GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
Parçalı Bulutlu
DOLAR 7.85
EURO 9.47
ALTIN 458.18
BİST $19.075

Hanlar, külliyeler ve tarihi Bursa

25 Ağustos 2020 Salı, 19:02

Birkaç gün önce Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum Bursa'daydı. Konu da önemliydi. Osmanlı'nın kuruluş dönemi kültürel mirası, hanlar ve tarihi çarşılar bölgesini, turizme sunma hamlesini başlattı. Yıllardan beri, önemine bakılmadan, sürekli yüksek biçimde yapılaşarak, UNESCO'nun "Dünya Tarih Mirası" kapsamına alınan bu bölgeler kaderine terk edilmişti.

Onların yanı sıra Cumhuriyet'in kuruluş yıllarına atıfta bulunan Çelik Palas gibi önemli bir yapıyı çirkinleştiren ek binanın ortadan kaldırılış hamlesini başlattı Şehircilik Bakanı... Bu gelişmeyi kent adına umutlanarak yorumladım. Bu umut ve sevinç, bu hassa bölge ve binaların ayaktayken yok edilme aşamasına nasıl gelindi sorusunun yanıtını vermeye zorladı beni...

Hanlar Bölgesi ve tarihi çarşılar için belki tolerans gösterilebilir, ama o da sadece Kapalıçarşı yangını sonrası dönem için... Bursa'nın içi ve malı yanmış, bu bölgenin bir bölümü yerle bir olmuş, tarihi Kapalıçarşı restore edilerek başka bir şekle sokulmak zorunda kalınmış, bu nedenle bunun eleştirilecek bir tarafı yok zaten... Ama daha sonraki yıllarda, ihmal, tarihi mirası koruma gibi bir hasletin oluşmaması affedilemez. Son 20-25 yıl için söylenecekler daha da ağır olmalı diyorum. Kamu binalarının Koruma Kurulu kararlarını hiçe sayması, özel kişi ve kurumların rant sevdası, Hanlar Bölgesi'ni muhasara altına aldı. Bölgenin önüne son suru da Zafer Plaza'nın uzantısı, bir marka mağaza dikti. Diken doğal olarak mağazanın kendi değil, "koruma altına" alınmış olan sahibi bir aileydi. Bu konudaki Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi toplantısına rastlantı olarak ben de katılmıştım. Pandemiden hemen önceydi... Sayın Başkan Aktaş, CHP Grubu'ndan gelen "o mağazayı yıkım kapsamına neden alamıyorsunuz?" sorusuna net bir yanıt verememiş, toplantı bu şekilde sona ermişti. Bunu neden bir kez daha gündeme getirdim, açıklayayım... Biz kentli olarak, kurumlar ve sivil toplum aracılığıyla, tarihi mirasın korunması için çaba sarf edebiliriz. Yerel yönetimler de çoğu kez buna kayıtsız kalmaz ve gerekeni yapar. Buna karşın genel yönetim baskısı çoğu kez galip gelir. İşte buradaki örnek de bundan kaynaklı...

Neyse, moralimizi bozmayalım... Çelik Palas diyordum. Kent olarak bu konuda suçluyuz. Özelleştirildiği günlerde Bursa'dan hiç ses çıkmadı. Alan şirket de, buranın prestijini düşünerek, daha geniş bir alana yayılmayı yeğledi ve o ucube yapı ortaya çıktı. O günlerde ortada görünmeyen yerel ve genel idare şimdi, ucubeyi yıkabilmek için bu zor zamanda milyonlar harcayacak. Bunu da unutmayalım lütfen... Aynı durum Atatürk Stadyumu karşısındaki o kule gibi yapı için de yaşandı. Kamu ancak yapmaya değil de yıkmaya para harcadı... Dikkat edin, şu parti, şu dönem sözleri etmiyorum kimseyi incitmemek için!

Dokunmayın tarihime ve yeşilime!

Şehircilik Bakanlığı ve Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın bu örnek çalışmasından esinlenerek, bir de haddim olmayarak uyarı yapacağım! Bu kentin tarihini, doğal dokusunu yansıtan, adeta hafızasını oluşturan yapı ve alanlar var. Bunların bir kısmı için yine "rant" kokan hareketler duyuyoruz. Bu nedenle, kentlilik bilinci olan herkesi dikkatli olmaya çağırıyorum... Ve yine haddim olmayarak...

Örnekler mi? Paşa Çiftliği mesela... Evimin balkonundan görebildiğim kadarıyla geçtiğimiz iki hafta içinde, iki kez ve gündüz vakti dumanların yükseldiğini gördüm ve endişelendim. Çabuk sönünce de tasalanmadım. Acaba bu duman bir şeylerin işareti miydi? Bursa, adını değiştirmeyecekse buraya dokunmamalı...

Yunuseli Havaalanı... Derinlemesine biçimde konuyu bilmiyorum. Hemen yakınındaki eski Hava Ulaştırma Okulu nedeniyle tarihi bir özelliği bulunacağını sanıyorum. Öyle olmasa bile, yüksek yapıların yapılışını önledi yıllar boyu... Yeşil alana çevrilerek kamuya açık, ranta kapalı olmalı diye düşünüyorum. Jandarma Komutanlığı'nın İçişleri Bakanlığı'na bağlanışından sonra "acabalarım" çoğaldı...

