GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
Parçalı Bulutlu
DOLAR 7.85
EURO 9.47
ALTIN 458.18
BİST $19.075

Bursaspor'u anlamak beceri ister!

20 Eylül 2020 Pazar, 13:49

Olağanüstü günlerde, gençlerin yürekli mücadelesi bu kez üç puan getirdi. Bu ne anlam taşıyor; dilim döndüğünce anlatayım. Bayram yapacak bir durum yok. Sadece kulübü tanımak ve anlatmak açısından önem taşıyor Altınordu galibiyeti... Önce maçın başlama saatinden söz edeyim, sonra da kadro yapılarına...Program yapılırken, ışıklandırma ve yarışacak takımların "marka değeri" ölçülmüş belli...Bursaspor hangi ligde oynarsa oynasın, önce şehrimiz, sonra da Türkiye futbol ailesinin ilgisini çeker. Bu böyle biline...İkincisi, her iki takımın yabancı oyuncusuz genç kadrolarla yarışması...Aslında bu lig için ideal bir model ama, buna önem veren ne yazık ki yok !

Maça da bir tutam değineyim isterseniz...

Altınordu, bu ligin deneyimli ayakları ile gençleri harmanlamış, amacı bir kenti mutlu etmek yerine, proje ile kurulmuş, oyuncu üretip, ihraç ederek hem prestij hem de para kazanmayı hedeflemiş bir takım. Dikkat edin kulüp demiyorum.

Bursaspor öyle mi ya ? Genç oyuncu organizasyonunda 52 yıllık birikim edinmiş, tamamı gençlerle oluşan bir kadro ile bu ligde şampiyon olmuş, Süper Lig birinciliğini Anadolu'ya 25 yıl sonra götürmüş bir marka...Ama şimdi zorda! Zorunluluktan doğan bir gençleştirme ve onur mücadelesi ile kazanılan sadece bir üç puan.

Oysa beklenti, bu ligde ilk iki sıraya girerek Süper Lig'e yükselme yönünde. Gerçek ile beklenti düzeyi çok farklı yerlerde... Bu nasıl gerçekleşir, formülü ben de yok. Olan varsa bana da bildirsin değerlendireyim.

Biraz da teknik analiz yapalım. Altınordu takımı koşu kalitesi açısından biraz daha yaşlı olmasına karşın daha üstündü. Gençlerle deneyimliler arasındaki uyum daha güçlüydü. Bursaspor da, dört deneyimli ayak, gençlerle bütünleşmek yerine seyretmeyi yeğledi ! Diğer 7 oyuncu, kendi aralarında oyunu yönlendirmeye çalıştı. Geçen yıl yetersiz bulunduğu için, ikinci kaleci olarak da düşünülmeyen Ataberk, bu formayı hem de Süper Lig'de bir kez de olsa üç-dört yıl önce giydiğini hatırlamış olacak ki, bir hatası dışında kusursuz oynadı. İşte küçük bir fark bu skorda etken oldu. Baskıyı dakika dakika atan Bursaspor, sabrının ve mücadele azminin sonucunu, Emirhan'ın nihayet deneyimli olduğunu anımsaması ile kapıyı açtı ve koşu kalitesi krallığa layık Ali Akman, havalı ve akranı stoperin açığını öyle bir değerlendirdi ki, hem üç puanı perçinledi, hem golcülüğünü kanıtladı. Ravil'i izleyen İngiliz gözlemcilerin gözünü korkuttu!

Bir de Vefa gördük. Bu kez rakip ve taraftardan değil, Mustafa Er'in tercihindeydi Vefa ama kelime anlamı ile değil, sahaya sürdüğü genç ile...Fişek gibi girdi sahaya, sanki kenarda bağlamışlar da prangayı sökmüşler gibi...Rakibi belinden tutup çekmenin ne anlama geldiğini birkaç maç sonra sanırım anlar. Futbolun sadece top ile değil, topsuz da oynanacağını, Mustafa ve Fazlı hocaları ona hemen anlatırlar diye düşünüyorum. Bir düşüncem daha var; müthiş bir sol ayak, futbol topu mıknatısa tutulmuş gibi ayrılamıyor bu sol ayaktan. Çok nadir bulunacak bir yetenek. Ama tek kişilik oyun kıvamından, takıma katkıya dönüştüğü zaman bu beceri değer kazanacak!

