GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
19.27°
Orta şiddetli Yağmur
DOLAR 12.67
EURO 14.31
ALTIN 730.67
BİST 1.78507

Biri atıyor diğeri yürüyor…

5 Ekim 2021 Salı , 12:11

Ekranlarda görmek istediğimiz hareketler… Ülkenin tek hakimi, kudretli lider Recep Tayyip Erdoğan, hem de Tarım Kredi Kooperatifi’ne ait bir markette ailesi ile birlikte alış veriş yapıyor. Tam bir sade vatandaş görüntüsü…



Onu bu markete götüren neden, muhalefetin pahalılık vurgusu ve fiyatların fahiş seviyeye gelmesi sanki. Bunu bilerek fiyatların en azından çok da pahalı olmadığını vurguluyor. Sonra da Tarım Kredi Kooperatifi yönetimine bin kadar market inşa etmesi talimatı verdiğini belirtiyor.

Bu gelişmeyi nasıl yorumlamalı? Bir; bu yöntem “serbest piyasa” koşulları ile ters düşmez mi? İki; dün şeker fabrikalarını, hatta daha bir önemli alan olan ağır sanayi işletmelerini özelleştiren zihniyet gitti, yerine karma ekonomik sistem mi geldi ülkemize? Gerçekten tam bir muamma ama, deneyimli olanlar için kolay bir tahmin de var. O da yaklaşan seçimin ayak sesleri

Cumhurbaşkanı bu nedenle dönemsel olarak yönünü değiştirmiş olabilir. Bu çarşı-pazar, yani Demirel’in tabiri ile “tencere her iktidarı götürür” yönü. İşin bir de ideolojik ve de seçmenini konsolide etme tarafı da var.

Düne kadar “Rabia” yani “dört” işareti yaparak, dört kaçınılmaz ilkeye dikkat çekerken, Mısır eski yönetimine de göz kırpıyordu. Şimdi dört yerine “beş” demeye başladı. Ama “Dünya beşten büyüktür” eski cümlesi… Muhalefetin “beşli çete” tamlamasına doğal olarak değinemiyor. Ama son günlerde, dönemsel olarak destek verdiği “beş zincir marketi” diline dolamış durumda. Demek ki zamana göre rakamlı deyimler kullanılabiliyor.

Galiba dört yine gündeme girecek! Bir tarafta özerklik vurgulaması yapmadan “Anayasa’nın ilk dört maddesi değişmeden…” diye cümle kuran bir HDP’li, diğer yanda, ona atıfta bulunarak “Anayasa’nın ilk dört maddesi değişmeli” anlamında sözler ile dini kuralları önceleyen Anayasa yapılmalı diyen isimler de var. Bu dört madde içinde “Türkiye Cumhuriyeti’nin başkenti Ankara’dır.” maddesine de sanırım soğuk bakılıyor. Sayın Cumhurbaşkanı da bu konuda konuşan ağabeyine yine de saygıda kusur etmiyor! Çünkü seçimin ayak sesleri giderek yükseliyor.

Yürütme erkini tek başına temsil eden Sayın Erdoğan, sürekli “atıyor”, yanlış anlaşılmasın, görevini iyi yapamayan bürokratları, bakanları, hatta özerkliği tartışılmaması gereken Merkez Bankası başkanlarını da sürekli değiştiriyor. Atıyor kelimesini bu anlamda kullandım. Aslına bakarsanız, son günlerde “bizim gibi yaşayan, buna karşın ülkemizin en güçlü figürü” olarak da sahne alıyor. Tatil gününde bakan arkadaşları ile birlikte basketbol oynuyor ve de o maçta tam 27 sayıyı potaya atıyor. Bunu da atadığı çalışma arkadaşları ile yapıyor.Yani yine atama, yine atma..!



