GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
9.02°
Açık
DOLAR 8.86
EURO 10.41
ALTIN 498.4
BİST 1.385

Bursa’nın kronik şeker krizi!

8 Haziran 2021 Salı , 15:09

Doksanlı yılların ortasıydı. Bursa’da ANAP belediyeleri hizmet verirken, Büyükşehir Belediye Başkanı Erdem Saker de yılların deneyimi ile kente yeni bir çehre kazandırmak için çabalıyordu. Hatta, Volvo firmasının arkadan dolaşıp Bursa’ya fabrika kurma teşebbüsünü bile öfkeyle püskürtmüştü. ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz da Saker’e zorlayıcı biçimde davranamıyordu. Çünkü aday olurken ön şartı buydu.

Neyse bunu hatırlatarak asıl konumuza gelelim. Böyle bir başkan ile yeni tanışan Bursa ve biz gazeteciler, ilk kez Saker’in suskunluğunu yaşamıştık. O da uluslararası dev kuruluş ve de devletlerarası büyük güç Cargıll fabrikasının yapımıydı. Fabrika, nişasta bazlı şeker (NBŞ) üretecek ve de bunu tüm dünyaya satacaktı. Bu üretimin insan sağlığı ve çevre açısından sakıncaları da gündeme getiriliyordu sürekli… Ama elden bir şey gelmiyordu. Yanlış hatırlamıyorsam, günde 3 bin ton da su gerekiyordu bu işletme için. O da İznik Gölü’nden sağlanacaktı. Ziraat mühendisleri, fabrikadan çıkan gaz atıkların uzun vadede hayvan popülasyonunu bile etkileyebileceğini savunuyordu. Örneğin, fabrika çevresinde ve o bölgede yaşamını sürdüren arılar bir süre sonra hem bal veremeyecek, hem de öleceklerdi iddialara göre... Doğruluğu konusunda kesin bir yargıya da varamıyorduk. Ama, çevre duyarlığının kalkacağı belliydi.

O günlerde ben de çalıştığım kurumda yine makale yazarlığı yapıyordum. Sıkça bu konuyu dile getirmeye çalışıyordum. Günlerden bir gün, yöneticilerimiz toplantı odasında bulunmamızı istedi. Cargıll’in bir yetkilisi bize brifing verecek ve de ikna olmamızı sağlayacakmış. Bu arada, ilçe haberleri sorumlumuz bana sokularak “ağabey, biz buna dair haber yapmıyoruz. Senin haberin yok mu, yine yazıyorsun.”   dedi. Sonra da şirket yetkilisi anlatmaya başladı. Bir arasöz aldım, yukarıdaki sakıncaları saydım ama anlatamadım. Yetkili gülerek yanıtlıyor ve göle yakın olmanın sakınca yaratmayacağını tekrarlıyordu. Son bir soru sorarak “madem öyle böyle bir tesisi neden Ontario Gölü kıyısında kurmuyorsunuz?” diyecek oldum, yanıt yerine bir kahkaha ile karşılaştım.

Mesele aslında şöyle… Mısırdan elde edilen bir madde ile şeker üretiliyor. Buna da kısaca NŞA, yani nişasta bazlı şeker deniyor. İnsan sağlığı yönünden uygun olmadığı, hatta çok da zararlı diye niteleniyor bu tür şeker. Sigaradan bile zararlı diyenlere de rastlanıyor. Diğer ülkelerin bazılarında kullanıldığı gibi, bizde de birçok üründe kullanılıyor. Bunun için tesisin olduğu devletler ve Türkiye’de de kota uygulanıyordu. Yani oranı biraz düşürmek de bir önlemdi. Aradan yıllar geçti ve artık konu küllenmişti. İznik Gölü çevresi ve diğer ilçe ve köyler ne oranda etkilendiler bu 25 yıla yakın sürede, ne araştırabildim ne de duydum.   Bu konu ancak bilimsel bir araştırma ile bulunabilir zaten… Bu gün neden yine NBŞ gündeme geldi?

İşte bununla ilgili haberin bir bölümü…

“Şeker Kotalarının Düzenlenmesi ve Uygulanmasına ilişkin yönetmelik Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlandı. Yönetmelikte birlikte Nişasta Bazlı Şeker (NBŞ) kotası yüzde 2.5’dan yüzde 5’e çıkarıldı.”

Haber aynen böyle. Yani bu yöndeki üretim daha da artırılacak anlamı çıkıyor. Haksızlık etmeyelim, çünkü önceleri bu oran çok daha yüksekti. Sonra düşürüldü ve şimdi yine ilginç biçimde artıyor. Haberin devamını okursanız anlaşılacaktır:

“NBŞ kotası 2018 yılında önce yüzde 10’dan yüzde 5’e, bir yıl sonra da yüzde 2,5’a düşürülmüştü. Şimdi Erdoğan'ın kararıyla bu oranın yeniden yüzde 5'e yükseltilmesinin ardından akıllara AKP'li Cumhurbaşkanının geçen ay ABD merkezli bazı şirketlerin üst düzey yöneticileriyle yaptığı toplantı geldi.” 

