GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
16.02°
Açık
DOLAR 8.56
EURO 10.12
ALTIN 496.35
BİST 1.36

Hem EYT'li hem KHK'lı olmak!

19 Ekim 2020 Pazartesi , 18:31

Pazar alışverişine her çıktığımda lafladığım bir dostum var… Aylar önce konuşurken, hem KHK mağduru, bunun doğal sonucu olarak da EYT’li olduğunu dile getirdi. Devlet memurluğu yaparken, o malum bankaya para yatırmış. Bunun yanı sıra o dönem çok makbul bulunan ve her sınavda öğrencileri dereceye giren bir özel okula da yavrusunu göndermiş. Sonra; ne olmuş tahmin ediyor musunuz? Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile işine son verilmiş. Biraz daha soruşturunca, bir önemli suçunu daha itiraf etti sevgili dostum! Üç memur sendikasına da üye olup ayrılmış ve o dönemin en geçerli ve en “aktif” olanına da yatay geçiş yapmış. Bundan büyük suç olur mu?

Olmaz ama hakkında açılmış tek bir dava yok… Sadece işten uzaklaştırma ve başının çaresine bakma cezası kesilmiş! O da başının çaresine, bir yakının yanında pazarcı tezgâhı açarak bakmış.

Bunun yanında çok ilginç bir iş daha keşfetmiş… Bunu anlatırken bana esprili biçimde “bak ekmeğimi taştan çıkartıyorum” demişti. Bunu sadece bir deyim olarak algılarken, biraz ötedeki sandığı açtı ve bana taştan nasıl ekmek çıkardığını gösterdi. Kütle biçimindeki tuzu, küçük bir değirmen taşı biçimindeki aparat ile toz haline getiriyormuş. İşte bunun adı “ekmeğini taştan çıkarmak” oluyormuş. Ekmek parası için taştan bile yararlanmak bunun en tipik örneği olsa gerek. Pardon bir yol daha var; Sayın Bahçeli’nin başlattığı kampanya ile “askıda ekmek” çaresi de yabana atılır gibi değil. Herkesin önünde, fırının duvarında asılı ekmekten istediğiniz kadar alabilirsiniz, ama başkalarını da sakın unutmayın! Bu kampanya ve öneriden acaba nasıl bir yorum çıkar bizler için… İktidarın vatandaşı “kuru ekmeğe” muhtaç ettiğini mi savunuyor yoksa Devlet Bahçeli… Oysa bunun daha geçerlisi türkü olmuş Aşık Mahsuni’nin dizelerinde… “Yiğit muhtaç olmuş kuru soğana…” demiyor muydu? Ekmek ve soğan, ancak bu ikisi yan yana geldiğinde karnı doyacak fakirin…

Galiba “yolun sonu görünüyor” türküsü de çalınacak yakında…

BURSA'DA ANITSAL YAPILAR İÇİN BÜYÜK TEHLİKE

Geçtiğimiz hafta, bir süre önce yıkımları yapılan Atatürk Spor Sarayı, yüzme havuzu ve eski adı GSİM olan kuruma ait idari binaların akıbetine dair, BŞB’nin gönderdiği ve bu bölgeye ait proje ile ilgili yorum yapmıştım. İlgimi çeken de akademik odalar ile Büyükşehir Belediyesi’nin proje yarışması için yapacağı iş birliğiydi.

Konunun muhatabı Mimarlar Odası Bursa Şube Başkanı Şirin Rodoplu Şimşek aradı ve konunun tüm yanlarını ortaya koydu.

Haberde beni şaşırtan ve yanıltan yönleri bir tarafa bırakmadan, Başkan Şimşek’in değindiği önemli bir noktaya öncelikle dikkat çekmek istiyorum. Anıtsal nitelikli sayılan, yapımı çok eski tarihlere dayanan-dayanmayan bu tür yapıların mutlaka tescillenmesi gerektiğini vurguladı. Özellikle 1999 öncesi yapılan bu tür yapıların genelde betonarme özellikli olduğuna değinerek, ömürlerinin sınırlı oluşuna parmak bastı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın, eğer bina tescilli değil ve betonarme ise önemli bir özelliği de olsa bir numune alarak “olası risk taşıyor kabulü” ile hemen yıkabildiğine değindi. Buna en tipik örnek olarak Atatürk Spor Sarayı’nı gösterdi.

Bakın burası çok önemli (bu cümleye de çok ısındım)… Kentimizde tarihi ve anıtsal özellik taşıyan ve anlamı olan bir yapıyı bu mevcut “kabul sistemi” ile kaybedebilirmişiz. Başkan Şimşek, bunun da altını çizdi. Özellikle Cumhuriyet öncesine ait, vakıf malı sayılan kamusal ve anıtsal yapıların ivedilikle tescillenmesi gerekiyor bu durumda… Bir örnek vereyim; 1800'lü yıllarda dönemin valisi Ahmet Vefik Paşa tarafından yaptırılan Bursa Büyükşehir Belediyesi tarihi binası… Şimdi sahibi Vakıflar Genel Müdürlüğü.

