GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
19.27°
Orta şiddetli Yağmur
DOLAR 12.67
EURO 14.31
ALTIN 730.67
BİST 1.78507

Bursa’da kendini arayan adam!

30 Eylül 2021 Perşembe , 14:36

Bursa ilçelerinin birinde gece ormanlık bir alanda iki üç arkadaş alkol almış, sonra da evlerine dönüşe geçmişler. İçlerinden biri galiba yolunu kaybetmiş. Arkadaşları evine uğrayıp sorduklarında gelmediğini fark etmişler ve hemen ilgili kurumlara bildirmişler. Derhal bir arama kurtarma ekibi işe koyulmuş ve orman içinde arama başlamış. Gece olduğu için görevlinin biri kayıp kişinin adını bağırınca, gönüllülerin içinden “burada” diye bir yanıt gelmiş!



Sonra da kimi aradıklarını sormuş. Kendi adını söylenince ne yapmış onu bilemiyoruz. Çünkü haber bu kadar. Artık olağan haller bunlar!

Bu ilginç ve gülümseten olay ile buna dair haber başlığı beni geçmişe götürdü. Yıllar önce, belgesel dizisi hazırlarken Bursa’nın Cumhuriyet dönemindeki gelişimini anlatan bir çalışma yapmış ve adını da “Kendini arayan şehir” olarak belirlemiştim. Bu olayın yine Bursa’da geçmiş olması beni hem gülümsetti hem de gerçekleri de bir kez daha yüzüme vurdu.

Neden kendini arayan şehir dedim Bursa’ya? Daha basit anlatayım ve örnekleyeyim. Şu anda nüfus açısından Türkiye’nin dördüncü büyük kenti Bursa. İstanbul dendiğinde, dünyaca da bilinen çok önemli bir “ticaret merkezi” anlaşılır, Ankara zaten başkent olması nedeniyle bürokrasi ve ülke yönetiminin en tepesinde oturur. İzmir öne çıkan birkaç özelliği ile biraz Bursa’ya benzer ama farkları da vardır. Örneğin ülke ticareti için limanı önemlidir. Aynı zamanda bir sanayi kentidir ve de Bursa’dan fazla olarak, çok önemli bir turizm bölgesi oluşudur. Yanı sıra kırsalındaki tarımın önemi, yaşam tarzının çeşitliliği ve bunun sağladığı özgürlükler ile kültürel faaliyet bakımından daha önde olduğudur.

