GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
12.02°
Açık
DOLAR 8.82
EURO 10.33
ALTIN 496.64
BİST 1.392

Borç ve İnegöl neden gündemde?

30 Haziran 2021 Çarşamba , 16:26

Dün öğleyin bir telefon mesajı düştü…CHP Bursa milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu’ndan…

Saat 14 sularında TBMM’de gündem dışı konuşacağını belirtiyor. Acaba neden gündem dışı bir konuşma, acelenin nedeni nedir diye düşündüm ilk anda...

Zaman yaklaşınca da izlemek istedim. Kürsüye önce AKP Bursa milletvekili Refik Özen geldi. Hemen geçmişe gittim. Siz alıştınız zaten gezen beynime… Refik Özen, rahmetli Abidin Özen ağabeyimizin yeğeni. Gıda mühendisidir kendisi… Mesleki bilgilendirme içerikli bir yazısını okuyup, TV programına davet etmiştim yıllar önce… İlk kez ekran ile tanışıyormuş ama işi toparlamıştık. Birkaç kez de görüşmüştük. Son seçimden bir ay önce yine rastlaşmıştık. Adaylıktan söz etmemişti ama,  sonuçta ikramiye ona da vurdu! İyi de olmuş. TBMM Çatısı altında Milli Güvenlik Komisyonu üyesi olarak konuşmasını dinledim Kayışoğlu’nu beklerken… Mutlu da oldum.



Sonra Nurhayat Hanım geldi kürsüye. Ne rastlantı ki, o da ilk TV deneyimini benim programımda yaşamıştı. Yine gururlandım. Şimdi mikrofon ve hitabet ustası…

Konu da çok derin… “İnegöl il olmak için bangır bangır bağırıyor…” diyordu. Birden duraladım; bayram değil seyran değil eniştem bana neden selam verdi! Süresi kısa olduğu için, maç spikeri gibi anlattı İnegöl’ü… 281 bin nüfusunu, 700 milyon dolar tutarındaki yıllık ihracat rakamını, mobilya sanayini ve de 3 OSB sahibi çalışma yaşamını bir nefeste anlattı. Üstelik İnegöllü dostlarının da il olmayı yıllardır istediklerini söyledi. İşte burası çok önemli… İnegölsporlu taraftar grubunun hediyesi, bordo-beyaz formasını gösterdi TBMM Genel Kurul üyelerine…



Eskiyen stadyumu dile getirdi… Sonra da ilçe olması nedeniyle çözmesi zor olan konulara değindi. Uyuşturucu dedi… Mücadele edilemiyor dedi… Yetersiz sağlık kurumları dedi… Ve de üzülerek dinlediğim yaygınlaşan kanser vakalarından söz etti. Nurhayat Altaca Kayışoğlu’nun saptamasına göre, kanser hastaları 2 bin civarında imiş ve de bu rakam da nüfusa göre oranlandığında Türkiye ortalaması üzerine çıkıyormuş.
 
İl Başkanı Karaca ne diyor?
 Kısa süren bu konuşmanın ardından CHP İl Başkanı İsmet Karaca’yı aradım. Bu ani çıkışın nedenini sordum doğal olarak…

“Genel Merkez’in böyle bir fikri ve görüşü var…” gibi bir yanıt aldım. İnegöl’ün il olmayı hak ettiği görüşü uzun süredir varmış CHP Genel Merkezi’nde…

Karaca ayrıca, coğrafi konumu ile Tahtaköprü, Domaniç ve hatta Tavşanlı’ya bile yakınlığını dile getirdi İnegöl’ün…

Üstelik kendisinin de görüştüğü İnegöllülerde de böyle bir görüş hakimmiş. İl olma isteğinin nedeni sadece siyasi değilmiş. Bunu söyleme gereğini “Bu talepte, Bursa Büyükşehir seçiminin kazanılması için önemi mi var” sorumdan çıkardı sanırım.

Nurhayat Hanım da zaten konuşmasının girişinde  “Bu hak edişi ve il olması talebini dillendirdiğimizde İnegöllü dostlar hemen ‘Bursa seçimini kaybederiz’ diye çıkışıyor. Ama zaten alacağız ilk seçimde” minvalinde cümleler kurmuştu. Durum bu merkezde. En iyisini ülkeyi yönetenler bilir. Hesap yapılır ve icraata geçilir. Gönül bu, il de ister, ilçe de… Yakın bir dostumun “arzular şelale” sözü böyle durumlarda aklımdan hiç çıkmaz da…
 
Akşener’den Tiksindirici Borç yaklaşımı!
İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Kanal İstanbul tartışmaları sırasında alevlenen İktidar-Muhalefet çatışmasında, Cumhurbaşkanı tarafından sarf edilen “Uluslararası Tahkim söke söke alır parasını” cümlesi için açtı ağzını, yumdu gözünü.

