GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
17.02°
Parçalı Az Bulutlu
DOLAR 8.55
EURO 10.09
ALTIN 495.39
BİST 1.352

Karadeniz’de gemilerimiz mi battı?

9 Nisan 2021 Cuma , 19:27

Benimki sadece laf kalabalığı yaparak derdimi, ya da ülke sathındaki derdimizi anlatabilmek. Ama oldukça zor! Nereden başlasam diye düşünüp durdum klavyenin başında… Zaten TV ekranı bile bana korkunç gelmeye başladı. Bir yanda DİSK’in verdiği iç sızlatan bir istatistik var, diğer yanda Covid 19 marifeti ile ahrete göç edenlerin astronomik sayısı…

Gözlemime göre halkımız bu tür olaylara dair yorumları da pek sevmiyor. Belki de haklı bu kesim, uzak durarak canlarını sıkmaktan kaçınıyor olabilirler.  Ama düşünen beyinler tüm sorunları, sıkıntıları gözden geçirip çözümü aramaya çalışıyor, en azından dertleniyor.

Salgın, tamam dorukta… Çalışanları açlık tehlikesi ile baş başa bırakan Kod 29 belasına ne demeli? Çalışanları, tazminatsız, kazandıkları tüm hakları yok eden bir madde bu Kod 29…İşkence çekmek isteyen seçebilir, ya 19, ya da 29 hangisini tercih ederseniz! Bu madde ile, iş yerinde huzursuzluk çıkardığı iddia edilen, adı cinsel tacize karışan, işini savsaklatan emekçiler kapı önüne hiçbir ödeme yapılmadan bırakılabiliyor. Üstelik kıdemleri de yanıyor. Dikkat ederseniz hep soyut kavramlar bu nedenleri oluşturan… Bu hata ya da suçları kiminle tespit ettiniz, kimlerle karar verdiniz, bunların hiç biri yok.

Eski Türkiye’de sendikalaşma yaygın iken, böyle bir olayda, hemen İşyeri Disiplin Kurulu toplanırdı. Kurulda, işveren, sendikaların işyeri temsilcileri, kurumun yöneticisi falan olur, birlikte karar verilirdi. Şimdi ne gezer? İşveren azıcık sıkıştı mı, hemen imdada günümüzün “ Çalışma Yasaları” devreye giriyor! Sonrası malum; ya Covid 19, ya da Kod 29 sizi tuşa getirecek. Yargıtay  bir başvuru sonucu açılan davada az da olsa emekçi lehine bir karar almış ama nafile. Tüm bunları anlatırken 2020 yılı içinde Kod 29 gerekçesi ile işten atılanların sayısını veremedim.

Gazetelerdeki haber aynen şöyle:
“DİSK-AR, Pandemi nedeniyle işten çıkarmanın yasak olduğu söylenen 2020 yılında tam 176 bin 662 işçi Kod-29 gerekçesiyle işten çıkarıldığını açıkladı. Bunun 34 bin kadarı kadın emekçi…Kamuoyunda “Kod-29” olarak bilinen ve işçinin iş sözleşmesinin işveren tarafından İş Kanunu'nun 25-II maddesinde yer alan “Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri” gerekçesi ile feshedilmesi düzenlemesi, Pandemi dönemi işten çıkarma yasağının dışında tutulmuştu.”



Bunun Türkçe meali şu; Ulu Devletimiz, salgın da olsa, işten çıkarma yasağı da koysa, son söz işverenin demek istemiş. Bu rakamlara göre; söz meclisten dışarı “ülkemizde, ne kadar  çok ahlaksız, kötü niyetli, işini savsaklayan ve tembel emekçimiz varmış, bunu öğrendik!” Yahu kadın ve erkek emekçiler zaten işsiz kalma korkusundan neredeyse işyerinin bahçesinde yatacak, siz insaflı işverenler de buna rağmen arayıp tarayıp, tacizci buluyorsunuz!

Gidin Allah aşkına…Kimi kandırıyorsunuz. Haa, bir de şu cihet var; diğer yıllara göre Kod 29 gerekçesiyle işten atılanların sayısı düşmüş geçen yıl. Güler misin, ağlar mısın?
 
