GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
Parçalı Bulutlu
DOLAR 7.83
EURO 9.46
ALTIN 456.76
BİST $19.030

Dini rüşvet nasıl olur?

30 Eylül 2020 Çarşamba, 20:56

Geçmişte, halk ağzıyla bir cümle kullanılırdı. Birini ikna için "Cennet'ten arsa mı veriyosun?" denirdi! O bir ironi veya şakaydı. Ama "hayaldi gerçek oldu" minvalinde bir uygulamayı da şimdilerde görmüş olduk.

İnegöl'de bir fabrika...Biz yine de insaflı olalım ismini vermeyelim. Oysa gazetelere çoktan konu olmuş ve sendika yetkilisi de konuya açıklık getirmiş ve bir iddiada bulunmuş. Aslına bakarsanız ya benim dikkatimden kaçt, ya da Bursa medyasında yer almadı.Bilemiyorum!

İşin aslı şöyle...Pandemi nedeniyle bir fabrika, çalışanlarının bir bölümünü ücretsiz izne çıkarmış. İzin kullananların önemli bir kısmı da TEKSİF'e üye sendikalı emekçilermiş. Sonra işler normale döner gibi olunca, işe dönüş için çağrı almışlar. Dönenlerin belki de tamamı sendika üyesi olmayanlarmış. Bir süreden beri bazı vecibelerini yerine getirmediği için TEKSİF ile İşveren'in başı dertteymiş! Fabrika yönetimi bu kez daha tedbirliymiş ve "neme lazım, sendika ile uğraşmayım ve bu işçilere bir öneri götüreyim de üye olmasınlar..." diye düşünmüş. Düşünce, ülkemizdeki genel görüntüye çok uygun! Çünkü hemen her yıl örgütlü çalışan sayısı düşüyor. İşsizlik bahane oluyor... Oysa 2011 yılından beri kendi vatandaşımız dışında, Suriyeli kardeşlerimiz, ucuz ücret ve örgütsüz çalışma ile zaten sendikal düzeni oldukça sarsmıştı.

Neyse konumuza dönelim ve işverenin ne yaptığına bakalım. Sendikasız çalışanlara demiş ki "sendikaya üye olmazsanız size ikişer bin lira zekât olarak vereceğim." Vermiş de...

Alan razı veren razı dilerim inancımız da razıdır.

Silahlanan tarikat dernekleri

Galiba, ülkemizdeki "siyasal ve sosyal iklim" bu tür bir uygulamaya çok uygun. Örnek mi ?

Kendisine "tarikat şeyhi" unvanını veren ve ana akım kanallara cübbesi, uzun sakalı ve sarığı ile çıkan bir zat, ortaya bir iddia atıyor ve kendileri ile farklı görüşte olan benzer yapıların, yasal zemini oluşturmak için kurduğu derneklerden yaklaşık bin 200 kadarının silahlandığını iddia ediyor ekrandan...

Ardından savcılık hareket geçerek, ifadesini alıyor tam üç saat süren...

Neresinden tutsak olmuyor! Koskoca bir Devlet, istihbarat örgütleri, savcılıkları, kolluk güçleri var, hiçbirinin bundan haberi olmuyor, cübbeli bir adam ihbar ediyor.

Öncelikle bu tür işlevi olan bir dernek nasıl kurulur? Bu derneklerin açtığı, sözüm ona eğitim kurumlarına, "Tevhid-i Tedrisat Kanunu" yani "Eğitim Birliği Yasası" geçerliyken nasıl izin verilir? Devlet ve Anayasa'nın temel direği "laiklik" bu denli nasıl çiğnenir?

Sanırsınız film çevriliyor ve biz de izliyoruz. Bu olay dışında, tarikat veya cemaat denilen bu acayip kurumlarına ait, yasa dışı ve yatılı Kur'an kurslarındaki öğrencilerin yöneticileri salgın kurallarını delerek "filyasyon" yapılmasını engellediği de ortaya çıkmış.

Dini gerekçeler sunarak amaçlarına, çocukları ve yoksul kesimleri alet eden bu kurumlar şimdi de "toplum sağlığını" bozma ve salgını dolaylı olarak yayma eylemi içinde.

Çık çıkabilirsen işin içinden gibi bir durum...İktidar, bilerek bu yapılara önlem almıyorsa, tüm ayakta kalma umudunu bunlara bağlamış demektir ki, bu hepsinden vahim.

Önce gülünecek bir "zekât dağıtma" işinden yola çıkarak nerelere geldik, farkında mısınız?

Ama burada "rol model" çok önemli! Her cuma öğleyin ve çoğu kez İstanbul'un tarihi camilerinden birinde, namaz bitimini bekleyen gazeteciler bahçede saf tutarak demeç alma yarışına giriyorsa, ülkemizin bir numarası Sayın Cumhurbaşkanımız da, iç ve dış politik gelişmeleri burada açıklıyorsa, fabrika sahibi de rüşvet zekâtı dağıtır, yasa dışı eğitim veren tarikat okulları da "yanmaz seccade" gibi ürünleri, kendi televizyonlarında pazarlar !

