GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
15.02°
Açık
DOLAR 8.82
EURO 10.33
ALTIN 497.08
BİST 1.392

47 yıl sonra Barış Harekâtı

19 Temmuz 2021 Pazartesi , 18:19

Bugün bildiğiniz gibi 20 Temmuz... Kurban Bayramı’nın  birinci günü hem de Kıbrıs Barış Harekatı’nın 47. Yıldönümü. Bu tarihi günde, Kıbrıs Türkü’nü özgürlüğüne kavuşturan, başta şehitlerimiz olmak üzere Türk Silahlı Kuvvetleri mensupları ile bu tarihi kararı veren CHP-MSP Koalisyon Hükümeti’nin Başbakanı Bülent Ecevit ve yardımcısı Necmettin Erbakan’ı rahmet ve minnetle anıyorum. Bu nedenle yıllar önce yaptığım “Ayşe Tatile Nasıl Çıktı” isimli belgeselden aldığım notları paylaşıyorum.

Ayşe Tatile nasıl çıktı ?
Ortadoğu ve Kuzey Afrika’yı kontrol eden sanki bir gözetleme kulesidir Kıbrıs.. Altı yüzyıl varlığını sürdüren Osmanlı İmparatorluğu, onlarca yıl süren uğraştan sonra amacına ulaşır ve Lala Mustafa Paşa, 9 Eylül 1570'de Kıbrıs’ı fetheder…

Osmanlı’nın Kıbrıs’taki hakimiyeti 1878 Osmanlı-Rus Savaşı’ndan sonra zayıflarken, İngilizler adayı kısmen ele geçirir ve Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra da ilhak eder.1931 yılına gelindiğinde bu kez Kıbrıs’a hakim olan Yunanistan’dır. Bir süre sonra Yunanistan’ın adadaki ilhak hedefi, iki toplum arasında çatışmalara yol açar . 1959 yılında Türkiye, İngiltere ve Yunanistan arasında Zürih ve Londra anlaşmaları imzalanır. Böylece,  bu üç ülkenin garantörlüğünde, Türk ve Rum halklarının ortak eşitliğine dayalı olarak, Kıbrıs Cumhuriyeti kurulur… Rum toplumu lideri Makarios cumhurbaşkanı, Türk toplumu lideri Dr. Fazıl Küçük ise cumhurbaşkanı yardımcısı olarak seçilir.



1963 yılından itibaren Rumların saldırılarıyla Kıbrıs Türkleri ülke yönetiminden uzaklaştırılır.  Ada’yı Yunanistan’a bağlamak üzere Rumların yürüttüğü saldırılar, 1963 yılında bir dizi katliama yol açar. Bu baskı ve zulüm 1974 yılına kadar artarak devam eder ve  Kıbrıs Türk Halkı toprakların yüzde üçlük bir bölümüne adeta sıkıştırılır. Yunanistan’da iktidara gelen cuntanın desteğiyle, 15 Temmuz 1974 tarihinde Kıbrıs Cumhurbaşkanı Makarios’a karşı Nicos Sampson darbe yapar ve adayı Yunanistan’a bağlayacak Enosis’i  başlatır.

Kıbrıs Barış Harekatı
Adadaki bu olumsuz ve  kanlı gelişmeler üzerine, garantör ülke olan Türkiye, çatışmalara ve  kan dökülmesine son vermek üzere harekete geçer…

1959 yılında hazırlanan ve 1960’ta Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kuruluşuyla meşruiyet kazanan garanti anlaşması, Türkiye’ye müdahale hakkı doğurmuştur.

Başbakan Bülent Ecevit bu hakkı ve harekâtın amacını uygun bir üslupla tüm dünyaya duyurur. Aslında Türk Ordusu’na mensup bazı birlikler 1974’ün başından itibaren hazırlıklara başlamıştır. Yanı sıra Ada’da 1960 yılından itibaren görev yapan 650 kişiden oluşan Kıbrıs Türk Değiştirme Birliği, olası bir savaş için çok iyi eğitim almıştır.

Kıbrıs’taki gelişmelere üzerine, Mersin ve diğer illerdeki birliklerde teyakkuz halinde  bulunan personel, bir anda kendini helikopter ve gemilerde bulur.

