GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
4.02°
Açık
DOLAR 9.51
EURO 11.05
ALTIN 549.43
BİST 1.519

Bursalı öğrencinin salgın ile imtihanı!

23 Eylül 2021 Perşembe , 15:29

Vefat sayısı günlük üç yüzlere doğru gidiyor. Olgu otuz bini zorluyor. Genç hasta sayısı tavan yapmak üzere. Aşı olunmadığı için karnındaki yavrusu ile birlikte can veren hamile ölümleri giderek artıyor. Bir de aşı karşıtlığı gibi bir saçmalık piyasa sürülüyor. Tek neden bu mu? Yeterli önlemleri almayan/alamayan devletimiz için aşı karşıtlığı, salgının yayılması adına adeta en büyük neden gibi görülerek mazeret üretiliyor.

Bu konuda Bursa’da neler oluyor diye küçük bir araştırma yapmak istedim ve de bazı eğitimci arkadaşlarımı yokladım. Çok ilginç veriler sundular. Mecburen okul ve eğitimci adı vermeden bunları aktarmaya çalışacağım. Çünkü onlar devlet memuru! Zaten elimizde yaşadığım şehre ait kesin bilgiler de yok. Örneğin günlük vefat sayısı gibi… Bunların kaçında aşı olmama nedeni görülüyor, hangi yaş gruplarında vefat daha fazla çıkıyor gibi…

Bu durumda tek çare ve yapılması gereken, fısıltı gazetesi ile bilgi edinebilmek oluyor. Yetkililerden bilgi alabilen bir dostum, önceki gün itibarıyla Bursa’da salgın nedeniyle kapatılan sınıf sayısını 92 (doksan iki) olarak belirtti.



Bursa’nın geçmişte “en mutena” diye adlandırılan bir semtindeki ünlü bir okulda bile iki sınıf karantinadaymış. Üstelik bu okulun sınıfları emsallerini kıskandıracak ölçüde dersliklere sahipmiş. Yani bir sırada sadece bir kişi oturabiliyormuş. Bu bize ne söylüyor? Siz okullarda havalandırma da yapsanız, aralarda sınıfları dezenfekte de etseniz, velileri okul bahçesine almasanız ve de ders sırasında mesafeyi yeterince sağlasanız bile salgın durmak bilmiyor.



Çünkü delta varyantı çok çabuk bulaşıyor ve etkisi uzun süre geçmiyor.

Yani, evdeki yaşam ve geliş-gidişlerdeki önlemsizlik, öğrencinin sağlığı için başrolü oynuyor. Özetle şehrimizde aşılamada istenen seviyeye ulaşamazsak salgın durdurulamayacak.

Kentimizin daha kenarda ve sonradan kurulmuş mahallerinden de haberler var. Buralardaki okulların çoğu, binalar arasına sıkıştırılmış halde ezelden beri…

Bu semtlerdeki okulların birinde on yıllardır görev yapan bir dostumun ifadesi ile oturma düzeni için sadece sıralardaki öğrenci sayısına bakmak bir şey ifade etmiyor. Diyor ki “bizim dersliklerimiz standardın altında ve küçük. Bu da ders sırasında havanın salgına kucak açmasını önleyemiyor.” Sadece iki hizmetlinin görev yaptığı bu okulda yeterli temizliği yapmaları da olanak dışıymış. Şimdi de gelelim küçük derslikli ve de buna karşın sınıfları kalabalıklaştıran faktörlere… Yine bir eğitimcinin saptadığı sonucu veriyorum. Son yıllarda sayıları giderek artan “imam hatip okulları” nedeniyle velilerin önemli bir bölümü, klasik ortaokullara yöneliyormuş. İlkokullarda daha az sorun çıkışının nedeni buymuş. Klasik ortaokullara yönelen öğrenci akını, sınıflarda bir sıraya en az iki, çoğu kez de üç kişi oturtulmasına yol açıyormuş. Bu da sağlık güvenliğini zedeliyormuş.
 
Bir sınıfta sadece iki Türk kökenli öğrenci
Duyda inanma derler, tam buna örnek bir gelişme… Eğitimci bir arkadaşım meslektaşlarından birinden bu bilgiyi almış. Osmangazi ilçemizin kuzey doğusundaki bir “Kız İmam Hatip Okulu” ders yılı başında yaklaşık 40 (kırk)  kadar yeni kayıt yapmış. Kayıtların dağılımına göre en fazla Suriyeli, daha sonra Afgan, Iraklı ve diğer yabancı ülkelere ait göçmen çocukları çıkmış. Bursa’da doğan sadece iki çocuğumuzun kaydı yapılmış. Bu gelişmeye bakarak çok uluslu bir eğitim yapımıza sevinelim mi, üzülelim mi? Ya da İktidar’ın “dindar bir nesil” yaratma çabasının sonuç vermediğine mi hükmedelim?

