GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
3.02°
Açık
DOLAR 9.49
EURO 11.04
ALTIN 548.03
BİST 1.519

Bu kadim şehre şöyle bir bakmak

20 Eylül 2021 Pazartesi , 18:15

Ne salgının boyutu, ne de siyasetin kirli oyunu bugün beynimi işgal edemeyecek! Bunlardan bir an için sıyrılarak, evimin camından kuzeye bakmak geldi içimden... Belli ki umudum var istediklerimi görmeye…

Ama görebilecek miyim, işte o meçhul.

İlk gözüme çarpan Mudanya yolunun sakinliği ama, sadece Nilüfer’e gidişle oranla…Birden gözümün önüne, eski adı ile Montania Tren İstasyonu geliyor ve de yanındaki küçük liman. Yüzyıllar önce, Bursa’dan tren ile Mudanya’ya. oradan da deniz yoluyla payitaht İstanbul’a ve de Saray’a kadife kumaşlar götüren yelkenli gemileri görür gibi oluyorum. Sonra da aynı güzergâhtan, taaaa  Marsilya limanına yine kumaş taşıyan Fransız vapurlarının gidebilişini anımsayıp şaşırıyorum. Bu şehirden Avrupa’ya ve en önemli devletlerden birine deniz yoluyla ulaşmak nasıl mümkün olmuş ki?



Aniden gerçeğe dönerek, rüzgâr sert estiğinde iptal edilen Bursa-İstanbul feribot seferleri aklıma öylesine bir takılıyor ki…

Balkon camı beni bir anda daha sağımda duran  ve o bölgedeki gökdelene benzer ilk yüksek yapıya sürükleyip götürüyor. Galiba BUTTİM’i görüyorum. Projesinin yapıldığı ve inşa edildiği dönemlerde yöneticilerin hayaliydi herhalde diyorum. Ne için mi? O zaman güzel bir gerekçe vardı o bina grubu yapılırken…



Bursa’nın tekstil dünyasının yaratıcıları, Avrupalı meslektaşları ve dünya ile İstanbul’a uğramadan görüşebileceklerdi. Doğal olarak hava yolunu direkt olarak kullanacaklardı İtalya ile, Fransa ile Almanya ile ! Nerde kaldı bu hayal? Yanındaki geniş alandaki bina da bunun için yapılmamış mıydı, Avrupalı konuklara açık olacak uluslar arası fuarların açılması umuduyla…

Yenişehir Havaalanı için “şehre uzak” diye burun kıvıranlar, şimdi İstanbul’a çabuk gidebilmek adına bir uçak bileti parası ödüyor/ödeyemiyor, paralı yol ve köprüler için. Yenişehir Havaalanı’nın neden böyle bir talihsizliğe kurban gittiğini henüz yeni  anlıyorum, Kamu-Özel-İşbirliği ve yolcu garantili hava limanlarını fark edince!

Bu sıkıntılı düşler ve gerçeklerin ardından gözlerim ve dikkatim, doğu istikametindeki Ankara yolu güzergâhına yöneliyor. İlk anda Bursaray’ın ilk seferine gazeteci olarak katılma  mutluluğunu yaşayan biri olarak, bu hattın Santral Garaj’dan, Şehreküstü istikametine doğru bir yukarı, bir aşağı gidişi  aklıma geliyor. Gerekçesini de anlamaya çalışıyorum!  Sonra da, müşteri toplamak adına bir yavaşlayan, bir hızlanan ve de Bursaray’a paralel  biçimde onunla yarışa giren minibüs çılgınlığını da anımsıyorum. Ne de olsa 50 yılımı geçirdiğim semtin güzergâhında bulunuyor bu ilginç restleşme.



Bugüne kadar bu sorunun çözülememe nedenini, kendi halindeki bir gazeteci olarak bulmam mümkün değil zaten! Bu küçük toplu taşım araçlarını Bursaray güzergâhına dikine ve besleme hattı biçiminde sefere sokmak için ne yapılmalıydı  derken, çok parlak geçen 16.-17. Yüzyılların “padişah kuvveti lazımdı herhalde” diye kendi kendime söyleniyorum.

Ardından kentin bu haline üzülerek dikkatimi bir başka yöne çeviriyorum. Her ne kadar düşünülen güzergâhın nereden geçtiğini bilemesem de, karşımdaki Samanlı dağların eteğine doğru dikkatimi veriyorum. Neden mi?  Duyduğum veya bilebildiğim kadarı ile İstanbul’dan gelecek “hızlı tren güzergahı”, Bilecik-Yenişehir arasından geçebilmek için bir türlü doğadan izin alamıyormuş! Mühendisler buna çare bulamamış. Demem ki, Osmanlı döneminde  Bursa’yı denizden Avrupa’ya ulaşılabilen/ ulaştırabilen padişah yönetimleri yerine, bugün Yenişehir’i bile geçemeyen bir akıl örneği var yeni teknolojiye rağmen!



