GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
Parçalı Bulutlu
DOLAR 7.86
EURO 9.53
ALTIN 462.81
BİST $18.981

Atatürk doğarken…

03 Ekim 2020 Cumartesi, 19:53

Özellikle Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından, Ulu Önder’e hitap edeceği zaman kullandığı “Gazi Mustafa Kemal” adlandırması her ne kadar doğru olsa da, belli çevreler ATATÜRK soyadını buna eklememesi üzerine olumsuz yorumlar yapıyorlardı.

Bu tartışma ve niyet okuma süreci içine CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun “Gazi Mustafa Kemal” hitabı da eklenince, tartışmaya bu kez iktidar yanlıları da katıldı. Hedefte Gazi Mustafa Kemal’in 9 Eylül 1922 tarihinde kurulmasını başardığı CHP çevresi vardı.

Kimse bulunduğu yerden taviz vermedi. Kaftancıoğlu, “bana bu hitap şekli daha yerinde geliyor” diye yanıtladı. Bir süre sonra da yoğun gündem içinde konu kapandı.

Bu satırların yazarı olarak ben de 1934 yılındaki Soyadı Kanunu öncesindeki dönemler için Gazi Mustafa Kemal hitabını kullanıyorum. Tarihsel gelişmeye göre de, ya sadece Atatürk, bazen Ulu Önder, çoğu kez de Mustafa Kemal Atatürk biçiminde yazıyor ve okuyorum. Bunun bir tartışma konusu yapılmasını da uygun bulmuyorum.

Bu hafta Not Defteri çalışmamda, iki nedenle bu konuyu ele aldım. Birincisi Atatürk kelimesi üzerinden, günümüzdeki Mustafa Kemal tartışması; ikincisi de o dönem Türk Dil Kurumu Başuzmanı Ermeni Agop Martayan Dilaçar’ın bu soyadının bulunmasındaki payıydı.

Bu sayede o dönemde ve günümüzde Türk vatandaşı olarak yaşayan Ermenilerin Gazi Mustafa Kemal’e verdiği önemi de görebiliriz.  

SOYADI MECLİS'TE OY BİRLİĞİYLE KABUL EDİLDİ  

Ankara radyosu spikeri bir haberi okurken “Anatürk” kelimesi ağzından dökülüverdi... Oysa, kelimenin aslı Atatürk'tü... Takvimler 24 Kasım 1934'ü gösteriyordu. İsmet  Paşa ve 22 arkadaşı, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne bir önerge vererek, Ulu Önder Mustafa Kemal'e yeni çıkan kanun çerçevesinde, Atatürk soyadı verilmesini öneriyordu. Teklif oy birliğiyle kabul edildi ve Atatürk böylece doğdu.

Her Türk vatandaşına bir soyadı taşıma yükümlülüğü getiren ve İsviçre'den alınan bir kanun taslağı, 21 Haziran 1934 tarihinde kabul edilmiş, 2 Ocak 1935′te yürürlüğe girmişti. Kanunun amacı, kişilerin öz adlarının yanında, dini, sosyal ve sınıfsal unvanların yol açtığı ayrımı ortadan kaldırmaktı. Soyadı Kanunu, nüfus işlemleri, askere alma, okul kaydı, tapu işlemleri gibi alanlarda yaşanan karışıklıkları önleme amacıyla da çıkarılmıştı. Daha önce soyadı yerine baba adı kullanılıyordu. Bu da çok sayıda benzerliğe yol açıyor ve sorun oluyordu.

Bu yasayı takiben, 26 Kasım 1935 tarihinde çıkarılan bir kanunla, ağa, hacı, hafız, hoca, efendi, bey, beyefendi, hanım, hanımefendi, paşa, hazret gibi unvan ve lakapların kullanılması yasaklanıyordu. Kanunda ayrıca, söylerken ve yazarken "ad önde, soyadı sonda kullanılmalı" deniyordu. Edebe aykırı ve komik soyadlarının, aşiret, yabancı ırk, millet, rütbe ve memuriyet bildiren isimlerin soyadı olarak alınmasına izin verilmiyor, soyadı seçme görevi de kocaya veriliyordu.

ATATÜRK SOYADI NASIL BELİRLENDİ? 

Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal'e Atatürk soyadının verildiği 24 Kasım 1934 tarihi, bir başka anlam daha taşıyordu. 1928 yılında yine bir 24 Kasım günü, Mustafa Kemal, millet mektepleri baş öğretmenliğini üstleniyordu. 24 Kasım daha sonra  “Öğretmenler Günü” olarak karşımıza çıkıyordu. Atatürk ve soyadının bir araya geldiği bu tarih, aynı zamanda, Cumhuriyet ile Osmanlı İmparatorluğu izlerinin silinip, ulemanın tamamıyla tasfiye edildiğinin göstergesiydi.