Kentine sahip çıkma arzusu taşıyan ve yetkili konumlarda bulunanlara önemle duyurulur bu ilginç konu…

Gelelim, yıkılarak yenisinin yapılması gündemde olan spor sarayının proje aşamasına… Projenin yarışma ile belirlenmesi için işbirliği ve Atatürk adının konması önerisi Mimarlar Odası Bursa Şubesi’den gelmiş ve çok olumlu karşılanmış. Böylece mimari proje yarışması ortaya çıkmış. Jüri belirlenirken, bu konunun tarafı sayılabilecek Efe Aydan da sürece dahil edilmiş. Yarışmanın sonucu ve seçilecek proje 7 Aralık’ta açıklanacakmış. Kazanan da ödüllendirilecekmiş. Bu proje sayesinde, Kültürpark yanında benzeri niteliği taşıyan ve şu ana kadar yeterli ilgi görmediği savunulan Millet Bahçesi’nin de işlevselliği sağlanacakmış.

Bu projenin dışında, Bursa’daki tarihi ve anıtsal özellikli yapıların koruma altına alınabilmesi için Mimarlar Odası, uzmanlık alanı bu konu olan geniş katılımlı bir grubu “online” bir toplantıyla görüş bildirmeye davet etmiş. Bu toplantıdan çıkan sonucu da sanırım bizlere ve kamuoyuna açıklayacaklar.

İşte böyle dostlar… Bir haberden yol çıkarak yorum yaparken, neredeyse gerçek gelişmeyi ıskalıyordum. Ama Başkan Şirin Rodoplu Şimşek’in açıklamasıyla aydınlatıldık ve bunu da sizlerle paylaşıyorum. Tarihi çarşı ve hanlar bölgesindeki gelişmeleri de bir başka makalede anlatacağım.

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

Cansuyu…

Bayramı kedere döndürme becerisi!

Not Defteri: Unutulmaz sayım günleri…

Müjdeler var yurdumun toprağına taşına…

Gündem sıcak olaylar ılık mı ılık!

Erdoğan ve Bozbey belli, ya rakipler?

47 yıl sonra Barış Harekâtı

Yarınlar ve bir bayram sabahı

NOT DEFTERİ: Futbol ile Türkiye’ye vurmak!

Ülkeler ve sistemler ayrı, sorunlar benzer!

Sakinleşen Boğaziçi ve özelleşen TRT

O gece karanlıkta kalanlar!

Yeni sistem ile üç yıl…

Biri bizi gözetleyecek!

Baba, siyaset, ticaret ve Türkiye…

NOT DEFTERİ: Faşing değil festival

'Ölmek var dönmek yok' dediler ve öldüler!

Uzak ülkenin başkanı!

İçimizdeki tosuncuklar!

NOT Defteri: Haşim İşcan ve bir hastane öyküsü

Hukuk geri mi geliyor?

Dün 1 Temmuz’du ve normalleştik!

Borç ve İnegöl neden gündemde?

Havadan sudan konuşalım, ne dersiniz?

Şehir Hastanemiz emin ellerde!

Hamdolsun sınav ayağımıza geldi!

NOT Defteri: Çekirge Bursa’nın misafir odasıydı

Babalar yılımızda bitmeyen sınavlar

Bursa’nın da Şükrü Çavuşu vardı ama…

Tercihan bir tercüman vakası!

Doğruluk ve iki başarı öyküsü

Bir sihirli kelime havaalanı!

Not Defteri: Nazım, Balaban ve bir Bursa öyküsü

İktidar Bursa’yı yeni mi fark etti?

Aşı tamam… Ya fakirin aşı?

16 Haziran kime ne söylüyor?

Marmara Denizi nasıl kirlendi?

Yeni bir pazartesi ve umut…

Not Defteri: 1936 yılından bir Merinos öyküsü

Bu kanal, kan-alacak gibi!

Çukur kahve açlığı tartışıyor!

Bursa’nın kronik şeker krizi!

Aman gazımız kaçmasın!

Bursaspor’da sıra yapılanmada

NOT Defteri: Oyal ile 6 altın yıl

Doğanın öfkesi son uyarı mı?

Kaçar…kaçar ve de kaçarız!

1 Haziran ve Bursaspor

Müsilaj sadece denizde mi?

Vergili ve yergili bir pazar!

NOT DEFTERİ: Bir Sönmez vardı geldi geçti…  

Açlık neyi bozar?

Final ve tam destek!

Öteki Türkiye dizisi finale doğru…

Bu işi dezenfektan paklar!

Ata’nın Stadyumu ve 19 Mayıs

NOT Defteri: Çankaya’dan Beştepe’ye!

Aşı müjdesi ve 'Koca' bir itiraf

Kıskanıyorum!

Marş ile atılan o ilk adım

Uçuyoruz ama neden?

Üç aday ve sadece Adanur formülü

NOT DEFTERİ: Yeşil Devrim’in yıl dönümü

Sevinç ve kederde birleşmek

Bayram şekeri…

İngiliz’in göreceği herkesi aşılayalım!

Bayram gelmiş neyime!

Bursaspor ve mucizeler!