Bu arada bizim küçücük dağarcığımızı dağıtacak yeni bir kavramı dolaşıma soktu. Adı da çok ilginç mi desem, sıkıcı mı desem bilemedim; Tiksindirici Borç Doktrini diye bir kavram varmış. Ön bilgi şöyle: Uluslararası hukukun yerleşik bir ilkesi olmasa da ve pratikte uygulaması zor olsa da, çoğu kez keskin politik geçişlerin ardından, yeni gelen hükümetin borçları kaldırmak için öne sürdüğü bir doktrin.”

 

Akşener’in izahına göre, halkın isteği olmadan, görüşüne sunulmadan, sadece yöneticilerin şahsi istek ve menfaatleri gözetilerek alınan borçları, alan kişiye rücû etmenin yolu da olabilirmiş. Ben bu konuda somut bir örnek bulamadım.

Karışık bir iş yani, zamanı gelince sonucu göreceğiz.
 

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

Fakir ama gururluyduk

NOT DEFTERİ: Raylar üzerinde Mudanya seyahati

Muhalefetin dayanılmaz konforu

Bursalı öğrencinin salgın ile imtihanı!

Apartman mı saray mı?

Yurt!

Bu kadim şehre şöyle bir bakmak

NOT DEFTERİ: Osmanlı İmparatorluğu ve BTSO

Günaydııınnn…

Son çare inanç iklimi

Buzlar Çözülmeden!

Çukur Kahve betonu konuşuyor

12 Eylül’den arta kalanlar

Not Defteri: 41 Yıl sonra 12 Eylül ve Bursa

Bursa için 11 Eylül ve önemi

Laik ve layık

Oldu MU şimdi?

Bursa Old City ve ulaşım kaosu

Sınıfları doldurduk da…

Not Defteri: Atatürk kadının yerini ilk kez Bursa’da gösterdi

Barajlar ve bagajlar

Şahsa ait ilk kasaba yolda!

Bursa Şehir Hastanesi ve skandal bir ölüm!

İşsiz, güçsüz ve umutsuz…

Çok şükür…

Not Defteri: Bursalı Edison Adnan Ener

Sıcaksu el yakıyor!

Bakanlık önerisi ile gönüllü OSB desteği!

Büyük Zafer ve Ulu Önder’in savaş yetkisi

Vekil asılı hırpalarsa…

Her gün bir uçağımız düşüyor!

Not Defteri: Tarihten günümüze İmralı

Çavuşoğlu’ndan inciler ve politika…

Hangisi kimin işi?

Taliban ve laiklik

Bursa’nın sel karnesi iyi değil

Yine 17 Ağustos ve yine gözyaşı

NOT DEFTERİ: 6-7 Eylül olayları ve Altındağ vakası

Bursa’da bir dost meclisi!

Emek de yaşam da bedava

Ateş düştü ama kül yine yakıyor!

Soma ya da Somali…

Memleket Partisi, İnce ve Bursa

NOT DEFTERİ: Bursalı Çılgın Türkkuşları

“Üğretmenim… böğün canlı ders vaa mı?”

Türk Tayyare Cemiyeti ve Bursa

Yangın mutfağa ve hastaneye sıçradı!

Kibir kıvılcımları!..

Yangınların nedeni iklim değişikliği mi?

NOT Defteri: Nefes nefese on bir gün…

Doğu!

Yangın..!

Genç kuşağı kaybetmenin eşiğindeyiz!

Kendi kalesine gol atanlar!

Cansuyu…

Bayramı kedere döndürme becerisi!

Not Defteri: Unutulmaz sayım günleri…

Müjdeler var yurdumun toprağına taşına…

Gündem sıcak olaylar ılık mı ılık!

Erdoğan ve Bozbey belli, ya rakipler?

47 yıl sonra Barış Harekâtı

Yarınlar ve bir bayram sabahı

NOT DEFTERİ: Futbol ile Türkiye’ye vurmak!

Ülkeler ve sistemler ayrı, sorunlar benzer!

Sakinleşen Boğaziçi ve özelleşen TRT

O gece karanlıkta kalanlar!

Yeni sistem ile üç yıl…

Biri bizi gözetleyecek!