GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
25.02°
Az Bulutlu
DOLAR 16.88
EURO 17.82
ALTIN 991.00
BİST 2.554

Hamdolsun Türkiye’de yaşıyoruz

11 Ekim 2021 Pazartesi , 14:03

Futbol maçlarında bazı sahnelere rastlanırdı… Futbolcu tüm sezon yatar, son maçlar geldiğinde adeta kendini paralardı. Yere yatar, tekmeye kafasını sokar, yaralanan sargılı başı ile savaşını sürdürür ve bolca alkış alırdı.

Futbolcu kesimi akıllandı, bunu yapmaya gerek duymuyor. İmzayı atarken ne lazımsa yapıyor zaten…  Ama politikacı henüz akıllanamadı. Tribüne, yani seçmen olduğunu sandık zamanı hatırladığı kitlelere şirin görünmek için yırtınıp duruyor. Sözlerim hem İktidar, hem de kuvvetli biçimde göreve geleceğini haykıran muhalefet içindi.

Hafta sonunda eş, dost ziyareti veya tatil yapmak varken yollara koyulmuş güçlü liderimiz. Yolu bu kez Adana’ya düşmüş partisinin etkiliği için. Dinleyen kesim çok coşkulu, tezahürat etkili ve gençler ile birlikte türküler söylüyor güçlü liderimiz Erdoğan...



O da nihayetinde bir insan… Danışman ve partililerin hazırladığı bu atmosfere göre de konuşması lazım, o da sektirmiyor ve gerekeni gerektiği biçimde yerine getiriyor. Önce beton marifeti ile yaptıklarını doyasıya anlatıyor. Sonra da konuyu dünyanın en güçlü ekonomilerine sahip egemen ülkelere getiriyor. Malum; içerde ortalık toz duman, “vergiden kaçınma” becerisini gösteren kendisinin de yakini olan yap-işlet-sat becerili arkadaşları, bu marifetlerinin gün yüzüne çıkması ile gündemi oluşturuyor. Güçlü lider Cumhurbaşkanımız ne yapsın? Onların cennete para yatırıp sonra da lüks binalar satın almalarının yasal boyutunu mu anlatacak, yerine veriyor coşkuyu..!

“Bakın; insanlar İngiltere’de benzin bulamıyor araçlarına koyacak… Almanya’da, İngiltere’de, Fransa’da kuyruklar var, yiyecek sıkıntısı çekenler var. Elhamdülillah ülkemizde böyle bir şey yok” diyerek yürek soğutuyor. Belki de haklı. Yaygın medya mensubu bir meslektaşımız makalesinde öyle bir ironi yapmış ki şaşırmayın. “Türkiye’de öyle bir kesim var ki, Fransızlar açlıktan Eyfel Kulesi’ni kemiriyor” dense inanır.

Neyse, bir Paris’i bırakıp yine Adana’ya dönelim. Tesadüfe bakın ki, Cumhurbaşkanımızın Adana’da hitap ettiği mekânın az ilerisinde, polis kordonu arkasında birkaç vatandaş, güvenlik görevlilerine dağıtılan kumanyadan arta kalanları toplamak ile meşgul… Bu insanlar o günün hatırası için herhalde yerden domates, peynir gibi ürünleri toplayacak değildi ya? Belli de olmaz hani, İstanbul’da artık, atık kağıt falan toplamak ikinci bir emre kadar yasaklanacak galiba, bu da o kapsama girer mi bilemem!

Sayın Cumhurbaşkanı’nın söylediği de, o muhtaç vatandaşın yaptığı da bir gerçek. Hatta, İngiltere’de petrol ve yiyecek sıkıntısı olduğu da gerçek. Ama nedenini belirtmezseniz konuyu çarpıtmış olursunuz. Çünkü bu ülke Avrupa Birliği kapsamından çıktığı için, komşu devletlerde yaşayan TIR ve kamyon şoförleri, vize alma zahmetinden dolayı her yıl koşarak geldikleri İngiltere’ye gelemiyor ve taşımacılık felç oluyor. Bir anlamda protesto gibi bir şey… İngiltere ekonomik açıdan gerçekten zorda olsa, bizim “vergiden kaçınan” Türk büyüklerimiz, oralardan kıymetli taşınmaz satın almaz, cennet adalarına kadar gidip şirket kurmazdı. Bunun yanı sıra yap-işlet devret modelli projelerin anlaşmazlıkları için İngiltere Yargısı’nı kabul ettiremezlerdi güçlü liderimize...

