GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ
Bursa
11°
Sisli
DOLAR 8.32
EURO 9.73
ALTIN 500.33
BİST 1.127

Bu fasulya yedi buçuk lira!..

17 Eylül 2020 Perşembe, 18:17

Artık kesin kanaat getirdim... Olumsuzlukları sindirebilmek, bağışıklık kazanmak için tek yol var; önemli bir olaya "mizah" penceresinden bakmak!

16 Eylül, yani önceki gün saat 10.20... TV ekranına baktım, yaşamımızın vazgeçilmez kelimesi dolar 7.50 (yazıyla yedi buçuk lira) olmuş.

Kızayım mı, korkayım mı, ürkeyim mi, yatağa mı düşeyim, bilemedim! Aklıma hemşerimiz Ata Demirer'in film türküsü geldi. Aslında 60'lı yıllardan beri duyduğum bir türküydü aklıma gelen. "Bu fasulya yedi buçuk lira" diye söylüyordu Demirer filminde... Aslında orijinali "bu fasuyla iki buçuk lira" biçimindeymiş. Ata Demirer, yeterli görmemiş ki, yedi buçuğa çıkarmış fasulyanın kilosunu! Aslında bu mizahın içinde bir mizah daha varmış. Çünkü bu beste türkü, "deli" lakaplı Edirneli klarnet ustası Selim'e aitmiş. Oğlu da Demirer'i kınamış izin almadan filmde kullandığı için...

Çanakkale geleneklerinden söz eden yerel bir folklor araştırmacısı bakın neler söylüyor bu türkü ve benzerleri için...

"Oldukça hareketli ve hoş sözleri olan bir şarkı (türkü) daha çıktı piyasaya, ki bu o zamanların enflasyonu ile de oldukça bağlantılı bir oynak oyun havası idi. 'Aman bu fasulya iki buçuk lira, hem kaynasın hem oynasın, hadi kızım yandan, yandan' diyerek çalınır söylenir olmuştu. Meğer kuru fasulyeye zam gelmiş, millette alacak güç olmadığından ve Allah'ın kuru fasulyesi iki buçuk lira gibi bir fiyata yükseldiğinden çalınır söylenir hale gelmişti. Halkımız espri ile karışık zamları gündeme taşımıştı işte."

Demek ki tarih tekerrürden ibaretmiş. Zam ve enflasyon varsa mizah da var!

Ben de öyle yapalım diyorum. Çünkü bu salgın ortamında hepimizin bağışıklık sistemi zayıfladı, onu dirençli hale getirmek gerek. Ama farklı bir yöntemle, gülümsetirken düşündürmek kaydıyla!

İşte ona canlı bir örnek...

İYİ Parti Sözcüsü Yavuz Ağıralioğlu, tüm dertlerimizi bir kenara bırakan ve ilgiyi üzerine çeken Akdeniz'deki Türkiye-Yunanistan atışmasına, bir taşlama ile katılmış, gülmemek elde değil.

"Yunanistan, Almanya'dan 12 milyar dolarlık silah alımı yapmış. Sanki bu bizi korkutacak! Biz aynı miktar para kadar TELEKOM'dan kazık yemiş devletiz! Birçok proje için 500 milyar dolar faiz ödeyen bir ülkeyiz."

İki tarafa da gönderme ancak bu denli etkili olurdu diye düşünüyorum. Gördüğünüz gibi ahh vahhh demek yerine hem gülelim, hem düşünelim.

Biz de gündem boş kalır, örnek biter mi? Bitmez... İşte geliyor...

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, koronavirüsle mücadelenin yönetilişine eleştiri olarak 'Yönetemiyorsunuz Tükeniyoruz' eylemi başlatan Türk Tabipleri Birliği'ni (TTB) hedef alarak, TTB'nin derhal kapatılması gerektiğini savundu ve dedi ki:

'Rezaletin, hıyanetin ve Türkiye husumetinin kara sayfası kapatılmalıdır. Artık Türk Tabipler Birliği'ne sabır ve tahammül gösterilmesi imkânsızdır."

Buna kızgınlıkla bir yanıt mı verilmeli, mizah mı yapılmalı? Aslına bakarsanız, mizah açıklamanın içinde...Tüm geleceğimiz, ülkenin sağlığı elinde olan doktorların örgütü için bu sözlerin söylenmesine ancak gülünür.

Ekstradan bir şey söylemeye gerek var mı?

