... Acınası bir durumdayız ve kaderimizi yine o "elimizin kiri" kağıt paralar belirliyor.

Bunları düşünürken, AKP'nin yönetime geldiği 2 binli yılların başında ülkede bolluk bereket vardı diyenlere kulak veriyorum. Acaba doğru muydu dedikten sonra, yine o dolara soruyorum o dönemde kaç lira ettiğini... O da yanıtlıyor. 2002 yılında 1 dolar 2 lira edermiş. Olsun, ben dolarla maaş almıyorum, çok şükür yatırımcı olmadığım için dolar borcum da yok! Sadece küçük bir eksiğim var... Salgını ve kısıtlayıcı önlemleri bahane ederek, biraz nefeslenecek insancıl etkinliklerden uzak duruyor ve durumu idare ediyorum.

Darısı başınıza...

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

Doğruluk ve iki başarı öyküsü

Bir sihirli kelime havaalanı!

Not Defteri: Nazım, Balaban ve bir Bursa öyküsü

İktidar Bursa’yı yeni mi fark etti?

Aşı tamam… Ya fakirin aşı?

16 Haziran kime ne söylüyor?

Marmara Denizi nasıl kirlendi?

Yeni bir pazartesi ve umut…

Not Defteri: 1936 yılından bir Merinos öyküsü

Bu kanal, kan-alacak gibi!

Çukur kahve açlığı tartışıyor!

Bursa’nın kronik şeker krizi!

Aman gazımız kaçmasın!

Bursaspor’da sıra yapılanmada

NOT Defteri: Oyal ile 6 altın yıl

Doğanın öfkesi son uyarı mı?

Kaçar…kaçar ve de kaçarız!

1 Haziran ve Bursaspor

Müsilaj sadece denizde mi?

Vergili ve yergili bir pazar!

NOT DEFTERİ: Bir Sönmez vardı geldi geçti…  

Açlık neyi bozar?

Final ve tam destek!

Öteki Türkiye dizisi finale doğru…

Bu işi dezenfektan paklar!

Ata’nın Stadyumu ve 19 Mayıs

NOT Defteri: Çankaya’dan Beştepe’ye!

Aşı müjdesi ve 'Koca' bir itiraf

Kıskanıyorum!

Marş ile atılan o ilk adım

Uçuyoruz ama neden?

Üç aday ve sadece Adanur formülü

NOT DEFTERİ: Yeşil Devrim’in yıl dönümü

Sevinç ve kederde birleşmek

Bayram şekeri…

İngiliz’in göreceği herkesi aşılayalım!

Bayram gelmiş neyime!

Bursaspor ve mucizeler!

NOT DEFTERİ: Kader günü oradaydım

Sosyal devlet ya da..!

Bahar gelir mi?

Bursa için Anayasa hayal mi?

Patron kim?

Yaşamak emek ister, ölmek bedava!

Milenyumun altın çocukları

NOT DEFTERİ: 1 Mayıs, Walesa ve Denizer

Görmek ya da görmemek işte bütün mesele!

'Tam kapan-ma!'

Bugünlerde ne düşünüyorlar?

24 Nisan ve iki üç küçük anı!

NOT Defteri: 23 Nisan, Bursa ve siyah örtü

Kamu-özel iş benzerliği!

Yıl 1961 ve bir 23 Nisan günü

Siz hangi Yıldırım’ı tanıyorsunuz?

Gençler de sezonu kapatmış!

On bir yıl gecikmiş bir makale !

NOT Defteri: Toprak Mahsulleri Ofisi nasıl hatırlandı?

Çukur kahve isyanda!

Alın teri ile kazanılan üç puan

Gülelim ama düşünelim de…

Afiş mi, 128 milyar dolar mı sakıncalı?

Bu maça isim koymak zor!

NOT Defteri: AKP Bursa’da Şahin ile nasıl başlamıştı?

Karadeniz’de gemilerimiz mi battı?

Acilen paniklememiz lazım!

20 yıl sonra nasıl bir Bursa?

Sıklet farkı skora yansıdı

Mahmut Hoca kızdı sınav iptal !