GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
18.02°
Açık
DOLAR 8.56
EURO 10.13
ALTIN 495.58
BİST 1.36

Bir sihirli kelime havaalanı!

20 Haziran 2021 Pazar , 15:08

Evet, yeni yapılmakta olan bir hava alanı ve onun yarattığı “rant” asıl konumu oluşturuyor. Bir benzeri de sessiz ve tepkisiz, kendi halinde yaşayan insanların şehri Bursa’da da bulunuyor. Ama ona geçmeden, önemli sayılabilecek bir gözlemimi aktarayım da konu daha iyi anlaşılsın.
 
Günümüzde en önemli haber kaynaklarının başında TV haberleri geliyor.

Bir de benim anlamakta güçlük çektiğim, sapla samanın karıştığı “sosyal medya” gibi bir mecra var. Ama onu izleyenler genellikle 40 yaş altındaki kesim. Diğerleri ve buna bilerek bulaşmayanlar seçmen değil mi, ülke yönetiminde söz söyleme hakkı yok mu? Var tabii... Buradan hareketle gözlemim şu; toplumun çok büyük kesimi, geçmişteki “ana akım medya” dediğimiz gazete ve televizyonlardan haber alıyor. Onlar da..!
 
Bir kesim de cemaat ve tarikat yayınlarından, yani kendi penceresinden izliyor.

Geriye toplumun ancak üçte birlik kısmı kalıyor. Onlar da şüpheci, her olaya temkinli yaklaşan grubun mensupları. Örnek mi? Dün sabah ana akım TV kanallarından birinde bülteni izliyorum, tarımla ilgili Mersin’den bir haber. Domates hasadı yapılıyor ve ekici adına bir şahıs konuşuyor. “ Mevsimlik ürünümüz yeni çıktı. Tonlarca toplayacağız ve de uygun fiyatla satacağız. Çiftçi bu durumdan çok mutlu.”  Oysa, azınlığın izlediği ve hemen her bültende en az iki üç tarım haberi ve sorunları dile getiren kanallardaki konular, çiftçinin aracı tarafından sömürülmesi ve de Ziraat Bankası’nın, kendileri yerine dev bir medyanın satışında (Demirören) finansör olmasına öfkeli oluşu dillendiriliyor. Çoğu kez de “biz son kuşağız. Bundan sonra çocuklarımız bu işi yapmayacak” gibi cümleler ile haber renkleniyor! Bu arada, ortaya saçılan ve havalarda uçuşan milyon dolarlık yolsuzluklar… Siyasetçi- rantiyeci -mafya ilişkileri… İçimizden çıkan ve uluslararası piyasanın en maharetli “para aklayıcıları” ve de onların ABD tarafından ele geçirilişi üzerine tartışmalar…

Benim necip milletim, işine gelmedi mi, aklı ermedi mi arkasını döner, gözlerini kapatır ve kulaklarını tıkar. İşte böyle…
 
ÇUKUROVA'DA BİR İHALE BİLMECESİ!

Bu uzun girişi yaparken diğer skandalların yanında “devede kulak” kalan bir “ballı-kaymaklı bir havaalanı ihalesi” ve ilginç hikâyesini anlatmak istemiştim ama, dağıldı. Konu Çukurova Havaalanı… Birkaç yıl önce ihaleye çıkılmış ve sürpriz sayılabilecek bir firma kazanmış. İnşaatın yüzde 85’lik kısmını bitirirken iflas etmiş. Bunun üzerine bakanlık, bir kez daha ihale yapmış ve Cengiz-Limak-Kalyon üçlüsü ihaleye girmiş ama kazanamamış! Yine farklı bir şirket ihaleyi almış. 12 gün sonra Bakan Cahit Turan görevden alınmış. Proje bir süre durduktan sonra, ihale iptal edilerek yeni bir ihaleye çıkılmış. Sonra da Somali Havalanı’nı yapan bir şirket ihaleyi kazanmış.

Bunlar hakikaten anlaşılacak gibi değil… En anlaşılır kısmını vereyim hemen… Bu yüklenici, yarılanan inşaatın geri kalanı ve işletme hakkı için 290 milyon avro taahhüt ederek ihaleye girmiş ve öyle almış… İşte burası çok önemli; kendisine destek olmak için tam 230 milyon avro teşvik verilmiş! Yetmemiş işletme garantisi olarak, yıllık 12 milyon yolcu belirlenmiş.

Bunlar CHP Mersin milletvekili Ali Mahir Başarır’ın iddiaları… Soru önergesi vererek bunları sormuş, yanıt alamayınca açıklama yapmış. Ali Mahir Başarır ayrıca, yılda ortalama 5 milyon yolcuya hizmet veren Adana Şakir Paşa Havalanı’nın kapatılıp, kapatılmayacağını da sormuş şüphe üzerine… Ama yanıt alamamış!

