GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ
Bursa
13°
Parçalı Az Bulutlu
DOLAR 8.3
EURO 9.7
ALTIN 499.34
BİST 1.127

Fabrika yerine hapishane...

22 Eylül 2020 Salı, 19:07

Soru sormak güzeldir, ama cevabı sizi tatmin ederse... İşte soruyorum; Bursa'dan Avrupa'ya uçarak gidebilir misiniz?

Cevap yok...

Bursa'dan hızlı tren ve konforlu bir seyahat ile Anadolu'yu baştan başa geçebilir misiniz?

Cevap yine yok...

Mudanya veya Gemlik'ten vapura binerek Avrupa'yı görebilir misiniz?

Cevap hiç yok, zaten bu soru hiç akla gelmez.

Bunların olabilmesi için uzun vadeli projeksiyonlar, kent kimliği ve planlama gerekir. Böyle bir girişimin söylentisini hiç duydunuz mu?

Duymadıysanız cevabınız doğrudur ve sizi geçmişe götürür...

Geçmişte bacalar tüterdi

Eski Türkiye'nin Bursa şehrinde ve özellikle 1960-80 yılları arasında, üstelik Kıbrıs çıkarması ve terörün kol gezdiği o döneme rağmen, bu yeşil kentte sürekli yeni fabrika bacaları tüterdi. 1960 yılında yapılan ve kısa sürede delinmesine rağmen, o meşhur planlama ile şehrin neresinde sanayi, hangi ucunda yüksek yapı olacağı, tarihin nasıl korunacağı kağıt üzerinde olsa da bilinirdi. Çünkü kentin anayasası Piccinato Planı ile yazılmıştı. En azından 30-40 yıllık bir projeksiyon yapılmıştı. Hesaplar şaştı, plan pilava döndü ama, geleneksel sanayi, yerini modern ve dev fabrikalara bıraktı. Kent canlandı, hatta kendi dışındaki illerden gelenlere de iş ve aş verdi. Sonra ne mi oldu? Önce 12 Eylül darbesi geldi, ülke derinden sarsıldı, çalışma yaşamında emekten yana yasa ve yönetmelikler bir tarafa atıldı, üretim yavaşlayarak, yerini tüketim toplumuna bıraktı.

Günümüze gelince... Osmanlı'nın beylikten devlete geçerken payitahtlığını yapan Bursa, önce sakinliği ile emekli şehri oldu, bir süre sonra biçim değiştirdi sanayi kentine dönüştü... Ve yıllar geçtikçe içine kapanarak, siyaset tarafından da kendi haline ve kaderiyle baş başa bırakılmış, ıssız, desteksiz ve kimliksiz bir şehir halini aldı. Örneklemek hiç de zor değil bu söylediklerimi... Diyelim ki, 40 yıl sonra Bursa'da nüfus ne olacak, su rezervi yeterli olacak mı, sanayi kendini yenileyebilecek mi? Eğitim kalitesi artarak, kente katkı sağlayacak mı? Daha da önemlisi, ova ve doğal güzellik nasıl korunacak?

Henüz mevcut sorunlar çözülememişken, geleceğe dair bilgi sahibi nasıl olunur?

Gelişmiş ülke ve kentler sanırım bunu "kent anayasası" gibi planlamalar ile yapıyor. Üstelik Bursa bunu 60 yıl önce denemişken, 25 yıl önce tekrarlamak isterken, az da olsa deneyim sahibiydi. Oysa günümüzde hiç kullanılmayan kelime "planlama", geçerli olan da "rantsal dönüşüm" adı altında garip bir betonlaşma... Bu durumu karşıdan izleyen de sivil toplum, akademik odalar ve günlük siyasetin ardından koşan parti mensupları ve bizler...

Bu konu nereden geldi aklıma dersiniz, anlatayım.

Bursa'ya dair bir proje haberinden geldi. Minareliçavuş'taki hapishane, konut stoku içinde kaldığı ve yeterli olamadığı için yeni bir yer aranıyormuş. Kestel Çataltepe denmiş, karşı çıkılınca, Yenişehir yolunun üzerindeki Soğuksu'da karar kılınmış. Kestel'in son köyü diye nitelenen bu şirin göçmen köyünü yakından biliyorum. Arkadaşımın çiftliği var orada. Ama bir süre sonra olamayacak, çünkü burası, çevre yoluna bağlanacak yeni bir ulaşımın ortasında kalıyormuş. Anlayabildiğim kadarıyla "YHT" yani hızlı trene paralel karayolu buradan geçecek. Neyse bu gerekli bir yatırım diyelim...

Benim değineceğim konu buraya ilişkin ama başka bir bağlamda...

