GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
20.58°
Hafif Yağmur
DOLAR 0
EURO 0
ALTIN 0
BİST 0

Çavuşoğlu’ndan inciler ve politika…

20 Ağustos 2021 Cuma , 14:20

Yanılmıyorsam yetmişli yıllardı. Bursa’dan ayrılmadan yükseköğrenim görmek, iş bularak çalışmak ve de spor yaşamımızı sürdürmek bizim için yaşam biçimiydi. Bunu çoğumuz gerçekleştirdik. Bu arada çok sayıda arkadaş edindik. Siyasi ayrışmalar giderek derinleşse de, birbirimizi incitmeden konuşabildiğimiz okul arkadaşlarımız da vardı. Onlardan biri, o günlerin en büyük ve popüler siyasi oluşumu Adalet Partisi’nin gençlik kolu üyesiydi. İlerleyen yıllarda DYP’den de belediye meclisine girdi ve encümen üyeliği yaptı.

Bazen öyle diyaloglara şahit oluyordum ki, sormadan edemezdim.

“Neden böyle konuştun, söylediğine kendin de inanıyor musun” dediğimde tek cümlelik bir yanıt verirdi. “Siyaset yapıyorum…” Bunun dışında kendine has jargonu da vardı. Örneğin “durumdan vazife çıkarmak” veya “vaziyet etmek” gibi söylemlerde de bulunurdu. Böylece siyasetin ülkemizde nasıl yapıldığını henüz gençlik dönemimde öğrenmiştim. Özellikle 80 ve 90’lı yıllarda yerelde bile akıl almaz bir politik savaş yaşanırdı. Bunlar bazen parti içinde bile görülebilirdi. İlçe başkanı seçiminde, kaybolan oy sandıklarını da duyardık. Yani gençlikten olgunluğa geçerken siyasetin ne tür bir şey olduğuna dair fikir sahibiydi bizim kuşak…

Bunlar neden aklıma geldi diyecek olursanız, son günlerin en gündem konusundan derim. Dış İşleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun Taliban’a dair “ilk açıklamaları umut verdi. Taliban ile de görüşebiliriz.” tarzındaki açıklaması, beni söz ettiğim o yıllara götürdü.



Bazen inanmasanız da söyleminiz ile politika yaptığınızı sanırsınız. Belki de inandırıcı bulmayanlar kadar inananlar da çıkabilir, bu da bize yeter gibi bir anlayış içinde olabilir bu tür politika yapanlar.
Örnek mi? Var ve çok ilginç! Kim nereden bulduysa son günlerde, benim uzak olduğum sosyal medyada ve de 2019 yerel seçimleri öncesi Sayın Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun bu kez ülkenin “iç işlerini” ilgilendirecek komik ötesi sözlerini dolaşıma sunmuş.

Çavuşoğlu’nun cümleleri aynen şöyle…

"Bu seçimde CHP'liler şehrimiz için oy vereceğiz diyorlar. Bu demokrasi. Bu kez İzmir de değişecek Aydın da değişecek. Bursa'yı bir dolaşın. En geri kalmış ilçesi Nilüfer. Çünkü belediyecilik bakımından en geri kalmış yer. Çankaya Ankara'nın gözbebeğiydi, şimdi...”



İşte siyasetin dili… Ama abartı bu kadar da değil. Çavuşoğlu o gün kendini tutamamış daha da ileri gitmiş. Söylediğine göre, İzmir’de uluslararası bir toplantı yapmaya utanıyormuş. Çünkü, konuklar “Türkiye’nin en güzel şehri böylemi olur?” diyorlarmış. Çavuşoğlu Sayın Cumhurbaşkanı’na sanki öykünerek (!) taksi durağında yaptığı bu politik söyleşi sırasında öyle bir coşmuş ki, “zaten büyük şehirlerdeki yapılanlar hep merkezi hükümete ait. Belediyelerin yaptığı bir şey yok” gibi bir cümleyi de kurabilmiş. Sanki yerel yönetimlerin finansmanını, genel yönetim bütçe yaparak vermiyormuşçasına söylenmiş, boş ve siyaset sanılan bir cümle…

Sonra ne oldu demeye gerek var mı? Aslında bu kadar abartı, seçimdeki yenilginin alarm zillerinin çalması anlamına geliyordu. Sonucu da hep birlikte gördük. Nüfusun yarıdan fazlasının yaşadığı büyük şehirler Millet İttifakı adayları tarafından kazanıldı.

Çavuşoğlu’nun son Taliban açıklamasını nasıl yorumlayacağımı da bilemedim. Ama, ikinci bir açıklama ile Taliban’ın sadece ilk söylemlerinin umut verici olduğunu, zaman içinde yapacaklarına da bakacaklarını eklemiş.