Bir türlü karar veremedim. Belki de “büyük ve egemen bir ülke” olmanın yolu buradan geçiyor olmalı diyerek konuyu kapatalım derim.

Bu örnekler eğitim dünyamız ve kentimizdendi. Bu arada yeni bir sıralamayı da belirtmeliyim. Salgın yayılımı açısından dünya dördüncülüğüne ulaşmışız ülke olarak. Mevcut kalabalığa, üniversitelerin başlamak üzere olduğu yüz yüze eğitimi de eklersek nasıl bir tablo ile karşılaşırız? Buna rağmen toplum duyarsızlığına, kanıksamaya ne demeli?  

Maske ve mesafeyi bir kenara fırlatıp, pervasızca aşı karşıtlığını giderek piyasa sürenlere de sizi Allah’a havale ediyorum diyorum.

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

Onun arabası var…

Geçinemiyoruz…

Siyasetin muhtar aşkı!  

NOT DEFTERİ: 63'ün sırrı!..

Söyleyecek sözün bulunamadığı günler…

Bursa’da muhalefetin işi çok zor!

Vatandaş zarar eder mi?

Siyasette bir Uludağ masalı

Titreten bir sonbahar sabahı

NOT DEFTERİ: 17 Ekim ve Gazi ile ilk buluşma

Bursa salgına karşı neden duyarsız?

Bir gece ansızın atayabilirim!

Varlığı dert yokluğu yara!

Yeni ve son Çare 28 Şubat!

Hamdolsun Türkiye’de yaşıyoruz

NOT Defteri: Gemlik Sunğipek Fabrikası

Fıkra gibi gerçekler

Cennet’ten arsa alanlar!

Sanayide OSB devrimi!

Biri atıyor diğeri yürüyor…

Bursa için ilginç hareketler

NOT Defteri: Bir kuyruklu yıldız Bursa Oda Tiyatrosu

Veresiye vere vere…

Bursa’da kendini arayan adam!

Kötü örnek bir lider ve yaşamı!

Pozitif hasta çok önlem yok

Fakir ama gururluyduk

NOT DEFTERİ: Raylar üzerinde Mudanya seyahati

Muhalefetin dayanılmaz konforu

Apartman mı saray mı?

Yurt!

Bu kadim şehre şöyle bir bakmak

NOT DEFTERİ: Osmanlı İmparatorluğu ve BTSO

Günaydııınnn…

Son çare inanç iklimi

Buzlar Çözülmeden!

Çukur Kahve betonu konuşuyor

12 Eylül’den arta kalanlar

Not Defteri: 41 Yıl sonra 12 Eylül ve Bursa

Bursa için 11 Eylül ve önemi

Laik ve layık

Oldu MU şimdi?

Bursa Old City ve ulaşım kaosu

Sınıfları doldurduk da…

Not Defteri: Atatürk kadının yerini ilk kez Bursa’da gösterdi

Barajlar ve bagajlar

Şahsa ait ilk kasaba yolda!

Bursa Şehir Hastanesi ve skandal bir ölüm!

İşsiz, güçsüz ve umutsuz…

Çok şükür…

Not Defteri: Bursalı Edison Adnan Ener

Sıcaksu el yakıyor!

Bakanlık önerisi ile gönüllü OSB desteği!

Büyük Zafer ve Ulu Önder’in savaş yetkisi

Vekil asılı hırpalarsa…

Her gün bir uçağımız düşüyor!

Not Defteri: Tarihten günümüze İmralı

Çavuşoğlu’ndan inciler ve politika…

Hangisi kimin işi?

Taliban ve laiklik

Bursa’nın sel karnesi iyi değil

Yine 17 Ağustos ve yine gözyaşı

NOT DEFTERİ: 6-7 Eylül olayları ve Altındağ vakası

Bursa’da bir dost meclisi!

Emek de yaşam da bedava

Ateş düştü ama kül yine yakıyor!

Soma ya da Somali…

Memleket Partisi, İnce ve Bursa