GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
-1°
Sisli
DOLAR 0
EURO 0
ALTIN 0
BİST

Bir altyapı masalı

29 Aralık 2019 Pazar, 21:20

Başlığa bakarak, ironi yaptığımı sanmayın. "Masal" sözcüğünü olumlu yönde kullandım. Esinlendiğim konu, gençlerin katkısı ile kazanılan anlamlı bir galibiyetti ve beni geriye götürerek, rüya gibi bir projeyi anımsattı.

Oturmuş bir kadrosu ve yerleşik oyun düzeni olan lider Hatayspor'a karşı, 5 genç oyuncusunu sahaya süren ve galip gelmesini bilen Bursaspor ile gerçekten gurur duydum. Bu güzel oyunu, gençlerin ince hesapsız, azimli ve arzulu futbolu ortaya çıkardı. Bu nedenle asıl konumun öznesinde de onlar vardı zaten... İlk yarı perdesini kapatırken seyirciyi, yani bizleri mutlu eden gençler beni 90'lı yıllara götürdü.

Aslında durup dururken 25 yıl geriye dönüp bakmadım.

Çünkü, bir arkadaşım anlamlı bir buluşmayı nakletti bana...

Haluk Semiz, desem bilmem kaç kişi hatırlar?

Hatırlayanlar iyi bilir ki, gençlerin yetişmesi için görülmemiş bir jestin sahibidir kendisi... Bursaspor başkanlarından ve eski futbolcu Murat Gülez'in okul arkadaşı Semiz, geçtiğimiz günlerde Bursa'ya gelmiş ve eski arkadaşları ile buluşmuş. Bir gecelik güzel bir sohbete tanık olmuş Semiz ile birlikte olanlar...

Bilenleri geçiyorum, bilmeyenler için, benim de yeni öğrendiğim bazı gerçeklerin ışığı altında Haluk Semiz olayını sizinle paylaşayım.

Semiz, küçük yaşta Bursa'dan ayrılmış. Eğitimini İstanbul'da tamamladıktan sonra yurt dışına gitmiş. Turizm alanında yıllar içinde işini geliştirmiş. İskandinav ülkelerinde hava yolu taşımacılığı yapmış. Bizim de sonradan öğrendiğimiz Sunways isimli şirketi oluşturmuş. Bu süreçte Johann Cruyyf ile arkadaş olmuş...

Ve 1986 yılında Amsterdam'da yapılacak olan Ajax-Bursaspor Avrupa Kupa Galipleri Kupası rövanş maçı gelmiş çatmış. Semiz, doğduğu kentin takımını merak etmiş ve takibe almış. Maç öncesi yeşil beyazlı futbolcuları, aşırı merakla caddeleri gezerken görünce, ilginç bir duyguya kapılmış. Kendi kendine "Galiba çoğu ilk kez yurt dışına çıkmış. Bursalı oyuncuların çoğunlukta olduğu bu topluluk, genç yaşta buralara gelip görmeliydi" diye düşünmüş. Sonra da Bursa'daki dostlarını arayarak, kulüple temasa geçmiş.

Haluk Semiz, daha sonra Bursaspor Alt Yapı Organizasyonu'nda eğitim gören küçük yaş gruplarının, İsveç, Danimarka ve Finlandiya gibi ülkelerde her yıl yapılan turnuvalara katılımını sağladı. Farkındaysanız ben de kesin konuşuyorum. O dönemlerden az önce Bursaspor bünyesinde çalışan bir antrenördüm çünkü...

Haluk Semiz'in Bursaspor'a karşı olan sevgi ve ilgisi bu kadarla da kalmadı. Sonraki yıllarda gençlerin eğitimi için çalışan antrenörlerin, yöneticilerin ve bazı gazeteci arkadaşlarımızın Barcelona'da inceleme yapmasını da sağladı. Çünkü o dönemde Barcelona'nın teknik direktörü Cruyyf olmuştu. İşte o günlerde İspanya'ya giderek inceleme yapan antrenör ve birkaç yönetici ile Semiz bir gecelik bir sohbet olanağı bulmuş. Bu arada daha önce yapamadığı bir gezi ile Bursa'nın tarihi, turistik mekanlarını da ziyaret etmiş. Unutmadan Haluk Semiz'in bir jestini daha belirteyim, belki de hatırlayacaksınız. Turizm işi ile uğraşırken, uçaklarından üçüne Mesut, Ersel ve Sinan ismini vermişti Semiz...