Bursa'da en büyükler yine yabancı sermayenin

Konu bir tekstil fabrikasındaki "zekât" dağıtımından açılmışken, iş dünyasına dair, önemli sayılabilecek bir gerçeği de atlamamak gerekir. Çalışanını örgütsüz bırakmak için "üstün zekâ örneği" gösteren ve "zekâsını, zekâtı ile güçlendiren" işverenlerin yaşadığı bir kentte, en önemli ve en büyük işletmeler "yabancı sermayeli" kuruluşlar... Ne garip değil mi?

Elin frengi, yerli bir ortak bularak senin şehrine geliyor, tamamen işletme kuralları çerçevesinde üretim yapıyor ve satış açısından en önemli bir kurum yaratıyor.

Net satışlara göre en büyük 250 firma geleneğinin bu yılki tablosunu açıklayan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay'ın verdiği bilgi aynen şöyle:

"Türkiye ekonomisinin lokomotif kenti Bursa'da net satışlarına göre zirvede bir önceki yılda olduğu gibi 2019'da da 24,6 milyar TL'lik değerle Oyak Renault yer aldı. Onu 19,7 milyar TL ile TOFAŞ izledi. Bosch firması ise 6,9 milyar TL ciro ile listenin üçüncü sırasında bulunuyor. Söz konusu 3 firmayı sırasıyla Borçelik, Limak, Sütaş, Bursa Eczacılar Kooperatifi, Pro-Yem, Özdilek AVM ve Beyçelik Gestamp takip etti."

İlk üç firma zaten belli... Çalışma yaşamının gerektirdiği düzende çalışıyor. Ardından gelenlerin önemli bir bölümü bu düzeni uygulamaya çalışıyor ve Bursa firması. Aralarına yeni bir kurum da giremiyor. Bu ne demek; uzun yıllardan beri yeni gelişen ve katma değeri yüksek mal üreten bir firma göremiyoruz. Sonra da Bursa'nın öneminden, büyüklüğünden, dürüstlüğünden söz etmek dışında bir icraata da rastlayamıyoruz.

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

Kapanıyoo…

Kapanma…

Futbolda umutsuzluğa yer yok…

Özallı özel yıllar ve 29 Kasım freni

Dert 'katar… katar…'

Muhalefet; seçim, iktidar; geçin…

Form  ve reform!

24 Kasım ve Başöğretmen

Keşke penaltı ile olmasaydı…

NOT DEFTERİ: ABD ve Türkiye’deki Barış Gönüllüleri!

Maksat dostlar alışverişte görsün!

Para; varlığı dert yokluğu yara!

Kanal, eleştiri, kamu kaynağı ve Bursa!..

Acıpayam ve acı bir salgın itirafı

Acı reçeteli reform ve Berat Bey’in gücü!

NOT DEFTERİ: Atatürk, katafalk ve Bruno Taut

Hayrettin Çakmak’la…

Çukur Kahve deprem diyor!..

Naci abi ve Yeni Türkiye!..

Bugün 10 Kasım…

Bu çocuklar heyecan veriyor

NOT DEFTERİ: 1855 Bursa depreminde neler yaşandı?

Suçuna ağlayarak sevinen bir millet!..

Tek suçlu var o da ahlâk…

Deprem bugün İzmir’de yarın...

Ali ve saz arkadaşları…

NOT DEFTERİ: Cumhuriyet’in ipuçları Bursa’da mı verilmişti?

Gölyazı Barış Antlaşması!

Dik dur eğilme, Cumhuriyet seninle…

Futbol bu, kaderden kaçılmaz!

Bir yemine yüklü bir maaş!

NOT DEFTERİ: Bir yerel seçim nasıl hükümet düşürdü?

Konu Bursaspor ise herkes haklıdır!

Seçmen nereye bakıyor?

SMA belası ve pompalı dehşeti!

Hem EYT'li hem KHK'lı olmak!

Enerji mi, yetenek mi kazandı ?

NOT DEFTERİ: Gazi’nin ilk Bursa ziyareti  

Laik bir ülke ve Dilipak’ın sözleri

Burası Bursa, şaşırmayacaksın!

16 Ekim Milli Takım ve bir Güzelırmak…

Bakan emekliye nasıl bakıyor?

Sağlık ve eğitim neden sorunlu?

Ülkesinden önde olan Türk futbolcular!

NOT DEFTERİ: Bursa’nın rüya gibi ortak girişim dönemi

Sayıştay da kapanmalı mı?

Eğitimde para hesabı olur mu?

İlk EBA kurbanı!

Bursa'da Covid cenazeleri nasıl defnediliyor?

Sürprizin adı Bursaspor

Atatürk doğarken…

Vaka uymadı, hasta verelim!

Siyaseti hiç sevmem çünkü!..

Uzaktan eğitime uzaktan bakanlar!

Bu bir futbol yazısı değildir!

NOT DEFTERİ: Bursa'da Hıristiyan okulları ve misyonerlik

Oyun kâğıdı ve Çukur Kahve...

200 liranın sırrı!..

Fabrika yerine hapishane...

Bursa Şehir Kütüphanesi de Vakıflara!..

Bursaspor'u anlamak beceri ister!

NOT DEFTERİ: Menderes gerçeği ve hazin bir son

Guguktan hukuk olur mu?

Bu fasulya yedi buçuk lira!..

Eğitimde hak eşitsizliği olur mu?

Covid maçı sahada bitermiş!

Şimdi karar zamanı

NOT DEFTERİ: Bursa'nın festivali