Abant’ta iktidar yürüyüşü

Cumhurbaşkanı sürekli atış yapar da, ana muhalefet lideri durur mu? O da vekilleri ile kamp yaptığı Abant’ta sabah yürüyüşünü tam 7 kilometre üzerinden yapıyor. Üstelik adını da “İktidar Yürüyüşü” olarak koyuyor. Zaten koşamadığı için olmalı ki, her daim yürümeyi tercih eden Kılıçdaroğlu bildiğiniz gibi geçtiğimiz yıllarda Ankara’dan İstanbul’a yürümüştü.



Ama bu yürüyüşten çok etkilenmiş olacak ki, Sayın Cumhurbaşkanı da “başkent İstanbul olmalı” anlamında imada bulunanlara hiç ses çıkarmıyor! Bunu da her Cuma günü cami çıkışı yaptığı açıklamalar ile sanki teyit ediyor.

Neyse, biri atarken, diğeri yürürken, vatandaşın çok önemli bir bölümü pazar artıkları arasında yürümeye çalışıyor,  bazen de sürünüyor.

Galiba en gerçek olanı da bu sahneler gibi geliyor.

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

NOT DEFTERİ: Biraz da nostalji

Bursa ve onu yaşayıp yazanlar

Cumhuriyeti anlamak…

Onun arabası var…

Geçinemiyoruz…

Siyasetin muhtar aşkı!  

NOT DEFTERİ: 63'ün sırrı!..

Söyleyecek sözün bulunamadığı günler…

Bursa’da muhalefetin işi çok zor!

Vatandaş zarar eder mi?

Siyasette bir Uludağ masalı

Titreten bir sonbahar sabahı

NOT DEFTERİ: 17 Ekim ve Gazi ile ilk buluşma

Bursa salgına karşı neden duyarsız?

Bir gece ansızın atayabilirim!

Varlığı dert yokluğu yara!

Yeni ve son Çare 28 Şubat!

Hamdolsun Türkiye’de yaşıyoruz

NOT Defteri: Gemlik Sunğipek Fabrikası

Fıkra gibi gerçekler

Cennet’ten arsa alanlar!

Sanayide OSB devrimi!

Bursa için ilginç hareketler

NOT Defteri: Bir kuyruklu yıldız Bursa Oda Tiyatrosu

Veresiye vere vere…

Bursa’da kendini arayan adam!

Kötü örnek bir lider ve yaşamı!

Pozitif hasta çok önlem yok

Fakir ama gururluyduk

NOT DEFTERİ: Raylar üzerinde Mudanya seyahati

Muhalefetin dayanılmaz konforu

Bursalı öğrencinin salgın ile imtihanı!

Apartman mı saray mı?

Yurt!

Bu kadim şehre şöyle bir bakmak

NOT DEFTERİ: Osmanlı İmparatorluğu ve BTSO

Günaydııınnn…

Son çare inanç iklimi

Buzlar Çözülmeden!

Çukur Kahve betonu konuşuyor

12 Eylül’den arta kalanlar

Not Defteri: 41 Yıl sonra 12 Eylül ve Bursa

Bursa için 11 Eylül ve önemi

Laik ve layık

Oldu MU şimdi?

Bursa Old City ve ulaşım kaosu

Sınıfları doldurduk da…

Not Defteri: Atatürk kadının yerini ilk kez Bursa’da gösterdi

Barajlar ve bagajlar

Şahsa ait ilk kasaba yolda!

Bursa Şehir Hastanesi ve skandal bir ölüm!

İşsiz, güçsüz ve umutsuz…

Çok şükür…

Not Defteri: Bursalı Edison Adnan Ener

Sıcaksu el yakıyor!

Bakanlık önerisi ile gönüllü OSB desteği!

Büyük Zafer ve Ulu Önder’in savaş yetkisi

Vekil asılı hırpalarsa…

Her gün bir uçağımız düşüyor!

Not Defteri: Tarihten günümüze İmralı

Çavuşoğlu’ndan inciler ve politika…

Hangisi kimin işi?

Taliban ve laiklik

Bursa’nın sel karnesi iyi değil

Yine 17 Ağustos ve yine gözyaşı

NOT DEFTERİ: 6-7 Eylül olayları ve Altındağ vakası

Bursa’da bir dost meclisi!

Emek de yaşam da bedava