GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
Parçalı Bulutlu
DOLAR 7.85
EURO 9.47
ALTIN 458.18
BİST $19.075

Bursa'ya ve köküme çok düşkünüm!

24 Ağustos 2020 Pazartesi, 19:03

Geçtiğimiz Çarşamba günü "size bir müjdem var. Cuma günü açıklayacağım" demişti Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı...

Buna rağmen yabancı haber ajansları nasıl haber aldıysa, müjdenin konusunu ve içeriğini hemen servis etmişlerdi! Ama 20 Ağustos Cuma günü, Karadeniz'deki doğalgaz rezervinin miktarını ve yaklaşık değerini Sayın Cumhurbaşkanı, araştırma gemisinin güvertesindeki iki sevgili bakanıyla, daha önce duyulmasına karşın coşkuyla müjdeledi.

Sonrasını sormayın! Toplam görsel iletişim kanallarının, bir görüşe göre yüzde 90 gibi bir bölümünü oluşturan TV ekranları, bu müjde ile yattı, onunla kalktı. Geriye kalan yüzde 5 dilimlik iletişim araçları da söz konusu rezervin, ne kadar bir harcama ve zamanda çıkabileceğini, bunun Türkiye'yi kaç yıl dışa bağımlılıktan alıkoyacağını anlatmaya çalıştılar. Bu arada, bu rezervin ne zaman doğalgaz faturalarına yansıyıp yansımayacağının bile üstünde durmadılar.

Hem de uzman ağızlardan bilgi alındı. Üstelik onların içinde 1954 yılında kanun ile kurulan ama, yasal ve içerik anlamında ABD'nin büyük desteği ile oluşan TPAO bünyesinde yıllarca çalışanlar da vardı. Açıklamalardan şu sonuca varıldı; yeni bulunan bu kaynak henüz rezerve dönüşmedi, bu nedenle kaç yılda gaz elde edilir, 2023'e yetişir mi, gazın bollaştığı bu ortamda, çıkarma maliyetine değer mi gibi soruları yanıtlamaya çalıştılar. Ben bunda bir mahsur görmedim. Sadece, sevincim biraz örselendi. Sonuçta bu ülkenin bir yurttaşı olarak, bundan mutluluk duymalıydım. Ama her iki kutbun marjinalleri bu havayı kökten havaya uçurdu. Türkiye'nin en deneyimli, en yaş almış politikacısı da noktayı koydu... Ve dedi ki...

"Türkiye'nin enerji konusundaki makûs ve menfi talihini yenecek keşif gerçekten de ülkemiz adına göz kamaştırıcı bir kazanımdır. Köksüzler lobisi bu doğalgaz yatağını değersizleştiriyor. Milli kazanımlara üzülüp kayıplara sevinen bu güruha dahil olanların, Türkiye sevgileri buharlaşmıştır."

Bu arada, Sayın Bahçeli'ye gıpta ettiğimi de belirtmeliyim. Genel Başkan koltuğuna oturduğundan beri hiçbir seçimi kazanamadı, ama bu durum hiç konu edilmiyor. Yazılı ve sözlü açıklamalarını, hamaset üzerine kursa da bu bir siyasi manevra olarak değerlendiriliyor. Adeta hayranlıkla karşılanıyor. Yeri ve oyu garanti, dün evet dediğine bugün hayır diyebiliyor. İşte o nedenle Türkiye'nin en prestijli ve en rahat politikacısı diyorum kendisine... Gelelim söylediklerine...

Şimdi ben ne yapayım? Bu hayati sayılabilecek projenin getirisini ve gaz haline getirilip, karaya ulaşıncaya kadar olan harcamaya deyip deymeyeceğini anlatanları dinlemeden, maskemi yüzüme, elime de zil takıp, sokağa çıkarak oynamalı mıyım? Ya da elimi başıma koyup "Acaba ben de köksüz sınıfına mı dahil oldum?" diyerek hayıflanmalı mıyım? Vallahi bilemedim!

Son aylarda iktidar garip bir ruh haline girdi. Yaptıkları bazı icraatlar için muhalefetin ses yükseltmesini bekliyor ve adeta çağrı yapıyor. Aksi gibi onlardan beklenen "istemüzük" sesi bir türlü çıkmıyor.

Ayasofya'da olduğu gibi... Biden'ın şike kokan 7 ay önceki çıkışı gibi!..

Neredeyse, "karşı çıksanıza, ne oldu size, neden suskunsunuz, ardında bir şey olmasa susmazsınız" demeye getiriyor.

