GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
3.02°
Açık
DOLAR 9.49
EURO 11.04
ALTIN 548.03
BİST 1.519

Bursa Old City ve ulaşım kaosu

7 Eylül 2021 Salı , 18:40

Bursa’nın en önemli sorunu nedir sorusuna verilecek yanıt tereddütsüz bellidir; “trafik karmaşası…” Nereden mi aklıma geldi bu konuya değinmek, hemen anlatayım. Birincisi enbursa.com haberinde gördüğüm yaklaşık 6 yüz bin rakamı… 6 Eylül’de okulların başlaması ile Bursa il genelinde hep birlikte trafiğe çıkacak öğrenci ve öğretmen sayısı 6 yüz binin üzerindeymiş. İlçe ve köyleri dışarıda tuttuğumuzda nereden baksak en az dört yüz bin kişi aşağı yukarı aynı saatlerde kent içinde trafikte olacak. Özel araçlar, servisler ve toplu taşıma derken karşımıza dev bir trafik sıkıntısı çıkıyor.



Bunun neden ve sonuçlarına değineceğim. Önce, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş’ın  ilgimi çeken bir açıklamasına kulak verelim. Haber aynen şöyle:
“Şehir bir taraftan değişip büyürken, yabancıların ‘Old City’ dediği eski Bursa’yı muhafaza edecek hamlelerin yapılması gerekir. Buna özel bir başlık açmamız gerekiyor. Hatta bazıları ‘Bırak Allah aşkına dönüştürün yeni binalarla’ diyor. Asla bu hatalara düşmeyeceğiz. Bu değerlere sahip çıkarsak geleceğimiz olan yavrularımıza çok hayırlı bir iş yapmış oluruz.”

Benim birinci derecede ilgilendiğim bir konuydu eski Bursa’nın korunma girişimi... Bu konuda yapılmak isteneni ve yapılamayanı defalarca dile getirdim,TV ekranında buna anlatan bir belgeselim de yayınlandı yıllar önce... Bu konuda ilk adım 1950'li yılların sonunda atılıyor ve İtalyan mimar Luigi Piccinato’nun Bursa şehir planı ortaya çıkıyor. Bu önemli stratejik planın Bursa Belediye Meclisi’nde kabul edildiği toplantıyı izleyen eski bir politikacıdan bizzat dinlemiştim hakikati ortaya koyacak bu ilginç olayı.

Dün de, bugün de spekülatif yatırımlar, para kazanma hırsı, kentlilik bilinci ve geleceği planlamanın önüne geçiyor. Sayın Aktaş’a küçük bir hatırlatma…1960 yılında kabul edilen o plana göre, yeni ve çok katlı konutlar ile yapılabilirse gökdelenler, şehrin doğusunda kayalık zemin üzerinde örneğin Kaplıkaya bölgesinden başlayarak İnegöl istikametine doğru devam edecekti. Plan notlarında aynen “sultan külliyeleri etrafındaki, kırmızı kiremitli, aşı boyalı evler koruma altına alınacak”  cümlesi ile ifade edilmişti. Çekirge istikametinde ise,  beş yüz metre ara ile, ancak beş yüz metrekarelik bir alanda sadece 125 metrekare kapalı alanı olan binalar yapılabilecekti. Üstelik Çekirge Caddesi boyunca, kuzey yönünde yapılaşma  hiç olmayacaktı.
Demem o ki, geçmişe dair sözü olanları dinleyip akıl süzgecinden geçirerek, Bursa’da Old City kavramı ancak böyle sağlanabilirdi. Ama tren çoktan kaçtı.

Bir de yanlış ifade edilen bir kanı var bu konuda…Yine o döneme tanık olmuş aynı siyasetçiden duymuştum. “1960 darbesi olmasa plan delinmezdi” diyerek, çarpık yapılaşmaya gerekçe bulanlar varmış. Oysa 1963 yerel seçimi sonrası göreve gelen Adalet Partili belediye başkanı ve meclis, siyasal baskı ile planı delmek zorunda kalmış. Üstelik kentin doğusundaki toplu konutlar da Askeri Yönetimi’nin atadığı valiler döneminde başlatılmış.

Kentimizin trafik garabetleri
Gelelim güncel konumuza…CHP İl Başkanı İsmet Karaca ve İYİ Parti İl Başkanı Selçuk Türkoğlu bu konuda gerçekten çok etkin politika yapıyor.

İsmet Karaca, Ankara-Bursa Yüksek Hızlı Tren Hattı için açıklama yaptı geçtiğimiz günlerde…2012 yılından bu yana, bitmeyen projeden söz etti. Haklı ve iyi bir noktaya da temas etti. Geçmişte, böylesine yereli ilgilendiren konularda iyi-kötü bir işbirliği yapılır, genel idare üzerinde baskı yaratılabilirdi.. Kutuplaştırma siyaseti Bursa’da da bunun önüne geçti. Yerelden baskı olmaz ise genel yönetim bunu hiç önemsemez.