Bir de boğazlar  sıkıntımız var!
Toplumumuz pek fazla ilgilendirmese de, can sıkıcı bir konu daha var. Açacağım ama, bir kelimeyi telaffuzdan  korkuyorum. Sonu “…raller” ile bitiyor. Ben onların yerine size  Anadolu Ajansı’nın bir dış haberini sunayım:

“CNN'e konuşan  bir Pentagon yetkilisi, gelecek haftalarda Karadeniz'e savaş gemileri göndermeyi düşündüklerini açıkladı. Yetkili ayrıca, ABD Donanması'nın Karadeniz'de rutin olarak sürekli faaliyetlerde bulunduğunu fakat bölgeye savaş gemileri göndermenin "Moskova'ya, ABD'nin durumu çok yakından izlediği mesajını vereceğini" dile getirdi.”



Ukrayna ile Rusya arasında sıcak çatışma noktasına gelen anlaşmazlıkların bir sonucu olarak, bu bela ve Türkiye’nin onur belgesi “Montrö Sözleşmesi” yine raftan inecek. Ama buna dair söz söylemeyi Devlet büyüklerimize bırakıyoruz.

Bab-ı Ali’nin usta kalemlerinden birinin sözü ile bitireyim bu sıkıcı yazıyı!

“İşte şimdi anlaşıldı mı Vehbî’nin kerrâkesi?”
 
NOT: Kerrâke, kadı cüppesi…Bazı anlaşılmaz olayları ve gerçekleri gizlemek için farklı şekilde kullanmış Üçüncü Selim döneminin şair ve kadısı Vehbi Efendi tarafından.  

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

Not Defteri: Unutulmaz sayım günleri…

Müjdeler var yurdumun toprağına taşına…

Gündem sıcak olaylar ılık mı ılık!

Erdoğan ve Bozbey belli, ya rakipler?

47 yıl sonra Barış Harekâtı

Yarınlar ve bir bayram sabahı

NOT DEFTERİ: Futbol ile Türkiye’ye vurmak!

Ülkeler ve sistemler ayrı, sorunlar benzer!

Sakinleşen Boğaziçi ve özelleşen TRT

O gece karanlıkta kalanlar!

Yeni sistem ile üç yıl…

Biri bizi gözetleyecek!

Baba, siyaset, ticaret ve Türkiye…

NOT DEFTERİ: Faşing değil festival

'Ölmek var dönmek yok' dediler ve öldüler!

Uzak ülkenin başkanı!

İçimizdeki tosuncuklar!

NOT Defteri: Haşim İşcan ve bir hastane öyküsü

Hukuk geri mi geliyor?

Dün 1 Temmuz’du ve normalleştik!

Borç ve İnegöl neden gündemde?

Havadan sudan konuşalım, ne dersiniz?

Şehir Hastanemiz emin ellerde!

Hamdolsun sınav ayağımıza geldi!

NOT Defteri: Çekirge Bursa’nın misafir odasıydı

Babalar yılımızda bitmeyen sınavlar

Bursa’nın da Şükrü Çavuşu vardı ama…

Tercihan bir tercüman vakası!

Doğruluk ve iki başarı öyküsü

Bir sihirli kelime havaalanı!

Not Defteri: Nazım, Balaban ve bir Bursa öyküsü

İktidar Bursa’yı yeni mi fark etti?

Aşı tamam… Ya fakirin aşı?

16 Haziran kime ne söylüyor?

Marmara Denizi nasıl kirlendi?

Yeni bir pazartesi ve umut…

Not Defteri: 1936 yılından bir Merinos öyküsü

Bu kanal, kan-alacak gibi!

Çukur kahve açlığı tartışıyor!

Bursa’nın kronik şeker krizi!

Aman gazımız kaçmasın!

Bursaspor’da sıra yapılanmada

NOT Defteri: Oyal ile 6 altın yıl

Doğanın öfkesi son uyarı mı?

Kaçar…kaçar ve de kaçarız!

1 Haziran ve Bursaspor

Müsilaj sadece denizde mi?

Vergili ve yergili bir pazar!

NOT DEFTERİ: Bir Sönmez vardı geldi geçti…  

Açlık neyi bozar?

Final ve tam destek!

Öteki Türkiye dizisi finale doğru…

Bu işi dezenfektan paklar!

Ata’nın Stadyumu ve 19 Mayıs

NOT Defteri: Çankaya’dan Beştepe’ye!

Aşı müjdesi ve 'Koca' bir itiraf

Kıskanıyorum!

Marş ile atılan o ilk adım

Uçuyoruz ama neden?

Üç aday ve sadece Adanur formülü

NOT DEFTERİ: Yeşil Devrim’in yıl dönümü

Sevinç ve kederde birleşmek

Bayram şekeri…

İngiliz’in göreceği herkesi aşılayalım!

Bayram gelmiş neyime!

Bursaspor ve mucizeler!

NOT DEFTERİ: Kader günü oradaydım

Sosyal devlet ya da..!