GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
12.02°
Açık
DOLAR 8.87
EURO 10.48
ALTIN 499.05
BİST 1.385

Bayram şekeri…

13 Mayıs 2021 Perşembe , 23:12

Hemen her gün, bu satırlara sorunları taşımaya çalışıyorum. Nedeni de çok basit. Ülkenin bir bölümü birkaç bağımsız kanaldan haber izliyor, diğerleri de İktidar’ı en azından hoş tutan kanalların haberler ile besleniyor !
Bir bayram gününde ne kadar da sıkıcı cümleler değil mi ? Ama gerçek böyle… İlgilendiğimiz konular ve görüşler öylesine farklı ki, diğerini bırakın izlemeyi dinlemeye bile tahammül edemiyoruz.
Amacım, biraz gülümsetmek, gülümserken biraz da düşündürmekti konu yine mecradan (yoldan) çıktı gidiverdi.
Önce iki önemli olayın yıl dönümlerinden söz edeyim, sonra da “bayramlık” faslı açarız birlikte…Dün Soma faciasının 7. Yılıydı… 301 madencinin ailelerine ne denebilir böyle bir bayram gününde bilemedim ama “yeniden açılacak bir dava ile hak yerini bulsun” diyerek onları selamlamak istiyorum. Böylesi olaylara karşıdan bakmakla, yazmakla olmuyor. Ama eşim ve ben 7 yıl önce öyle yapmamıştık. Olaydan iki üç gün sonrasına gelen Pazar tatilimizde  önce Savaştepe’ye uğrayıp ardından Soma mezarlığına geçmiştik. Gördüklerimiz, olayın içendeki ailelerden dinlediklerimiz korkunçtu.
Ertesi gün gazetede bunları yazmaya çalışan eşime, yetkili arkadaş “bu haberler ajanstan geliyor. Oraya kadar neden gittiniz ki?” diye bir garip cümle sarf etmişti de acı acı gülmüştük! Güldürürken düşündüren bir örnekti.
Bu gün 14 Mayıs 2021…71 yıl önce bu gün,  “Yeter Söz Milletin” sloganı ile seçime giren Adnan Menderes ve Celal Bayar’ın Demokrat Partisi sandıktan büyük bir farkla zaferle çıkmıştı. On yıllık bir iktidardan sonrasını biliyorsunuz, acısı bu günlere kadar gelen bir sondu onlarınki... Söz Demokrat Parti ve acılardan açılmışken, o döneme ve politikacılarına dair, güldürürken düşündüren bir olayı aktarmak istedim.
Yine bir bayram günü iki Eskişehirli siyasi halkla buluşur. Yörenin Demokrat Partili milletvekili ile Maliye Bakanı Hasan Polatkan’ın sözleri geldi aklıma. Bana da büyüklerim anlatmıştı bu bayramlaşmayı…Demek ki rahmet istediler.
Eskişehir milletvekili bayram coşkusu içindeki halka, ne diyeceğini düşünmüş ama aklına bir şey gelmemiş ama çaresiz çıkmış sandalyenin üzerine…
“ Galabak suyunu gettik, tren yolunu da açtık. Aha çeşme, aha su için getsin. Aha tren aha istasyon binin getsin” demiş ve bolca alkış almış.
Bu sırada Bakan Polatkan’ın yanına bir kadın sokulmuş, belli ki dertli... “Polatkan akam…Polatkan akam…Bir sıpırganın(süpürge) kaça alamız biliyon mu, tam eki buçuk lira…”
Polatkan ne yapsın, kendinden önce konuşan vekilden cesaret almış “üç günde bi sıpır, üç günde bi sıpır” deyivermiş.
Geçmişte, siyasetçiler halkla ilişkileri böyle sağlıyor ve ortamı yumuşatıyormuş. Darısı günümüzdeki gerilim ustalarının başına !
İşte böyle dostlar, yüzleri güldürecek bir bahisten sözü açayım derken az daha  hüzünlendiriyordum. Yaklaşık 15 ay süren bir kapanma süreci ister istemez insanı bu ruh haline sokuyor ! Neyse beni ve bu konuları geçerek en azından hafifçe tebessüm edecek konulardan söz edelim, ne dersiniz?
Çukur kahve sakinleri ile tele-bayramlaşma!
Bu ismi kullanarak bir şeyler söylemeye de korkuyor insan… Mafya dizisi gibi anlaşılmasın sakın. Malum bu günlerde bu konu çok nazik. Bilmem haberiniz var mı, organize suç örgütü lideri vasfı ile ünlenen S.P. öyle videolar yayınlamış ki, herkes ne söyleyeceğini şaşırıyor! İktidar mensupları da sus pus oldu. Bu arada S.P.çok izlenen bir TV dizisine, kendi isminin verildiği bir şoför karakterinin dahil edildiğini öğrenmiş, baş rol oyuncusu arkadaşına konuyu açarak, diziden çıkarılmasını istemiş. Doğal olarak kabul edilmemiş, çünkü dizinin yayınlandığı kanal İktidar’a en yakın olanıymış. Söz konusu bu ilginç konuyu, bayramlaşmak için telefonla aradığım Çukur kahve müdavimlerinden marangoz Turan’a açtım ve sordum, böyle bir tip var mı dizide diye, “yapma be, iyi de oynuyodu bu arkadaş. Demek S.P. için koymuşlar. Adam yurt dışında her halde böyle haberleşiyor, hem de onu böyle korkutuyolar demek ki” dedi ve beni şaşırttı. Bunu söylemesi için, birkaç münafık kanaldan en azından birini izlemesi gerekiyordu çünkü. Demek ki, çaktırmadan izliyor diye düşündüm.
Sonra da, Çukur kahvenin dibinde oturan, ama buraya hiç uğramayan tam 60 yıllık arkadaşım,  ama en sert siyasi görüş eleştirmenim Varol’u aradım. Dini bütün adamdır, sevinir diye düşündüm. Hoş beş ve bayramlaşma sonrası söze gerdi hemen “Ne o yazacak konu mu bulamadın beni aradın?”  deyince biraz alındım ve konuyu bir başka yere çektim ! “ Diyelim ki bu gün İstanbul’a gidecektin ziyarete… Hangi köprüden geçersin ?” Önce güldü sonra da “sana ne? Osmangazi’den bile geçerim, para var huzur var.”
Tamam dedim, ortayı yaptı golü atayım hemen… “Yaklaşık 2 yüz, 3 yüz liraya patlar sana. Hem geçişte, hem de garanti nedeniyle ödediğin vergilerden  buraya ödeme yapacaksın”  diyerek golü attım ! Çok kızdı… “siyaset yapma, yeter bu kadar. Yine oyumu Tayyip’e vercem işte sana ne ?”
Ben de söz biter mi, hazır kızdırmışım Varol’u, amacımın onu kırmak olmadığını anlatmaya çalıştım, sonra da bu mübarek günde bile vatandaş zorda ve ekmek peşindeyken “garanti geçiş ücretlerini almasalar ne olur? Zekatlarına saysınlar” dedim. “Senin zekattan da mı haberin var, bravo” deyince bu kez ben öfkelendim. Zekat diye ayrıca vermesek bile, hemen her gün “dolaylı vergiler” sayesinde ülkenin bütçesine zekat gibi katkı veriyoruz, senin haberin yok diyecek oldum. Çok fazla kızdı, “dini bu işe karıştırma” dedi ve hiddetle telefonu kapattı. İşte böyle dostlar, camiye gittikleri için, dini vecibelerin bilinmesi ve uygulanmasını sadece onların tekelinde sanıyor benim en yakın arkadaşım. Bunu üzerine diğerlerini aramaya bir süre ara verdim.
Hepinize sağlıklı, mutlu bayramlar.
 
