GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
3.02°
Açık
DOLAR 9.49
EURO 11.04
ALTIN 548.03
BİST 1.519

Emek de yaşam da bedava

12 Ağustos 2021 Perşembe , 20:05

Şair Orhan Veli Kanık bakın ne demiş şiirinde.
Hava bedava, bulut bedava;
Dere tepe bedava;
Yağmur çamur bedava;
Otomobillerin dışı,
Sinemaların kapısı,
Camekanlar bedava;
Peynir ekmek değil ama
Acı su bedava;
Kelle fiyatına hürriyet,
Esirlik bedava;
Bedava yaşıyoruz, bedava.

 
Yürekten yapılmış bir ironi… Sanırım bu değerli şiir 1950 sonrası İstanbul’u anlatıyor. Yaşamı boyunca geçim sıkıntısı ile boğuşan ve bunu dizelerine yansıtan üstat Kanık, bu gün bizler de bunlara aynen tanık…

İşte size böyle şiir tadında bir makale  başlangıcı… Bunları dile getirme nedenime gelince…Yeni  göreve gelen ve bizlerde az da olsa ümit uyandıran Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin geçtiğimiz günlerde bir rakam açıklamış ve demiş ki; “Temmuz ayı istatistiklerine göre , sendikalaşma oranı yüzde 14.13 olarak gerçekleşti. Sendika üyesi  işçi sayısı da  2 milyonu aştı. Ocak-temmuz döneminde 6 yeni sendika kuruldu, yüzde 1’lik iş kolu barajını aşan işçi sendikası sayısı da 54 e ulaştı.”

Bu açıklamayı duyan ya da okuyan hemen herkes, hem şaşıracak, buna rağmen yine de umutlanacak. Çünkü burada eksik olan geçmiş yılların rakamları…

İşsizliğin kol gezdiği bir ülkede, göçmenlerin cenneti ülkemizde, köle işçiliğin sürüp gittiği bir ortamda, sendika ve sendikalı işçi sayısı arttı demek gerçekten yürek ister. Bakan Bilgin işte bu cesareti göstermiş !  Üstelik, Prof. Dr. Vedat Bilgin, 2011 yılından 2015 yılına kadar Gazi Üniversitesi İİBF Çalışma Ekonomisi Bölüm Başkanı olarak akademik hayatını sürdürmüş biri.

Şimdi de, Bakan Bilgin’in umutlandıran müjdesine karşı, Eski Türkiye ve de deprem felaketi yaşadığımız 1999 yılından bazı rakamlar vereyim. O yıl 3 milyon 37 bin 171 kayıtlara geçen işçi sayısı varmış. O yıldan günümüze yani 22 yılda sendikalı işçi sayısı 2 milyona kadar düşmüş. Üstelik Bakan Bilgin’in iftiharla beyan ettiği işkolu barajını aşarak 54’e ulaştı dediği sendika sayısı, 1998 yılında tam 112 kadarmış.

Orhan Veli, paralı dışındaki bedava olanakları saymış ama, galiba politikacının keyfine göre konuşup, halkı oyalamasının da bedava olduğunu unutmuş!

Temmuz ayında 146 iş cinayeti

İSİG( İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği)  Meclisi’nin Temmuz ayı raporuna göre, 10’u çocuk 146 işçi yaşamını yitirmiş. Salgın sürecinde de şimdiye dek en az, bin 168 işçinin hayatını kaybettiği belirtilen raporda "Türkiye, tarihin en büyük ‘işçi kırımı’ ile karşı karşıya kaldı" denilmiş.

