GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
4.02°
Açık
DOLAR 9.51
EURO 11.05
ALTIN 549.43
BİST 1.519

Bursa Şehir Hastanesi ve skandal bir ölüm!

1 Eylül 2021 Çarşamba , 16:18

Diyelim ki, arkadaş ortamındasınız ve derin bir sohbet var. Konu da çok ilginç, ölüm üzerine… Eskiler “Allah insana yatağında ölüm nasip eylesin” derler. Yani, kaza, cinayet gibi feci olaylar dışında, zamanı geldiğinde ve yakınlarından helallik alarak sessiz bir ölüm dileyenler olurdu.

Bu gerçek bilinirken, sohbet sırasında, efkârı dağıtmak için, “Allah bana hastane önünde ölmek nasip etsin” diyen biri çıksa, çıkmaz ya diyelim çıktı, “aklından zoru mu var” diye alaya alınırdı herhalde...
Aziz vatanımda, benzersiz ülkemde ve benim şehrimde bu da oldu.

Bursa Şehir Hastanesi’nin devasa bahçesinde fenalaşan 66 yaşındaki bir kadın, ilk yardım yapılamadığı ve de çağrılan ambulans geciktiği için(!) herkesin gözü önünde can verdi.



Bu elim olayın ayrıntısı da haberde böyle verildi:

“Bursa Şehir Hastanesi'nin bahçesinde otururken fenalaşan kalp hastası Güllü Gülfidan (66), hayatını kaybetti. Yakınları, hastanedeki görevlilerin, yardım çağrılarını geri çevirip ambulansı aramalarını söylediklerini iddia etti. Gülfidan’ın ölümüyle ilgili idari soruşturma başlatılırken, İl Sağlık Müdürlüğü yetkilileri, başvuru üzerine hem hastanenin acil servisinden hem de 112 Acil ambulansının bölgeye yönlendirildiğini belirtti.”

Açıklama böyle… Bir tamamlayıcı bilgi daha; fenalaşan hasta ile Acil Servis arası tamı tamına 4 yüz metreymiş… İçeriden bir sedye getirilse taşıma işlemi kolaylaşacak, buna karşın 112 çağrılsın deniyor. Nedeni basit aslında… Hastane kapısında ambulans neden beklesin, dışarıdan hasta ve yaralı getirmek yerine…



Olay yerindeki vatandaşlar ve çoğumuz, buna ben de dahilim ilk yardım konusunda da bilgili değiliz.

Çünkü bu yönde bir eğitim seferberliğimiz yok. Bu da ölümü hızlandıran ikinci neden. Dikkat ettiyseniz, olayı ve gelişmeleri İl Sağlık Müdürü açıklıyor. Yetkili olması çok doğal, bu kabul. Ama hastane başhekimliği, ya da daha doğru bir anlatımla işletme müdürü gibi bir yetkili işin içinde neden yok?

Yanlış hatırlamıyorsam, hastaneyi yapan, işleten ve devredecek olan özel şirket hisselerini Danimarkalı bir şirkete devretmişti! Danimarka adına çalışan yöneticiler neden hesap vermiyor, ya da açıklama yapmıyor? Çünkü davul Devlet’in boynunda, tokmak da işletmecinin elinde!

Konunun uzmanları, şehir hastaneleri ilk kez gündeme geldiğinde uyarıda bulunmuştu. Bu tür büyük hastaneleri Avrupa terk etti dediler. Nedeni de şuydu. Böylesine devasa hastanelerde birden fazla bölüme gitmesi gereken, veya bazı bürokratik işlemini yaptıracak olan hasta veya yakını büyük bir güçlük ile karşılaşacaktı. Çünkü alan çok geniş, birçok hastane iç içe geçmiş olacaktı. Hatta, tesis içinde bir yerden bir başka yere ulaşmak için şimdi elektrikli araçlar kullanılıyor sanırım. Çünkü görmeden bir şey söylemem mümkün değil. Ama bu elim ölüm ile bu uzaklıktan doğan çarpıklık bir kez daha ortaya çıktı.

Benzerleri veya hepsi için bunları söylerken Bursa Şehir Hastanesi özelinde de bir ekleme yapmak istiyorum. Şehir Hastanesi, verilen hasta kotasını doldursun diye bir kaç hastanemiz devreden çıktı Bursa’da… İlk aklıma gelen şehir içinde ve herkesin kolayca ulaştığı Memleket Hastanesi ve Doğum Evi gibi… Bu arada Ali Osman Sönmez Hastanesi yapımı da durduruldu bu yüzden…Yeni hastane yapmak da doğal olarak ortadan kalktı. Böylece ulaşımın çok zor olduğu alana sıkıştırıldı Bursalı hastalar… Bu eleştiriler ilk kez bu denli açık biçimde onaylandı. Keşke bu ölüm olmasaydı, iddialar doğru çıkmasaydı diyebiliriz. Ama bilime, konunun gerçek uzmanlarına kulak verilmez ise bu tür elim sonuçlar ve de ölümler kaçınılmaz olacaktır.

