GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
-8°
Hafif Kar Yağışlı
DOLAR 0
EURO 0
ALTIN 0
BİST

İstanbul'da kavga, Trabzon ve Bursa'da umut

16 Şubat 2020 Pazar, 22:06

Kendi kazdıkları kuyuya düştü İstanbul'un semt kulüpleri... Şampiyonluğun Anadolu'ya kaçmaması için, yabancı transfer sayısını arttırıp, diğer kulüplerle maddi anlamda ve futbolcu kalitesi açısından arayı açmışlardı. Zaman geldi ve şimdi UEFA kriterleri uyarınca transferde limit aşımını delmek üzereyken birbirlerine düştüler. Üstelik henüz puan silme cezasını bile görmemişken...

Şimdi de TFF Başkanı hedefe konuyormuş. Bir ünlü başkan bunu yapmış. Ben de İstanbullu bir yazardan ve ekrandan öğrendim. Ayrıca, bir bakanın gönül verdiği ve ailesinden birinin geçmişte başkanlık yaptığı takımın şampiyonluğundan söz etmesi eleştiriliyormuş. Bu nedenle "spora siyaset bulaştırılıyor" cümlesi kuruluyor bir süredir...

Günaydın beyler! Atı alan Üsküdar'ı bırak, Kocaeli'yi bile geçti. Cumhurbaşkanı'nın, belediye başkanlığı döneminde futbol şubesini kurduğu kulübün takımı, şampiyonluğu kaç yıldır kovalıyor! Üstelik şubeyi yöneten şirketin başkanı da, hem Cumhurbaşkanı'nın yakını, hem de İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi'nin esi başkanvekillerinden biriydi. Halen grup sözcülüğünü de üstleniyor. Bir önceki dönemde, İBB Meclisi'ni yönettikten sonra, yerinden kalkarak önce şampiyonluk adayı takımının başkanlık koltuğuna oturuyor, zaman zaman da Kulüpler Birliği Vakfı'nda başkanlık görevini deruhte ediyordu. Üstelik yayıncı kuruluşla son anlaşma yapılırken başrolü oynuyordu. Kasımpaşa Kulübü'nün şirketleşen futbol şubesinin yönetimi de partiye yakın isimlerin, adeta görevlendirilmesi ile bilmem kaç yıldır durumu idare ediyordu. Bu kulüpte de artık sona gelindi galiba...

Bir de muhalefet sözcülerinin dillerinden düşürmedikleri "Hükümet'e yakın beş müteahhit tüm ihaleleri alıyor" cümlesi var ya... Siyaset ile dolaylı ilişkisi olanları kapsıyor. Yani siyaset eliyle ihalelere el koyan bu isimlerden biri halen TFF Başkanı, biri eski Rizespor Başkanı, bir diğeri İDO'nun eski sahibi, bir şehir hastanesini yap-işlet modeli ile ortağı olan ve eski Fenerbahçe yöneticisi. Bu arada bir önceki TFF Başkanı'nın unuttum sanmayın !

Spora siyaset mi bulaşmış yoksa siyaset mi spora bulaşmış?

Şimdi oturmuş kayıkçı kavgası yapıyor İstanbul... Çünkü, kural eksiksiz uygulanınca ellerinde futbolcu yerine milyar dolarlık borçlar kaldı da ondan.

GEÇEN HAFTA ÖZER DEMİŞTİM!

Ben iyice inandım, bu takımı saha içinden çok tribün oynatıyor. Gerilimli bir maç... Getirisi de götüreceği de çok büyük... Bir taraf ölüm, bir taraf hayat... İşin içinden çıkabilmek için rakipten korkmak yerine, ondan daha cesur ve serinkanlı olmak gerek. Öyle de oldu. Seleznov'un ilk goldeki kalitesi, ikinci golde de profesyonelliği üç puanı getirdi. Özer ise kendinden beklenmeyen bir acemilikle, ikinci kartı görerek geçen hafta gösterdiği starlık örneğini sildi gitti. Yine de şansı varmış Adana Demirspor ikinci golü bulamadı. Yıkımı, hem kendi, hem takımı için büyük olurdu.

... Ve Sedat. Genç demeyeceğim, artık 22 yaşında...Geçen hafta neden oynatılmadığı sorusunu sanırım tribündeki 20 bin kişi de sormuştur.