İşte bu olayda, tam tersi oldu. Hafif bir memnuniyet, muhalefet parti sözcülerinden farklı değerlendirmeler ve bazı sakıncalar dile getirildi. Bir yorumcuya göre, "neden sevinmiyorsunuz yasası" çıkarılacak raddeye gelindi.

Hani askerlikte vardır ya; komutan bildirim komutu verir, "doğalgaz için sevinilecekkk..." ardından da "sevinnn" gelir.

İşte öyle bir şey!

Bir de köksüzlüğüm konusu vardı, bir an için unuttum... Bursa ve ülkem için köksüz de sayılmam hani... Üçüncü, hatta, ana tarafından dördüncü kuşak Bursalı'yım çok şükür... Baba tarafımı sorarsanız, onlar da Balıkesir'de kökleşen Osmanlı'nın kuruluş yıllarına dayanan bir soydan geliyor.

Şimdi siz söyleyin; bu konuyu derinlemesine düşünmek mi köksüzlük, yoksa balıklama atlayıp, işin kolayına kaçarak "delicesine sevinmek mi?"

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

Kapanıyoo…

Kapanma…

Futbolda umutsuzluğa yer yok…

Özallı özel yıllar ve 29 Kasım freni

Dert 'katar… katar…'

Muhalefet; seçim, iktidar; geçin…

Form  ve reform!

24 Kasım ve Başöğretmen

Keşke penaltı ile olmasaydı…

NOT DEFTERİ: ABD ve Türkiye’deki Barış Gönüllüleri!

Maksat dostlar alışverişte görsün!

Para; varlığı dert yokluğu yara!

Kanal, eleştiri, kamu kaynağı ve Bursa!..

Acıpayam ve acı bir salgın itirafı

Acı reçeteli reform ve Berat Bey’in gücü!

NOT DEFTERİ: Atatürk, katafalk ve Bruno Taut

Hayrettin Çakmak’la…

Çukur Kahve deprem diyor!..

Naci abi ve Yeni Türkiye!..

Bugün 10 Kasım…

Bu çocuklar heyecan veriyor

NOT DEFTERİ: 1855 Bursa depreminde neler yaşandı?

Suçuna ağlayarak sevinen bir millet!..

Tek suçlu var o da ahlâk…

Deprem bugün İzmir’de yarın...

Ali ve saz arkadaşları…

NOT DEFTERİ: Cumhuriyet’in ipuçları Bursa’da mı verilmişti?

Gölyazı Barış Antlaşması!

Dik dur eğilme, Cumhuriyet seninle…

Futbol bu, kaderden kaçılmaz!

Bir yemine yüklü bir maaş!

NOT DEFTERİ: Bir yerel seçim nasıl hükümet düşürdü?

Konu Bursaspor ise herkes haklıdır!

Seçmen nereye bakıyor?

SMA belası ve pompalı dehşeti!

Hem EYT'li hem KHK'lı olmak!

Enerji mi, yetenek mi kazandı ?

NOT DEFTERİ: Gazi’nin ilk Bursa ziyareti  

Laik bir ülke ve Dilipak’ın sözleri

Burası Bursa, şaşırmayacaksın!

16 Ekim Milli Takım ve bir Güzelırmak…

Bakan emekliye nasıl bakıyor?

Sağlık ve eğitim neden sorunlu?

Ülkesinden önde olan Türk futbolcular!

NOT DEFTERİ: Bursa’nın rüya gibi ortak girişim dönemi

Sayıştay da kapanmalı mı?

Eğitimde para hesabı olur mu?

İlk EBA kurbanı!

Bursa'da Covid cenazeleri nasıl defnediliyor?

Sürprizin adı Bursaspor

Atatürk doğarken…

Vaka uymadı, hasta verelim!

Siyaseti hiç sevmem çünkü!..

Dini rüşvet nasıl olur?

Uzaktan eğitime uzaktan bakanlar!

Bu bir futbol yazısı değildir!

NOT DEFTERİ: Bursa'da Hıristiyan okulları ve misyonerlik

Oyun kâğıdı ve Çukur Kahve...

200 liranın sırrı!..

Fabrika yerine hapishane...

Bursa Şehir Kütüphanesi de Vakıflara!..

Bursaspor'u anlamak beceri ister!

NOT DEFTERİ: Menderes gerçeği ve hazin bir son

Guguktan hukuk olur mu?

Bu fasulya yedi buçuk lira!..

Eğitimde hak eşitsizliği olur mu?

Covid maçı sahada bitermiş!

Şimdi karar zamanı