GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
18.02°
Açık
DOLAR 8.56
EURO 10.13
ALTIN 495.58
BİST 1.36

Gençler de sezonu kapatmış!

19 Nisan 2021 Pazartesi , 21:43

Yönetim çok önceden havlu atmıştı. Takımın genç oyuncuları lokomotif olmuştu. Çünkü, sıralamaya bakmaksızın futbol ile ilgili hemen herkes, en azından 1.Lig’in en başarılı ekipleri arasında Bursaspor’u gönül rahatlığı ile gösteriyordu. Bu da yeterli oldu camiada…

Bu nedenle gelecekte nasıl bir tablo çıkacak, bu takımın tamamını bile elde tutsanız bir sezon sonra iddialı bir ekip olmaya yeter mi, yetmez mi gibi bir değerlendirmeye hep birlikte gidemedik. İşte Samsunspor maçı bunu açıkça gösterdi. Tamam; bu çocuklar çok istekli, iyi niyetli ve içlerinde çok yetenekli olanlar da var. Ama hedeflenen sonucu elde etmek için yeterli mi? Şu dakikadan sonra önce bu çocukların hakkı ödenerek, bu sorunun yanıtı bulunmalı.

Şimdi de maça dair söylenecekleri unutmadan aktarayım. Maç öncesi Teknik Sorumlu Fazlı Tan’ın TV konuşması bir ölçüde fikir verdi sonuca dair… Ben de maç öncesi her zaman yaptığım gibi not kâğıdıma bir cümle yazmıştım. Bu kez  “İddialı ve bilenmiş bir takıma karşı, ancak sürpriz beklentili bir maç “ diye not düşmüşüm.

Yani kendime “sürpriz ve başarılı bir sonuç bekleme” diye öneride bulunmuşum kendi kendime... Yanılmayı o kadar çok isterdim ki, Tan, son maçtan bu yana az bir süre olduğunu, bir günün de yolculukla geçtiğini vurgulayarak, ancak görüntülü biçimde rakip hakkında takımı bilgilendirerek, hazırlık yapabildiklerini hatırlattı. Bahane bulmak için söylediğini sanmıyorum. Tam bir durum saptaması.

Kas yorgunluğu doğal. Bunun yanı sıra bir önemli konu daha var. Ya da varmış! Söz konusu liglerde yıllarını harcamış sevgili dostum İsmail Ertekin sayesinde bunu da fark ettim. Genç futbolcular, 34 maçlık böyle bir maratonda bıkkınlık geçirirmiş. Son haftalarda konsantre olamazmış. Bu nedenle takımda mutlaka deneyimli oyunculara yer verilirmiş. Belki böyle oldu, belki bu iki maç arasında yeterince dinlenilemedi, belki de rakibin ilk maçtaki 3-0 kaybedilen maçın rövanş hırsı ile kalitesi üstün geldi. Buna, Bursaspor’un 2. dakikada yediği golle, maça yenik başladığını ekleyelim ve de bu farklı skora bahane aramayalım derim.

Teknik kadronun, sahadaki yayılış ve oyunu geriden başlatma arzusunun ters teptiğini de işin içine katarsak sonucun bu şekilde alınmasının normal olduğuna kanaat getiririz. Sistem, ya da saha içi diziliş ne dersek diyelim, Samsun karşısındaki Bursaspor’un oyun düzenini anlamak için bayağı zorlandım. 3-5-2 veya 4-2-3-1 arasında sahaya yayılmaya çalışan gençleri ilk kez bu denli dağınık gördüm. Altay maçındaki oyuna ve sonuca “sıklet farkı “ demiştim. Buna da, taktiksel anlayışın karmaşıklığı diyebilirim.

