GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
18.02°
Açık
DOLAR 8.56
EURO 10.13
ALTIN 495.58
BİST 1.36

Bursa için Anayasa hayal mi?

4 Mayıs 2021 Salı , 15:50

Geçim ve seçim… Önce bu iki kelimenin taşıdığı anlamlara bakalım. Birbirlerinden çok mu ayrılar, yoksa,  gerekli ve yeterli bir “geçim” için doğru seçimin önemi büyük mü?

Değil diyorsanız Orhan Veli’nin o düşündürücü iki mısraını hatırlayalım derim:
“O seçim dedi, ben geçim dedim.
O seçeceğini seçti, ben halâ geçim derdindeyim.”

Muradım iki kişilik bu seçim-geçim meselesini anlatmak değildi zaten.

Bir salı gününde ekranda MHP lideri Devlet Bahçeli’yi görünce önce “grup toplantısı” sandım, değilmiş! Uzmanlar grubuna, parti olarak hazırlattıkları yeni bir “Anayasa Taslağı” için tanıtım toplantısı yapıyormuş. İçeriğe dair küçük birkaç ipucu da verdi. Bu çalışmayı önce ittifak ortağı AKP’ye sunacaklarını,  birlikte bir değerlendirme yapacaklarını söyledi. Ardından da yakın dönemde alışkın olmadığımız biçimde “artık uzlaşma zamanı. Yeni Anayasa önerimizi ve içeriğini diğer partiler ile de paylaşacağız” dedi. Bu konuda bir yol alınır mı, bilemem. Kişisel kanım uzlaşmanın zor olduğu yönünde. Çünkü, ülke yönetim sistemi tercihlerinde temel ayrılıklar var.
Bu konuyu anlatma nedenim, ben de bir hayali uyandırmasıydı.

Hemen belirteyim bu hayalimi; 2024 yerel seçimleri öncesinde ve de “Cumhuriyetimizin İkinci Yüz Yılı” başlarken, Bursa’nın Anayasası’nın yani, en az 30 yıllık bir Strateji Planı’nın yapılarak, halkın görüşüne sunulmasıydı.

,

Olur mu? Zor diyenler, “bize ne bundan” diye söylenenler çıkacaktır. İşin içine biraz girildiğinde, bunun hayal değil, gerekli olduğu inancı da pekişebilir umudunu taşıyorum. Çünkü bu şehir 30 yıl sonra ne kadar bir nüfusu barındırabilir ve de bu nüfus nasıl geçinir gibi temel bir konuyu içerecek bu planlama… Önce sorulacak bazı sorular var; bu kent ne daha ne kadar göç alabilecek? “Bütünşehir” bazında tahmini nüfusun ne kadar suya, ne kadar konuta ihtiyacı olacak?  Yer altı kaynakları ve de planlama sonucu ortaya çıkacak konut alanları yeterli olacak mı, işte bunların hepsi ortaya çıkacak. Bütün şehir statüsündeki eski köy, yeni mahallelerin kent yaşamına kavuşması nasıl sağlanacak? Özetle tüm bu konularda  perspektif yapılacak. Şimdiki teknoloji ile bunu yapmak çok zor olmasa gerek. Yeter ki, kamunun elindeki veriler uzmanlara sunulabilsin. Anlattığım kadar da basit de değil Strateji Planı… İçinde her sorun, her olanak bulunmalı. Bir uzmandan işittim; bundan böyle kentlerin altından ya da yakınından geçen “fay hatları” bile 1/100 binlik planlara işlenip, üzerindeki olası bir yapılaşmaya set çekilmeliymiş. Bunun için, aynen yüksek gerilim hatlarının geçtiği bölgelerde olduğu gibi, renkli objeler ile işaretleme bile yapılabilirmiş. Ne kadar doğru bir yaklaşım. Çünkü ülkemizin neredeyse tamamı deprem kuşağında. Bursa için bir şey söylemeye gerek yok sanırım! Bu kadar mı benim hayalimdeki beklentiler… Değil tabii… Örneğin sanayi veya ticaret sektörünün planlanması, hangisine ağırlık verilip verilmeyeceği ve onlar için ayrılan alanların tarımı engellememesi gibi benim içinden çıkamayacağım öğeler bulundurmak zorunda bu planlama…

Galiba daha veya en önemli parametreyi unuttum. Bu şehir, hangi becerisi veya özelliği ile öne çıkmalı? Yani kimliği yenilenmeli. Sanayi mi, tarım mı, turizm mi, tarih mi ve de hangi sektör bu kentin lokomotifi olmalı? Kabaca anlattığımın farkındayım. Çünkü ben uzman değil, sadece Bursa meraklısıyım!  



Devam edeyim… Hadi 30 yıl sonrasının kentinin kimliği, özelliği aşağı yukarı belirlendi, konut ve sanayi planları yapıldı, tarihsel doku korundu diyelim. Ulaşım yurt içi ve yurt dışı için hangi yolla sağlanacak, ya da çeşitlilik mi gerekecek? Bundan da önemlisi, içinde bulunduğumuz küresel bela savuşturulduktan sonra, bizim ayarımız ülkeler hangi ekonomik modele ağırlık verecek? Sosyal devlet ilkesi benimsenirse, Bursa nasıl bir duruş sergileyecek? Ve de üretimini hangi alana kaydıracak gibi bir dolu soru dizisi…

Uzmanlar diyelim ki bu hazırlığı yaptı ama kimin adına? Benim erişebildiğim iki büyük planlama var Bursa için… Dönemin Belediye Başkanı Reşat Oyal’ın yaptırdığı 1960 Piccinato Planı ve de 1994 sonrası Büyükşehir Belediye Başkanı Erdem Saker’in çabası ile 2020 Strateji Planı. Bir de 1973’te göreve gelen Belediye Başkanı İsmet Tavgaç’ın “Ova Koruma Protokolü” nü biliyorum. Her üç planlama da çok kısa sürelerde delinerek, hedefinin dışına çıkardı bu kadim şehri!