Şimdi de oyun planına değinelim. Böyle kritik bir maç için önce, rakibin etkili yönü olarak öne çıkan "rakip alanda oynama isteğini" kırmak gerekiyordu. Orta alan, Şehu ve Burak'a bırakılıp, hücum oyuncularına "önde baskı" emri verilmesi çok doğruydu. Goller de bu sayede ve erken geldi. Bir ara saate baktım. Adana Demirspor ilk kez 18. Dakikada rakip alanı kat ederek, Bursaspor kalesine gelmeye çalıştı. Taraftarın çok önemli bir bölümü "Volkan tuzağına" düşmeyince, deneyimli oyuncunun sahne alışı ikinci yarıya kaldı. O da golde yaratıcı özelliğini gösterdi. Şimdi Bursaspor'un işi daha da zorlaştı. Mevcudu koruyacak ve üzerine koyacak...Özellikle her maçta rakip kalede kilit açmaya çalışacak. Bu nedenle dilerim Burak Kapacak bir an önce sahaya döner de sorun çözülür. Yoksa, çok deneyimli, ligin ustası lejyonerlerin nerede sinirleneceği, nerede sizi yolda bırakacağı belli olmaz!

Başlıkta belirttim; İstanbul kendi tuzağına kendi düştü. Şimdi kurtulmaya çalışıyor. Trabzon lider, Sivas henüz zirve yarışından kopmadı. İstanbul'u sanırım üç semt takımı yerine, İBB'nin Futbol Şubesi'den türeyen Başakşehir temsil edecek bu yarışta sanki...

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

Velhasıl Bursa pet şişedeki sudan ibarettir!

Bu ofisler bize ne söylüyor?

Geçim değil yaşam sıkıntısı…

Amatör futbol çaresiz

NOT DEFTERİ: Tarih yalan söylemez!

Fotoğraf güzel, sıra Bursa yarışında

Eski Türkiye ve Demirel...

İşçi virüsü Kod 29!

Ders niteliğinde yenilgi!

Hastane önünde futbol sahası!

 NOT DEFTERİ: Bursa ve şaka gibi iki seçim öyküsü…  

Çukur Kahve çalkalanıyor!

Geçmişten bir hukuk öyküsü!

Acaba?..

Büyük ikramiye kime vurdu?

Önce oto, sonra uzay gerisi kolay!

NOT DEFTERİ: Bursa’nın Mahfeli…

Bu sahaya üç puan az!

Askerî (!) ücret ve yeni yıl beklentileri

Çabuk ol!..

Kötü oynarken kazanmak…

Olay TV olayı... Kovboy filmi koyuverin!

NOT DEFTERİ: Bugün 27 Aralık…

Koltuk sevdası…

Haydi çocuklar aşıya ama…

Yerel siyasetin önemi kaldı mı?

Piyangooo…

Üç değerinde bir puan

NOT DEFTERİ: İki kent ve bir adam

Bütçe ile aranız nasıl?

Mağdurlar mağrur olunca!..

Rüya gibi biri futbol gecesi

Arada hukuk var, dikkat edelim!

Parasızlık da bir salgın!

Ne olacak Bursaspor’un hali!

NOT DEFTERİ: Üç lider, üç kader ve üç Bursa…

217 ve 216 size ne ifade eder?

Sporun siyaseti!  

Can suyu değerinde üç puan

Salgın, duygu ve kaygı…

Sessizliğin sesi!

NOT DEFTERİ: Türkiye’de ilk  aşı üretimi ve Hıfzısıhha

Yenilgi çabuk geldi ama ağır oldu

Kapadokya’da pişer de Uludağ’a düşer mi?

Kapanıyoo…

Kapanma…

Futbolda umutsuzluğa yer yok…

Özallı özel yıllar ve 29 Kasım freni

Dert 'katar… katar…'

Muhalefet; seçim, iktidar; geçin…

Form  ve reform!

24 Kasım ve Başöğretmen

Keşke penaltı ile olmasaydı…

NOT DEFTERİ: ABD ve Türkiye’deki Barış Gönüllüleri!

Maksat dostlar alışverişte görsün!

Para; varlığı dert yokluğu yara!

Kanal, eleştiri, kamu kaynağı ve Bursa!..

Acıpayam ve acı bir salgın itirafı

Acı reçeteli reform ve Berat Bey’in gücü!

NOT DEFTERİ: Atatürk, katafalk ve Bruno Taut

Hayrettin Çakmak’la…

Çukur Kahve deprem diyor!..

Naci abi ve Yeni Türkiye!..

Bugün 10 Kasım…

Bu çocuklar heyecan veriyor

NOT DEFTERİ: 1855 Bursa depreminde neler yaşandı?

Suçuna ağlayarak sevinen bir millet!..

Tek suçlu var o da ahlâk…