Burası, arazi çok verimli olmadığı ve taş ocaklarına yakınlığı sebebiyle önce "toplu konut" alanı olarak düşünüldü. İnşaat beklenirken, aniden bir grup tanınmış sanayicinin kurduğu kooperatif aracılığı ile buradan geniş bir arazi satın alındı. İlk aklıma gelen de, "yerli otomobil" fabrikasına dağı aşarak ulaşacaklar, bunun için mi buralara arsa yatırımı yapıyorlar diye düşünüyordum ki, "cezaevi" haberi ortaya çıktı. Plan, program, uzun vadeli projeksiyon diye söz etme nedenim işte bundan... Boş sayılabilecek bakir bir alan var, her kafa buraya başka bir rol biçiyor, hele hele köy sakinlerine, mal sahiplerine de fikri sorulmuyor ve sürekli değişen projeler yapılıyor. Neden sorusu hiç sorulmadan, günlük ihtiyaç nasıl giderilir sadece ona bakılıyor.

Bu davranış biçimi bizim ırkımızda varmış! Bilim insanı bir konuşmacıyı dinlerken öğrendim bunu da... Göçebelikten geldiğimiz için, bir sorun çıktığında, nedenini değil de sonucunu önlemenin yolunu seçiyormuşuz. Sonuç odaklı önlemlerle idare ediyormuşuz. Soğuksu vakası da işte öyle bir şey... Başta da söyledim bu kentin geldiği noktayı; artık fabrika yerine hapishane yapılıyor.

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

Gölyazı Barış Antlaşması!

Dik dur eğilme, Cumhuriyet seninle…

Futbol bu, kaderden kaçılmaz!

Bir yemine yüklü bir maaş!

NOT DEFTERİ: Bir yerel seçim nasıl hükümet düşürdü?

Konu Bursaspor ise herkes haklıdır!

Seçmen nereye bakıyor?

SMA belası ve pompalı dehşeti!

Hem EYT'li hem KHK'lı olmak!

Enerji mi, yetenek mi kazandı ?

NOT DEFTERİ: Gazi’nin ilk Bursa ziyareti  

Laik bir ülke ve Dilipak’ın sözleri

Burası Bursa, şaşırmayacaksın!

16 Ekim Milli Takım ve bir Güzelırmak…

Bakan emekliye nasıl bakıyor?

Sağlık ve eğitim neden sorunlu?

Ülkesinden önde olan Türk futbolcular!

NOT DEFTERİ: Bursa’nın rüya gibi ortak girişim dönemi

Sayıştay da kapanmalı mı?

Eğitimde para hesabı olur mu?

İlk EBA kurbanı!

Bursa'da Covid cenazeleri nasıl defnediliyor?

Sürprizin adı Bursaspor

Atatürk doğarken…

Vaka uymadı, hasta verelim!

Siyaseti hiç sevmem çünkü!..

Dini rüşvet nasıl olur?

Uzaktan eğitime uzaktan bakanlar!

Bu bir futbol yazısı değildir!

NOT DEFTERİ: Bursa'da Hıristiyan okulları ve misyonerlik

Oyun kâğıdı ve Çukur Kahve...

200 liranın sırrı!..

Bursa Şehir Kütüphanesi de Vakıflara!..

Bursaspor'u anlamak beceri ister!

NOT DEFTERİ: Menderes gerçeği ve hazin bir son

Guguktan hukuk olur mu?

Bu fasulya yedi buçuk lira!..

Eğitimde hak eşitsizliği olur mu?

Covid maçı sahada bitermiş!

Şimdi karar zamanı

NOT DEFTERİ: Bursa'nın festivali

'Millet Yapar...'

Bugün 11 Eylül farkında mıyız?

Kontrollü fakirlik mi?..

Covid 19 günlerinde ibretlik olaylar!

Bursaspor gerçeği

NOT DEFTERİ: 1 Mart Tezkeresi nasıl kabul edildi?

Başkanlık bir numara büyük mü geldi?

Kılıçdaroğlu'nu dinlerken...

Korona, şiddet ve Devlet!

Zil çaldı, hadi ekran başına!..

Kaç Murat Gülez tanıdım ben?..

NOT DEFTERİ: 30 Ağustos'u yaşarken

Ne Maduro'nun peyniri, ne Trump'ın süt tozu!..

Bu ne yaman çelişki!

Hanlar, külliyeler ve tarihi Bursa

Bursa'ya ve köküme çok düşkünüm!

Bursa futboldan ibaretti ama!..

NOT DEFTERİ: Gazi Bursa'da nevbe alayı ile karşılanmıştı

Pardon; müjdeyi bekleyemedim!

Müjdeyi bekliyorum, gözlerim kapalı...

'O maskeyi takın istediğiniz yere...'

Deprem, seçim ve Bursa'ya iki başkan

17 Ağustos'ta Bursa ve Bursaspor

NOT DEFTERİ: Beşi bir yerde...

O insandan özür diliyorum!

Oylar Marem'e be!..

Buzdolabı mı, dolar mı?