GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
4.02°
Açık
DOLAR 9.51
EURO 11.05
ALTIN 549.43
BİST 1.519

Barajlar ve bagajlar

3 Eylül 2021 Cuma , 15:05

Baraj her daim önemini korur. Nedeni de çok açık; bir kere barajlar olmasa, ülkenin su ihtiyacı giderilemez. Özellikle günümüzdeki iklim değişikleri ve küresel ısınma belası, onları daha önemli hale getiriyor. Buna karşın şu anki ülke yönetiminin baraj konusundaki devasa bir projesini ne duyduk ne de gördük.

Oysa geçmişte öyle miydi, Süleyman Demirel’in unvanı “barajlar kralı” olarak tescillenmişti. Daha sonra yönetimi devralan Turgut Özal’ın, Anadolu’nun en önemli projesi GAP için sahiplenme isteği, iki lideri kapıştırmış ve o müthiş söz ortaya çıkmıştı. “GAP’ı gaptırmam” sözleri Süleyman Demirel ile özdeş olmuştu bir dönem. Ama haklıydı, çünkü geçmişte DSİ Genel Müdürü olarak görev yapmıştı. Herkes uzmanlık alanı neyse onunla övünür ve kendine alan açar. O da öyle yapmıştı, hazıra konmak isteyen Özal’ı da o sözü ile vurmuştu.



Uzmanlık başka bir şey! Şimdi Sayın Erdoğan ne yapsın? Uzmanlığı iktisat mı, futbol mu, inanç dünyası mı, özel sektör yöneticiliği mi, hepsi bir yana belediye başkanlığı mı? Zor soru, kim olsa yanıtlayamaz.
Ama ben bir özelliğini keşfettim… Uzun yıllar İETT Futbol Takımı’nda savunma oyuncusu olarak oynamış ya, işte işin sırrı burada. Çünkü savunma oyuncuları ve Erdoğan gibi özellikle libero oynayanlar, rakip serbest vuruşlarında kurulacak barajın sorumlusudur. İşte baraj uzmanlığı buradan geliyor Sayın Erdoğan’ın!

Buna ilave olarak 2002 Seçimi’ni de ekleyelim… Bakın ne çıkıyor. Şu günlerde sıkça eleştirdiği “Darbe Anayasası” var ya, işte onun içine konmuştu “yüzde onluk” seçim barajı. Yeni kurduğu AKP ise bundan yeterince nasiplenmiş ve yüzde 34 ile tek başına İktidar’a gelmişti. Hatta, bir önceki dönemin başbakanı Ecevit’in partisi DSP, bırakın baraj altında kalmayı, yanılmıyorsam yüzde 2 falan oy almıştı. İktidar ortağı ANAP ile MHP baraj altında kaldığı gibi, yönetimde olmayan DYP de küçük bir yüzde eksiği ile devre dışı olmuştu.

Şu günlerde karşımıza yine “baraj” kavramı çıktı. Darbe Anayasası’nın yüzde 10’nu gitti, Cumhur İttifakı’nın yüzde 7 önerisi baş köşeye oturdu. Sakın ha, bundan bir anlam çıkararak beni hırpalamayın… “Baraj ile gelen baraj ile gider” gibi bir niyetim hiç yok! Zaten, Erdoğan’ın yanında, seçim zamanını belirleme, baraj altında kaldıktan sonra istifa edebilme, ama bir süre sonra tekrar ayağa kalkabilecek beceriye ulaşabilme konularında uzman ve günümüzde siyasi bilge konumundaki Devlet Bahçeli var. İkisi de barajı geçmenin hesabını yapmıştır mutlaka…  Belki de “cumhurbaşkanlığı koltuğu” kaptırılsa bile, aynen İstanbul ve Ankara’daki belediyelerdeki gibi TBMM’nin sandalye sayısında bir üstünlük beklentisi içinde de olabilirler.



Bayraktar var, Bayraktar var!
Sayın Cumhurbaşkanı şu günlerde şaşırtıcı gelişmelere tanık oluyor. Damadı ve Bayraktar ailesinin, binlerce mühendis ile yarattığı sinerjinin karşılığını alıyor. Böylece, müthiş etkili, İHA ve SİHA gibi yeni silahlar ile ülke savunma sanayine büyük katkı sağlıyorlar. Böyle bir başarıdan dolayı ülkemiz adına gururlanmamak elde değil. Sayın Erdoğan’ın gururu da bizimkinin kat be kat üzerinde olmalı. Çünkü başarının sahibi çok yakını, yapılan iş fevkalade önemli ve de iktidarın sıkıntılı bir döneminde yüzünü ağartacak nadir bir gelişme…

