GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ
Bursa
11°
Sisli
DOLAR 7.97
EURO 9.46
ALTIN 487.38
BİST 1.191

Covid maçı sahada bitermiş!

14 Eylül 2020 Pazartesi, 18:18

Bu öldürücü salgın ile savaş, hastanede değil, sahada yapılırmış. Ülkemizdeki uygulama bunun tam tersine işliyormuş. Filyasyon yerine, vakaya yakalanmış kişiler tedavi oluyormuş. Üstelik bu hastalığın bilinen bir ilacı da yokmuş. Onun yerine benzer vakalarda kullanılan tek bir ilaçla sağlık ekipleri savaşı kazanmaya çalışıyormuş. Bunun yanı sıra bulunacak aşının da etkisi henüz saptanamamış. Şu anda herkesin peşinden koştuğu zatürre ve grip aşısı, mikrop bulaştıktan sonra ancak etkisini azaltabiliyormuş.

Yani önleyici etkisi belirsizmiş veya yokmuş.

Üstelik biricik ülkemizde, şu anda bir doz bile aşı üretilmiyormuş. Son kez, kapatılmadan önce Hıfzısıhha marifetiyle üretilmiş.

Bunlar gerçek ve doğrusu yanlışı ile şu anda işleyiş böyle... Çaresi, önce önleme, sonra da sahada yapılacak test taraması ile vakaya bulaşmış olanların izolasyonu. Ama gerçek bir izolasyon... Yani ev dışında başka bir mekanda ve gözlem altında yapılan izolasyon.

Bursa yerelinde "enbursa.com" dışında, yayın organlarımız tarafından adeta görmezden gelinen TTB Covid İzleme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Kayıhan Pala'dan söz ediyorum. En fazla izlendiği iddia edilen bir sabah haber programında, salgına ilişkin bunları söyledi. Şu anda artış hızını artıran ve de bu hıza yetişemeyen Sağlık Bakanlığı'nın yanlışlarına cesurca değindi. Tamam; milyonlarca insana test yapma olanağımız yok. En azından filyasyon ekiplerinin saptadığı vakalı bireyleri en az 14 gün gerçek bir izolasyona alamaz mı bakanlığımız... Dediğinden ben bunu anladım. Vaka saptandı, çok ağır seyretmediği görüldü ve kişiye "al bu ilacı, git evine kapan ve bir iki hafta çıkma sokağa" demenin yanlışlığına değindi.

Salgını tetikleyen nedenleri hepimiz aşağı yukarı biliyoruz zaten...

Pala da benzerlerini sıralayarak gösterdi. Anadolu'da bir odaya düşen kişi sayısının son patlamada etkin olduğuna değindi. Böylece vakaların, İstanbul, Ankara ve diğer büyük şehirlere dönüşlerle artmasının doğal olduğunu vurguladı.

En can alıcı gelişme de sağlık çalışanlarının fiziksel ve ruhsal formuydu.

Dün itibarıyla 39'u hekim, toplamda 90 sağlık çalışanı can vermiş bu uğurda...

Üstelik biri de intörn denilen doktorluğa aday öğrenci.

Pala, ayrıca sayısal bir veriden söz etti ama üzücü bir saptamaydı. OECD ülkeleri içinde, bin kişiye düşen hekim sayısı en düşük ülke Türkiye olmuş.

Şimdi ne olacak; salgın patladı gitti. İlgililer, yetkililer bağırıp duruyor, en fazla bulaş toplu taşımada gerçekleşiyor diye... Ve de Pala gibi herkes öneriyor; lütfen mesai saatlerinde ayarlama yapılsın, farklı saatlerde toplu taşıma araçları kullanılsın diyerek...

Bunları aklı başında herkes düşünebilir, bilim insanları da gerekçeleriyle ortaya koyabilir. İşte örnek; en fazla bulaş havada asılı kalan virüsle oluyormuş. Mesafe az, maske yok ve yüksek sesle konuşan bir virüslü çevresindeki herkese bulaştırabilirmiş bu illeti.

Sadede gelelim; bu önlemlerin yapılabileceğine ne kadar inanıyoruz?