20 Temmuz 1974 sabahı başlayan Birinci Barış Harekâtı ile, Türk birlikleri Lefkoşa-Hamitköy-Gönyeli ve Pınarbaşı bölgelerine hava indirme, Yavuz plajına da çıkarma yapar. Türk ordusunun kahraman havacıları, çok önemli bir görev de üstlenmiş ve bunu da başarıyla gerçekleştirmiştir.



21 Temmuz’da Türk uçakları Rum mevzilerini bombalar. 22 Temmuz günü Türk birlikleri önce Girne’ye girer, daha sonra Lefkoşa’ya yönelir...

Böylece Girne-Lefkoşa hattı birleştirilir. Türk kuvvetleri adada ilerlerken, karşılıklı olarak çok sayıda kayıp verilir.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin çağrısı ve harekât stratejisi gereği; 22 Temmuz günü saat 17’den itibaren Türkiye ateşi keser.

Başarılı sayılabilecek Birinci Barış Harekâtı, ilk günlerde Kıbrıs Türk Toplumu’nun güvenliğinin sağlamak için yeterli değildir. Kısa süre sonra Lefkoşa-Girne yolunun denetim altına alınmasıyla, Türk kesiminin deniz ile bağlantısı sağlanır. Başta Mağusa olmak üzere, diğer yerleşim bölgelerinde, çok sayıda Türk, güvenlikten yoksun kalmıştır. Bazı olumsuzluklara rağmen
Birinci Barış Harekâtı sonuç vermiştir. Ateşkes sağlanmasıyla birlikte Yunan Hükümeti istifa eder, Karamanlis Fransa’dan dönerek Ulusal Birlik Hükümeti’ni kurar. Kıbrıs’ta ise Nikos Sampson çekilerek yerine Glafkos Klerides geçmiştir.
 
Güneş parolayı telefonla veriyor

Kıbrıs konusunda garantör devlet olan İngiltere, Türkiye ve Yunanistan’ın dışişleri bakanları, Cenevre’de bir araya gelerek, 25-30 Temmuz ve 8-13 Ağustos tarihleri arasında iki aşamada barış koşullarını görüşür. Türk Heyeti, adanın yeni bir anayasaya ihtiyacı olduğunu, Türk tarafına yüzde 34 toprak bırakılması gerektiğini belirtir. Rumlar ve Yunanistan buna yanaşmaz.
Barış görüşmeleri sürerken, esir değişimi de gerçekleştirilmiştir. Türk kuvvetlerinin Ada’da ilerlemesi sırasında, yerel gücün temsilcisi olan mücahitler de, çok önemli bir misyonu yerine getirmiştir.

Cenevre görüşmelerindeki olumsuz gelişmeler ve Rumların Türklere yüzde  34 oranında toprak bırakılmasını kabul etmemesi üzerine, Türk Heyeti Başkanı, Dışişleri Bakanı Turhan Güneş, Başbakan Bülent Ecevit ile telefonda görüşür ve o tarihi cümleyi sarf eder:

“Ayşe tatile çıkabilir…” Ayşe, Güneş’in kızıdır ve bu cümle 14 Ağustos sabahı “İkinci Barış Harekâtı”  için başlama parolasıdır... Plan dâhilinde hareket eden Türk Ordusu, 15 Ağustos’ta Mağusa, 16 Ağustos günü de Lefke’yi ele geçirir.



Türkiye’nin 16 Ağustos 1974 tarihinde ateşkes ilan etmesinin ardından, yıllardır çeşitli zorluk ve zulüm içinde yaşayan Kıbrıslı Türkler, özgürlüklerine kavuşur.



İkinci Barış Harekâtı'nın hemen ardından 25-26 Ağustos 1974 tarihinde, BM Genel Sekreteri Kurt Waldheim Kıbrıs'a gelir ve toplumlar arasında ikili görüşmelerin başlatılmasını ister. Bir süre sonra Kuzey Kıbrıs’ta çok ilginç bir gelişme yaşanır.  13 Şubat 1975 günü Kıbrıs Türk Federe Devleti'nin kurulduğu  ilan edilir ve kuruluş bildirisi, Rauf Denktaş tarafından okunur.



