GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
20.02°
Açık
DOLAR 8.55
EURO 10.09
ALTIN 495.39
BİST 1.352

Alın teri ile kazanılan üç puan

15 Nisan 2021 Perşembe , 21:53

Son dakikaya kadar oyundan kopmayan bu gençler ülke futboluna bir ders veriyor. Acaba yeşil beyaz formayı giyen bu çocuklar ne demek istediklerini anlatabiliyor mu?

Şunu samimiyetle ifade edeyim, eğer maç Bandırmaspor lehine sonuçlansa da aynı sözleri sarf edecektim. Çünkü bu futbolcuların büyük çoğunluğu ileri zekâlı öğrencilerin üst okula üst sınıflardan başlaması gibi bir örnek sunuyor. Çoğu kez, fizik güçleri, ikili mücadelelerde yetersiz de kalsa azim, coşku ve de arzu gibi duygular imdada yetişiyor.

Bence bundan sonra düşünülmesi gereken en önemli konu, her hafta söz ediyorum, bu cevherleri “simsar” istilasından korumak. Erken yaşta ve de futbol dersinde tam yeterlilik belgesini alamadan kaybetmek de var çünkü... Hem onlar, hem de kulüp kaybeder. Uzattım; kısa keseyim, bu kadro aynen korunmalı. Henüz diğerlerinin seviyesinde olmayanlara da biraz daha şans vererek beklenmeli. Aşama görülmediği takdirde, yakın il ve ilçelerdeki profesyonel takımlarda olgunlaşmaları sağlanmalı. Bunları Vakıfköy patentli olanlar için söyledim. Bu sezon, özveri ile profesyonellik karışımı bir duruş sergileyen büyükler için kararı, yönetim ve teknik kadrolar vermeli.

Maça da değinmeden olmaz. Maç öncesi Teknik Sorumlu Fazlı Tan dedi ki;“Biz planlarımızı Bandırmaspor’un ideal kadrosuna göre yaptık. Maç kadrosu elimize geçtiğinde şaşırdık. Yine de galibiyet için çabalayacağız. Futbolcularımıza hedef olarak dokuzuncu sırayı gösterdik.” Yani 18 takımlı ligin ortası,  kalan dört maç için yeni hedef.
Ve bu iddiasız, sinirleri germeyen maçın ilk yarısı…

İki takımda final turu iddiasını yitirmiş olmanın rahatlığı ile tamamen topa yöneldi. Dakika tutmadım ama, ilk yarıda topun oyunda kalma süresi sanırım diğer maçlardan çok fazlaydı. Gereksiz fauller, oyuncuların yerde geçirdiği dakikalardan eser yoktu. Sahadaki 22 genç adam da oynamak istiyordu. Bu durum Bursaspor’a daha avantaj sağlamıştı. Keyif veren bir ilk devre izlerken, küçük bir pozisyon hatası ve Bandırma’nın golü geldi. Doğal olarak bir bocalama başladı bizim gençlerde…Bursaspor’da kaleci Canberk’in kalede emanet duruşu  dışında herkes görevini iyi yapıyor, acemilik çekmiyordu. Ramazan da iyi başlamıştı ama, goldeki pozisyon hatası onun yine eksi hanesine yazıldı. İkinci yarıda Bandırma değişiklikler ile daha atak, daha coşkulu oynuyordu. Bursaspor savunma hattındaki sık değişiklikler belki de onlara bu oyun tarzını getirdi. 70. Dakikadan sonra yeşil beyazlı forma içindeki gençler pas bağlantısı bir anda hızlı ve doğru yapmaya başladı. Hemen herkes aynı özveriyi, aynı mücadeleyi gösteriyor, deneyimli ayaklar iki Burak ve Emirhan da onları rahatlatıyordu. Hemen her hafta birini özellikle TV spikerlerinin gözdesi yapan Bursaspor, ligin ilk yarısında Batuhan ve ikinci yarıda da Talha’nın ardından,  bu hafta da Tuğbey’i bir başka kimlik ile sahneye çıkardı ve de sempatik görünümlü Eren’i de iki golle kamuoyunun beğenisine sundu.