Gelelim kadim şehrimiz Bursa’ya…

Osmanlı’nın “ ilk payitahtı” denir ve böyle hatırlanır. Hatta günümüzde bile yetkili organların bazısına göre “Osmanlı” şehridir! Cumhuriyet döneminde kamu yatırımı sanayinin başlangıç noktası sayılabilir. Ulu Önder Atatürk’ün kısa yaşamında en fazla uğradığı ve önemli kararlar ve açılışlar yaptığı il olarak da pek bilinmez. Atatürk’ün ölümünden sonraki yıllarda seçkin esnafı, ticaret hacmi ve de tekstil üretimi ile öne çıkar. Doğal güzelliği ve de yeşil oluşu ile kaplıca pansiyonculuğu sayesinde bir dönem “emekli kenti” diye anılmasını sağlamıştır. Bin dokuz yüz yetmişler sonrası “otomotiv şehri” ise yeni unvanıdır. Ama bu özelliklerin hepsinden birer tutam bulundurması, bir özelliğinin hiçbirini öne çıkarmaz. Sadece özellikle Balkan göçleri ve 1980 sonrası yoğun biçimde, bir kısım Anadolu halkı için yaşanacak bir yer olarak seçilmesi sadece nüfus artışına yol açmıştır. Bu nedenle belgeselde “Kendini arayan şehir” tamlamasını kullanmıştım. Örneğin tarihsel özelliği taşıyan en önemli yapılarının UNESCO Kültür Mirası listesinde olmasını bir türlü öne çıkaramamış, Hıristiyanlık adına çok önemli olması gerektiğine inandığım İznik ise sadece gölü, surları ve de üzümü ile anılmış kalmıştır. Sanayide çağın hızına yetişememiş ve ticareti de İstanbul’u aşamayarak direkt olarak Avrupa ile yapamamıştır. Turizm kelimesini kısık sesle bile olsa hiç  telaffuz edemez durumdadır! Türkiye’nin aralıksız olarak sürdürülen en eski kültür organizasyonu olan Bursa Festivali, tüm çabalara karşın Kültürpark içine sıkışıp kalmış ve son yıllarda da sesini iyice kısmış durumdadır. Oysa, ilkbaharda Uludağ’da henüz kar kalkmamışken kayak yapma olanağına karşın, aynı anda Marmara kıyılarında denize girilebilir, kaplıcada tedavi de olunabilir veya göllerin kıyısında çayı yudumlanabilir. Yine de Uludağ için söylenecekler bu kadar da değildir. Türkiye’nin ilk kayak merkezi olmasına karşın, rakipleri onu geride bırakıp gitmiştir. Hepsinden biraz biçimindeki bir anlayış ile bunu değiştirme arzusu görülmeyen bu kentin yönetim ve sakinleri bu durumun başrol oyuncusudur. Sonuçta Bursa’ya dikkatli bakan gözler, coğrafi yapısı gereği şehir içi ulaşımı arapsaçına dönmüş, turizmi yerli için bile cazip olmayan, otomotivi demode, tekstili ise cenazesi kalkmış bir Bursa görürler. Bu durumda siz olsanız Bursa’ya tanımlayacak nasıl başlık bulabilirsiniz? Varsa bende öğrenmek isterim.

Bu olumsuzluklara karşın, bazen küçük de olsa bir şeyler yapma gayreti de görülür kadim şehrimizde…

Örneğin iki binli yılların başında çok önemli isimler ile birlikte kurduğumuz, kısa adı SİVİLAY olan Bursa Sivil Toplum Derneği aracılığıyla 2018 Kış Olimpiyatları’nın Bursa’da yapılabilmesi için belediye başkanı merhum Hikmet Şahin’i bu girişime inandırmıştık. Çünkü bu tür organizasyonlara adaylık başvurularını, genel yönetim değil kentler yapar. Başkan Şahin olur verince çalışmalara başladık. Derneğin o dönemki başkanı Ceyhun İrgil’in de bu konuya ilgi duyması çalışmaları daha da hızlandırmıştı. Üyemiz Aybar Uluca, Sarajevo Kış Olimpiyatları’nın tüm organizasyon metinlerini temin etmiş ve üzerinde hep birlikte çalışmıştık. Gördüğümüz tablo şöyleydi. Bunun için aday olan kentlerdeki sakinlerin, yarışmalar sırasında binlerce kişilik gruplar ile katkıda bulunması gerekiyordu. Bunun yanı sıra, olimpiyat şehri adaylarında örneğin kış oyunları baz alındığında,  halkın önemli bir bölümünün bu sporu yapması elzemdi. Kendimiz dahil neredeyse tüm Bursa kış sporlarına çok uzaktık.  Bir önemli konu daha vardı. Bir dönem Kayak Federasyonu Asbaşkanlığı görevinde bulunan Erdem Saker’in ifadesi ile, kayak merkezlerinde hiçbir yapı olmazmış. Oteller şehir içinde ve kış merkezine en yakın yerde yapılır, kafileler teleferik marifetiyle nakledilirmiş. Bu arada mevcut kayak pisti yerine daha uzunu gerekliymiş. Yine de umudumuzu yitirmemiştik. Merhum Hikmet Şahin konuyu Başbakan Erdoğan’a açıp,  başvuru dilekçesini verdiğinde ise umudunu yitirmişti zaten...
“Başvuruyu cebine soktu ama ağzından Erzurum kelimesi eksik olmuyordu” diye bize olan biteni aktarmıştı.