Yeni kurulan Kıbrıs Türk Federe Devleti’ni Türkiye dışında hiç bir ülke tanımaz ve aradan 8 yıl geçer. 15 Kasım 1983 tarihinde Kıbrıs Türk Federe Devleti Meclisi oybirliği ile aldığı bir kararla, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni ilan eder...Cumhurbaşkanlığı’na da Rauf Denktaş getirilir. BM Güvenlik Konseyi,18 Kasım 1983 günü aldığı bir kararla bağımsızlık kararını kınar. Bu arada 1 Mayıs 2004 tarihinde Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, Kıbrıs Cumhuriyeti adı ile tüm adayı temsilen Avrupa Birliği’ne alınır.

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

NOT DEFTERİ: Raylar üzerinde Mudanya seyahati

Muhalefetin dayanılmaz konforu

Bursalı öğrencinin salgın ile imtihanı!

Apartman mı saray mı?

Yurt!

Bu kadim şehre şöyle bir bakmak

NOT DEFTERİ: Osmanlı İmparatorluğu ve BTSO

Günaydııınnn…

Son çare inanç iklimi

Buzlar Çözülmeden!

Çukur Kahve betonu konuşuyor

12 Eylül’den arta kalanlar

Not Defteri: 41 Yıl sonra 12 Eylül ve Bursa

Bursa için 11 Eylül ve önemi

Laik ve layık

Oldu MU şimdi?

Bursa Old City ve ulaşım kaosu

Sınıfları doldurduk da…

Not Defteri: Atatürk kadının yerini ilk kez Bursa’da gösterdi

Barajlar ve bagajlar

Şahsa ait ilk kasaba yolda!

Bursa Şehir Hastanesi ve skandal bir ölüm!

İşsiz, güçsüz ve umutsuz…

Çok şükür…

Not Defteri: Bursalı Edison Adnan Ener

Sıcaksu el yakıyor!

Bakanlık önerisi ile gönüllü OSB desteği!

Büyük Zafer ve Ulu Önder’in savaş yetkisi

Vekil asılı hırpalarsa…

Her gün bir uçağımız düşüyor!

Not Defteri: Tarihten günümüze İmralı

Çavuşoğlu’ndan inciler ve politika…

Hangisi kimin işi?

Taliban ve laiklik

Bursa’nın sel karnesi iyi değil

Yine 17 Ağustos ve yine gözyaşı

NOT DEFTERİ: 6-7 Eylül olayları ve Altındağ vakası

Bursa’da bir dost meclisi!

Emek de yaşam da bedava

Ateş düştü ama kül yine yakıyor!

Soma ya da Somali…

Memleket Partisi, İnce ve Bursa

NOT DEFTERİ: Bursalı Çılgın Türkkuşları

“Üğretmenim… böğün canlı ders vaa mı?”

Türk Tayyare Cemiyeti ve Bursa

Yangın mutfağa ve hastaneye sıçradı!

Kibir kıvılcımları!..

Yangınların nedeni iklim değişikliği mi?

NOT Defteri: Nefes nefese on bir gün…

Doğu!

Yangın..!

Genç kuşağı kaybetmenin eşiğindeyiz!

Kendi kalesine gol atanlar!

Cansuyu…

Bayramı kedere döndürme becerisi!

Not Defteri: Unutulmaz sayım günleri…

Müjdeler var yurdumun toprağına taşına…

Gündem sıcak olaylar ılık mı ılık!

Erdoğan ve Bozbey belli, ya rakipler?

Yarınlar ve bir bayram sabahı

NOT DEFTERİ: Futbol ile Türkiye’ye vurmak!

Ülkeler ve sistemler ayrı, sorunlar benzer!

Sakinleşen Boğaziçi ve özelleşen TRT

O gece karanlıkta kalanlar!

Yeni sistem ile üç yıl…

Biri bizi gözetleyecek!

Baba, siyaset, ticaret ve Türkiye…

NOT DEFTERİ: Faşing değil festival