Tekrar ediyorum, gelecek sezon için bu gençlerin tamamına yakını kadroda tutulmalı. Bu da yapılamayacaksa, yöneticilik kavramının içi boşalır ve de ortada kulüp diye bir şey kalmaz. Bir korkum daha var. Daha önce de belirtmiştim, aynı verim Vakıfköy’de de korunmalı, gereken yatırım yapılmalı. Üretmeden tüketen, sözüm ona Türkiye’de futbolun vazgeçilmez temsilcileri görünen o üç kulüp, artık sermayeyi tüketiyor ve hala birbiri ile yarışma gayretinde. Dilerim, gözlerini Bursa’ya çevirip de bu işin sırrını birkaç yıl daha çözmezler!

Onlara, 1959 öncesi şampiyonluk sayısında yarattıkları tartışma ile,  hakem harcama lüksleri yeter de artar bile.

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

Müjdeler var yurdumun toprağına taşına…

Gündem sıcak olaylar ılık mı ılık!

Erdoğan ve Bozbey belli, ya rakipler?

47 yıl sonra Barış Harekâtı

Yarınlar ve bir bayram sabahı

NOT DEFTERİ: Futbol ile Türkiye’ye vurmak!

Ülkeler ve sistemler ayrı, sorunlar benzer!

Sakinleşen Boğaziçi ve özelleşen TRT

O gece karanlıkta kalanlar!

Yeni sistem ile üç yıl…

Biri bizi gözetleyecek!

Baba, siyaset, ticaret ve Türkiye…

NOT DEFTERİ: Faşing değil festival

'Ölmek var dönmek yok' dediler ve öldüler!

Uzak ülkenin başkanı!

İçimizdeki tosuncuklar!

NOT Defteri: Haşim İşcan ve bir hastane öyküsü

Hukuk geri mi geliyor?

Dün 1 Temmuz’du ve normalleştik!

Borç ve İnegöl neden gündemde?

Havadan sudan konuşalım, ne dersiniz?

Şehir Hastanemiz emin ellerde!

Hamdolsun sınav ayağımıza geldi!

NOT Defteri: Çekirge Bursa’nın misafir odasıydı

Babalar yılımızda bitmeyen sınavlar

Bursa’nın da Şükrü Çavuşu vardı ama…

Tercihan bir tercüman vakası!

Doğruluk ve iki başarı öyküsü

Bir sihirli kelime havaalanı!

Not Defteri: Nazım, Balaban ve bir Bursa öyküsü

İktidar Bursa’yı yeni mi fark etti?

Aşı tamam… Ya fakirin aşı?

16 Haziran kime ne söylüyor?

Marmara Denizi nasıl kirlendi?

Yeni bir pazartesi ve umut…

Not Defteri: 1936 yılından bir Merinos öyküsü

Bu kanal, kan-alacak gibi!

Çukur kahve açlığı tartışıyor!

Bursa’nın kronik şeker krizi!

Aman gazımız kaçmasın!

Bursaspor’da sıra yapılanmada

NOT Defteri: Oyal ile 6 altın yıl

Doğanın öfkesi son uyarı mı?

Kaçar…kaçar ve de kaçarız!

1 Haziran ve Bursaspor

Müsilaj sadece denizde mi?

Vergili ve yergili bir pazar!

NOT DEFTERİ: Bir Sönmez vardı geldi geçti…  

Açlık neyi bozar?

Final ve tam destek!

Öteki Türkiye dizisi finale doğru…

Bu işi dezenfektan paklar!

Ata’nın Stadyumu ve 19 Mayıs

NOT Defteri: Çankaya’dan Beştepe’ye!

Aşı müjdesi ve 'Koca' bir itiraf

Kıskanıyorum!

Marş ile atılan o ilk adım

Uçuyoruz ama neden?

Üç aday ve sadece Adanur formülü

NOT DEFTERİ: Yeşil Devrim’in yıl dönümü

Sevinç ve kederde birleşmek

Bayram şekeri…

İngiliz’in göreceği herkesi aşılayalım!

Bayram gelmiş neyime!

Bursaspor ve mucizeler!

NOT DEFTERİ: Kader günü oradaydım

Sosyal devlet ya da..!

Bahar gelir mi?