GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
28.02°
Açık
DOLAR 8.57
EURO 10.1
ALTIN 496.45
BİST 1.349

Bakan emekliye nasıl bakıyor?

13 Ekim 2020 Salı , 18:10

Müthiş bir kariyer… Teksas Üniversitesi’nde öğrenim ve uzmanlık…

İslam İşbirliği Konferansı’nda önemli projelerin danışmanlığı…

Özetle, Türkiye’de seçkin okullarda yapılan eğitim sonrası Amerika’da son noktayı koyan bir kadın… Henüz 41 yaşında… Getirildiği bakanlık görevi, Türkiye’deki en kalabalık topluluğa hitap ediyor. Yani, emekçi ile işçi ve memur emeklisi kesimlerine…

Yetmiyor, bir yandan da Aile Bakanlığı yönü ile toplumun tamamına hitap etmiş oluyor. Ama kadın bakanın son hitabını, kimileri övgü ile karşıladı, kimisinde de öfke uyandırdı. Yakın çevremden bu izlenimi aldım. Uzman özelliği de olan bazı siyasiler de “bir tükenişin ifadesi” olarak gördü. Bakan Zehra Zümrüt Selçuk, iki üç gün önce, her daim emeklinin yanında olduklarına vurgu yaparak, şu bilgiyi vermişti ve demişti ki…

“Bu yıl Ağustos ayında 8,2 milyon işçi emeklisi, 2,6 milyon Bağ-Kur emeklisi ve 2,3 milyon memur emeklisi olmak üzere toplamda 13,1 milyon emeklimize 30,5 milyar lira aylık ödemesi yaptık. Son 2 yılda ise emeklilerimize toplam 674,5 milyar lira aylık ödemesi gerçekleştirdik.”

Bu haberi gazetede okuyan, televizyonda izleyen, kendi halinde bir emeklinin ağzından dökülen ilk cümle sizce ne olurdu?

Zahmet etmeyin, onu da ben diyeyim bir emekli olarak…

“Müsaadenizle aylıklarımızı da ödeyiverin canım… Onca yıl vergi ve yaşlılık pirimi ödedik. Verdiğimizi şimdi alıyoruz. Yoksa, bundan böyle emekli maaşlarını vermekte bir zorluk mu görüyorsunuz? Eyvah ki eyvah…”

Lütfen samimiyetle yorumlayın bu sözleri…

“Bravo adamlara, pardon kadına. Bu kadar sıkıntı arasında emekli maaşlarımızı hiç aksatmıyor. Geçmişte böyle miydi yahu?” diyen çıkar mı acaba?

İktidarın gözbebeği, bir anlamda sözcülüğünü yapan 11 TV kanalından birini izliyorsanız bu duyguya kapılabilirsiniz. Ama biraz gerçekçi düşününce “Ne oluyor, halk zaten battı, Devlet de mi iflas ediyor” demez misiniz?

Bana gelince, bu ifade tarzını net olarak yorumlayamadım. Böylesine kariyerli, iyi eğitim almış Bakan Selçuk’un bu sözleri, ancak endişe duymama neden oldu. Devlet bütçesinin eksi milyar dolarlarla açık verdiği bilindiği bir anda böyle bir çıkış insanı gerçekten korkutuyor.

Maliye ve Hazine Bakanı da “ben dövize bakmıyorum. Orası kontrolümüzde” dediği günlerde insan merak ediyor ne oluyor diye…

Mizah yüklü bir filmin adı aklıma geliyor bir anda… “Bu adamlar nereye bakıyor?” idi filmin adı. Şimdi de bakanların bize ve ülkeye nasıl baktığına bakıyoruz! Bakış açılarımız çok farklı belli ki…

Baktık ki, işler çok kötü gidiyor, maaşlar gecikiyor; o zaman tek bir çare kalıyor; bir mümin olarak, Sayın Cumhurbaşkanı’nın sözlerini tutup “acıyı bal eyler”, karnımızı doyurur ve bal gibi geçinip gideriz!

Bunu neden söyledim, açıklayayım. İnsanları rahatlatacak dini telkinlerde bulunan en önemli kurum Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu ve ilk başkanlığını Karacabeyli Mustafa Fehmi Gerçeker’in yaptığı Diyanet İşleri Başkanlığı… Sanırım bu kurumun şimdi görevi daha da ağırlaşacak! Öyle olmasa, ona ayrılan bütçe 16 bakanlığın 8‘inden büyük olur muydu?