Bu kadar söz israfını neden yaptım dersiniz? Belirteyim... Küçük yaşta futbol eğitimini almaya başlayan gençlere, eğer bu tür kendini geliştirecek, kültürel anlamda doyuracak olanaklar sağlanırsa, sağlam karakterler ortaya çıkar ve yetiştiği kulüpler de, zamanı geldiğinde gönderdiği bu tür genç futbolcular sayesinde finansal varlığını sürdürür.

Şimdi ne yapmalı? Sadece geçmişe dönerek iyi örnekler vermek yeterli mi?

Tabii değil. Kulüp yönetimlerine talip olanlar, özellikle Bursaspor gibi bir kulüpte gençlerin eğitimini böyle kapsamlı ele aldıkları takdirde, kurumlarını ayakta tutabileceklerini düşünmeleri gerekir kanısındayım.

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

Bu ofisler bize ne söylüyor?

Geçim değil yaşam sıkıntısı…

Amatör futbol çaresiz

NOT DEFTERİ: Tarih yalan söylemez!

Fotoğraf güzel, sıra Bursa yarışında

Eski Türkiye ve Demirel...

İşçi virüsü Kod 29!

Ders niteliğinde yenilgi!

Hastane önünde futbol sahası!

 NOT DEFTERİ: Bursa ve şaka gibi iki seçim öyküsü…  

Çukur Kahve çalkalanıyor!

Geçmişten bir hukuk öyküsü!

Acaba?..

Büyük ikramiye kime vurdu?

Önce oto, sonra uzay gerisi kolay!

NOT DEFTERİ: Bursa’nın Mahfeli…

Bu sahaya üç puan az!

Askerî (!) ücret ve yeni yıl beklentileri

Çabuk ol!..

Kötü oynarken kazanmak…

Olay TV olayı... Kovboy filmi koyuverin!

NOT DEFTERİ: Bugün 27 Aralık…

Koltuk sevdası…

Haydi çocuklar aşıya ama…

Yerel siyasetin önemi kaldı mı?

Piyangooo…

Üç değerinde bir puan

NOT DEFTERİ: İki kent ve bir adam

Bütçe ile aranız nasıl?

Mağdurlar mağrur olunca!..

Rüya gibi biri futbol gecesi

Arada hukuk var, dikkat edelim!

Parasızlık da bir salgın!

Ne olacak Bursaspor’un hali!

NOT DEFTERİ: Üç lider, üç kader ve üç Bursa…

217 ve 216 size ne ifade eder?

Sporun siyaseti!  

Can suyu değerinde üç puan

Salgın, duygu ve kaygı…

Sessizliğin sesi!

NOT DEFTERİ: Türkiye’de ilk  aşı üretimi ve Hıfzısıhha

Yenilgi çabuk geldi ama ağır oldu

Kapadokya’da pişer de Uludağ’a düşer mi?

Kapanıyoo…

Kapanma…

Futbolda umutsuzluğa yer yok…

Özallı özel yıllar ve 29 Kasım freni

Dert 'katar… katar…'

Muhalefet; seçim, iktidar; geçin…

Form  ve reform!

24 Kasım ve Başöğretmen

Keşke penaltı ile olmasaydı…

NOT DEFTERİ: ABD ve Türkiye’deki Barış Gönüllüleri!

Maksat dostlar alışverişte görsün!

Para; varlığı dert yokluğu yara!

Kanal, eleştiri, kamu kaynağı ve Bursa!..

Acıpayam ve acı bir salgın itirafı

Acı reçeteli reform ve Berat Bey’in gücü!

NOT DEFTERİ: Atatürk, katafalk ve Bruno Taut

Hayrettin Çakmak’la…

Çukur Kahve deprem diyor!..

Naci abi ve Yeni Türkiye!..

Bugün 10 Kasım…

Bu çocuklar heyecan veriyor

NOT DEFTERİ: 1855 Bursa depreminde neler yaşandı?

Suçuna ağlayarak sevinen bir millet!..

Tek suçlu var o da ahlâk…

Deprem bugün İzmir’de yarın...