 

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

NOT DEFTERİ: Raylar üzerinde Mudanya seyahati

Muhalefetin dayanılmaz konforu

Bursalı öğrencinin salgın ile imtihanı!

Apartman mı saray mı?

Yurt!

Bu kadim şehre şöyle bir bakmak

NOT DEFTERİ: Osmanlı İmparatorluğu ve BTSO

Günaydııınnn…

Son çare inanç iklimi

Buzlar Çözülmeden!

Çukur Kahve betonu konuşuyor

12 Eylül’den arta kalanlar

Not Defteri: 41 Yıl sonra 12 Eylül ve Bursa

Bursa için 11 Eylül ve önemi

Laik ve layık

Oldu MU şimdi?

Bursa Old City ve ulaşım kaosu

Sınıfları doldurduk da…

Not Defteri: Atatürk kadının yerini ilk kez Bursa’da gösterdi

Barajlar ve bagajlar

Şahsa ait ilk kasaba yolda!

Bursa Şehir Hastanesi ve skandal bir ölüm!

İşsiz, güçsüz ve umutsuz…

Çok şükür…

Not Defteri: Bursalı Edison Adnan Ener

Sıcaksu el yakıyor!

Bakanlık önerisi ile gönüllü OSB desteği!

Büyük Zafer ve Ulu Önder’in savaş yetkisi

Vekil asılı hırpalarsa…

Her gün bir uçağımız düşüyor!

Not Defteri: Tarihten günümüze İmralı

Çavuşoğlu’ndan inciler ve politika…

Hangisi kimin işi?

Taliban ve laiklik

Bursa’nın sel karnesi iyi değil

Yine 17 Ağustos ve yine gözyaşı

NOT DEFTERİ: 6-7 Eylül olayları ve Altındağ vakası

Bursa’da bir dost meclisi!

Emek de yaşam da bedava

Ateş düştü ama kül yine yakıyor!

Soma ya da Somali…

Memleket Partisi, İnce ve Bursa

NOT DEFTERİ: Bursalı Çılgın Türkkuşları

“Üğretmenim… böğün canlı ders vaa mı?”

Türk Tayyare Cemiyeti ve Bursa

Yangın mutfağa ve hastaneye sıçradı!

Kibir kıvılcımları!..

Yangınların nedeni iklim değişikliği mi?

NOT Defteri: Nefes nefese on bir gün…

Doğu!

Yangın..!

Genç kuşağı kaybetmenin eşiğindeyiz!

Kendi kalesine gol atanlar!

Cansuyu…

Bayramı kedere döndürme becerisi!

Not Defteri: Unutulmaz sayım günleri…

Müjdeler var yurdumun toprağına taşına…

Gündem sıcak olaylar ılık mı ılık!

Erdoğan ve Bozbey belli, ya rakipler?

47 yıl sonra Barış Harekâtı

Yarınlar ve bir bayram sabahı

NOT DEFTERİ: Futbol ile Türkiye’ye vurmak!

Ülkeler ve sistemler ayrı, sorunlar benzer!

Sakinleşen Boğaziçi ve özelleşen TRT

O gece karanlıkta kalanlar!

Yeni sistem ile üç yıl…

Biri bizi gözetleyecek!

Baba, siyaset, ticaret ve Türkiye…