Bir acaba da gerçek bir tarihi miras Işıklar Askeri Lisesi binaları için diyorum. Osmanlı döneminde ilk yapılan üç askeri okuldan biri çünkü... Yeri de mükemmel... Kente kuşbakışı bakıyor. Bir de birkaç arkadaşımla isim verdiğimiz "Cumhuriyet Aksı" var. Atatürk Stadyumu (yıkıldı), Atatürk Spor Sarayı (yıkılıyor), Atatürk Lisesi (topun ağzında), İpekiş tarihi binası (koruma altında), Maşatlık (yıkmaya güç ister) ve yolun karşısında, Türkiye sanayisinin ilk örneklerinden Merinos...

İşte burası da çok önemli...

1955 yılında, zor bulunan paralarla yapılan ve bugün nadir bulabildiğimiz yeşil alanlardan biri de Kültürpark... Hadi muhaliflerin sözlerini, bizlerin uyarılarını bırakın Demokrat Parti'nin hatırı için buraya dokunmayın lütfen!..

... Ve Atıcılar. Yeni ulaştığım bir kaynağa göre, Osmanlı döneminde, okçuların yarıştığı ve nişan taşlarının bulunduğu bir alan... O dönemde ilk kez bir uçağın iniş yaptığı yer diye de anılıyor. Gazi Mustafa Kemal'in 1936 yılında Sabiha Gökçen'in uçakla yaptığı gösteri sonunda karşıladığı alan da burası... 1 Ekim 1925 günü Gazi'nin bir futbol maçı izlediği yer de Atıcılar... Ama ne bir iz, ne de bir bilgilendirme levhası var.

Sultan Külliyeleri'ne gelemedim. Örneğin Muradiye en geniş ve mükemmeli... Bu konuyu da bir başka zaman değerlendiririz. Çok oldum yine değil mi, konu Bursa olunca kendimi tutamıyorum!

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

Kapanıyoo…

Kapanma…

Futbolda umutsuzluğa yer yok…

Özallı özel yıllar ve 29 Kasım freni

Dert 'katar… katar…'

Muhalefet; seçim, iktidar; geçin…

Form  ve reform!

24 Kasım ve Başöğretmen

Keşke penaltı ile olmasaydı…

NOT DEFTERİ: ABD ve Türkiye’deki Barış Gönüllüleri!

Maksat dostlar alışverişte görsün!

Para; varlığı dert yokluğu yara!

Kanal, eleştiri, kamu kaynağı ve Bursa!..

Acıpayam ve acı bir salgın itirafı

Acı reçeteli reform ve Berat Bey’in gücü!

NOT DEFTERİ: Atatürk, katafalk ve Bruno Taut

Hayrettin Çakmak’la…

Çukur Kahve deprem diyor!..

Naci abi ve Yeni Türkiye!..

Bugün 10 Kasım…

Bu çocuklar heyecan veriyor

NOT DEFTERİ: 1855 Bursa depreminde neler yaşandı?

Suçuna ağlayarak sevinen bir millet!..

Tek suçlu var o da ahlâk…

Deprem bugün İzmir’de yarın...

Ali ve saz arkadaşları…

NOT DEFTERİ: Cumhuriyet’in ipuçları Bursa’da mı verilmişti?

Gölyazı Barış Antlaşması!

Dik dur eğilme, Cumhuriyet seninle…

Futbol bu, kaderden kaçılmaz!

Bir yemine yüklü bir maaş!

NOT DEFTERİ: Bir yerel seçim nasıl hükümet düşürdü?

Konu Bursaspor ise herkes haklıdır!

Seçmen nereye bakıyor?

SMA belası ve pompalı dehşeti!

Hem EYT'li hem KHK'lı olmak!

Enerji mi, yetenek mi kazandı ?

NOT DEFTERİ: Gazi’nin ilk Bursa ziyareti  

Laik bir ülke ve Dilipak’ın sözleri

Burası Bursa, şaşırmayacaksın!

16 Ekim Milli Takım ve bir Güzelırmak…

Bakan emekliye nasıl bakıyor?

Sağlık ve eğitim neden sorunlu?

Ülkesinden önde olan Türk futbolcular!

NOT DEFTERİ: Bursa’nın rüya gibi ortak girişim dönemi

Sayıştay da kapanmalı mı?

Eğitimde para hesabı olur mu?

İlk EBA kurbanı!

Bursa'da Covid cenazeleri nasıl defnediliyor?

Sürprizin adı Bursaspor

Atatürk doğarken…

Vaka uymadı, hasta verelim!

Siyaseti hiç sevmem çünkü!..

Dini rüşvet nasıl olur?

Uzaktan eğitime uzaktan bakanlar!

Bu bir futbol yazısı değildir!

NOT DEFTERİ: Bursa'da Hıristiyan okulları ve misyonerlik

Oyun kâğıdı ve Çukur Kahve...

200 liranın sırrı!..

Fabrika yerine hapishane...

Bursa Şehir Kütüphanesi de Vakıflara!..

Bursaspor'u anlamak beceri ister!

NOT DEFTERİ: Menderes gerçeği ve hazin bir son

Guguktan hukuk olur mu?

Bu fasulya yedi buçuk lira!..

Eğitimde hak eşitsizliği olur mu?

Covid maçı sahada bitermiş!

Şimdi karar zamanı