Bunu söylerken haklı mıyım, haksız mıyım onu da bilemiyorum. Bilemediğim, akıl erdiremediğim o kadar çok şey oldu ki, gözlerim ile yapabildiğim  bu sabah  turunda..Ve  beni giderek mutsuz etmeye başladı. Neyime benim hızlı trene binerek diğer kentlere ulaşmak… Bana mı kaldı Avrupa’ya uçak ile direk olarak Yenişehir’den gitme lüksü… Hele bir de, orta halli bir ev parasına mal olacak Bursa limanlarından direkt olarak Venedik gibi güzelliklere koşma düşü!

En iyisi “otur haline şükret” demek galiba. Bunları düşünerek, kentin bu sessizliğine yanarken ömür tüketmek de neyin nesi ? Yıllardır  bir hamle yapamadan rahat koltuklarında oturan kent yöneticilerini eleştirerek elime ne geçecek ki? Ya da Bursalı olduğunu iftiharla söyleyenlerin sadece sözde kalmış eleştirileri ile, henüz bu kenti içselleştiremeyen ve hep büyük bir parça koparıp, zenginleşme peşinde olanları mı sorumlu tutacağım?

En iyisi, güzel havada aracımıza binerek, önce Mudanya girişini tıkamak ve de kan-ter içinde eve dönmek galiba ! Cebiniz izin verirse denize şöyle bir bakarak, önünüze konan balığın fiyatını bakmadan düşlere dalmak da diğer bir seçenek!

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

Onun arabası var…

Geçinemiyoruz…

Siyasetin muhtar aşkı!  

NOT DEFTERİ: 63'ün sırrı!..

Söyleyecek sözün bulunamadığı günler…

Bursa’da muhalefetin işi çok zor!

Vatandaş zarar eder mi?

Siyasette bir Uludağ masalı

Titreten bir sonbahar sabahı

NOT DEFTERİ: 17 Ekim ve Gazi ile ilk buluşma

Bursa salgına karşı neden duyarsız?

Bir gece ansızın atayabilirim!

Varlığı dert yokluğu yara!

Yeni ve son Çare 28 Şubat!

Hamdolsun Türkiye’de yaşıyoruz

NOT Defteri: Gemlik Sunğipek Fabrikası

Fıkra gibi gerçekler

Cennet’ten arsa alanlar!

Sanayide OSB devrimi!

Biri atıyor diğeri yürüyor…

Bursa için ilginç hareketler

NOT Defteri: Bir kuyruklu yıldız Bursa Oda Tiyatrosu

Veresiye vere vere…

Bursa’da kendini arayan adam!

Kötü örnek bir lider ve yaşamı!

Pozitif hasta çok önlem yok

Fakir ama gururluyduk

NOT DEFTERİ: Raylar üzerinde Mudanya seyahati

Muhalefetin dayanılmaz konforu

Bursalı öğrencinin salgın ile imtihanı!

Apartman mı saray mı?

Yurt!

NOT DEFTERİ: Osmanlı İmparatorluğu ve BTSO

Günaydııınnn…

Son çare inanç iklimi

Buzlar Çözülmeden!

Çukur Kahve betonu konuşuyor

12 Eylül’den arta kalanlar

Not Defteri: 41 Yıl sonra 12 Eylül ve Bursa

Bursa için 11 Eylül ve önemi

Laik ve layık

Oldu MU şimdi?

Bursa Old City ve ulaşım kaosu

Sınıfları doldurduk da…

Not Defteri: Atatürk kadının yerini ilk kez Bursa’da gösterdi

Barajlar ve bagajlar

Şahsa ait ilk kasaba yolda!

Bursa Şehir Hastanesi ve skandal bir ölüm!

İşsiz, güçsüz ve umutsuz…

Çok şükür…

Not Defteri: Bursalı Edison Adnan Ener

Sıcaksu el yakıyor!

Bakanlık önerisi ile gönüllü OSB desteği!

Büyük Zafer ve Ulu Önder’in savaş yetkisi

Vekil asılı hırpalarsa…

Her gün bir uçağımız düşüyor!

Not Defteri: Tarihten günümüze İmralı

Çavuşoğlu’ndan inciler ve politika…

Hangisi kimin işi?

Taliban ve laiklik

Bursa’nın sel karnesi iyi değil

Yine 17 Ağustos ve yine gözyaşı

NOT DEFTERİ: 6-7 Eylül olayları ve Altındağ vakası

Bursa’da bir dost meclisi!

Emek de yaşam da bedava

Ateş düştü ama kül yine yakıyor!

Soma ya da Somali…

Memleket Partisi, İnce ve Bursa