GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
-6.98°
Açık
DOLAR 13.60
EURO 15.15
ALTIN 779.00
BİST 1.998

Fıkra gibi gerçekler

8 Ekim 2021 Cuma , 15:43

Bugün cumartesi. Halkımızın bir bölümü için tatil, esnaf ve emekçiler için tatil öncesi bitmesi iple çekilen bir gün. Aşağı yukarı bu duyguyu hepimiz biliriz.
Hiç olmazsa bu gün, az da olsa gülelim ama düşünelim de… Ne dersiniz?
 
İşte size örnek bir gazete makalesinden bir tutam…
 
“Topu alamadığı zaman, ‘pas verin’ diye çıkışıyor. Bana faul yaptı’ diyecek kadar sahici. Arkadaşını’ hadi Hamza, hadi Hamza’ diye teşvik ediyor, basket topunu alınca bencil davranmayıp pas dağıtımı yapıyor. Attığı top potaya girmeyen arkadaşına ‘ne yapıyorsun’ diye çıkışırken, tam bir kaptan refleksi gösteriyor. Maç sırasında taktik veren, top rakibin yüzüne çarpınca ‘var mı bir şeyin?’ diye soracak kadar centilmen olan, potanın altına giren takım arkadaşına ‘ yap sayını, yap sayını’ diye seslenen tam bir basket oyuncusu var karşımızda.”

 

Konusu çok derin, bilimsel yanı da olan bu makale uzayıp gidiyor! Ama ben sizin vaktinizi daha fazla almak istemedim, kısa kestim. Şimdi benim de bir sorum var. Bu kişi kim ve de nerede çalışıyor? İsterseniz ipucu veriyim. Türkiye’nin bir dönem “amiral gemisi” diye adlandırılan gazetesinde günlük makale, pardon “övgü” yazarı.
 
Allah bir gazeteciyi bu duruma düşürmesin diyorum ancak. Her övgünüzde ya da yalakalık taşıyan cümlenizde, onurunuzun bir parçası kopar gider, hiç de anlayamazsınız.
 
İşte yıl 2021 ve de gazetecilikte geldiğimiz nokta. Güler misiniz, acır mısınız, o sizin bileceğiniz iş. Makalenin kahramanını bilmiyor olabilirsiniz ama bu yazının konusu etkinliği görmediyseniz haber bültenlerinden uzaksınız demektir. Sayın Cumhurbaşkanımızın sağlıklı ve zinde oluşu ile spor ve halka yakınlığını gösterecek PİAR amaçlı kısa filmden(!) esinlenerek yazılmış bir makaleden alıntı yaptım.
 
Sakın kimseye çay paketi atmayın!
 Olay Kocaeli’de bir orta öğretim kurumunda geçiyor. Öğrenci başkanlığı seçimini kazanan genç delikanlı ekip arkadaşları ile galibiyetini kutlarken küçük çay paketlerini sınıftaki arkadaşlarına fırlatıyor. Gülüşüyorlar doğal olarak… Sonra ne mi oluyor? Okul yönetimi toplanarak “Cumhurbaşkanı’na hakaret” gerekçesi ile öğrenciye uyarı cezası veriyor ve tekerrürü halinde okuldan uzaklaştırılacağını bildiriyor. Bunun üzerine binlerce genç sosyal medyada, çay fırlatma esprisini tekrarlıyor ve paylaşıyor.



İşte Türkiye, işte mizah anlayışımız ve de korkumuz!
 
Aman soyadınızı her yerde söylemeyin
TRT ekranlarında bir hentbol maçı öncesi. Kadınlar Hentbol Milli Takımı’nın maçı var. TRT spikeri kadroları anons ediyor.
 
“Bir numara Sevilay…..”
 
Ardından tüm takım oyuncularını soyadlarını da söyleyerek sayıyor ama kalecinin soyadı yok. Çünkü iki soyadı var kalecinin, birincisi İmamoğlu, ikincisi de Öcal. Acaba hangisinden ürktü, söylemedi acaba?



Cevap veriyorum İmamoğlu’ndan.
 
Bu nedir arkadaşlar, ülkenin en büyük kentinin belediye başkanının soyadı diye ekrandan duyuramıyorsunuz. Belki de sadece rastlantı bu isim. Sayın Cumhurbaşkanı’nın bir türlü randevu veremediği ve potansiyel cumhurbaşkanı adayı görülen/gösterilen Ekrem İmamoğlu, henüz böyle bir niyette olup olmadığını açıklamadı bile. Bir de aday olsa kim bilir ne olacak? Üstelik bu kanal özel değil, devlet televizyonuna ait. Hepimizin vergileri ile ayakta duran bu kurumun çalışanı neden bu kadar korkak olur? “İşte bunu da gördük” diyeceğimiz yayıncılık ve gazetecilik adına kara mizah bir olay. İsterseniz gülün ama üzülmeyin, bu gecenin sabahı da var.
 
