GÜNCEL BURSA BURSASPOR EKONOMİ DÜNYA MAGAZİN YAŞAM SAĞLIK KÜLTÜR-SANAT SPOR TEKNOLOJİ COVİD-19
Bursa
20.58°
Hafif Yağmur
DOLAR 0
EURO 0
ALTIN 0
BİST 0

Kötü örnek bir lider ve yaşamı!

29 Eylül 2021 Çarşamba , 16:02

Kimyager eşi ile bir apartman katında yaşıyordu. Vakit bulduğunda yanındaki bir iki kişi ile marketten alış veriş yapıyor ve de farkında olmadan görüntüleniyordu. Daha da önemlisi, market kapısından çıktığında o kalabalık içinde kimsenin dikkatini bile çekmiyordu. Sade bir giyim, elinde torbası ile fedakâr bir ev hanımı görüntüsü vardı.

Ülkesindeki en önemli göreve geldiğinde 51 yaşındaydı. Bir ilki başarmıştı. Görevine devam etmesi için bir engel yoktu ama şimdi şu günlerde emekliliği tercih etti. Belki de sakin bir yaşamdı düşlediği… Yaptıkları ile kendini kabul ettirmişti. Sanki bu mutluluk ona yetmişti. Dedim ya, bir ilki başarmış ülkesinin ilk kadın başbakanı olmuştu. 16 yıl süren görevi sırasında ülkesinin “milli gelir” rakamını yüzde 42 artırma başarısı gösterdi. Saygındı, kadın olmanın avantajı ile her eli sıktı, ideolojik tartışmalara yer vermedi. Ekonomi ilk tercihiydi. Henüz atlatamadığımız küresel salgın döneminde halkına doğrudan 750 milyar yuro ödenmesi kararını onayladı. Kimseyi aç ve açıkta bırakmadı. Buna karşın sel felaketindeki çalışmaların yetersizliği ile çok eleştiri aldı.

Şimdi 67 yaşında ve köşesine, pardon apartman dairesine sessizce çekildi.

Hıristiyan Demokrat Parti’nin başkanı olarak seçildiği, ülkesi ve dünya için çok önemli olan mevkiini kendi isteği ile yardımcısı ve aynı zamanda Maliye Bakanı olan farklı bir partinin sosyal demokrat liderine bırakmak üzere… Tahmin ettiğiniz gibi, Almanya Şansölyesi Angela Merkel’den söz ediyorum.

Uzun süre sonra Hıristiyan Demokrat Parti’yi İktidar yapan ve de 16 yılı dolu dolu geçiren, tüm ülke liderleri ile uzlaşmayı beceren figür artık olmayacak. Avrupa Birliği de en ağırlıklı liderini evine yollamış olacak. İşin sırrı kadın olmakta mıydı, yoksa yönetim becerisinde mi? Sadece kadın olmak yeterli olsa Türkiye Almanya’dan önce bu deneyimi yaşamış ama iyi bir sonuç alamamıştı. Üstelik ekonomi profesörü bir kadının yönetiminde… Belki de daha önemlisi, iktidarı sırasında kabinesine, rakip partinin bir üyesini kendine hem yardımcı yapmış, hem de Almanya’nın kasasını emanet etmiş olmasıydı. Şimdi de aday olmadığı seçimin sonucu ile yerini rakip partinin başkanı aynı isme bırakıyor.
 
İki büyük mutluluk
Başarının sırrı nereden geliyor bilemedim ama kazandıkları zaferler beni çok mutlu etti. Biri futboldan, Ampute Milli Takımı… Avrupa şampiyonu oldular. Takımın büyük çoğunluğu terör gazisi.  Savaşı bu kez yeşil çimde kazandılar ve çok mutlu oldular. Hele bir de “sıra dünya şampiyonluğunda” demeleri yok mu, insanın içini kabartıyor.

İşitme Engeliler Milli Futbol Takımı da Fransa’yı 3-0 yendikleri maç öncesi, İstiklal Marşımızı “işaret dili” ile söyledi ve Brezilya’daki Olimpiyat’lara katılma hakkı kazandı. Laikliği zedelemeye çalışanların kafa kaldırdığı günümüzde Türkiye Cumhuriyeti’nin en önemli sembolü marşımız ve onun anımsattığı Mustafa Kemal Atatürk’ü yad ettikleri için hepsine binlerce teşekkür.

