GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
Parçalı Bulutlu
DOLAR 0
EURO 0
ALTIN 0
BİST

Ali ve saz arkadaşları…

31 Ekim 2020 Cumartesi, 19:11

Kazanılması gereken bir maçtı ve kazanıldı. Ama ne kazanmak! Bir yandan depremden kurtarılan canların, enkazdan çıkarılışına bakıyor, diğer yanda da Bursaspor’un geleceğini kurtarması beklenen gençleri izliyorum.

Ama buna yürek dayanmaz… Maç 4-2 olmuş, üstelik normal süre bitimine sadece dört dakika var, yine de “acaba…” diyorum. Sanki “rus ruleti gibi bir maç.” Merminin kime isabet edeceği belli değil. Acaba bu önemli karşılaşma puansız kapatılsaydı ne diyecektim? Sahada oynayanlara değil de, geçmişte Bursaspor’un geleceği ile oynayanlara iyi dileklerimi iletirdim büyük ihtimalle! Neyse iki farklı skor ile ilaç gibi, aşı gibi gelen üç puanın hatırına, öfkemizi biraz erteleyelim…

Maç kadrosuna bakınca Mustafa Er’in ne yapmak istediğini bir anda kavrayamadım! Transfer yasağının kalkmaması için gösterilemeyen çabaya gönderme ile bir “meydan okuma mıydı?” Yoksa rakibi yorarak, sonradan yapılacak değişikliklerle maçı kurtarma planı mı? Ancak kendi bilirdi, niyet okuma gibi bir yeteneğim bu yaşa kadar gelişmedi bir türlü…

Bunu neden söyledim belirteyim. Boluspor’un en etkili atak sürükleyicisi ve topu rakip alana taşıyıcısı Melih’in karşısında Kerem Kök isimli 16 yaşında bir genç ve ilk maçını oynayacak… Bitmedi; Orta alanda Burak Altıparmak, Ali Akman’ı desteklerken, bu maçta oyun kurucu görevini üstlenen Emirhan’a bir de yardımcı verilmiş; o da yeni oynayanlardan Kerem Şen… Bitmedi; rakibin en deneyimli futbolcusu ve takım kaptanı Muhammet Bayır’ın karşısında kanat oyuncusu olarak Tuğbey var. Onun ataklarını mı kesecek, yoksa bindirme yaparak kendi sahasına mı hapsedecek? Daha bunların hesabını yaparken Melih’in asisti rakibe golü getirdi. Daha ilk yarım saat dolmadan Tuğbey kenara Recep içeriye…30 yaşını henüz bitirmiş Recep(!) takımın önde basan, en fazla koşması gereken oyuncusu rolünü oynayacak. Bence rolünü benimsediği için, takımın en yaşlısı, genç rolünü kapmıştı bu maçta! Çok geçmedi bu kez Onur koşturarak kenarda geldi ve Kerem Kök’ü dışarıya aldı. İlk yarı bitmeden de Kerem Şen- Batuhan Kör değişimi yapıldı. İyi de, Burak Altıparmak’ın akıl dolu ve çabuk kullandığı serbest vuruşunda top Ali Akman’a gelmese, o da kendine has becerisi ile kapalı köşeden ve aşırtma vuruşla golü yapmasa ne olurdu, düşünmek bile istemiyorum. Ardından diğer yetenekli ayak Kapacak sahneye çıktı ve “first class” bir vuruşla farkı takımın öne geçirdi. İki yetenek iki gol. Futbol şansı da üçüncü ayak olarak devrede… İkinci yarı başında bu kez diğer “sivri isim” İsmail, “çok çalışmış” olacak ki, süratle rakip alana indi ve görevini yaptı, fark da Ali’nin ayağından ikiye çıktı. Ama ikinci yarı için bu da yetmedi. Durum 3-2 olduktan sonra maç arap saçı gibi karıştı. Sonrasını anlatmak çok zor. Korku tüneline girmiş gibi izledim. Belki de gözüne araba farı yakılmış tavşana döndüm de bilemedim!

Zaten, giren çıkanı öğrenmekten maçı sağlıklı izlemek de zordu.