Çöplükten öğretmen çıkarsa ne olur?

Bildiğiniz gibi İstanbul’da son günlerde kâğıt toplayıcı avı başladı. Kimi yabancı uyruklu ve kaçak olduğu için yakalanıyor, kimi de haksız kazanç elde ettiği için! Yahu, çöpümüzü toplatmak ve atmak için para vererek adam arasak bulunmaz, bunlar gönüllü bir çevreci gibi hem topluyor hem de geçimini temin ediyor. Devlet bundan hicap duyacağına., onlara bir de işten men tokadı vuruyor. Kimisini gözaltına alıyor.
 
Ama bitmedi.
 
Haberci onlardan birine mikrofonu tutuyor “Daha önce ne iş yapıyordunuz?” Cevap net ve çok keskin “Fen bilgisi öğretmeniydim ama ücretli çalışıyordum. Buradan daha fazla kazanç elde ediyorum, memleketten İstanbul’a geldim ekmeğimi çıkarıyorum.”

 

Nokta.

Benden de bir nokta. Üzüleceğimize, bu insanları terörist muamelesi ile işten men ediyoruz. Ama yanıtını yine onlardan biri veriyor bu çıkmaz sokak gibi soruna…
 
“ Biri Anadolu, diğeri Avrupa yakasında iki geri dönüşüm tesisi yapılıyor. Yani anlayacağınız, iki bin kişinin ekmeğini 2 kişi yiyecek.”
 
İşte böyle…
 
Güldürelim derken, galiba yine üzdük ama olsun, düşündürdük de sanırım. İyi bir cumartesi günü diliyorum.

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

NOT DEFTERİ: Biraz da nostalji

Bursa ve onu yaşayıp yazanlar

Cumhuriyeti anlamak…

Onun arabası var…

Geçinemiyoruz…

Siyasetin muhtar aşkı!  

NOT DEFTERİ: 63'ün sırrı!..

Söyleyecek sözün bulunamadığı günler…

Bursa’da muhalefetin işi çok zor!

Vatandaş zarar eder mi?

Siyasette bir Uludağ masalı

Titreten bir sonbahar sabahı

NOT DEFTERİ: 17 Ekim ve Gazi ile ilk buluşma

Bursa salgına karşı neden duyarsız?

Bir gece ansızın atayabilirim!

Varlığı dert yokluğu yara!

Yeni ve son Çare 28 Şubat!

Hamdolsun Türkiye’de yaşıyoruz

NOT Defteri: Gemlik Sunğipek Fabrikası

Cennet’ten arsa alanlar!

Sanayide OSB devrimi!

Biri atıyor diğeri yürüyor…

Bursa için ilginç hareketler

NOT Defteri: Bir kuyruklu yıldız Bursa Oda Tiyatrosu

Veresiye vere vere…

Bursa’da kendini arayan adam!

Kötü örnek bir lider ve yaşamı!

Pozitif hasta çok önlem yok

Fakir ama gururluyduk

NOT DEFTERİ: Raylar üzerinde Mudanya seyahati

Muhalefetin dayanılmaz konforu

Bursalı öğrencinin salgın ile imtihanı!

Apartman mı saray mı?

Yurt!

Bu kadim şehre şöyle bir bakmak

NOT DEFTERİ: Osmanlı İmparatorluğu ve BTSO

Günaydııınnn…

Son çare inanç iklimi

Buzlar Çözülmeden!

Çukur Kahve betonu konuşuyor

12 Eylül’den arta kalanlar

Not Defteri: 41 Yıl sonra 12 Eylül ve Bursa

Bursa için 11 Eylül ve önemi

Laik ve layık

Oldu MU şimdi?

Bursa Old City ve ulaşım kaosu

Sınıfları doldurduk da…

Not Defteri: Atatürk kadının yerini ilk kez Bursa’da gösterdi

Barajlar ve bagajlar

Şahsa ait ilk kasaba yolda!

Bursa Şehir Hastanesi ve skandal bir ölüm!

İşsiz, güçsüz ve umutsuz…

Çok şükür…

Not Defteri: Bursalı Edison Adnan Ener

Sıcaksu el yakıyor!

Bakanlık önerisi ile gönüllü OSB desteği!

Büyük Zafer ve Ulu Önder’in savaş yetkisi

Vekil asılı hırpalarsa…

Her gün bir uçağımız düşüyor!

Not Defteri: Tarihten günümüze İmralı

Çavuşoğlu’ndan inciler ve politika…

Hangisi kimin işi?

Taliban ve laiklik

Bursa’nın sel karnesi iyi değil

Yine 17 Ağustos ve yine gözyaşı

NOT DEFTERİ: 6-7 Eylül olayları ve Altındağ vakası

Bursa’da bir dost meclisi!

Emek de yaşam da bedava