İşte böyle sevgili dostlar. Biden-Erdoğan görüşmesi öncesi, ilk selamlama güçlü Cargill üzerinden verilmiş bu habere göre... Bursa olarak da payımıza düşeni almışız. Eğer, ikili görüşmenin olumlu sonuçları arasında Bursa’nın katkısı olursa mutlu oluruz! Bu arada tarlalarını mısıra açan ekicilerimize de müjde!

Bundan sonra sanırım, Türkiye-ABD ilişkilerini NBŞ üretim oranı ile anlamamız zor olmayacak!

Şimdi de bu NBŞ hakkında küçük bir bilgi kırıntısı… Gelişmiş ülkeler ve birçok Avrupa ülkesinde yasakmış. Ya da çok düşük oranda kullanım izni veriliyormuş. Daha da önemlisi, pancardan üretilen şekerden yüzde 250’de 1 fiyatına maliyeti varmış. Yani kâr marjı çok yüksek. Şeker fabrikalarının birbiri ardından kapatılmasını, buna bağlayan “İçimizdeki İrlandalı münafıklar” bile varmış!

İşte bu satırları kaleme aldığım sırada, bir son dakika haberi ile irkildim. Tarım ve Orman Bakanlığı şuna benzer bir açıklama yapmış.

“Şeker üretimindeki NBŞ oranı arttırılmadı. Sadece Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi gereğince, Sayın Cumhurbaşkanımıza, kota konusunda yetki verilen bir genelge yayınlandı.” Yani Türkçe meali şöyle; Cumhurbaşkanı istediği takdirde NBŞ oranın yüzde 2,5 oranından yüzde 5’e çıkarabilecek. Yani sadece yetkinin kimde olduğu belirlenmiş.
Bundan sonra, ya da Biden görüşmesinin ardından ne olur, takdir size ait!

Çevre sorunu mu, insan sağlığı mı? Sordunuz gibi geldi de …

Bende yanıt yok. Bu soru yıllardır yanıt bulamamışken, böyle bir yükü nasıl taşıyayım! Sağlıklı, şeker gibi günler dileğimle…
 
 
 
 

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

NOT DEFTERİ: Raylar üzerinde Mudanya seyahati

Muhalefetin dayanılmaz konforu

Bursalı öğrencinin salgın ile imtihanı!

Apartman mı saray mı?

Yurt!

Bu kadim şehre şöyle bir bakmak

NOT DEFTERİ: Osmanlı İmparatorluğu ve BTSO

Günaydııınnn…

Son çare inanç iklimi

Buzlar Çözülmeden!

Çukur Kahve betonu konuşuyor

12 Eylül’den arta kalanlar

Not Defteri: 41 Yıl sonra 12 Eylül ve Bursa

Bursa için 11 Eylül ve önemi

Laik ve layık

Oldu MU şimdi?

Bursa Old City ve ulaşım kaosu

Sınıfları doldurduk da…

Not Defteri: Atatürk kadının yerini ilk kez Bursa’da gösterdi

Barajlar ve bagajlar

Şahsa ait ilk kasaba yolda!

Bursa Şehir Hastanesi ve skandal bir ölüm!

İşsiz, güçsüz ve umutsuz…

Çok şükür…

Not Defteri: Bursalı Edison Adnan Ener

Sıcaksu el yakıyor!

Bakanlık önerisi ile gönüllü OSB desteği!

Büyük Zafer ve Ulu Önder’in savaş yetkisi

Vekil asılı hırpalarsa…

Her gün bir uçağımız düşüyor!

Not Defteri: Tarihten günümüze İmralı

Çavuşoğlu’ndan inciler ve politika…

Hangisi kimin işi?

Taliban ve laiklik

Bursa’nın sel karnesi iyi değil

Yine 17 Ağustos ve yine gözyaşı

NOT DEFTERİ: 6-7 Eylül olayları ve Altındağ vakası

Bursa’da bir dost meclisi!

Emek de yaşam da bedava

Ateş düştü ama kül yine yakıyor!

Soma ya da Somali…

Memleket Partisi, İnce ve Bursa

NOT DEFTERİ: Bursalı Çılgın Türkkuşları

“Üğretmenim… böğün canlı ders vaa mı?”

Türk Tayyare Cemiyeti ve Bursa

Yangın mutfağa ve hastaneye sıçradı!

Kibir kıvılcımları!..

Yangınların nedeni iklim değişikliği mi?

NOT Defteri: Nefes nefese on bir gün…

Doğu!

Yangın..!

Genç kuşağı kaybetmenin eşiğindeyiz!

Kendi kalesine gol atanlar!

Cansuyu…

Bayramı kedere döndürme becerisi!

Not Defteri: Unutulmaz sayım günleri…

Müjdeler var yurdumun toprağına taşına…

Gündem sıcak olaylar ılık mı ılık!

Erdoğan ve Bozbey belli, ya rakipler?

47 yıl sonra Barış Harekâtı

Yarınlar ve bir bayram sabahı

NOT DEFTERİ: Futbol ile Türkiye’ye vurmak!

Ülkeler ve sistemler ayrı, sorunlar benzer!

Sakinleşen Boğaziçi ve özelleşen TRT

O gece karanlıkta kalanlar!

Yeni sistem ile üç yıl…

Biri bizi gözetleyecek!

Baba, siyaset, ticaret ve Türkiye…