Bu sezon kaderimiz böyle… Bolu maçı gibi, kopara kopara alınan bir galibiyet bazen sevinç gözyaşı döktürecek, bazen de klasik deyimle “pisi pisine “ alınan yenilgiyle kahırlanacağız. Ama bize bu maçtaki bir tutam mutluluk bile yetiyor artık… Ferguson’un ManU’sunu izlerken, Beypiliç’in Bolusu’na talim ediyoruz. Nereden nereye… Olsun be, bir akşamlık sevinç bile, salgın belası ve deprem şoku arasında nefes aldırdı bana… Emirhan’ın nihayet yeteneğini hatırlamasından, Ali’nin gollerdeki gösterisinden ve saz arkadaşları ile değerli puan savaşından, bir ara galiba gözlerim yaşardı. Nedenini yine bilemedim; bu gençlerin coşkusu muydu, ya da sadece oynama isteğini içlerinde bir kaçının becerisi ile ortaya koydukları futbol muydu, belki de deprem gündemi ile 24 saatten beri gerilen vücudum mu gevşedi bilemiyorum. Bildiğim boğazımın düğümlendiğiydi. Bursaspor’u izlerken bir kez daha böyle olmuştum, boğazım düğümlenmiş ama ağlayamıyordum. Hani bir Atatürk Stadyumu gecesi vardı ya, hani takvim 16 Mayıs’ı ve 2010 yılını gösteriyordu ya, işte öyle bir şey…

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

Eski Türkiye ve Demirel...

İşçi virüsü Kod 29!

Ders niteliğinde yenilgi!

Hastane önünde futbol sahası!

 NOT DEFTERİ: Bursa ve şaka gibi iki seçim öyküsü…  

Çukur Kahve çalkalanıyor!

Geçmişten bir hukuk öyküsü!

Acaba?..

Büyük ikramiye kime vurdu?

Önce oto, sonra uzay gerisi kolay!

NOT DEFTERİ: Bursa’nın Mahfeli…

Bu sahaya üç puan az!

Askerî (!) ücret ve yeni yıl beklentileri

Çabuk ol!..

Kötü oynarken kazanmak…

Olay TV olayı... Kovboy filmi koyuverin!

NOT DEFTERİ: Bugün 27 Aralık…

Koltuk sevdası…

Haydi çocuklar aşıya ama…

Yerel siyasetin önemi kaldı mı?

Piyangooo…

Üç değerinde bir puan

NOT DEFTERİ: İki kent ve bir adam

Bütçe ile aranız nasıl?

Mağdurlar mağrur olunca!..

Rüya gibi biri futbol gecesi

Arada hukuk var, dikkat edelim!

Parasızlık da bir salgın!

Ne olacak Bursaspor’un hali!

NOT DEFTERİ: Üç lider, üç kader ve üç Bursa…

217 ve 216 size ne ifade eder?

Sporun siyaseti!  

Can suyu değerinde üç puan

Salgın, duygu ve kaygı…

Sessizliğin sesi!

NOT DEFTERİ: Türkiye’de ilk  aşı üretimi ve Hıfzısıhha

Yenilgi çabuk geldi ama ağır oldu

Kapadokya’da pişer de Uludağ’a düşer mi?

Kapanıyoo…

Kapanma…

Futbolda umutsuzluğa yer yok…

Özallı özel yıllar ve 29 Kasım freni

Dert 'katar… katar…'

Muhalefet; seçim, iktidar; geçin…

Form  ve reform!

24 Kasım ve Başöğretmen

Keşke penaltı ile olmasaydı…

NOT DEFTERİ: ABD ve Türkiye’deki Barış Gönüllüleri!

Maksat dostlar alışverişte görsün!

Para; varlığı dert yokluğu yara!

Kanal, eleştiri, kamu kaynağı ve Bursa!..

Acıpayam ve acı bir salgın itirafı

Acı reçeteli reform ve Berat Bey’in gücü!

NOT DEFTERİ: Atatürk, katafalk ve Bruno Taut

Hayrettin Çakmak’la…

Çukur Kahve deprem diyor!..

Naci abi ve Yeni Türkiye!..

Bugün 10 Kasım…

Bu çocuklar heyecan veriyor

NOT DEFTERİ: 1855 Bursa depreminde neler yaşandı?

Suçuna ağlayarak sevinen bir millet!..

Tek suçlu var o da ahlâk…

Deprem bugün İzmir’de yarın...

NOT DEFTERİ: Cumhuriyet’in ipuçları Bursa’da mı verilmişti?

Gölyazı Barış Antlaşması!

Dik dur eğilme, Cumhuriyet seninle…

Futbol bu, kaderden kaçılmaz!

Bir yemine yüklü bir maaş!