Asıl muradıma gelince. Günlerdir muhalefet seslendiriyor;  Erdoğan-Biden ikilisinin NATO toplantısı sırasında yaptığı ikili görüşmede ne konuşuldu? Bunun Dışişleri Bakanlığı arşivinde metni var mı? Bu dört kişilik küçük çaplı gibi görünen, ama içeriği çok büyük anlam taşımaya aday görüşmede pek sayın Dışişleri Bakanı taksi durağı ziyaretinde miydi? Asıl soru ve konu bu.

Bu konuda yanıtı Sayın Cumhurbaşkanı verdi. “Tutturmuşlar dışişleri yetkilisi yok diye… Orada ben varım. Dışişleri de bana bağlı.” Bana göre bu cümlenin tefsiri, Cumhurbaşkanı dışında kimsenin bilmemesi gereken bir görüşme yapılmış olması ihtimalini güçlendiriyor.

Her şeye rağmen Çavuşoğlu deneyimli bir politikacı, o gün kadro dışı kalmasının ne anlama geldiğini ve de ikili temas sırasında ne gibi sözler verildiğini de öğrenmiştir. Bunun açığa çıkması halinde duyarlı toplumun tepki verme olasılığını bildiği için, yangınlar sırasında yapılan/yapılamayan “soğutma çalışmasını” Taliban için başlatmış olabilir! Yani diyeceğim o ki, politikacı yalan da söyler, inanmayacağı vaat ve tezleri de savunur, sonra kendi de inanır söylediklerine…

Bu durumda biz seçmenler ne yapmalıyız? Acı veren, düşündürücü olan bu zaten. Tek çıkar yol, söylenene değil, yapılana bakmak galiba.

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

NOT DEFTERİ: Biraz da nostalji

Bursa ve onu yaşayıp yazanlar

Cumhuriyeti anlamak…

Onun arabası var…

Geçinemiyoruz…

Siyasetin muhtar aşkı!  

NOT DEFTERİ: 63'ün sırrı!..

Söyleyecek sözün bulunamadığı günler…

Bursa’da muhalefetin işi çok zor!

Vatandaş zarar eder mi?

Siyasette bir Uludağ masalı

Titreten bir sonbahar sabahı

NOT DEFTERİ: 17 Ekim ve Gazi ile ilk buluşma

Bursa salgına karşı neden duyarsız?

Bir gece ansızın atayabilirim!

Varlığı dert yokluğu yara!

Yeni ve son Çare 28 Şubat!

Hamdolsun Türkiye’de yaşıyoruz

NOT Defteri: Gemlik Sunğipek Fabrikası

Fıkra gibi gerçekler

Cennet’ten arsa alanlar!

Sanayide OSB devrimi!

Biri atıyor diğeri yürüyor…

Bursa için ilginç hareketler

NOT Defteri: Bir kuyruklu yıldız Bursa Oda Tiyatrosu

Veresiye vere vere…

Bursa’da kendini arayan adam!

Kötü örnek bir lider ve yaşamı!

Pozitif hasta çok önlem yok

Fakir ama gururluyduk

NOT DEFTERİ: Raylar üzerinde Mudanya seyahati

Muhalefetin dayanılmaz konforu

Bursalı öğrencinin salgın ile imtihanı!

Apartman mı saray mı?

Yurt!

Bu kadim şehre şöyle bir bakmak

NOT DEFTERİ: Osmanlı İmparatorluğu ve BTSO

Günaydııınnn…

Son çare inanç iklimi

Buzlar Çözülmeden!

Çukur Kahve betonu konuşuyor

12 Eylül’den arta kalanlar

Not Defteri: 41 Yıl sonra 12 Eylül ve Bursa

Bursa için 11 Eylül ve önemi

Laik ve layık

Oldu MU şimdi?

Bursa Old City ve ulaşım kaosu

Sınıfları doldurduk da…

Not Defteri: Atatürk kadının yerini ilk kez Bursa’da gösterdi

Barajlar ve bagajlar

Şahsa ait ilk kasaba yolda!

Bursa Şehir Hastanesi ve skandal bir ölüm!

İşsiz, güçsüz ve umutsuz…

Çok şükür…

Not Defteri: Bursalı Edison Adnan Ener

Sıcaksu el yakıyor!

Bakanlık önerisi ile gönüllü OSB desteği!

Büyük Zafer ve Ulu Önder’in savaş yetkisi

Vekil asılı hırpalarsa…

Her gün bir uçağımız düşüyor!

Not Defteri: Tarihten günümüze İmralı

Hangisi kimin işi?

Taliban ve laiklik

Bursa’nın sel karnesi iyi değil

Yine 17 Ağustos ve yine gözyaşı

NOT DEFTERİ: 6-7 Eylül olayları ve Altındağ vakası

Bursa’da bir dost meclisi!

Emek de yaşam da bedava