Selçuk Türkoğlu’na gelince…

O da T2 Tramvay Hattı’na değindi. Bu konu hızlı trenden de önemli. Çünkü şehrin en fazla kullanılan çıkış güzergahı. Üç gün önce buradan geçtik ve ben de aynı garabeti bir kez daha gördüm. Şu ana kadar yapılan, tam bir plansızlık ve başarısızlık örneği. Öncelikle yolun iki yakasındaki yayalara geçiş önceliğini kaldırıyor ve bu haliyle büyük tehlike yaratıyor. Bu enkaz nasıl kalkar bilemiyorum. Bunda bir önceki belediye yönetiminin payı ve günahı büyük. Bunu önce bir kenara koyalım. Bu yanlış projeden dönüş nasıl olacak, asıl konu bu olmalı. Harcanan parayı geçsek bile, bu hattı metroya çevirmek için belediye yatırım bütçesi yetmez. Bir de Türkoğlu’nun değindiği gibi üst geçit garabeti var. Örnek vereyim. Beşyol kavşağında daha önce yapılmış bir üst geçit var. Bir ucu, yol kenarındaki bir konutun camına değecek sanki. Bereket, konut boş gibi duruyor yoksa traji-komik bir durum ortaya çıkardı. Örneğin, üst geçitten yürüyen bir vatandaş camın kenarına gelse, içerde yatanı uykudan uyandıracak yakınlıktaydı bu geçit!



Velhasıl Bursa’nın en önemli sorunu  trafik ve ulaşımdan ibarettir. Doğudan batıya Ankara-İzmir istikametinde işlevsel tek bir yol var. Kuzeye yani İstanbul yönüne gidecekler için de tramvay fiyaskosu da artık engel…Güneyden yani Uludağ eteklerinden viyadükler üstünde yükselecek bir ulaşım şeridine güç ve de doğal yapı uygun değil… Kuzeydeki çevre yolu da oldukça uzun…
Üstelik bu gibi konularda kent ve halkın bütünlüğü sağlanması hayal.

Kısa hatlardaki sıkıntıya da bir not düşelim. İlk planlamaya göre Bursaray Hattı’na paralel minibüs gibi toplu taşıma sistemi olmayacaktı. Bu konu, batıda üç minibüsü bir halk otobüsüne döndürme biçiminde çözüldü gibi, ama doğudaki sorun kaç başkan değişti kimse çözemedi ve bu dönüşüm bir türlü gerçekleşemedi.Böylece, Bursaray’a  hattına dikey açılacak, vatandaşı evine en yakın bölgeye taşıyacak olan “besleme hatlar” rüyası da ortadan kalktı.
Bunlara bakarak yine de umudumu yitirmeyeceğim.

Başkan Aktaş gibi Old City rüyasına yatar ve kendimi eski hali korunmuş, sessiz, sakin ve de emekli şehri Bursa’da bulurum!

Size de tavsiye ederim.

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

Onun arabası var…

Geçinemiyoruz…

Siyasetin muhtar aşkı!  

NOT DEFTERİ: 63'ün sırrı!..

Söyleyecek sözün bulunamadığı günler…

Bursa’da muhalefetin işi çok zor!

Vatandaş zarar eder mi?

Siyasette bir Uludağ masalı

Titreten bir sonbahar sabahı

NOT DEFTERİ: 17 Ekim ve Gazi ile ilk buluşma

Bursa salgına karşı neden duyarsız?

Bir gece ansızın atayabilirim!

Varlığı dert yokluğu yara!

Yeni ve son Çare 28 Şubat!

Hamdolsun Türkiye’de yaşıyoruz

NOT Defteri: Gemlik Sunğipek Fabrikası

Fıkra gibi gerçekler

Cennet’ten arsa alanlar!

Sanayide OSB devrimi!

Biri atıyor diğeri yürüyor…

Bursa için ilginç hareketler

NOT Defteri: Bir kuyruklu yıldız Bursa Oda Tiyatrosu

Veresiye vere vere…

Bursa’da kendini arayan adam!

Kötü örnek bir lider ve yaşamı!

Pozitif hasta çok önlem yok

Fakir ama gururluyduk

NOT DEFTERİ: Raylar üzerinde Mudanya seyahati

Muhalefetin dayanılmaz konforu

Bursalı öğrencinin salgın ile imtihanı!

Apartman mı saray mı?

Yurt!

Bu kadim şehre şöyle bir bakmak

NOT DEFTERİ: Osmanlı İmparatorluğu ve BTSO

Günaydııınnn…

Son çare inanç iklimi

Buzlar Çözülmeden!

Çukur Kahve betonu konuşuyor

12 Eylül’den arta kalanlar

Not Defteri: 41 Yıl sonra 12 Eylül ve Bursa

Bursa için 11 Eylül ve önemi

Laik ve layık

Oldu MU şimdi?

Sınıfları doldurduk da…

Not Defteri: Atatürk kadının yerini ilk kez Bursa’da gösterdi

Barajlar ve bagajlar

Şahsa ait ilk kasaba yolda!

Bursa Şehir Hastanesi ve skandal bir ölüm!

İşsiz, güçsüz ve umutsuz…

Çok şükür…

Not Defteri: Bursalı Edison Adnan Ener

Sıcaksu el yakıyor!

Bakanlık önerisi ile gönüllü OSB desteği!

Büyük Zafer ve Ulu Önder’in savaş yetkisi

Vekil asılı hırpalarsa…

Her gün bir uçağımız düşüyor!

Not Defteri: Tarihten günümüze İmralı

Çavuşoğlu’ndan inciler ve politika…

Hangisi kimin işi?

Taliban ve laiklik

Bursa’nın sel karnesi iyi değil

Yine 17 Ağustos ve yine gözyaşı

NOT DEFTERİ: 6-7 Eylül olayları ve Altındağ vakası

Bursa’da bir dost meclisi!

Emek de yaşam da bedava

Ateş düştü ama kül yine yakıyor!

Soma ya da Somali…

Memleket Partisi, İnce ve Bursa