Bir de Avusturya var bizimle uğraşan ve “dış mihrak” tanımlı bir ülke… Başbakanı Türkiye’yi eleştirirken belasını bulmuş, istifa etmiş! Öylesine ağır bir suç olmalı ki, başbakanlık koltuğunu bir çırpıda bırakıvermiş.
İddiaya göre, henüz dışişleri bakanı iken, bazı yayın kuruluşlarına kendisi ve partisi için yanlı haber, uydurma anket sonucu falan yaptırmış. Bu da ortaya çıkıp, soruşturma başlayınca, dayanamamış çareyi istifa da bulmuş. Ne ayıp değil mi? Bu kadar bir suç kadı kızında değil, AİHM’de bile olur! Oysa politikayı Türkiye’de yapsa, gündem bile olmazdı. Sayın Başbakan soyadın olan “Kurtz” u bırak ülkemize gel, “kurs” al, bak o zaman başına bir şey gelir mi?

Şimdi gelelim asıl konumuza…

Her şey, her ses, her nefes yaklaşan seçimin ayak seslerini yansıtıyor aslında. Halkımız bu kez, farklı bir psikoloji, sosyoloji ve teoloji ile gidecek sandığa.

Neyi seçecek dersiniz? Merak ettiniz değil mi? Ben de merak ettim.

İsterseniz soru-cevap yapalım:

Sofra mı, Dünya liderliği mi?

Demokrasi mi, otokrasi mi?

Beton mu, toprak mı?

İnsanca bir yaşam mı, ucuz bir ölüm mü?

Salgın için aşı mı, karşıtlığı mı?

Hak ettiğini mi, sana verileni mi?

Lider mi sistem mi?

Hepsinden geçtim birinde takılıp kaldım. Belki de bunun üzerine söz söylenmeyecek!

Seçim mi, geçim mi?

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

NOT DEFTERİ: Biraz da nostalji

Bursa ve onu yaşayıp yazanlar

Cumhuriyeti anlamak…

Onun arabası var…

Geçinemiyoruz…

Siyasetin muhtar aşkı!  

NOT DEFTERİ: 63'ün sırrı!..

Söyleyecek sözün bulunamadığı günler…

Bursa’da muhalefetin işi çok zor!

Vatandaş zarar eder mi?

Siyasette bir Uludağ masalı

Titreten bir sonbahar sabahı

NOT DEFTERİ: 17 Ekim ve Gazi ile ilk buluşma

Bursa salgına karşı neden duyarsız?

Bir gece ansızın atayabilirim!

Varlığı dert yokluğu yara!

Yeni ve son Çare 28 Şubat!

NOT Defteri: Gemlik Sunğipek Fabrikası

Fıkra gibi gerçekler

Cennet’ten arsa alanlar!

Sanayide OSB devrimi!

Biri atıyor diğeri yürüyor…

Bursa için ilginç hareketler

NOT Defteri: Bir kuyruklu yıldız Bursa Oda Tiyatrosu

Veresiye vere vere…

Bursa’da kendini arayan adam!

Kötü örnek bir lider ve yaşamı!

Pozitif hasta çok önlem yok

Fakir ama gururluyduk

NOT DEFTERİ: Raylar üzerinde Mudanya seyahati

Muhalefetin dayanılmaz konforu

Bursalı öğrencinin salgın ile imtihanı!

Apartman mı saray mı?

Yurt!

Bu kadim şehre şöyle bir bakmak

NOT DEFTERİ: Osmanlı İmparatorluğu ve BTSO

Günaydııınnn…

Son çare inanç iklimi

Buzlar Çözülmeden!

Çukur Kahve betonu konuşuyor

12 Eylül’den arta kalanlar

Not Defteri: 41 Yıl sonra 12 Eylül ve Bursa

Bursa için 11 Eylül ve önemi

Laik ve layık

Oldu MU şimdi?

Bursa Old City ve ulaşım kaosu

Sınıfları doldurduk da…

Not Defteri: Atatürk kadının yerini ilk kez Bursa’da gösterdi

Barajlar ve bagajlar

Şahsa ait ilk kasaba yolda!

Bursa Şehir Hastanesi ve skandal bir ölüm!

İşsiz, güçsüz ve umutsuz…

Çok şükür…

Not Defteri: Bursalı Edison Adnan Ener

Sıcaksu el yakıyor!

Bakanlık önerisi ile gönüllü OSB desteği!

Büyük Zafer ve Ulu Önder’in savaş yetkisi

Vekil asılı hırpalarsa…

Her gün bir uçağımız düşüyor!

Not Defteri: Tarihten günümüze İmralı

Çavuşoğlu’ndan inciler ve politika…

Hangisi kimin işi?

Taliban ve laiklik

Bursa’nın sel karnesi iyi değil

Yine 17 Ağustos ve yine gözyaşı

NOT DEFTERİ: 6-7 Eylül olayları ve Altındağ vakası

Bursa’da bir dost meclisi!

Emek de yaşam da bedava