Çünkü madalyonun öteki yüzü ekonomi ve sosyal hayat... Uygulama neredeyse olanaksız. Test yaptırmak, aşıya ulaşmak, bunların yanı sıra başka bir hastalık nedeniyle bir sağlık kuruluşuna gidebilmek de cesaret istiyor. Özel kurum ise gittiğiniz yer, hekim virüsten çekiniyor, kamu kurumuysa pandemi hastanesidir ve de başka hastalıklarla ilgilenecek ne olanak ne de hekim bulunuyor. Durum tek kelime ile vahim... Turizm gelirleri, özel okul ücretleri, sanayicinin baskısı, esnafın feryadı, AVM'lerin derin gücü derken, bu duruma geldik. Yangın büyük... Söndürecek güç, en azından hekimler açısından tükenmek üzere. Halkın bir bölümü duyarsız, bir kısmı virüsün varlığına inanmıyor, diğerleri de bencilliği en üst düzeyde yaşıyor. Sonucu normal, etkisi korkunç bir durum.

Her bir vaka bir aile demek... Bir aile de ülkenin ayakta kalması için en değerli varlık. Grift, içinden çıkılamaz bir durum ve ben yine aynı yerde duruyorum.

Bu vurdumduymazlığı, aymazlığı, cahilliği ve bencilliği ancak davranış bilimciler yani sosyolog, psikolog, pskiyatr ve halk sağlığı uzmanları çözebilir.

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

Konu Bursaspor ise herkes haklıdır!

Seçmen nereye bakıyor?

SMA belası ve pompalı dehşeti!

Hem EYT'li hem KHK'lı olmak!

Enerji mi, yetenek mi kazandı ?

NOT DEFTERİ: Gazi’nin ilk Bursa ziyareti  

Laik bir ülke ve Dilipak’ın sözleri

Burası Bursa, şaşırmayacaksın!

16 Ekim Milli Takım ve bir Güzelırmak…

Bakan emekliye nasıl bakıyor?

Sağlık ve eğitim neden sorunlu?

Ülkesinden önde olan Türk futbolcular!

NOT DEFTERİ: Bursa’nın rüya gibi ortak girişim dönemi

Sayıştay da kapanmalı mı?

Eğitimde para hesabı olur mu?

İlk EBA kurbanı!

Bursa'da Covid cenazeleri nasıl defnediliyor?

Sürprizin adı Bursaspor

Atatürk doğarken…

Vaka uymadı, hasta verelim!

Siyaseti hiç sevmem çünkü!..

Dini rüşvet nasıl olur?

Uzaktan eğitime uzaktan bakanlar!

Bu bir futbol yazısı değildir!

NOT DEFTERİ: Bursa'da Hıristiyan okulları ve misyonerlik

Oyun kâğıdı ve Çukur Kahve...

200 liranın sırrı!..

Fabrika yerine hapishane...

Bursa Şehir Kütüphanesi de Vakıflara!..

Bursaspor'u anlamak beceri ister!

NOT DEFTERİ: Menderes gerçeği ve hazin bir son

Guguktan hukuk olur mu?

Bu fasulya yedi buçuk lira!..

Eğitimde hak eşitsizliği olur mu?

Şimdi karar zamanı

NOT DEFTERİ: Bursa'nın festivali

'Millet Yapar...'

Bugün 11 Eylül farkında mıyız?

Kontrollü fakirlik mi?..

Covid 19 günlerinde ibretlik olaylar!

Bursaspor gerçeği

NOT DEFTERİ: 1 Mart Tezkeresi nasıl kabul edildi?

Başkanlık bir numara büyük mü geldi?

Kılıçdaroğlu'nu dinlerken...

Korona, şiddet ve Devlet!

Zil çaldı, hadi ekran başına!..

Kaç Murat Gülez tanıdım ben?..

NOT DEFTERİ: 30 Ağustos'u yaşarken

Ne Maduro'nun peyniri, ne Trump'ın süt tozu!..

Bu ne yaman çelişki!

Hanlar, külliyeler ve tarihi Bursa

Bursa'ya ve köküme çok düşkünüm!

Bursa futboldan ibaretti ama!..

NOT DEFTERİ: Gazi Bursa'da nevbe alayı ile karşılanmıştı

Pardon; müjdeyi bekleyemedim!

Müjdeyi bekliyorum, gözlerim kapalı...

'O maskeyi takın istediğiniz yere...'

Deprem, seçim ve Bursa'ya iki başkan

17 Ağustos'ta Bursa ve Bursaspor

NOT DEFTERİ: Beşi bir yerde...

O insandan özür diliyorum!

Oylar Marem'e be!..

Buzdolabı mı, dolar mı?

Salgın bitecek mi? Bill bakalım!..

Timsah zorda!..

NOT DEFTERİ: Uludağ, Prof. Dr. İnalcık ve camideki kılıç

Turşu mu parti mi, hangisi kolay?..

Türkiye'de Dolar'ın seyir defteri!