25 İkinci Teşrin (Kasım) 1934 tarihli Hakimiyet-i Milliye Gazetesi’nin manşeti aynen şöyle atılmıştı:

     ATATÜRK

Kemal, özatlı Önderimiz

   Bu soyadını aldı

Atatürk soyadının verilmesinin ilginç bir öyküsü de vardı. Bu isimde payı olan, imzasında olduğu gibi Ermeni asıllı Agop Martayan Dilaçar'dı. 19 yaşındayken Osmanlı Ordusu’nda silah altına alınan Agop Martayan, önce Kafkas cephesine ardından da Şam’a gönderilmişti. Mustafa Kemal ile dostluğu Şam’da başlamıştı. Türkçe konusundaki çalışmaları nedeniyle Agop Martayan, Türk Dil Kurumu baş uzmanlığına getiriliyor, Dilaçar soyadı da Mustafa Kemal’in emriyle veriliyordu.

Dilaçar'ın Atatürk çalışması dışında, Mustafa Kemal'in soyadı için çok sayıda öneri  yapılıyordu. Bunlardan bazıları; Etel, Etil, Etealp, Yazır, Ulaş, Emen, Arız, Çogaş, Salış, Begit, Ergin ve Tokuş'tu. Önerilen isimlerin ortak özelliği, arı Türkçe örnekleri olmasıydı. Soyadı belirlenmesinde son noktayı, Mustafa Kemal'in yakın arkadaşı Naim Hazım Onat koyuyordu. Onat'ın önerisini uygun bulan Mustafa Kemal, Atatürk'te karar kılıyordu. Böylece, çok önemli bir devrim, Ulu Önder'e yakışır bir soyadının verilişiyle gerçekleşiyordu.

17 Aralık 1934’te çıkarılan yasa ile de bu soyadının diğer kişiler tarafından kullanılması yasaklandı. Kız kardeşi Makbule dahi Atatürk değil, “Atadan" soyadını almıştı.

 

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

Kapanıyoo…

Kapanma…

Futbolda umutsuzluğa yer yok…

Özallı özel yıllar ve 29 Kasım freni

Dert 'katar… katar…'

Muhalefet; seçim, iktidar; geçin…

Form  ve reform!

24 Kasım ve Başöğretmen

Keşke penaltı ile olmasaydı…

NOT DEFTERİ: ABD ve Türkiye’deki Barış Gönüllüleri!

Maksat dostlar alışverişte görsün!

Para; varlığı dert yokluğu yara!

Kanal, eleştiri, kamu kaynağı ve Bursa!..

Acıpayam ve acı bir salgın itirafı

Acı reçeteli reform ve Berat Bey’in gücü!

NOT DEFTERİ: Atatürk, katafalk ve Bruno Taut

Hayrettin Çakmak’la…

Çukur Kahve deprem diyor!..

Naci abi ve Yeni Türkiye!..

Bugün 10 Kasım…

Bu çocuklar heyecan veriyor

NOT DEFTERİ: 1855 Bursa depreminde neler yaşandı?

Suçuna ağlayarak sevinen bir millet!..

Tek suçlu var o da ahlâk…

Deprem bugün İzmir’de yarın...

Ali ve saz arkadaşları…

NOT DEFTERİ: Cumhuriyet’in ipuçları Bursa’da mı verilmişti?

Gölyazı Barış Antlaşması!

Dik dur eğilme, Cumhuriyet seninle…

Futbol bu, kaderden kaçılmaz!

Bir yemine yüklü bir maaş!

NOT DEFTERİ: Bir yerel seçim nasıl hükümet düşürdü?

Konu Bursaspor ise herkes haklıdır!

Seçmen nereye bakıyor?

SMA belası ve pompalı dehşeti!

Hem EYT'li hem KHK'lı olmak!

Enerji mi, yetenek mi kazandı ?

NOT DEFTERİ: Gazi’nin ilk Bursa ziyareti  

Laik bir ülke ve Dilipak’ın sözleri

Burası Bursa, şaşırmayacaksın!

16 Ekim Milli Takım ve bir Güzelırmak…

Bakan emekliye nasıl bakıyor?

Sağlık ve eğitim neden sorunlu?

Ülkesinden önde olan Türk futbolcular!

NOT DEFTERİ: Bursa’nın rüya gibi ortak girişim dönemi

Sayıştay da kapanmalı mı?

Eğitimde para hesabı olur mu?

İlk EBA kurbanı!

Bursa'da Covid cenazeleri nasıl defnediliyor?

Sürprizin adı Bursaspor

Vaka uymadı, hasta verelim!

Siyaseti hiç sevmem çünkü!..

Dini rüşvet nasıl olur?

Uzaktan eğitime uzaktan bakanlar!

Bu bir futbol yazısı değildir!

NOT DEFTERİ: Bursa'da Hıristiyan okulları ve misyonerlik

Oyun kâğıdı ve Çukur Kahve...

200 liranın sırrı!..

Fabrika yerine hapishane...

Bursa Şehir Kütüphanesi de Vakıflara!..

Bursaspor'u anlamak beceri ister!

NOT DEFTERİ: Menderes gerçeği ve hazin bir son

Guguktan hukuk olur mu?

Bu fasulya yedi buçuk lira!..

Eğitimde hak eşitsizliği olur mu?

Covid maçı sahada bitermiş!

Şimdi karar zamanı

NOT DEFTERİ: Bursa'nın festivali