Şimdi sadede gelelim…İş dünyasında yeteri kadar sendikalaşma görülse, emekçiler istediği sendikaya üye olsa, o sendikalar yeterince denetim ya da uyarı görevi yapsa bu iş cinayetleri olabilir miydi? Bu cümle fantezi gibi gelebilir günümüzün Türkiye koşullarında… Bırakın sendikayı, kayıt dışı çalışan kendi emekçilerimizin yanında, onların ekmeğini, aşını paylaşan “geçici koruma statülü sığınmacılar” da var milyonlarca... Onların bir çoğu, ülkemizde resmi olarak kayıtlı bile değil. Sendikalar güçleri oranında konuyu gündeme getirmeye çalışıyor. Emekçiler ise, işlerin kaybetme korkusuyla gür bir ses ile hak arama mücadelesi yapamıyor. Bir de çok sessiz iki grup var. Birincisi küçük ve orta ölçekli sanayi kuruluşları ile bazı holdingler… İkincisi de, her şeyi görüp, buna karşın istihdam düşmesin, üretim ve ihracat durmasın diye üç maymunu oynayan, denetim görevini gerektiği gibi yapamayan kamu kurumları…

Yine geldik bedava iş gücüne, bedava giden canlara…İşte can yakıcı rakamlar.

10 Temmuz günü Covid 19 nedeniyle yeni olgu 27 bine dayandı, vefat sayısı da 124 olarak açıklandı. Üstat Orhan Veli Kanık, sanki  bugün yaşadıklarımızı  70 yıl önceden  görmüş ki, “Yaşamak Bedava” şiirini piyasaya sürmüş!

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

Onun arabası var…

Geçinemiyoruz…

Siyasetin muhtar aşkı!  

NOT DEFTERİ: 63'ün sırrı!..

Söyleyecek sözün bulunamadığı günler…

Bursa’da muhalefetin işi çok zor!

Vatandaş zarar eder mi?

Siyasette bir Uludağ masalı

Titreten bir sonbahar sabahı

NOT DEFTERİ: 17 Ekim ve Gazi ile ilk buluşma

Bursa salgına karşı neden duyarsız?

Bir gece ansızın atayabilirim!

Varlığı dert yokluğu yara!

Yeni ve son Çare 28 Şubat!

Hamdolsun Türkiye’de yaşıyoruz

NOT Defteri: Gemlik Sunğipek Fabrikası

Fıkra gibi gerçekler

Cennet’ten arsa alanlar!

Sanayide OSB devrimi!

Biri atıyor diğeri yürüyor…

Bursa için ilginç hareketler

NOT Defteri: Bir kuyruklu yıldız Bursa Oda Tiyatrosu

Veresiye vere vere…

Bursa’da kendini arayan adam!

Kötü örnek bir lider ve yaşamı!

Pozitif hasta çok önlem yok

Fakir ama gururluyduk

NOT DEFTERİ: Raylar üzerinde Mudanya seyahati

Muhalefetin dayanılmaz konforu

Bursalı öğrencinin salgın ile imtihanı!

Apartman mı saray mı?

Yurt!

Bu kadim şehre şöyle bir bakmak

NOT DEFTERİ: Osmanlı İmparatorluğu ve BTSO

Günaydııınnn…

Son çare inanç iklimi

Buzlar Çözülmeden!

Çukur Kahve betonu konuşuyor

12 Eylül’den arta kalanlar

Not Defteri: 41 Yıl sonra 12 Eylül ve Bursa

Bursa için 11 Eylül ve önemi

Laik ve layık

Oldu MU şimdi?

Bursa Old City ve ulaşım kaosu

Sınıfları doldurduk da…

Not Defteri: Atatürk kadının yerini ilk kez Bursa’da gösterdi

Barajlar ve bagajlar

Şahsa ait ilk kasaba yolda!

Bursa Şehir Hastanesi ve skandal bir ölüm!

İşsiz, güçsüz ve umutsuz…

Çok şükür…

Not Defteri: Bursalı Edison Adnan Ener

Sıcaksu el yakıyor!

Bakanlık önerisi ile gönüllü OSB desteği!

Büyük Zafer ve Ulu Önder’in savaş yetkisi

Vekil asılı hırpalarsa…

Her gün bir uçağımız düşüyor!

Not Defteri: Tarihten günümüze İmralı

Çavuşoğlu’ndan inciler ve politika…

Hangisi kimin işi?

Taliban ve laiklik

Bursa’nın sel karnesi iyi değil

Yine 17 Ağustos ve yine gözyaşı

NOT DEFTERİ: 6-7 Eylül olayları ve Altındağ vakası

Bursa’da bir dost meclisi!

Ateş düştü ama kül yine yakıyor!

Soma ya da Somali…

Memleket Partisi, İnce ve Bursa