Aşı karşıtı antrenör virüs aldı ve öldü
Sakarya’da bir engelli futbol takımında antrenörlük yapan aşı karşıtı bir vatandaş, yaptığı paylaşımlarda bunu açıkça savunur ve de kendisini suçlayanlara öfke kusarken, virüse yakalanıyor ve yaşamını yitiriyor.



İşte burada da bilime ve bilim insanlarına kulak tıkamanın çok çarpıcı bir örneği yaşanmış. Hüsnü Mutlu adındaki antrenör 12 Ağustos’ta yaptığı sosyal medya paylaşımında öfkesini açıkça ve sakınmadan dile getirmiş…

Haddinizi bilin. Malın birisi, aşı olmayanlar vatana ihanet ediyorlar ifadesini kullanmış. Mal oğlu mal, sen kobay oldun diye ben de mi kobay olayım. Sürekli değişime uğradığı söylenen virüse karşı aşının ne faydası olacak? Aşı firmaları milyar dolarlar kazandığını söylüyor, üstelik hiçbir garanti de vermiyor. Devlet de garanti vermiyor, kişi herhangi bir olumsuzluk olursa da kimseyi sorumlu tutmayacağım diye imza atıyor. Aşı vurulmadım diye de kimsenin aşı vurulmayanlar için laf söylemeye, yaşantımızın kısıtlanmasını istemeye hakkı yoktur.”

Sözün bittiği yer…

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

Onun arabası var…

Geçinemiyoruz…

Siyasetin muhtar aşkı!  

NOT DEFTERİ: 63'ün sırrı!..

Söyleyecek sözün bulunamadığı günler…

Bursa’da muhalefetin işi çok zor!

Vatandaş zarar eder mi?

Siyasette bir Uludağ masalı

Titreten bir sonbahar sabahı

NOT DEFTERİ: 17 Ekim ve Gazi ile ilk buluşma

Bursa salgına karşı neden duyarsız?

Bir gece ansızın atayabilirim!

Varlığı dert yokluğu yara!

Yeni ve son Çare 28 Şubat!

Hamdolsun Türkiye’de yaşıyoruz

NOT Defteri: Gemlik Sunğipek Fabrikası

Fıkra gibi gerçekler

Cennet’ten arsa alanlar!

Sanayide OSB devrimi!

Biri atıyor diğeri yürüyor…

Bursa için ilginç hareketler

NOT Defteri: Bir kuyruklu yıldız Bursa Oda Tiyatrosu

Veresiye vere vere…

Bursa’da kendini arayan adam!

Kötü örnek bir lider ve yaşamı!

Pozitif hasta çok önlem yok

Fakir ama gururluyduk

NOT DEFTERİ: Raylar üzerinde Mudanya seyahati

Muhalefetin dayanılmaz konforu

Bursalı öğrencinin salgın ile imtihanı!

Apartman mı saray mı?

Yurt!

Bu kadim şehre şöyle bir bakmak

NOT DEFTERİ: Osmanlı İmparatorluğu ve BTSO

Günaydııınnn…

Son çare inanç iklimi

Buzlar Çözülmeden!

Çukur Kahve betonu konuşuyor

12 Eylül’den arta kalanlar

Not Defteri: 41 Yıl sonra 12 Eylül ve Bursa

Bursa için 11 Eylül ve önemi

Laik ve layık

Oldu MU şimdi?

Bursa Old City ve ulaşım kaosu

Sınıfları doldurduk da…

Not Defteri: Atatürk kadının yerini ilk kez Bursa’da gösterdi

Barajlar ve bagajlar

Şahsa ait ilk kasaba yolda!

İşsiz, güçsüz ve umutsuz…

Çok şükür…

Not Defteri: Bursalı Edison Adnan Ener

Sıcaksu el yakıyor!

Bakanlık önerisi ile gönüllü OSB desteği!

Büyük Zafer ve Ulu Önder’in savaş yetkisi

Vekil asılı hırpalarsa…

Her gün bir uçağımız düşüyor!

Not Defteri: Tarihten günümüze İmralı

Çavuşoğlu’ndan inciler ve politika…

Hangisi kimin işi?

Taliban ve laiklik

Bursa’nın sel karnesi iyi değil

Yine 17 Ağustos ve yine gözyaşı

NOT DEFTERİ: 6-7 Eylül olayları ve Altındağ vakası

Bursa’da bir dost meclisi!

Emek de yaşam da bedava

Ateş düştü ama kül yine yakıyor!

Soma ya da Somali…

Memleket Partisi, İnce ve Bursa