GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
28.02°
Açık
DOLAR 8.57
EURO 10.11
ALTIN 498.04
BİST 1.35

Bursaspor'u anlamak beceri ister!

20 Eylül 2020 Pazar , 13:49

Olağanüstü günlerde, gençlerin yürekli mücadelesi bu kez üç puan getirdi. Bu ne anlam taşıyor; dilim döndüğünce anlatayım. Bayram yapacak bir durum yok. Sadece kulübü tanımak ve anlatmak açısından önem taşıyor Altınordu galibiyeti... Önce maçın başlama saatinden söz edeyim, sonra da kadro yapılarına...Program yapılırken, ışıklandırma ve yarışacak takımların "marka değeri" ölçülmüş belli...Bursaspor hangi ligde oynarsa oynasın, önce şehrimiz, sonra da Türkiye futbol ailesinin ilgisini çeker. Bu böyle biline...İkincisi, her iki takımın yabancı oyuncusuz genç kadrolarla yarışması...Aslında bu lig için ideal bir model ama, buna önem veren ne yazık ki yok !

Maça da bir tutam değineyim isterseniz...

Altınordu, bu ligin deneyimli ayakları ile gençleri harmanlamış, amacı bir kenti mutlu etmek yerine, proje ile kurulmuş, oyuncu üretip, ihraç ederek hem prestij hem de para kazanmayı hedeflemiş bir takım. Dikkat edin kulüp demiyorum.

Bursaspor öyle mi ya ? Genç oyuncu organizasyonunda 52 yıllık birikim edinmiş, tamamı gençlerle oluşan bir kadro ile bu ligde şampiyon olmuş, Süper Lig birinciliğini Anadolu'ya 25 yıl sonra götürmüş bir marka...Ama şimdi zorda! Zorunluluktan doğan bir gençleştirme ve onur mücadelesi ile kazanılan sadece bir üç puan.

Oysa beklenti, bu ligde ilk iki sıraya girerek Süper Lig'e yükselme yönünde. Gerçek ile beklenti düzeyi çok farklı yerlerde... Bu nasıl gerçekleşir, formülü ben de yok. Olan varsa bana da bildirsin değerlendireyim.

Biraz da teknik analiz yapalım. Altınordu takımı koşu kalitesi açısından biraz daha yaşlı olmasına karşın daha üstündü. Gençlerle deneyimliler arasındaki uyum daha güçlüydü. Bursaspor da, dört deneyimli ayak, gençlerle bütünleşmek yerine seyretmeyi yeğledi ! Diğer 7 oyuncu, kendi aralarında oyunu yönlendirmeye çalıştı. Geçen yıl yetersiz bulunduğu için, ikinci kaleci olarak da düşünülmeyen Ataberk, bu formayı hem de Süper Lig'de bir kez de olsa üç-dört yıl önce giydiğini hatırlamış olacak ki, bir hatası dışında kusursuz oynadı. İşte küçük bir fark bu skorda etken oldu. Baskıyı dakika dakika atan Bursaspor, sabrının ve mücadele azminin sonucunu, Emirhan'ın nihayet deneyimli olduğunu anımsaması ile kapıyı açtı ve koşu kalitesi krallığa layık Ali Akman, havalı ve akranı stoperin açığını öyle bir değerlendirdi ki, hem üç puanı perçinledi, hem golcülüğünü kanıtladı. Ravil'i izleyen İngiliz gözlemcilerin gözünü korkuttu!

Bir de Vefa gördük. Bu kez rakip ve taraftardan değil, Mustafa Er'in tercihindeydi Vefa ama kelime anlamı ile değil, sahaya sürdüğü genç ile...Fişek gibi girdi sahaya, sanki kenarda bağlamışlar da prangayı sökmüşler gibi...Rakibi belinden tutup çekmenin ne anlama geldiğini birkaç maç sonra sanırım anlar. Futbolun sadece top ile değil, topsuz da oynanacağını, Mustafa ve Fazlı hocaları ona hemen anlatırlar diye düşünüyorum. Bir düşüncem daha var; müthiş bir sol ayak, futbol topu mıknatısa tutulmuş gibi ayrılamıyor bu sol ayaktan. Çok nadir bulunacak bir yetenek. Ama tek kişilik oyun kıvamından, takıma katkıya dönüştüğü zaman bu beceri değer kazanacak!