Aslında, anlatılmaya başlayan bir fıkranın devamı sanki Bahçeli'nin çıkışı... Avukatlar, hukuk sistemini eleştirdikleri için "çoklu baro sistemini" yasalaştıran bir yönetim ve onun destekçisinden çıkan sözlere ne denebilir ki? Kara mizah örneği o denli örnekler var ki sormayın gitsin, ozan olsam türkü bile yakılır bu olaylara...

Salgın önlemlerinde bunu görmedik mi? Virüs, Giresun'a ve mitinge uğramıyor... Anıtkabir ziyaretçilerine çok rağbet ediyor diye kısıtlama getirmek bir örnek. Eğlence yerlerinde gece saat 24'e kadar her şey serbest, yemek, içmek müzik dinlemek gibi... Ama 24 sonrası müzik yasak, çünkü o saatte virüs mekanın kapısının içinden girebilir!

Kusuruma bakmayın, virüsten korunmak için sürekli evde oturunca insan bu ruh haline giriyor. Ağlanacak halimize gülüyor ve alaya alıyoruz. Başka çaresi olan varsa lütfen söylesin de Bahçeli'ye rağmen doktorsuz, örgütsüz ve gerçeklerden habersiz biçimde sağlığımızı koruyalım.

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

Gölyazı Barış Antlaşması!

Dik dur eğilme, Cumhuriyet seninle…

Futbol bu, kaderden kaçılmaz!

Bir yemine yüklü bir maaş!

NOT DEFTERİ: Bir yerel seçim nasıl hükümet düşürdü?

Konu Bursaspor ise herkes haklıdır!

Seçmen nereye bakıyor?

SMA belası ve pompalı dehşeti!

Hem EYT'li hem KHK'lı olmak!

Enerji mi, yetenek mi kazandı ?

NOT DEFTERİ: Gazi’nin ilk Bursa ziyareti  

Laik bir ülke ve Dilipak’ın sözleri

Burası Bursa, şaşırmayacaksın!

16 Ekim Milli Takım ve bir Güzelırmak…

Bakan emekliye nasıl bakıyor?

Sağlık ve eğitim neden sorunlu?

Ülkesinden önde olan Türk futbolcular!

NOT DEFTERİ: Bursa’nın rüya gibi ortak girişim dönemi

Sayıştay da kapanmalı mı?

Eğitimde para hesabı olur mu?

İlk EBA kurbanı!

Bursa'da Covid cenazeleri nasıl defnediliyor?

Sürprizin adı Bursaspor

Atatürk doğarken…

Vaka uymadı, hasta verelim!

Siyaseti hiç sevmem çünkü!..

Dini rüşvet nasıl olur?

Uzaktan eğitime uzaktan bakanlar!

Bu bir futbol yazısı değildir!

NOT DEFTERİ: Bursa'da Hıristiyan okulları ve misyonerlik

Oyun kâğıdı ve Çukur Kahve...

200 liranın sırrı!..

Fabrika yerine hapishane...

Bursa Şehir Kütüphanesi de Vakıflara!..

Bursaspor'u anlamak beceri ister!

NOT DEFTERİ: Menderes gerçeği ve hazin bir son

Guguktan hukuk olur mu?

Eğitimde hak eşitsizliği olur mu?

Covid maçı sahada bitermiş!

Şimdi karar zamanı

NOT DEFTERİ: Bursa'nın festivali

'Millet Yapar...'

Bugün 11 Eylül farkında mıyız?

Kontrollü fakirlik mi?..

Covid 19 günlerinde ibretlik olaylar!

Bursaspor gerçeği

NOT DEFTERİ: 1 Mart Tezkeresi nasıl kabul edildi?

Başkanlık bir numara büyük mü geldi?

Kılıçdaroğlu'nu dinlerken...

Korona, şiddet ve Devlet!

Zil çaldı, hadi ekran başına!..

Kaç Murat Gülez tanıdım ben?..

NOT DEFTERİ: 30 Ağustos'u yaşarken

Ne Maduro'nun peyniri, ne Trump'ın süt tozu!..

Bu ne yaman çelişki!

Hanlar, külliyeler ve tarihi Bursa

Bursa'ya ve köküme çok düşkünüm!

Bursa futboldan ibaretti ama!..

NOT DEFTERİ: Gazi Bursa'da nevbe alayı ile karşılanmıştı

Pardon; müjdeyi bekleyemedim!

Müjdeyi bekliyorum, gözlerim kapalı...

'O maskeyi takın istediğiniz yere...'

Deprem, seçim ve Bursa'ya iki başkan

17 Ağustos'ta Bursa ve Bursaspor

NOT DEFTERİ: Beşi bir yerde...

O insandan özür diliyorum!

Oylar Marem'e be!..

Buzdolabı mı, dolar mı?