Özür borcu
Geçtiğimiz günlerde futbol yorumcusu Rıdvan Dilmen’in TRT ile anlaşarak, çok astronomik bir rakam olan aylık 710 bin lira bir ücret alacağı dedikodusu yayıldı. Ben de doğal olarak hayret ve kızgınlıkla bunu dile getirmiş ve de Dilmen’i eleştirmiştim. Derdim Rıdvan Dilmen değildi aslında… Bizim vergilerimiz ile finanse edilen TRT’yi yönetenlerin israfıydı. Bu konuyu fısıltı gazetesi aracılığıyla kim duyduysa, aslında haksız sayılmaz. Çünkü TRT Dilmen’e aylık 60 bin lira teklif etmiş. Bunu 12 ile çarptığınızda 720 bin lira ediyor. Ama Rıdvan Dilmen ücret almayacağını belirterek bunu bir belge ile yasallaştırmış. Kendisinden özür dilerken, teşekkür de ediyorum.

Bunun yanında TRT yöneticileri, kendi görüşlerinden veya daha makul gelenleri seçerek böyle “kaymaklı maaş” veriyor, ya da anlaşmalar yapıyorsa, ki burada bir teşebbüs var, onları da kınıyorum.
 
 
 
 
 

Yorum Yapın

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!


İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Yazarın Diğer Yazıları

NOT DEFTERİ: Biraz da nostalji

Bursa ve onu yaşayıp yazanlar

Cumhuriyeti anlamak…

Onun arabası var…

Geçinemiyoruz…

Siyasetin muhtar aşkı!  

NOT DEFTERİ: 63'ün sırrı!..

Söyleyecek sözün bulunamadığı günler…

Bursa’da muhalefetin işi çok zor!

Vatandaş zarar eder mi?

Siyasette bir Uludağ masalı

Titreten bir sonbahar sabahı

NOT DEFTERİ: 17 Ekim ve Gazi ile ilk buluşma

Bursa salgına karşı neden duyarsız?

Bir gece ansızın atayabilirim!

Varlığı dert yokluğu yara!

Yeni ve son Çare 28 Şubat!

Hamdolsun Türkiye’de yaşıyoruz

NOT Defteri: Gemlik Sunğipek Fabrikası

Fıkra gibi gerçekler

Cennet’ten arsa alanlar!

Sanayide OSB devrimi!

Biri atıyor diğeri yürüyor…

Bursa için ilginç hareketler

NOT Defteri: Bir kuyruklu yıldız Bursa Oda Tiyatrosu

Veresiye vere vere…

Bursa’da kendini arayan adam!

Pozitif hasta çok önlem yok

Fakir ama gururluyduk

NOT DEFTERİ: Raylar üzerinde Mudanya seyahati

Muhalefetin dayanılmaz konforu

Bursalı öğrencinin salgın ile imtihanı!

Apartman mı saray mı?

Yurt!

Bu kadim şehre şöyle bir bakmak

NOT DEFTERİ: Osmanlı İmparatorluğu ve BTSO

Günaydııınnn…

Son çare inanç iklimi

Buzlar Çözülmeden!

Çukur Kahve betonu konuşuyor

12 Eylül’den arta kalanlar

Not Defteri: 41 Yıl sonra 12 Eylül ve Bursa

Bursa için 11 Eylül ve önemi

Laik ve layık

Oldu MU şimdi?

Bursa Old City ve ulaşım kaosu

Sınıfları doldurduk da…

Not Defteri: Atatürk kadının yerini ilk kez Bursa’da gösterdi

Barajlar ve bagajlar

Şahsa ait ilk kasaba yolda!

Bursa Şehir Hastanesi ve skandal bir ölüm!

İşsiz, güçsüz ve umutsuz…

Çok şükür…

Not Defteri: Bursalı Edison Adnan Ener

Sıcaksu el yakıyor!

Bakanlık önerisi ile gönüllü OSB desteği!

Büyük Zafer ve Ulu Önder’in savaş yetkisi

Vekil asılı hırpalarsa…

Her gün bir uçağımız düşüyor!

Not Defteri: Tarihten günümüze İmralı

Çavuşoğlu’ndan inciler ve politika…

Hangisi kimin işi?

Taliban ve laiklik

Bursa’nın sel karnesi iyi değil

Yine 17 Ağustos ve yine gözyaşı

NOT DEFTERİ: 6-7 Eylül olayları ve Altındağ vakası

Bursa’da bir dost meclisi!

Emek de yaşam da bedava