Yoksa, Danimarka'dan ışınlayarak getirilen Emre Mor'un, hocası Terim'i morarttığı gibi bir durum ortaya çıkabilir. Aman dikkat diyorum; elde bir cevher var, iyi işlenmezse cürufa dönüşebilir. İşte size başarı için sihirli formül... Mecburi gençleştirme bazen sürpriz başarı getirebilir. Nasıl diyorsanız, 1988-89 sezonundaki Bursaspor 2.Lig Takımı'nın öyküsünü okuyuverin lütfen.

Bir galibiyet sonrası kulübün borcu, iki yöneticinin kavgası falan konu edilmeye değer olmuyor. Bunları ve basketbol şubesi için yapılan uygulamanın değerlendirmesini, formanın her yerindeki reklamlara dair görüş ve düşünceleri de bir başka haftaya bırakalım derim.

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

Bayramı kedere döndürme becerisi!

Not Defteri: Unutulmaz sayım günleri…

Müjdeler var yurdumun toprağına taşına…

Gündem sıcak olaylar ılık mı ılık!

Erdoğan ve Bozbey belli, ya rakipler?

47 yıl sonra Barış Harekâtı

Yarınlar ve bir bayram sabahı

NOT DEFTERİ: Futbol ile Türkiye’ye vurmak!

Ülkeler ve sistemler ayrı, sorunlar benzer!

Sakinleşen Boğaziçi ve özelleşen TRT

O gece karanlıkta kalanlar!

Yeni sistem ile üç yıl…

Biri bizi gözetleyecek!

Baba, siyaset, ticaret ve Türkiye…

NOT DEFTERİ: Faşing değil festival

'Ölmek var dönmek yok' dediler ve öldüler!

Uzak ülkenin başkanı!

İçimizdeki tosuncuklar!

NOT Defteri: Haşim İşcan ve bir hastane öyküsü

Hukuk geri mi geliyor?

Dün 1 Temmuz’du ve normalleştik!

Borç ve İnegöl neden gündemde?

Havadan sudan konuşalım, ne dersiniz?

Şehir Hastanemiz emin ellerde!

Hamdolsun sınav ayağımıza geldi!

NOT Defteri: Çekirge Bursa’nın misafir odasıydı

Babalar yılımızda bitmeyen sınavlar

Bursa’nın da Şükrü Çavuşu vardı ama…

Tercihan bir tercüman vakası!

Doğruluk ve iki başarı öyküsü

Bir sihirli kelime havaalanı!

Not Defteri: Nazım, Balaban ve bir Bursa öyküsü

İktidar Bursa’yı yeni mi fark etti?

Aşı tamam… Ya fakirin aşı?

16 Haziran kime ne söylüyor?

Marmara Denizi nasıl kirlendi?

Yeni bir pazartesi ve umut…

Not Defteri: 1936 yılından bir Merinos öyküsü

Bu kanal, kan-alacak gibi!

Çukur kahve açlığı tartışıyor!

Bursa’nın kronik şeker krizi!

Aman gazımız kaçmasın!

Bursaspor’da sıra yapılanmada

NOT Defteri: Oyal ile 6 altın yıl

Doğanın öfkesi son uyarı mı?

Kaçar…kaçar ve de kaçarız!

1 Haziran ve Bursaspor

Müsilaj sadece denizde mi?

Vergili ve yergili bir pazar!

NOT DEFTERİ: Bir Sönmez vardı geldi geçti…  

Açlık neyi bozar?

Final ve tam destek!

Öteki Türkiye dizisi finale doğru…

Bu işi dezenfektan paklar!

Ata’nın Stadyumu ve 19 Mayıs

NOT Defteri: Çankaya’dan Beştepe’ye!

Aşı müjdesi ve 'Koca' bir itiraf

Kıskanıyorum!

Marş ile atılan o ilk adım

Uçuyoruz ama neden?

Üç aday ve sadece Adanur formülü

NOT DEFTERİ: Yeşil Devrim’in yıl dönümü

Sevinç ve kederde birleşmek

Bayram şekeri…

İngiliz’in göreceği herkesi aşılayalım!

Bayram gelmiş neyime!

Bursaspor ve mucizeler!

NOT DEFTERİ: Kader günü oradaydım