Ama, bir başka Bayraktar daha var. Eski bakan Erdoğan Bayraktar. Adam durdu durdu da 17-25 2013 sürecinden 8 yıl sonra, pek de bilinmeyen bir haber mecrasına açıklama yaptı. İşte bu açıklamalar bir siyasi teşkilatın canını yakacak “ bomba yüklü bir bagaj” niteliğinde… İçinde neler var neler… Kendisinin ithamına neden olan tüm görevi kötüye kullanma eylemlerini dönemin başbakanının talimatı ile yaptığını söyleyen bu Bayraktar, neyin bayraktarlığını yapıyor anlaşılır gibi değil. Sözleri kavgada bile söylenmez! Belki bir anlık heyecan ve biraz öfke ile sarf etti bu cümleleri…

Çünkü ertesi gün üslubunu yumuşattı ama nafile…

Atılan taş geri döner mi? Aslında azil sürecinde de aynı cümleleri kullanmıştı. Ama toplumumuzun mezhebi geniş, herkes sağır rolü oynadı ve bu günlere geldik. Şimdi iktidarın en zayıf zamanında, baraj ile oynaşma başlandığında, geçmişin kirli çamaşırları ile dolu bagajı tekrar açmanın kime ne faydası olacak? İşte sır ve sorun burada… Bizim gibilere bir şey olmaz. Sırtımıza semeri kim vurursa vursun fark etmez. Ama, bir açmazı, bir zaafı, ya da önemli bir suçu olanların yaptıklarını ispatlayacak delil varsa, yandı gülüm keten helva. Sanki havada, İktidar yöneticileri ve yanlılarının bazısında “kendini kurtarma korkusu” ve bunun havaya yayılan kokusu var. Korkum bu kokunun patlayan bir lağımınki kadar keskin olması.

Ne yapalım yarası olan gocunsun, barajı ve de bagajı hayırlı olsun diyebilirim.

Onlar aklansın bir an önce ersin muradına biz de çıkalım kerevetine!

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

Onun arabası var…

Geçinemiyoruz…

Siyasetin muhtar aşkı!  

NOT DEFTERİ: 63'ün sırrı!..

Söyleyecek sözün bulunamadığı günler…

Bursa’da muhalefetin işi çok zor!

Vatandaş zarar eder mi?

Siyasette bir Uludağ masalı

Titreten bir sonbahar sabahı

NOT DEFTERİ: 17 Ekim ve Gazi ile ilk buluşma

Bursa salgına karşı neden duyarsız?

Bir gece ansızın atayabilirim!

Varlığı dert yokluğu yara!

Yeni ve son Çare 28 Şubat!

Hamdolsun Türkiye’de yaşıyoruz

NOT Defteri: Gemlik Sunğipek Fabrikası

Fıkra gibi gerçekler

Cennet’ten arsa alanlar!

Sanayide OSB devrimi!

Biri atıyor diğeri yürüyor…

Bursa için ilginç hareketler

NOT Defteri: Bir kuyruklu yıldız Bursa Oda Tiyatrosu

Veresiye vere vere…

Bursa’da kendini arayan adam!

Kötü örnek bir lider ve yaşamı!

Pozitif hasta çok önlem yok

Fakir ama gururluyduk

NOT DEFTERİ: Raylar üzerinde Mudanya seyahati

Muhalefetin dayanılmaz konforu

Bursalı öğrencinin salgın ile imtihanı!

Apartman mı saray mı?

Yurt!

Bu kadim şehre şöyle bir bakmak

NOT DEFTERİ: Osmanlı İmparatorluğu ve BTSO

Günaydııınnn…

Son çare inanç iklimi

Buzlar Çözülmeden!

Çukur Kahve betonu konuşuyor

12 Eylül’den arta kalanlar

Not Defteri: 41 Yıl sonra 12 Eylül ve Bursa

Bursa için 11 Eylül ve önemi

Laik ve layık

Oldu MU şimdi?

Bursa Old City ve ulaşım kaosu

Sınıfları doldurduk da…

Not Defteri: Atatürk kadının yerini ilk kez Bursa’da gösterdi

Şahsa ait ilk kasaba yolda!

Bursa Şehir Hastanesi ve skandal bir ölüm!

İşsiz, güçsüz ve umutsuz…

Çok şükür…

Not Defteri: Bursalı Edison Adnan Ener

Sıcaksu el yakıyor!

Bakanlık önerisi ile gönüllü OSB desteği!

Büyük Zafer ve Ulu Önder’in savaş yetkisi

Vekil asılı hırpalarsa…

Her gün bir uçağımız düşüyor!

Not Defteri: Tarihten günümüze İmralı

Çavuşoğlu’ndan inciler ve politika…

Hangisi kimin işi?

Taliban ve laiklik

Bursa’nın sel karnesi iyi değil

Yine 17 Ağustos ve yine gözyaşı

NOT DEFTERİ: 6-7 Eylül olayları ve Altındağ vakası

Bursa’da bir dost meclisi!

Emek de yaşam da bedava

Ateş düştü ama kül yine yakıyor!

Soma ya da Somali…

Memleket Partisi, İnce ve Bursa