GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
12°
Orta şiddetli Yağmur
DOLAR 0
EURO 0
ALTIN 0
BİST

Bu fasulya yedi buçuk lira!..

17 Eylül 2020 Perşembe, 18:17

Artık kesin kanaat getirdim... Olumsuzlukları sindirebilmek, bağışıklık kazanmak için tek yol var; önemli bir olaya "mizah" penceresinden bakmak!

16 Eylül, yani önceki gün saat 10.20... TV ekranına baktım, yaşamımızın vazgeçilmez kelimesi dolar 7.50 (yazıyla yedi buçuk lira) olmuş.

Kızayım mı, korkayım mı, ürkeyim mi, yatağa mı düşeyim, bilemedim! Aklıma hemşerimiz Ata Demirer'in film türküsü geldi. Aslında 60'lı yıllardan beri duyduğum bir türküydü aklıma gelen. "Bu fasulya yedi buçuk lira" diye söylüyordu Demirer filminde... Aslında orijinali "bu fasuyla iki buçuk lira" biçimindeymiş. Ata Demirer, yeterli görmemiş ki, yedi buçuğa çıkarmış fasulyanın kilosunu! Aslında bu mizahın içinde bir mizah daha varmış. Çünkü bu beste türkü, "deli" lakaplı Edirneli klarnet ustası Selim'e aitmiş. Oğlu da Demirer'i kınamış izin almadan filmde kullandığı için...

Çanakkale geleneklerinden söz eden yerel bir folklor araştırmacısı bakın neler söylüyor bu türkü ve benzerleri için...

"Oldukça hareketli ve hoş sözleri olan bir şarkı (türkü) daha çıktı piyasaya, ki bu o zamanların enflasyonu ile de oldukça bağlantılı bir oynak oyun havası idi. 'Aman bu fasulya iki buçuk lira, hem kaynasın hem oynasın, hadi kızım yandan, yandan' diyerek çalınır söylenir olmuştu. Meğer kuru fasulyeye zam gelmiş, millette alacak güç olmadığından ve Allah'ın kuru fasulyesi iki buçuk lira gibi bir fiyata yükseldiğinden çalınır söylenir hale gelmişti. Halkımız espri ile karışık zamları gündeme taşımıştı işte."

Demek ki tarih tekerrürden ibaretmiş. Zam ve enflasyon varsa mizah da var!

Ben de öyle yapalım diyorum. Çünkü bu salgın ortamında hepimizin bağışıklık sistemi zayıfladı, onu dirençli hale getirmek gerek. Ama farklı bir yöntemle, gülümsetirken düşündürmek kaydıyla!

İşte ona canlı bir örnek...

İYİ Parti Sözcüsü Yavuz Ağıralioğlu, tüm dertlerimizi bir kenara bırakan ve ilgiyi üzerine çeken Akdeniz'deki Türkiye-Yunanistan atışmasına, bir taşlama ile katılmış, gülmemek elde değil.

"Yunanistan, Almanya'dan 12 milyar dolarlık silah alımı yapmış. Sanki bu bizi korkutacak! Biz aynı miktar para kadar TELEKOM'dan kazık yemiş devletiz! Birçok proje için 500 milyar dolar faiz ödeyen bir ülkeyiz."

İki tarafa da gönderme ancak bu denli etkili olurdu diye düşünüyorum. Gördüğünüz gibi ahh vahhh demek yerine hem gülelim, hem düşünelim.

Biz de gündem boş kalır, örnek biter mi? Bitmez... İşte geliyor...

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, koronavirüsle mücadelenin yönetilişine eleştiri olarak 'Yönetemiyorsunuz Tükeniyoruz' eylemi başlatan Türk Tabipleri Birliği'ni (TTB) hedef alarak, TTB'nin derhal kapatılması gerektiğini savundu ve dedi ki:

'Rezaletin, hıyanetin ve Türkiye husumetinin kara sayfası kapatılmalıdır. Artık Türk Tabipler Birliği'ne sabır ve tahammül gösterilmesi imkânsızdır."

Buna kızgınlıkla bir yanıt mı verilmeli, mizah mı yapılmalı? Aslına bakarsanız, mizah açıklamanın içinde...Tüm geleceğimiz, ülkenin sağlığı elinde olan doktorların örgütü için bu sözlerin söylenmesine ancak gülünür.

Ekstradan bir şey söylemeye gerek var mı?