Şimdi asıl konuya gelelim.  Dilime yakın, bilime uzak biçimde dile getirdiğim bu önerim ete-kemiğe nasıl bürünebilir? Genelde görevdeki belediye başkanları yapar bu tür planlamaları… Sonra da baskılara dayanılamaz ve delinir. Üstelik şu andaki ülke yönetim yapısı gereği, yereldeki her önemli icraatın üzerine “merkezi yönetim” gölgesinin düşmesi kaçınılmaz oluyor! Diyelim ki, muhalefetteki ittifak veya partiler ayrıca yaptırmaya kalktılar. Sanırım buna bütçeleri yetmeyebilir. Birlikte yapsalar acaba anlaşabilirler mi?

Yerelde deki bir İktidar-Muhalefet uzlaşmasını, bu siyasal iklimde beklemek hayal ötesi zaten… O zaman bu kadar cümleyi neden israf ettim? Dedim ya, benimki bir hayaldi, ama gerçekleşse fena mı olurdu? Bu kadar anlattım, daha da ileriye götüreyim. Diyelim ki, planlama yapıldı, ya da partiler ayrı yaptı. Önce kendi seçmen kitlelerinin oyuna sunsa, sonra da tüm kent buna vakıf olsa yani referandum, pardon halk oylaması yapılsa nasıl olur? Hem bu kent hak ettiği düzene ve planlamaya kavuşur, hem de dillerden düşmeyen “yerel demokrasi” kavramının içi dolmaz mı? Galiba çok ileri gittim, af ola!

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

Cansuyu…

Bayramı kedere döndürme becerisi!

Not Defteri: Unutulmaz sayım günleri…

Müjdeler var yurdumun toprağına taşına…

Gündem sıcak olaylar ılık mı ılık!

Erdoğan ve Bozbey belli, ya rakipler?

47 yıl sonra Barış Harekâtı

Yarınlar ve bir bayram sabahı

NOT DEFTERİ: Futbol ile Türkiye’ye vurmak!

Ülkeler ve sistemler ayrı, sorunlar benzer!

Sakinleşen Boğaziçi ve özelleşen TRT

O gece karanlıkta kalanlar!

Yeni sistem ile üç yıl…

Biri bizi gözetleyecek!

Baba, siyaset, ticaret ve Türkiye…

NOT DEFTERİ: Faşing değil festival

'Ölmek var dönmek yok' dediler ve öldüler!

Uzak ülkenin başkanı!

İçimizdeki tosuncuklar!

NOT Defteri: Haşim İşcan ve bir hastane öyküsü

Hukuk geri mi geliyor?

Dün 1 Temmuz’du ve normalleştik!

Borç ve İnegöl neden gündemde?

Havadan sudan konuşalım, ne dersiniz?

Şehir Hastanemiz emin ellerde!

Hamdolsun sınav ayağımıza geldi!

NOT Defteri: Çekirge Bursa’nın misafir odasıydı

Babalar yılımızda bitmeyen sınavlar

Bursa’nın da Şükrü Çavuşu vardı ama…

Tercihan bir tercüman vakası!

Doğruluk ve iki başarı öyküsü

Bir sihirli kelime havaalanı!

Not Defteri: Nazım, Balaban ve bir Bursa öyküsü

İktidar Bursa’yı yeni mi fark etti?

Aşı tamam… Ya fakirin aşı?

16 Haziran kime ne söylüyor?

Marmara Denizi nasıl kirlendi?

Yeni bir pazartesi ve umut…

Not Defteri: 1936 yılından bir Merinos öyküsü

Bu kanal, kan-alacak gibi!

Çukur kahve açlığı tartışıyor!

Bursa’nın kronik şeker krizi!

Aman gazımız kaçmasın!

Bursaspor’da sıra yapılanmada

NOT Defteri: Oyal ile 6 altın yıl

Doğanın öfkesi son uyarı mı?

Kaçar…kaçar ve de kaçarız!

1 Haziran ve Bursaspor

Müsilaj sadece denizde mi?

Vergili ve yergili bir pazar!

NOT DEFTERİ: Bir Sönmez vardı geldi geçti…  

Açlık neyi bozar?

Final ve tam destek!

Öteki Türkiye dizisi finale doğru…

Bu işi dezenfektan paklar!

Ata’nın Stadyumu ve 19 Mayıs

NOT Defteri: Çankaya’dan Beştepe’ye!

Aşı müjdesi ve 'Koca' bir itiraf

Kıskanıyorum!

Marş ile atılan o ilk adım

Uçuyoruz ama neden?

Üç aday ve sadece Adanur formülü

NOT DEFTERİ: Yeşil Devrim’in yıl dönümü

Sevinç ve kederde birleşmek

Bayram şekeri…

İngiliz’in göreceği herkesi aşılayalım!

Bayram gelmiş neyime!

Bursaspor ve mucizeler!