Böylesi bir yenilgi sonrası, öfkeye kapılmadan, serinkanlı olarak oyunu ve oyuncuları değerlendirmek zordur. Ama bu zorluğa düşmeyeceğim. Takım tümden mücadele gücünden yoksun ve de pozisyon üretmekten uzaktı. Bunun nedeni bireysel olarak her açıdan eksiklikti. Buna rağmen bu kez  “kötünün iyisini” bulmak kıymetliydi. Diğer maçlara oranla, pas yüzdesi düşük olmasına karşın yine de Taha ayakta kaldı diyorum. Özer ve Ramazan’a ne denebilirdi, uygun bir sıfat bulamadım. Kaleci Canberk için yorum yapmak oldukça zor. Kaleci tekniği ile değil de insani refleks ile kalesini koruyor. Ondaki hataları, kale için tercih edenler de aramak gerek. Eren için de sadece “henüz erken” denebilir. Emirhan ve iki Burak’ın sıfatı da “yorgun savaşçı” olabilir. Artık tükendiler çünkü…Aynen Bursaspor sevdalıları gibi.

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

Cansuyu…

Bayramı kedere döndürme becerisi!

Not Defteri: Unutulmaz sayım günleri…

Müjdeler var yurdumun toprağına taşına…

Gündem sıcak olaylar ılık mı ılık!

Erdoğan ve Bozbey belli, ya rakipler?

47 yıl sonra Barış Harekâtı

Yarınlar ve bir bayram sabahı

NOT DEFTERİ: Futbol ile Türkiye’ye vurmak!

Ülkeler ve sistemler ayrı, sorunlar benzer!

Sakinleşen Boğaziçi ve özelleşen TRT

O gece karanlıkta kalanlar!

Yeni sistem ile üç yıl…

Biri bizi gözetleyecek!

Baba, siyaset, ticaret ve Türkiye…

NOT DEFTERİ: Faşing değil festival

'Ölmek var dönmek yok' dediler ve öldüler!

Uzak ülkenin başkanı!

İçimizdeki tosuncuklar!

NOT Defteri: Haşim İşcan ve bir hastane öyküsü

Hukuk geri mi geliyor?

Dün 1 Temmuz’du ve normalleştik!

Borç ve İnegöl neden gündemde?

Havadan sudan konuşalım, ne dersiniz?

Şehir Hastanemiz emin ellerde!

Hamdolsun sınav ayağımıza geldi!

NOT Defteri: Çekirge Bursa’nın misafir odasıydı

Babalar yılımızda bitmeyen sınavlar

Bursa’nın da Şükrü Çavuşu vardı ama…

Tercihan bir tercüman vakası!

Doğruluk ve iki başarı öyküsü

Bir sihirli kelime havaalanı!

Not Defteri: Nazım, Balaban ve bir Bursa öyküsü

İktidar Bursa’yı yeni mi fark etti?

Aşı tamam… Ya fakirin aşı?

16 Haziran kime ne söylüyor?

Marmara Denizi nasıl kirlendi?

Yeni bir pazartesi ve umut…

Not Defteri: 1936 yılından bir Merinos öyküsü

Bu kanal, kan-alacak gibi!

Çukur kahve açlığı tartışıyor!

Bursa’nın kronik şeker krizi!

Aman gazımız kaçmasın!

Bursaspor’da sıra yapılanmada

NOT Defteri: Oyal ile 6 altın yıl

Doğanın öfkesi son uyarı mı?

Kaçar…kaçar ve de kaçarız!

1 Haziran ve Bursaspor

Müsilaj sadece denizde mi?

Vergili ve yergili bir pazar!

NOT DEFTERİ: Bir Sönmez vardı geldi geçti…  

Açlık neyi bozar?

Final ve tam destek!

Öteki Türkiye dizisi finale doğru…

Bu işi dezenfektan paklar!

Ata’nın Stadyumu ve 19 Mayıs

NOT Defteri: Çankaya’dan Beştepe’ye!

Aşı müjdesi ve 'Koca' bir itiraf

Kıskanıyorum!

Marş ile atılan o ilk adım

Uçuyoruz ama neden?

Üç aday ve sadece Adanur formülü

NOT DEFTERİ: Yeşil Devrim’in yıl dönümü

Sevinç ve kederde birleşmek

Bayram şekeri…

İngiliz’in göreceği herkesi aşılayalım!

Bayram gelmiş neyime!

Bursaspor ve mucizeler!