GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
18.02°
Açık
DOLAR 8.56
EURO 10.13
ALTIN 495.04
BİST 1.36

Açlık neyi bozar?

28 Mayıs 2021 Cuma , 15:47

Sakın ha, sözü inancımıza falan getireceğimi sanmayın.
Daha farklı bir yönü ve rakamlar ile açlık sorununu açmaya çalışacağım.
Bana rahatlıkla kızabilirsiniz! Ülkemizde, tam da bu yoğun ve kavgalı gündem arasında, Diyarbakır ve Kırklareli’nde yeni petrol rezervleri bulunmuşken, Polonya gibi bir NATO ve AB üyesi ülkeye “insansız hava aracı” satacak konuma gelmişken, açlık gibi bir münafık konuya sorun bakalım neden girdim?

Tamam dedim içimden… Ülkemiz günlerdir video salgınına tutulmuş, Bakan Soylu’nun ne söyleyeceği, ya da ne ima edeceği veya ne söylemeyeceğine kitlenmiş bir düello savaşını izlerken, “nereden çıktı bu açlık sorunu” diyebilirsiniz! Aslında, İktidar’ın kontrol etmekte güçlük çektiği birkaç TV kanalında ve bazı yazılı basın organlarında sürekli tarım haberleri çıkıyor. Çiftçinin ekip-biçmekten imtina ettiği belirtiliyor. Daha da kötüsü küresel ısınma sonucu ortaya çıkan susuzluk nedeniyle tarım topraklarının ekilemez hale geldiği anlatılıyor. CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal da bu konuya değinerek, susuzluğun getirdiği bir açlık sorunundan söz ediyor.

Aslında beni tetikleyen, çoğumuzun pek de ilgilenmediği bazı rakamlardı!
Türk-İş kalkmış, ortalık bu denli siyasi çatışma içine girmişken aylık bazı rakamlar açıklamış. Örneğin bekâr bir işçinin, aylık “yaşam maliyeti” miktarının 3 bin 450 lira olduğunu duyurmuş. Sonra da devam etmiş; “ dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 2 bin 830 liradır” demiş. Bunun meali şöyle:
Dört kişilik bu ailenin, yeterli beslenme diyemeden, sadece mutfak masrafı “asgari ücret” altında. Bu işsizlik döneminde ikinci bir kişi çalışamıyorsa, bu aile her öğünde sofradan doymadan kalkıyor demektir.  Çünkü Nisan ayında, Türkiye’deki asgari ücret, Türk-İş gibi çok da muhalif olmayan bir işçi konfederasyon tarafından bu rakamlarla açıklanıyorsa, ülkemizin önemli bir bölümü bırakın iyi yaşamı, beslenemiyor demektir.

Şunu da hatırlatmakta fayda var, “gram altın” fiyatı 5 ayda neredeyse yüzde 50 artış göstermiş. Yani, verilen asgari ücret, bir ölçüde satın alma değeri olarak yarıya inmiş. Bir de “yoksulluk sınırı” var açıklanan… O da Nisan ayı için 9 bin 210 lira olarak belirlenmiş. Şimdi bakalım bu sınır ücretin içinde neler var…
Mutfak masrafının yanı sıra, kira, doğalgaz, elektrik ve su faturaları.
Dört kişilik bir ailenin, bu saydıklarımdan vazgeçme şansı var mı?
Ne kadar yalın, ne kadar düz bir soru değil mi? Lütfen içinizden yanıtlayın!
Çocuk için eğitim masrafı, ailenin ulaşım gideri gibi ikinci derecede (!) önemli harcamaları bunun içine katamadım nedense… Şimdi asıl soruyu soruyorum:
Ülkemizdeki milyonlarca ailenin kaçına, aylık toplam 9 bin lira giriyor?

Bu söylediklerimin, gerçek dışı ve sadece ülke yöneticilerini kötülemek için yazdığımı söyleyebilir misiniz? Söylerseniz ona da razıyım.
Söz ettiğim konu, “ölümlü olduğunu bilen kâinattaki tek canlı insanı” ilgilendiriyor. Bir anne, bir baba çocuğunu yeterince doyuramaz, eğitimini sağlayamaz ise ne yapar, ne düşünür?
Siyasetteki kayıkçı kavgaları, bulunan petrol rezervi, her türlü polis ve asker operasyonu, bu sorunun yanında ne kadar önem taşır?
Osmanlı’nın son dönemini, 1.Dünya Savaşı’nı, Çanakkale Direnişi’ni ve de Bursa’nın işgali ile yurdun istiladan kurtarılıp, Cumhuriyet’in kuruluşunu Bursa’da yaşayan bir ailenin ferdiyim.
Anneannemin bazı cümleleri hiç aklımdan çıkmaz. “Allah kimseyi açlıkla terbiye etmesin” der ve devam ederdi:
“Seferberlikte, erkeklerin çoğu askerdeydi. Bedel ödeyip gitmeyen erkekler, çocuklarına bakan kadınlar kaldı geride… Böyle olunca geçinmek zordu. Bazı geceler yatağa aç giren aile, ertesi gün hemen duyulur “bunlar da tencere kaynatamamış” derlerdi. Yani açlık yaşardı onlar…
Konu-komşu yardım ederse belki tencere kaynardı.”
Bu ülke ve Bursa bile bunu görmüş. Bu nedenle, pazar artığı toplayanlar, çıkma sebze alanlar giderek artıyorsa, sorun ciddi boyutlara gidiyor demektir.
 