İşte böyle dostlar, bazen eski defterleri karıştırmak da, şehrimizin son halini değerlendirmek de gerekiyor. Bir de şu merakım var, onu da belirteyim. Yerel seçime yaklaşık iki yıllık bir zaman var. Şehri bir özellik ve temele oturtmak, kişiliğini yaratmak ve de en az 30 yıl sonrası için bir perspektif çizmek ve bunun için master plan yapmak gerekmez mi? Adaylık arzusu içinde olanlar veya şimdiden aday gösterilenler acaba ne tür hazırlıklar içindeler? Merak bu, bazen böyle gereksiz işlere bile aklı gidiyor insanın!

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

NOT DEFTERİ: Biraz da nostalji

Bursa ve onu yaşayıp yazanlar

Cumhuriyeti anlamak…

Onun arabası var…

Geçinemiyoruz…

Siyasetin muhtar aşkı!  

NOT DEFTERİ: 63'ün sırrı!..

Söyleyecek sözün bulunamadığı günler…

Bursa’da muhalefetin işi çok zor!

Vatandaş zarar eder mi?

Siyasette bir Uludağ masalı

Titreten bir sonbahar sabahı

NOT DEFTERİ: 17 Ekim ve Gazi ile ilk buluşma

Bursa salgına karşı neden duyarsız?

Bir gece ansızın atayabilirim!

Varlığı dert yokluğu yara!

Yeni ve son Çare 28 Şubat!

Hamdolsun Türkiye’de yaşıyoruz

NOT Defteri: Gemlik Sunğipek Fabrikası

Fıkra gibi gerçekler

Cennet’ten arsa alanlar!

Sanayide OSB devrimi!

Biri atıyor diğeri yürüyor…

Bursa için ilginç hareketler

NOT Defteri: Bir kuyruklu yıldız Bursa Oda Tiyatrosu

Veresiye vere vere…

Kötü örnek bir lider ve yaşamı!

Pozitif hasta çok önlem yok

Fakir ama gururluyduk

NOT DEFTERİ: Raylar üzerinde Mudanya seyahati

Muhalefetin dayanılmaz konforu

Bursalı öğrencinin salgın ile imtihanı!

Apartman mı saray mı?

Yurt!

Bu kadim şehre şöyle bir bakmak

NOT DEFTERİ: Osmanlı İmparatorluğu ve BTSO

Günaydııınnn…

Son çare inanç iklimi

Buzlar Çözülmeden!

Çukur Kahve betonu konuşuyor

12 Eylül’den arta kalanlar

Not Defteri: 41 Yıl sonra 12 Eylül ve Bursa

Bursa için 11 Eylül ve önemi

Laik ve layık

Oldu MU şimdi?

Bursa Old City ve ulaşım kaosu

Sınıfları doldurduk da…

Not Defteri: Atatürk kadının yerini ilk kez Bursa’da gösterdi

Barajlar ve bagajlar

Şahsa ait ilk kasaba yolda!

Bursa Şehir Hastanesi ve skandal bir ölüm!

İşsiz, güçsüz ve umutsuz…

Çok şükür…

Not Defteri: Bursalı Edison Adnan Ener

Sıcaksu el yakıyor!

Bakanlık önerisi ile gönüllü OSB desteği!

Büyük Zafer ve Ulu Önder’in savaş yetkisi

Vekil asılı hırpalarsa…

Her gün bir uçağımız düşüyor!

Not Defteri: Tarihten günümüze İmralı

Çavuşoğlu’ndan inciler ve politika…

Hangisi kimin işi?

Taliban ve laiklik

Bursa’nın sel karnesi iyi değil

Yine 17 Ağustos ve yine gözyaşı

NOT DEFTERİ: 6-7 Eylül olayları ve Altındağ vakası

Bursa’da bir dost meclisi!

Emek de yaşam da bedava