Yoksa, Danimarka'dan ışınlayarak getirilen Emre Mor'un, hocası Terim'i morarttığı gibi bir durum ortaya çıkabilir. Aman dikkat diyorum; elde bir cevher var, iyi işlenmezse cürufa dönüşebilir. İşte size başarı için sihirli formül... Mecburi gençleştirme bazen sürpriz başarı getirebilir. Nasıl diyorsanız, 1988-89 sezonundaki Bursaspor 2.Lig Takımı'nın öyküsünü okuyuverin lütfen.

Bir galibiyet sonrası kulübün borcu, iki yöneticinin kavgası falan konu edilmeye değer olmuyor. Bunları ve basketbol şubesi için yapılan uygulamanın değerlendirmesini, formanın her yerindeki reklamlara dair görüş ve düşünceleri de bir başka haftaya bırakalım derim.

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

Kapanıyoo…

Kapanma…

Futbolda umutsuzluğa yer yok…

Özallı özel yıllar ve 29 Kasım freni

Dert 'katar… katar…'

Muhalefet; seçim, iktidar; geçin…

Form  ve reform!

24 Kasım ve Başöğretmen

Keşke penaltı ile olmasaydı…

NOT DEFTERİ: ABD ve Türkiye’deki Barış Gönüllüleri!

Maksat dostlar alışverişte görsün!

Para; varlığı dert yokluğu yara!

Kanal, eleştiri, kamu kaynağı ve Bursa!..

Acıpayam ve acı bir salgın itirafı

Acı reçeteli reform ve Berat Bey’in gücü!

NOT DEFTERİ: Atatürk, katafalk ve Bruno Taut

Hayrettin Çakmak’la…

Çukur Kahve deprem diyor!..

Naci abi ve Yeni Türkiye!..

Bugün 10 Kasım…

Bu çocuklar heyecan veriyor

NOT DEFTERİ: 1855 Bursa depreminde neler yaşandı?

Suçuna ağlayarak sevinen bir millet!..

Tek suçlu var o da ahlâk…

Deprem bugün İzmir’de yarın...

Ali ve saz arkadaşları…

NOT DEFTERİ: Cumhuriyet’in ipuçları Bursa’da mı verilmişti?

Gölyazı Barış Antlaşması!

Dik dur eğilme, Cumhuriyet seninle…

Futbol bu, kaderden kaçılmaz!

Bir yemine yüklü bir maaş!

NOT DEFTERİ: Bir yerel seçim nasıl hükümet düşürdü?

Konu Bursaspor ise herkes haklıdır!

Seçmen nereye bakıyor?

SMA belası ve pompalı dehşeti!

Hem EYT'li hem KHK'lı olmak!

Enerji mi, yetenek mi kazandı ?

NOT DEFTERİ: Gazi’nin ilk Bursa ziyareti  

Laik bir ülke ve Dilipak’ın sözleri

Burası Bursa, şaşırmayacaksın!

16 Ekim Milli Takım ve bir Güzelırmak…

Bakan emekliye nasıl bakıyor?

Sağlık ve eğitim neden sorunlu?

Ülkesinden önde olan Türk futbolcular!

NOT DEFTERİ: Bursa’nın rüya gibi ortak girişim dönemi

Sayıştay da kapanmalı mı?

Eğitimde para hesabı olur mu?

İlk EBA kurbanı!

Bursa'da Covid cenazeleri nasıl defnediliyor?

Sürprizin adı Bursaspor

Atatürk doğarken…

Vaka uymadı, hasta verelim!

Siyaseti hiç sevmem çünkü!..

Dini rüşvet nasıl olur?

Uzaktan eğitime uzaktan bakanlar!

Bu bir futbol yazısı değildir!

NOT DEFTERİ: Bursa'da Hıristiyan okulları ve misyonerlik

Oyun kâğıdı ve Çukur Kahve...

200 liranın sırrı!..

Fabrika yerine hapishane...

Bursa Şehir Kütüphanesi de Vakıflara!..

NOT DEFTERİ: Menderes gerçeği ve hazin bir son

Guguktan hukuk olur mu?

Bu fasulya yedi buçuk lira!..

Eğitimde hak eşitsizliği olur mu?

Covid maçı sahada bitermiş!

Şimdi karar zamanı

NOT DEFTERİ: Bursa'nın festivali