Bursa Büyükşehir Belediyesi’nden 50 milyonluk paket
Bu iç karartıcı konulardan biraz uzaklaşarak, petrol rezervi gibi, İHA satışı gibi müjdeli haberlere, yerelde de rastlanıyor diyecektim. Bursa Büyükşehir Belediyesi, sadece 21 günlük kapanma için 50 milyonluk destek paketi hazırlamış. Muhtaç ailelere erzak yardımı, 65 yaş üstü hemşerilerimize, sağlık çalışanlarına ve de emniyet mensuplarına C vitamini paketi dağıtılmış.


Bunu nasıl mı öğrendim? TV kanalları arasında gezinirken Ülke TV’de gördüm Başkan Alinur Aktaş’ı ve sevindim. Bursa nihayet yaygın basında da görünüyor dedim. Destekler ve bazı projelerden söz ettikten sonra program bitti. Herhalde sonuna yetişmişim. Henüz başka kanala geçmemiştim hemen yeni bir program başladı; “Bursa ve İpekçilik.” Doğal olarak ilgimi çekti ve sonuna kadar izledim. Aslında Bursa’nın bunu anlatmasına bile gerek yoktu diye düşünüyordum ki, jenerik geldi ve “Bursa Büyükşehir Belediyesi” sundu, ibaresi yansıdı ekrana…
Biraz neşem kaçtı tabii… Demek ki, bu ikisi de “paket program” kapsamındaymış. Yani yine “paket” yine program…
 

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

Cansuyu…

Bayramı kedere döndürme becerisi!

Not Defteri: Unutulmaz sayım günleri…

Müjdeler var yurdumun toprağına taşına…

Gündem sıcak olaylar ılık mı ılık!

Erdoğan ve Bozbey belli, ya rakipler?

47 yıl sonra Barış Harekâtı

Yarınlar ve bir bayram sabahı

NOT DEFTERİ: Futbol ile Türkiye’ye vurmak!

Ülkeler ve sistemler ayrı, sorunlar benzer!

Sakinleşen Boğaziçi ve özelleşen TRT

O gece karanlıkta kalanlar!

Yeni sistem ile üç yıl…

Biri bizi gözetleyecek!

Baba, siyaset, ticaret ve Türkiye…

NOT DEFTERİ: Faşing değil festival

'Ölmek var dönmek yok' dediler ve öldüler!

Uzak ülkenin başkanı!

İçimizdeki tosuncuklar!

NOT Defteri: Haşim İşcan ve bir hastane öyküsü

Hukuk geri mi geliyor?

Dün 1 Temmuz’du ve normalleştik!

Borç ve İnegöl neden gündemde?

Havadan sudan konuşalım, ne dersiniz?

Şehir Hastanemiz emin ellerde!

Hamdolsun sınav ayağımıza geldi!

NOT Defteri: Çekirge Bursa’nın misafir odasıydı

Babalar yılımızda bitmeyen sınavlar

Bursa’nın da Şükrü Çavuşu vardı ama…

Tercihan bir tercüman vakası!

Doğruluk ve iki başarı öyküsü

Bir sihirli kelime havaalanı!

Not Defteri: Nazım, Balaban ve bir Bursa öyküsü

İktidar Bursa’yı yeni mi fark etti?

Aşı tamam… Ya fakirin aşı?

16 Haziran kime ne söylüyor?

Marmara Denizi nasıl kirlendi?

Yeni bir pazartesi ve umut…

Not Defteri: 1936 yılından bir Merinos öyküsü

Bu kanal, kan-alacak gibi!

Çukur kahve açlığı tartışıyor!

Bursa’nın kronik şeker krizi!

Aman gazımız kaçmasın!

Bursaspor’da sıra yapılanmada

NOT Defteri: Oyal ile 6 altın yıl

Doğanın öfkesi son uyarı mı?

Kaçar…kaçar ve de kaçarız!

1 Haziran ve Bursaspor

Müsilaj sadece denizde mi?

Vergili ve yergili bir pazar!

NOT DEFTERİ: Bir Sönmez vardı geldi geçti…  

Final ve tam destek!

Öteki Türkiye dizisi finale doğru…

Bu işi dezenfektan paklar!

Ata’nın Stadyumu ve 19 Mayıs

NOT Defteri: Çankaya’dan Beştepe’ye!

Aşı müjdesi ve 'Koca' bir itiraf

Kıskanıyorum!

Marş ile atılan o ilk adım

Uçuyoruz ama neden?

Üç aday ve sadece Adanur formülü

NOT DEFTERİ: Yeşil Devrim’in yıl dönümü

Sevinç ve kederde birleşmek

Bayram şekeri…

İngiliz’in göreceği herkesi aşılayalım!

Bayram gelmiş neyime!

Bursaspor ve mucizeler!

NOT DEFTERİ: Kader günü oradaydım