Aslında, anlatılmaya başlayan bir fıkranın devamı sanki Bahçeli'nin çıkışı... Avukatlar, hukuk sistemini eleştirdikleri için "çoklu baro sistemini" yasalaştıran bir yönetim ve onun destekçisinden çıkan sözlere ne denebilir ki? Kara mizah örneği o denli örnekler var ki sormayın gitsin, ozan olsam türkü bile yakılır bu olaylara...

Salgın önlemlerinde bunu görmedik mi? Virüs, Giresun'a ve mitinge uğramıyor... Anıtkabir ziyaretçilerine çok rağbet ediyor diye kısıtlama getirmek bir örnek. Eğlence yerlerinde gece saat 24'e kadar her şey serbest, yemek, içmek müzik dinlemek gibi... Ama 24 sonrası müzik yasak, çünkü o saatte virüs mekanın kapısının içinden girebilir!

Kusuruma bakmayın, virüsten korunmak için sürekli evde oturunca insan bu ruh haline giriyor. Ağlanacak halimize gülüyor ve alaya alıyoruz. Başka çaresi olan varsa lütfen söylesin de Bahçeli'ye rağmen doktorsuz, örgütsüz ve gerçeklerden habersiz biçimde sağlığımızı koruyalım.

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

NOT DEFTERİ: Sergi ve fuar şehri olarak Bursa

Bursaspor 'demir' gibi…

Sakin Bursa’da 'TAK' diye bir ses!

Velhasıl Bursa pet şişedeki sudan ibarettir!

Bu ofisler bize ne söylüyor?

Geçim değil yaşam sıkıntısı…

Amatör futbol çaresiz

NOT DEFTERİ: Tarih yalan söylemez!

Fotoğraf güzel, sıra Bursa yarışında

Eski Türkiye ve Demirel...

İşçi virüsü Kod 29!

Ders niteliğinde yenilgi!

Hastane önünde futbol sahası!

 NOT DEFTERİ: Bursa ve şaka gibi iki seçim öyküsü…  

Çukur Kahve çalkalanıyor!

Geçmişten bir hukuk öyküsü!

Acaba?..

Büyük ikramiye kime vurdu?

Önce oto, sonra uzay gerisi kolay!

NOT DEFTERİ: Bursa’nın Mahfeli…

Bu sahaya üç puan az!

Askerî (!) ücret ve yeni yıl beklentileri

Çabuk ol!..

Kötü oynarken kazanmak…

Olay TV olayı... Kovboy filmi koyuverin!

NOT DEFTERİ: Bugün 27 Aralık…

Koltuk sevdası…

Haydi çocuklar aşıya ama…

Yerel siyasetin önemi kaldı mı?

Piyangooo…

Üç değerinde bir puan

NOT DEFTERİ: İki kent ve bir adam

Bütçe ile aranız nasıl?

Mağdurlar mağrur olunca!..

Rüya gibi biri futbol gecesi

Arada hukuk var, dikkat edelim!

Parasızlık da bir salgın!

Ne olacak Bursaspor’un hali!

NOT DEFTERİ: Üç lider, üç kader ve üç Bursa…

217 ve 216 size ne ifade eder?

Sporun siyaseti!  

Can suyu değerinde üç puan

Salgın, duygu ve kaygı…

Sessizliğin sesi!

NOT DEFTERİ: Türkiye’de ilk  aşı üretimi ve Hıfzısıhha

Yenilgi çabuk geldi ama ağır oldu

Kapadokya’da pişer de Uludağ’a düşer mi?

Kapanıyoo…

Kapanma…

Futbolda umutsuzluğa yer yok…

Özallı özel yıllar ve 29 Kasım freni

Dert 'katar… katar…'

Muhalefet; seçim, iktidar; geçin…

Form  ve reform!

24 Kasım ve Başöğretmen

Keşke penaltı ile olmasaydı…

NOT DEFTERİ: ABD ve Türkiye’deki Barış Gönüllüleri!

Maksat dostlar alışverişte görsün!

Para; varlığı dert yokluğu yara!

Kanal, eleştiri, kamu kaynağı ve Bursa!..

Acıpayam ve acı bir salgın itirafı

Acı reçeteli reform ve Berat Bey’in gücü!

NOT DEFTERİ: Atatürk, katafalk ve Bruno Taut

Hayrettin Çakmak’la…

Çukur Kahve deprem diyor!..

Naci abi ve Yeni Türkiye!..

Bugün 10 Kasım…

Bu çocuklar heyecan veriyor