İşte haberi…

“Diyanet İşleri Başkanlığı bütçesi yüzde 34 artırıldı. 7.7 milyar liradan 10.5 milyar liraya çıkarılarak, MİT bütçesini 5’e, yatırımcı bakanlıkların bütçesini de 4’e katladı. İçişleri Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı, AB Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı, bütçe büyüklükleri ile Diyanet’in gerisinde kaldı.”

Gerekçesini, ötesini berisini biz bilmeyiz. Büyüklerimiz bizden iyi bilir!

Bu kadar karamsarlık içinden ne tür bir güzellik çıkarabiliriz. Salgın ve işsizliğin yanında, vatandaşın kredi kartı borçları da icra takibine girmiş. Filyasyon ekibi ile birlikte icracılar da her an kapınıza dayanabilir. Elindeki telefonla sanal alemde yaşayanlar, bu özelliklerine “kazanmadıkları parayı harcama” gibi bir şık daha eklediler son yıllarda...

Belki de başka çareleri olmadığı için bu yola girdiler, onu bilemem.

 

 

 

 

 

 

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

Bayramı kedere döndürme becerisi!

Not Defteri: Unutulmaz sayım günleri…

Müjdeler var yurdumun toprağına taşına…

Gündem sıcak olaylar ılık mı ılık!

Erdoğan ve Bozbey belli, ya rakipler?

47 yıl sonra Barış Harekâtı

Yarınlar ve bir bayram sabahı

NOT DEFTERİ: Futbol ile Türkiye’ye vurmak!

Ülkeler ve sistemler ayrı, sorunlar benzer!

Sakinleşen Boğaziçi ve özelleşen TRT

O gece karanlıkta kalanlar!

Yeni sistem ile üç yıl…

Biri bizi gözetleyecek!

Baba, siyaset, ticaret ve Türkiye…

NOT DEFTERİ: Faşing değil festival

'Ölmek var dönmek yok' dediler ve öldüler!

Uzak ülkenin başkanı!

İçimizdeki tosuncuklar!

NOT Defteri: Haşim İşcan ve bir hastane öyküsü

Hukuk geri mi geliyor?

Dün 1 Temmuz’du ve normalleştik!

Borç ve İnegöl neden gündemde?

Havadan sudan konuşalım, ne dersiniz?

Şehir Hastanemiz emin ellerde!

Hamdolsun sınav ayağımıza geldi!

NOT Defteri: Çekirge Bursa’nın misafir odasıydı

Babalar yılımızda bitmeyen sınavlar

Bursa’nın da Şükrü Çavuşu vardı ama…

Tercihan bir tercüman vakası!

Doğruluk ve iki başarı öyküsü

Bir sihirli kelime havaalanı!

Not Defteri: Nazım, Balaban ve bir Bursa öyküsü

İktidar Bursa’yı yeni mi fark etti?

Aşı tamam… Ya fakirin aşı?

16 Haziran kime ne söylüyor?

Marmara Denizi nasıl kirlendi?

Yeni bir pazartesi ve umut…

Not Defteri: 1936 yılından bir Merinos öyküsü

Bu kanal, kan-alacak gibi!

Çukur kahve açlığı tartışıyor!

Bursa’nın kronik şeker krizi!

Aman gazımız kaçmasın!

Bursaspor’da sıra yapılanmada

NOT Defteri: Oyal ile 6 altın yıl

Doğanın öfkesi son uyarı mı?

Kaçar…kaçar ve de kaçarız!

1 Haziran ve Bursaspor

Müsilaj sadece denizde mi?

Vergili ve yergili bir pazar!

NOT DEFTERİ: Bir Sönmez vardı geldi geçti…  

Açlık neyi bozar?

Final ve tam destek!

Öteki Türkiye dizisi finale doğru…

Bu işi dezenfektan paklar!

Ata’nın Stadyumu ve 19 Mayıs

NOT Defteri: Çankaya’dan Beştepe’ye!

Aşı müjdesi ve 'Koca' bir itiraf

Kıskanıyorum!

Marş ile atılan o ilk adım

Uçuyoruz ama neden?

Üç aday ve sadece Adanur formülü

NOT DEFTERİ: Yeşil Devrim’in yıl dönümü

Sevinç ve kederde birleşmek

Bayram şekeri…

İngiliz’in göreceği herkesi aşılayalım!

Bayram gelmiş neyime!

Bursaspor ve mucizeler!

NOT DEFTERİ: Kader günü oradaydım