Bu nasıl ihale diyenler ve başta da Başarır, bu gizemli yükleniciyi de araştırmış. Son yerel seçimde, sanayinin önemli merkezlerinden biri olan Çerkezköy’de AKP’nin belediye başkan adayıymış ama kazanamamış.
Adı da Süleyman Kozuva imiş. Yani her zaman olduğu gibi, yap-işlet-devret modelinin tipik, çok çarpıcı ve de halk yerine, devlet kasasından zengine giden hesapsız paraların bir örneği ile karşı karşıyayız. Bunları ve benzerlerini duyunca, kızgın bir muhalifin sözleri geldi aklıma… “Fakirden alıp, zengine veren bir başka devlet var mıdır?” diyordu ironi yaparak...

Sonuç; yukarıdaki saptamamama göre, ülke halkının büyük bölümünün bundan haberi olmayacak. Olanlar da “bize ne bundan” deyip geçecek.
 
ATATÜRK HAVAALANI VE YUNUSELİ

Havaalanı tartışmaları ekranda yapılırken, bir konuşmacı Atatürk Havalimanı’ndan örnek verdi. Söz konusu meydanı kastederek “büyük ve geniş bir alan dururken, neden havaalanı pisti kırılarak hastane yapıldı ?” dedi ve yeni bir tartışma başlattı. Sonra da ekledi “bu tarihi havaalanı kullanılmasın ve de çevresindeki tek katlı iki katlı evlerin yerine çok katlıların inşası için rant alanı açılsın diye olabilir mi ?”
 
Bu örnekten hareketle küçük bir ilave de benden! Yunuseli Havaalanı rant alanı olmasın diye çabalayan siyasiler ve gazeteci arkadaşlarımın dikkatine… Önce, hatır-gönül demeden, hava alanı yanındaki 17 katlı konutların inşasına kim ve nasıl izin verdi, onu öğrensinler! Sonra da, yıllardan beri çok katlıya geçit vermeyen yöre halkını ve de Bursa’nın yeşil kalmış nadir mesire alanlarından birini koruma altına alabilecek yöntem bulunsun derim.

Yerel seçime üç yıl var. Bu süre kazasız atlatılırsa belki o zaman Yunuseli kurtulur!
 
 

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

Cansuyu…

Bayramı kedere döndürme becerisi!

Not Defteri: Unutulmaz sayım günleri…

Müjdeler var yurdumun toprağına taşına…

Gündem sıcak olaylar ılık mı ılık!

Erdoğan ve Bozbey belli, ya rakipler?

47 yıl sonra Barış Harekâtı

Yarınlar ve bir bayram sabahı

NOT DEFTERİ: Futbol ile Türkiye’ye vurmak!

Ülkeler ve sistemler ayrı, sorunlar benzer!

Sakinleşen Boğaziçi ve özelleşen TRT

O gece karanlıkta kalanlar!

Yeni sistem ile üç yıl…

Biri bizi gözetleyecek!

Baba, siyaset, ticaret ve Türkiye…

NOT DEFTERİ: Faşing değil festival

'Ölmek var dönmek yok' dediler ve öldüler!

Uzak ülkenin başkanı!

İçimizdeki tosuncuklar!

NOT Defteri: Haşim İşcan ve bir hastane öyküsü

Hukuk geri mi geliyor?

Dün 1 Temmuz’du ve normalleştik!

Borç ve İnegöl neden gündemde?

Havadan sudan konuşalım, ne dersiniz?

Şehir Hastanemiz emin ellerde!

Hamdolsun sınav ayağımıza geldi!

NOT Defteri: Çekirge Bursa’nın misafir odasıydı

Babalar yılımızda bitmeyen sınavlar

Bursa’nın da Şükrü Çavuşu vardı ama…

Tercihan bir tercüman vakası!

Doğruluk ve iki başarı öyküsü

Not Defteri: Nazım, Balaban ve bir Bursa öyküsü

İktidar Bursa’yı yeni mi fark etti?

Aşı tamam… Ya fakirin aşı?

16 Haziran kime ne söylüyor?

Marmara Denizi nasıl kirlendi?

Yeni bir pazartesi ve umut…

Not Defteri: 1936 yılından bir Merinos öyküsü

Bu kanal, kan-alacak gibi!

Çukur kahve açlığı tartışıyor!

Bursa’nın kronik şeker krizi!

Aman gazımız kaçmasın!

Bursaspor’da sıra yapılanmada

NOT Defteri: Oyal ile 6 altın yıl

Doğanın öfkesi son uyarı mı?

Kaçar…kaçar ve de kaçarız!

1 Haziran ve Bursaspor

Müsilaj sadece denizde mi?

Vergili ve yergili bir pazar!

NOT DEFTERİ: Bir Sönmez vardı geldi geçti…  

Açlık neyi bozar?

Final ve tam destek!

Öteki Türkiye dizisi finale doğru…

Bu işi dezenfektan paklar!

Ata’nın Stadyumu ve 19 Mayıs

NOT Defteri: Çankaya’dan Beştepe’ye!

Aşı müjdesi ve 'Koca' bir itiraf

Kıskanıyorum!

Marş ile atılan o ilk adım

Uçuyoruz ama neden?

Üç aday ve sadece Adanur formülü

NOT DEFTERİ: Yeşil Devrim’in yıl dönümü

Sevinç ve kederde birleşmek

Bayram şekeri…

İngiliz’in göreceği herkesi aşılayalım!

Bayram gelmiş neyime!

Bursaspor ve mucizeler!

NOT DEFTERİ: Kader günü oradaydım